Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/806
2024/1331
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/806 Esas
KARAR NO: 2024/1331
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/01/2024
NUMARASI: 2022/1007 E. - 2024/65 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türkiye ve dünya genelinde güç aktarım ekipmanlarının veya yedek parçalarının tamiri, satışı, ithalat ve ihracı imalatı pazarlaması esas olmak üzere ithalat, ihracat ve dahili toptan ticaretini yapan, sektöründe öncü firmalardan olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi dava dışı ... ve davalı ...'ün eski dost olduklarını, 2021 yılında dava dışı ...'ın ticari bir ödemesini gerçekleştirmek için davalıdan yardım istediğini, davalının dava dışı ...'a yardımını kabul ettiğini, bunun için çek vereceğini ancak bunun karşılığında 3 adet bonoya imza atmasını, bunun sadece davalının yaptığı iyilik için bir teminat olduğunu, dava dışı ...'ın borcunu peyderpey ödemesi ile senetleri kendisine teker teker teslim edeceğini beyan ettiği, dava dışı ...'da müvekkili şirket adına üç (3) adet boş bonoya imza atmış, eski dostunun kendisini aldatacağını düşünemediğini, müvekkili şirket yetkilisine imzalatılan senetlerin tamamını ...'ün doldurduğunu, müvekkilinin davalıdan aldığı borcu peyderpey ödemeye başlamışsa da olay içerisinde davalının dava dışı ...'a verdiği taahhütleri aşan bir kontrolsüzlük baş gösterdiğini, dava dışı ...'ın davalıya ilk taksitinin ödemelerini yaptığını ve ilk senedi geri istediğini, ancak davalının bunu kesinlikle kabul etmediğini, tüm borcunun ödedikten sonra teslim edeceğini bildirdiğini, bu aşamada müvekkili şirket yetkilisinin davalının şirkete zarar verme maksadını olduğu kuşkusuna kapıldığını, davalıdan senedini geri istediğini, ancak geri alamadığını, davalının senetleri İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe koymuş ve müvekkili şirket hesaplarına İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/584 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati hacze koyduğunu, müvekkili şirket yetkilisi şirketin bekası adına dava dışı ... ile anlaşma yoluna gittiğini, 27.08.2021 tarihinde tarafların aralarında borç tasfiye ve ibra sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre tarafların 580.000,00 TL ödeme hususunda sözleşme imzaladıklarını, müvekkili şirketin sözleşmede kararlaştırılan tüm bedeli ifa ettiğini, ... tarafından 20.06.2021 vadeli 250.000 TL'lik senet ve 20.07.2021 vadeli 300.000,00 TL'lik senet İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkilinin banka hesapları ve hesaplarına haciz konulduğunu, tarafların sulh ve ibra protokolü imzaladıklarını ve 580.000,00 TL borcun ödenerek tasfiyesi konusunda anlaştıklarını, öncelikle icra dosyasına yatan paranın 123.469,37 TL olduğunu, müvekkilinin protokolün 3.3.maddesi gereği üstünü yani 26.530,63 TL'yi haricen alacaklıya ödeyerek ilk ödemesini yaptığını, daha sonra kalan 430.000,00 TL ödemesine ise sözleşmeye istinaden yatan para açıklamalı 7 taksit ile alacaklıya ödediğini, 11.04.2022 tarihi itibari ile müvekkilinin borcunun tamamen bittiğini, yapılan ödemelerin WhatsApp konuşmaları ile sabit olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşme gereği müvekkilinin icra dosyasındaki borcu kapatmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak takibi 173.883,69 TL yönünden devam ettirip kapatmadığını ve sözleşmenin üzerine yüklediği mesuliyeti üstlenmediğini, müvekkilinin mağdur olduğunu beyan ederek, müvekkilinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takip konusu senetlerin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline henüz ilk düzenlenen tebligatın TK21/2 uyarınca tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olduğunu, bila tebliğin iade edilmesi durumunda muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim adresine TK 21/2 şerhi düşülmek sureti ile bu adrese tebliğ yapılması gerektiğini, davacının müvekkili ile eski dost olduğu beyanının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen protokol gereği 07.09.2022 tarihinde banka hacizlerinin fekki için icra dosyasına talep te gönderildiğini, davacının protokolde belirtilen koşullara uygun olarak ödeme yapmadığından protokolün 3.6 maddesi gereği işlem yapıldığını, davaya konu istemde yer alan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 15.12.2022 tarihinde ödenmiş olan meblağlara ilişkin haricen tahsil bildirimi yapıldığını, kalan meblağ üzerinden haciz işlemlerinin talep edildiğini, müvekkilinin protokole uygun davrandığını, işbu menfi tesit davasında tanık dinletmeye muvaffaklarının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;"Dava konusu senetlerin incelenmesinde davacı şirket tarafından dava dışı ... adına iki adet bono düzenlendiği ve dava dışı ... tarafından da davalıya ciro edildiği, davalının söz konusu bonolara dayanarak sadece davacı aleyhine İstanbul Anadolu .. icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatığı anlaşılmıştır. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi'nin 2020/1295 Esas 2023/995 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere icra takibinin dayanağının kambiyo senedi olması tek başına görevin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu göstermemektedir. Tarafların tacir ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde asliye ticaret mahkemesi görevli olacaktır. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde davacı vekili söz konusu senetleri davacı şirket yetkilisinin davalı tarafından verilen çeke karşılık teminat senedi olarak verildiğini beyan ettiği yine davalının söz konusu çekleri dava dışı şirket yetkilisinden ciro yoluyla teslim almış olması nedeniyle söz konusu uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine" şeklindeki gerekçeleri ile; "Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın konusu TTK uyarınca kambiyo senedi vasfına haiz çeke dayalı icra takibine dayalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının söz konusu çeke istinaden ikame ettiği davanın her ne kadar mesnetten uzak olsa da söz konusu uyuşmazlık noktasındaki görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zira kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, Somut olayda, asıl dava 18.12.2012 tarihinde, birleşen dava 08.01.2015 tarihinde açılmış olup, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olması sebebiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır." Yargıtayın istikrarlı kararlarından da kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sebeple davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemekle beraber yerel mahkemenin görevsizlik kararının hatalı olduğunu, işbu kararın kaldırılmasını ve dosyanın kararı veren görevli mahkemeye tekrar gönderilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddesi gereğince menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... Ltd Şti aleyhine bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkil şirket yetkilisinin boş olarak imzalatılan senetlerin tamamını davalının doldurduğunu, müvekkilin borcunun tamamını ödemesi davalının yükümlülüklerini kasten hiçbir surette yerine getirmemiş olması sebebiyle icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptaline ve davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece tarafların tacir ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağının davacı tarafından söz konusu senetleri davacı şirket yetkilisinin davalı tarafından verilen çeke karşılık teminat olarak verildiğini, bu nedenle genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus HMK'nın 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrası Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. TTK m.4'te hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.İcra takibine konu bonoda keşidecinin ... San. Tic. Ltd Şti, Lehtarın ..., cirantanın ... olduğu, Keşide tarihi 16/03/2021 ödeme tarihinin 20/06/2021, bedelinin 250.000,00 TL olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 776.maddesine göre bono vasfına haiz olduğu görülmüştür. İncelemeye konu dava; menfi tespit istemine ilişkin olup, takibin dayağı bono olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ve yetkili olduğundan mahkemece görevsizlik kararı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2024 tarih, 2022/1007 E. 2024/65 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52