SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/821

Karar No

2024/1332

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/821 Esas

KARAR NO: 2024/1332

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 04/03/2024

NUMARASI: 2022/592 E. - 2024/124 K.

DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen 3.şahıs olduğunu, yasal süresi içinde bahsi geçen 89/1 haciz ihbarnamesine posta yoluyla itiraz ederek cevap verildiğini ve yine yasal süresi içinde icra dairesince teslim alındığını, ancak dilekçenin dosyaya girmemiş olması nedeniyle 89/2 ve 89/3 gönderilerek müvekkilinin dosyaya borçlu olarak eklendiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün de sehven vaktinde dosyaya girmeyen cevap dilekçesinin kabul edilerek müvekkilinin 3. şahıs borçluluk sıfatının kaldırıldığını, ancak davalının adeta takip borçlusunu bırakıp 3. şahıs müvekkilinin peşine düşerek icra dairesinden verilen karara karşı şikayet yoluyla İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, müvekkilinin borçlu olmadığını ve süresinde itiraz ettiğini bildiği halde alacağını müvekkilinden tahsil etme çabasına girdiğini, müvekkilinin takip borçlusuna veya alacaklısına hiçbir borcunun olmadığını, pandemi yüzünden müvekkilinin kendi borçlarını dahi ederken zorluk yaşarken borcu olmadığı halde iş bu borçtan sorumlu tutulmasının hakka ve hukuka tamamen aykırı olduğunu beyan ettiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün yakalama kararının kaldırılarak müvekkiline ait aracın iadesine karar verilmesine, haksız ve kötü niyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinde de mahkememize yaptığı itirazın aynısında bulunduğunu ve davayı kaybettiğini, aynı konuda karar verilmesinin istendiğini, mahkemenize verdiği dilekçenin birebir aynısını İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/361-652 E.-K. sayılı ilamına itiraz etmek amacıyla Bölge İdare Mahkemesine sunduğunu, davacının tüm amacının mahkememizden tedbir kararı alarak süre kazanıp mal kaçırmak olduğunu, aynı eylemi haksız olduklarını bilmelerine istinaden Temmuz 2020'de İstanbul ... İcra Dairesine de yaparak hacizleri kaldırarak mal kaçırdıklarını, davacı vekili mahkememizce verdiği dava dilekçesinde borçlu olup olmadıklarından çok 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz ettiklerini belirttiklerini, hem davanın mahkememiz görev ve yetki alanına girmediğini hem de İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin bu konuda karar vermiş olduğu dosyada iddia ettikleri gibi bir 89/1 haciz ihbarnamesine icra dairesi kayıt defterinde ve UYAP'ta kaydedilmiş bir itiraz dilekçesi olmaması nedeni ile vermiş olduğu bir karar olduğunu, İstanbul 22.İcra Hukuk Mahkemesinin istinafa giden kararı hakkında üst yargı merci olan istinaf mahkemesinin kararının dosyamızda menfi bir karar vermemiz durumunda kadük kalacağını beyan etmiş, bu nedenlerle açılan davanın görevsizlik yönünden reddine, davanın arabuluculuk koşulu gerçekleşmemesi hasebiyle usulen reddine, davanın derdestlik yönünden reddine, ivedi bir şekilde ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davanın görülmesi halinde esastan reddine, İİK 72. maddesine göre %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinde tebliğ usulsüzlüğüne dair uyuşmazlık yargılama sürecinde giderilmekle 31/10/2019 tarihli 1., 17/02/2020 tarihli 2., 06/03/2020 tarihli 3. haciz ihbarnamelerinin davacıya tebliğ edildiği, süresinde ve usulünce bir itiraz görmediği, Mahkememizde açılan davanın ise 07/12/2020 tarihli olduğu, dolayısıyla İİK 89/3 maddesindeki menfi tespit davasının açılması için gerekli 15 günlük hak düşürücü süre karşısında dava açma süresinin geçirilmiş olduğu, yargılama sürerken yapılan ödemenin davayı sonradan istirdat davasına dönüştürmeyeceği, nitekim yasa gereği dönüşen bu düzenlemenin genel nitelikli İİK 72 maddesine yönelik olup takip borçlusu olmayan davacı yönünden gündeme gelmeyeceği ve İİK 89/3. maddesinde belirlenmiş olan hak düşürücü süreyi de ortadan kaldırmayacağı (Yargıtay 11. HD., 04/10/2022 tarih, 2021/984E., 2022/6628K.; İstanbul BAM., 44. HD., 2023/1751E., 2023/1589K.) anlaşılmakla, menfi tespit talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi" şeklindeki gerekçeleri ile;"Menfi tespit talebinin hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hakka ve hakkaniyete uygun olmaması sebebiyle kaldırılması talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince de iş bu davanın istirdat davasına dönüşebileceğini, davanın esasına girilerek buna göre karar vermek gerektiğinin tespit edildiğini, yerel mahkemece aslında işin esasına girdiğini ve dosyanın 2 kez bilirkişiye gönderildiğini, davacı davalı borçlu ve dava dışı şirketler arasında organik bağ olup olmadığına bakıldığını, ancak sonrasında hak düşürücü süre sebebiyle davanın red edildiğini, iş bu dava usulden yani süre sebebiyle reddedilecekti bu durumun ilk duruşmada da yapılabileceğini, müvekkilinin 2020 yılından beri borçlu olmadığı halde, borcu ödemek zorunda kaldığını ve üstüne bir de davasının reddedilmesi sebebiyle mağdur olduğunu, sonuç itibariyle davadaki hukuki incelemenin istinafa ait olmak üzere yerel mahkemenin kararının ne hakka, ne hukuka ne de vicdana uygun olmadığını, adalete güvenin sağlanması adına iş bu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ...Hizmetleri isimli davacı şirketin ... Holding A.ş. nin ana hissedarı olup ... ortağı ... ise söz konusu holdinge natural elektronik ortağı iken de aynı dönemde yani 2017 yılı mart ayında yönetim kurulu üyeliği yaptığını, bu dahi söz konusu organik bağı tamamıyla ispatlar nitelikte olduğunu, keza bilirkişi raporunda da borçlular arasında güçlü bir organik bağ olduğunun çok basit bir şekilde şirketlerin dönemsel olarak adreslerinin, sahiplerinin hatta davada da vekil olan Av. ...' ın aynı olması bir yana dosyanın diğer borçlusu olan ... Ltd. Şti'nin ana hissedarı olan ve hakkında ceza davası da açmış oldukları ...'indavacı şirketin ana hissedarı olduğunu ... Holding'in yönetim kurulu üyeliğini yaptığını, bunun yanında ... ... A.ş. de yönetim kurulu üyeliği yaptığına dair ticaret sicil gazetesi de bulunduğunu, tüm bu açıklanan hususlar doğrultusunda borçlu şirketler ve davacı yan arasında organik bağ olduğu hususunun sabit olduğunu, bu doğrultuda söz konusu davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında organik bağ olduğu kendi taraflarınca da ispatlanmakla birlikte ilgili Yargıtay kararlarının da iddialarını destekler nitelikte olduğunu, bunun yanında süresinde Menfi Tespit Davası açılmaması hasebiyle de hak düşürücü süre yönünden söz konusu davanın muhatabının müvekkili olmadığını, 3. Şahısın açacağı menfi tespit davasının 15 gün olduğu İ.İ.K 89/3 e göre sabit kaldığını, süresine açılmamış olan davaya yönelik hak düşürücü süre yönünden verilen red kararının da hukuka uygunluk teşkil ettiğini, İİK 72. Maddesine göre davanın açılmasının ise hak düşürücü süreyi ortadan kaldırmayacağından bahisle, davacı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesince kurulan kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece İİK 89 maddesine göre açılan menfi tespit davasının görev yönünden reddine karar verilerek Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İstanbul BAM 37. HD'nin 2021/2509 Esas 2022/1879 Karar sayılı kararı ile menfi tespit davasının Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş olup, yargılama Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmüştür.İstanbul 23. İcra Mahkemesinin 2020/361 Esas 2020/652 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 21. HD'nin 2021/846 Esas 2021/2799 Karar sayılı kararında icra dosyasında 3. Kişinin 21/07/2021 tarihli talebine kadar icra dosyasına fiziken sunulmuş veya UYAP'dan taranmış 89/1 haciz ihbarnamesine yapmış olduğu bir itirazının bulunmadığı, ayrıca 89/2 haciz ihbarnamesinin 17/02/2020 89/3 haciz ihbarnamesinin 06/03/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu haciz ihbarnamelerinin iptali yönünden dava açılmadığı, ilk derece mahkemesince 23/07/2020 tarihli verilen müdürlük kararının iptaline dair kararın yerinde olduğu belirtilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.İİK 89/5 maddesinde göre; "Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötüniyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir" hükmü düzenlenmiştir.Dosya kapsamında 12/12/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun belirlenmesi sırasında, davacı vekilinin " dava ödeme sebebiyle istirdat davasına ilişkindir", davalı vekilinin " başlangıçta açılan menfi tespit kapsamında karşı tarafın tedbiren yatırdığı nakdi teminatın tedbirin kalkması ile ödeme gerçekleştirdiğinden istirdat davasına dönüşmüştür" şeklindeki beyanlarından sonra, mahkemece uyuşmazlık konusunun; "Uyuşmazlığın, 89 haciz ihbarnamelerine ilişkin yasal karine sonucu borçlu sayılan davacının menfi tespit istemi ile başlayan talebini ödeme nedeniyle yasa gereği istirdat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı." şeklinde tespit edilerek yargılamaya istirdat davası olarak devam ettiği, davacının davalının muvaffakatı ile iddia ve savunmasını genişletmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, artık bu aşamadan sonra yargılamaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerekirken ve davanın İİK 89 maddeye göre, ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldığından, mahkemece davacıya istirdat davasının nispi harca tabi olduğu gözetilerek, nispi harç tamamlatıldıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, anılan gerekçe ile davanın İİK 89/3 maddesine dayalı menfi tespit davası olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen karar yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/592 E. 2024/124 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitkonusuMenfiistinafAçılandereceŞahısgönderilmesineistanbulTarafındangerekçedilekçesireddine"kararı3.kesinkabulüistinafadosyahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim