Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/321
2024/1327
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/321
KARAR NO: 2024/1327
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/12/2023
NUMARASI: 2022/68 E. - 2023/218 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılar arasında Merhum Yazar ...' ın "..." adlı edebiyat eserinden esinlenerek oluşturulacak 3 adet senaryonun "..." nın başına ya da sonuna ek getirmek suretiyle isimlendirilecek film yapımına ilişkin 27/09/2006 tarihli bir sözleşme akdedildiğini, davalılar vekili tarafından mehil tayinine lüzum olmadığından bahisle cayma hakkının kullanıldığını, müvekkili şirkete noter vasıtası ile ihtarda bulunulduğunu, cayma hakkının kullanılmasının şekil şartlarına bağlandığını, Fikir ve Sanat Kanununun 58. Maddesince cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibinin sözleşmede öngörülen edimleri yerine getirilebilmesi için karşı tarafa noter aracılığı ile bildirimde bulunması gerektiğini ve söz konusu edimlerin yerine getirilmesi hususunda münasip bir sürenin verilmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmeler uyarınca edimlerin şimdiye kadar ifa edilememiş olmasının davalı tarafın sözleşmede belirtilen onay sürecini aksatmasından ve hazırlanan senaryolara onay vermemesinden kaynaklandığını, ancak davalı tarafça gönderilen ihtarname ile edimin ifa edilememesinin tek sorumlusunun müvekkil şirket olduğunun öne sürüldüğünü, sözleşmelere konu filmlerin ve dizinin yapım sürecinin uzamasında müvekkili şirketin hiçbir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, söz konusu olayda süre verilmeksizin cayma hakkının kullanılması şartlarının oluşmadığını beyan ederek; Beşiktaş ... Noterliğinin 06 Ocak 2015 tarih ve ... yevmiye sayılı cayma hakkının yasaya aykırı kullanılması nedeni ile geçerli olmadığının tespitine, senaristler ile davalılara ödenen bedeller ve müvekkili şirketin mahrum kaldığı kar sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararın tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri tarafından davacı ile yapılan sözleşmeden doğan Yapmama/Kaçınma dahil tüm yükümlülüklerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacı tarafın sözleşme ve ek protokollerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, edimlerini yerine getirmesi için sunulan tüm fırsatlara rağmen karşı tarafın makul ve somut bir çaba göstermediğini, sözleşme uyarınca yapılacak ödemelerin davacı tarafından belirli bir takvime bağlandığını, buna rağmen kısmi ödemeler yapıldığını ve taahhüt edilen tutarların tamamının sürelerinde ve tam olarak tediye edilemediğini, bu sebeple sözleşmeye ek protokoller eklendiğini, protokollerden doğan yükümlülüklerin de davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacının sözleşmeden kaynaklı edimlerini 2012 yılının sonuna kadar yerine getireceğine ilişkin sürenin, ek protokoller ile sürenin 2014 yılının sonuna kadar uzatıltığını, sözleşmenin süresinin 31/12/2014 tarihi itibari ile sona erdiğini ve davacının edimlerini yerine getirmediğini, bu sebeple FSEK'nun 58. Maddesi uyarınca cayma hakkının kullanılmasına ilişkin tüm şartların gerçekleştiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 09/03/2017 tarihli kararı ile" Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında 27/09/2006 tarihli sözleşme akdedilerek ...'ın babası yazar ... tarafından meydana getirilen "..." adlı eseri işlemek suretiyle 3 adet sinema filmi için senaryolar yazdırmak, oluşturulacak ... ve senaryoların hak sahibi ...'ın adresine gönderilerek, anılan filmlerde görev yapacak yönetmen ve başrol oyuncuları için kendisinden yazılı onay almak, bu işlemleri takip eden 12'şer aylık süreler içerisinde çekimlere başlanarak 3 ayrı sinema filmi meydana getirilerek ... ibaresinin yada sonuna ek getirmek suretiyle sinematografik eserlere ad koymak, sözleşmeye konu her bir sinema eseri yayını için, ...'a 125'er Bin USD ve sözleşmedeki diğer mali hakları kapsayacak şekilde sözleşme akdettikleri, davalıların Beşiktaş ... Noterliği'nin 6 Ocak 2015 tarihli ... sayılı ihtarname ile davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle sözleşmeyi feshettiği, davacı tarafın 2008 yılı şubat ayına kadar sözleşmede öngörülen süreler içerisinde çekim işlerine başlamadığı, gecikme sonrasında taraflar arasında ek süre öngörülen 3 protokol imzalandığı, ancak davacının 8 yıl boyunca çekimlere başlamadığı ve davalıya karşı maddi yükümlülükleri de yerine getirmediği, protokole uymadığı, davacı ... iflas erteleme ve iyileştirme projelerini sürdürdüğü, kayyum raporlarında finansal durumlarının düzeldiğinden bahsedilmiş ise de, davacının bu şekilde yüksek bütçeli 3 film ve 1 tv dizisi eserlerinin meydana getirebilmesinin öngörülen sürelerde ekonomik açıdan imkansızlaştığı, davacıya mehil verilmiş olsa bile davacının borç altında iken bir filmin en az 5-10 milyon TL maliyet içermesi dikkate alındığında bu filmleri çekebilmesinin ekonomik olarak mümkün olmadığı, bu itibarla mehil verilmiş olsa da bu mehillerin bir anlam teşkil etmeyeceği, davacının davalıya kısmi ödemelerde bulunduğu ancak mali yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmediği, davalının ise herhangi bir kusurunun mevcut olmadığı, sözleşmeye konu projelerin gerçekleştirilememe sebebinin davacının kaynak yetersizliği, finansman bulamayışı olduğu anlaşılmakla, davalıların taraflar arasında anılan sözleşmeyi feshetmesi haklı olduğundan ve koşulları oluştuğundan davanın reddine" karar verilmiştir.Dairemizin 17/03/2022 tarih 2020/782 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı ile; " Davacı vekilinin, 1/b, 2, 3/b, 4, 6, 7 ve 8. maddelerindeki istinaf sebeplerinin reddine, 1/a, 3/a, 5. maddelerindeki istinaf sebeplerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; " davacı ile davalılar arasında 27/09/2006 tarihli sözleşme ile bu sözleşmenin eki olduğu belirtilen sırasıyla 08/10/2008, 02/10/2009 ve 13/05/2011 tarihli ek protokollerin düzenlendiği, 27/09/2006 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde sözleşme konusunun yazar ...'ın ... adlı eserinden esinlenerek oluşturulacak üç adet senaryonun ...nın başına ya da sonuna ek getirmek suretiyle isimlendirilecek üç adet film yapımından ibaret olduğunun, 3.2 maddesinde sözleşmeye konu filmlerin yazılacak senaryolarının davalıya gönderileceğinin, davalının 15 gün içerisinde senaryolar hakkındaki görüşlerini bildiriceğinin, davalının görüşlerini bildirmesi halinde gerekli düzenlemelerin yapılacağının, 15 günlük süre içerisinde cevap verilmemesi, sessiz kalınması halinde senaryoların kabul edilmiş sayılacağının, 3.3.e maddesinde onay verilen senaryonun çekimlerine 12 ay içerisinde başlanacağının, sözleşme süresinin 2012 yılının sonu olduğunun ve senaryoların onay için davalıda kaldığı sürenin sözleşmede belirlenen süreye ekleneceğinin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde bu süre sonunda davalının dilerse sözleşmeden cayabileceğinin ve avans olarak alınan bedellerin iade edilmeyeceğinin, bu ana sözleşmeye ek 08/10/2008 tarihli protokolün 3.2 maddesinde davalının birinci yapım için kendisine sunulan senaryoyu kabul ettiğinin, 3.4 maddesinde sözleşmeye konu filmlerin yanında ayrıca bir televizyon dizisi de yapılacağının, 02/10/2009 tarihli ikinci ek protokolün 3.2 maddesinde sözleşme süresinin 2 yıl uzatılarak 2014 yılının sonu olduğunun belirtildiği, davalılar tarafından davacıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliğinin 06/01/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının sözleşme ve protokollerde belirlenen vadelerde filmlerin ve dizinin çekimine başlamadığının, davalıların zarara uğradığının beyan edilerek cayma hakkının kullanıldığı, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalıların davacı ile aralarında düzenlenen sözleşmeden caydıklarının, cayma hakkının kullanılırken 5846 sayılı FSEK'nun 58.maddesi kapsamında mehil verilmesi gerektiğinin ancak davalılarca mehil verilmediğinin, davacının sözleşmede belirlenen sürede edimini ifa edememesinin sebebinin sözleşmede belirlenen onay sürecinin davalı tarafça aksatılmasından, senaryolara onay vermemesinden dolayı olduğunun, davacının kusurunun bulunmadığının, davalıların sözleşmeden caymasının haksız ve kötüniyetli olduğunun, sözleşme kapsamında davalılara ve dava dışı senaristlere ödemeler, masraflar yapıldığının, davacının kazanç kaybının bulunduğunun, zarara uğradığının beyan edilerek caymanın geçerli olmadığının tespiti ve tazminat talepli bu davanın açıldığı, davacı tarafça senaryoların davalıya gönderildiği, davalının senaryoları kabul etmediği ve reddettiği bu nedenle filmlerin ve dizinin çekimine başlanamadığı beyan edilmiş ise de dosya incelendiğinde davacı tarafça senaryoların davalıya gönderildiği iddiasına ilişkin 04/08/2014 ve 10/10/2014 tarihli iki adet e- mail delil olarak gösterildiği bu tarihlerden önce davalıya senaryo gönderildiğinin ve davalı tarafça reddedildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, taraflar arasında ilk sözleşmenin 27/09/2006 tarihinde düzenlendiği, 02/10/2009 tarihli ikinci ek protokolün 3.2 maddesinde sözleşme süresinin 2 yıl uzatılarak 2014 yılının sonu olduğunun belirtildiği, 08/10/2008 tarihli protokolün 3.2 maddesinde davalının birinci yapım için kendisine sunulan senaryoyu kabul ettiğinin de belirtildiği ancak ilk sözleşmenin düzenlendiği tarihten cayma ihtarnamesinin gönderildiği tarihe kadar geçen 8 yıllık süre içerisinde davacı tarafça filmlerin ve dizinin yapılmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça, davalının senaryolara kötüniyetle onay vermediğine, filmlerin ve dizinin yapılamamasında, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilememesinde davalının kusuru bulunduğuna, davalıdan kaynaklandığına ilişkin iddiaların ispat edilemediği, davacı tarafça sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, davacı tarafça davalılar tarafından cayma hakkı kullanılırken sözleşmedeki hakların kullanılması için mehil verilmediği beyan edilmiş, davalılar tarafından cayma hakkının kullanıldığı ihtarname incelendiğinde davacıya mehil verilmediği anlaşılmış ise de 5846 sayılı FSEK'nun 58/2 maddesinde "Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur." belirtilerek cayma hakkı kullanılırken mehil verilmesi gerekmeyen durumların düzenlendiği, İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/782 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı doğrultusunda davacının 2014 ve 2015 yılına ait ticari defterlerinin incelendiği, bu hususta bilirkişilerden rapor alındığı, bilirkişilerce sunulan 05/05/2023 tarihli raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, alınan rapor ve ana sözleşme ile protokollerde belirlenen sözleşme süresi birlikte değerlendirildiğinde cayma hakkının kullanıldığı tarihte davacı şirketin mali durumunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye uygun olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalılar tarafından cayma hakkı kullanılırken mehil verilmesine gerek olmadığı, davalılar tarafından cayma hakkının usulune uygun ve haklı olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davacı tarafça cayma hakkının davalılar tarafından kötüniyetli olarak kullanıldığının ispat edilemediği, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalılara ve dava dışı senaristlere ödenen bedeller ile kazanç kaybı yönünden zarara uğradığı beyan edilerek tazminat talebinde bulunulmuş ise de 27/09/2006 tarihli sözleşmenin 3.3.e maddesinde davacı tarafından yükümlülükleri yerine getirilmemesi halinde bu süre sonunda davalının dilerse sözleşmeden cayabileceğinin ve avans olarak alınan bedellerin iade edilmeyeceğinin düzenlendiği, yine 5846 sayılı FSEK'nun 58.maddesi kapsamında yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın kusursuz olduğunun veya davalıların daha ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği bu hususlar da birlikte değerlendirildiğinde davacının ödediği bedeller ve kazanç kaybına ilişkin tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşıldığı," gerekçeleriyle Davanın Reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, FSEK madde 58 uyarınca mehil verilmesine gerek olmayan haller somut uyuşmazlıkta oluşmadığını, davalı cayma hakkını kullanırken açıkça iflas erteleme davasını dayanak dava konusu filmleri yapmakta ekonomik imkânsızlık içinde olduğu iddiası ile mehil vermeksizin Beşiktaş ... Noterliğinin 6 Ocak 2015 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile cayma haklarını kullandıklarını müvekkiline ihtar ettiğini, iflas erteleme davası açılması imkansızlık hali olarak hiçbir yerde kabul edilmediğini, iflas erteleme borçlunun mali durumunun iyileştirme ümidinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren bir hal olduğunu, bu halin mehil verilmesini gerektirmeyen hallerden biri olmadığı açık ve çekişmesiz bir durum olduğunu, müvekkili hakkında iflas erteleme davası açılmış olması davalının süre vermeme gerekçesinin yeterli ve doyurucu olmadığını, davalının cayma hakkının usulüne uygun olmadığı gibi bu süreçte müvekkili adına verilen kesinleşmiş bir iflas kararı da bulunmadığını, müvekkili davalı tarafın cayma hakkını kullandığı dönemde başka bir sinema filmi üretip faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkil için dava konusu filmleri yapmanın ekonomik anlamda imkansız olmadığını, cayma hakkı kullanılırken kural olarak “münasip bir mehil verilmesi” gerektiğini, mehil vermeyi gerektirmeyen bir hal bulunmadığı halde mehil verilmeden yapılan cayma işleminin geçersiz olduğunu, müvekkilin 2015 yılında 2014 yılına nazaran ekonomik anlamda çok daha iyi seviyede olduğunu, bunun mali bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, buna rağmen sektör bilirkişileri tarafından mali incelemede yer alan ve esasen müvekkili lehine olan bu tespitler çarpıtılarak kusur müvekkili şirkete yüklenip cayma için mehil verilmesine gerek olmadığı yönünde objektiflikten uzak bir kanaat bildirildiğini, mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili süreç boyunca üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek dava konusu filmin çekilebilmesi amacıyla hazırlanması gereken senaryolar için sektörde tanınan ve işlerinde başarılı olan senaristler ile çalışarak, henüz çekimler başlamadan ...’a 603.678,75 TL, ...’ye 385.814,75 Tl olmak üzere toplamda 989.493,50 TL ödeme yaptığını, müvekkili dava konusu filmlerin ve dizinin çekilebilmesi için yoğun çaba sarf ettiğini anca davalı ... tarafından hazırlanan senaryolar geri çevrildiğini, son iki senaryoya cevap bile vermediğini, ... tarafından hazırlanan ve davalının onayına 04.08.2014 tarihinde sunulan senaryoya hangi gerekçe ile onay verilmediği dahi açıklanmadığını, müvekkili şirket iflas erteleme başvurusundan sonra davalının onay vermemesi nedeniyle ... isimli senaryonun çekimlerine başlayamadığını, cayma hakkının borç ilişkisini diğer taraftan bağımsız ve tek yanlı olarak kullanılabilecek bir hak olması sebebiyle eser sahibinin keyfine göre kullanılabileceği bir hak olmadığını belirttiğini, cayma hakkının kullanımı için münasip bir süre verilmesi şart olduğunu, somut olay bakımından Somut olayda davalı tarafın müvekkil hakkında ikame edilen iflas erteleme vakıasına dayanarak ekonomik imkânsızlık gerekçesine dayandığı ve mehil verilmesine gerek olmadığını iddia etmişse de, salt iflas erteleme halinin mehil verilmesini gerektirmeyen durumlar için haklı, yeterli ve doyurucu bir sebep teşkil etmediği, müvekkil şirketin faaliyetlerinin 2015 yılında devam ettiği ve dönemin kârlılıkla kapatıldığı, ... filminin çekilip vizyona girdiği vakıaları karşısında mehil verilmeksizin cayma hakkının kullanılmasının usulsüz olduğunu mehil verilmesini gerektirmeyen durumlardan hiçbirisi gerçekleşmediğini, mahkeme tarafından da tüm deliller ve mali bilirkişi raporundaki sayısal ve somut veriler göz ardı edilerek hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak haklı davalarının reddedildiğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile karar verildiğini, kaldırma kararı sonrası mahkemece bilirkişilerin görevlendirildiği konuda yeni tek bir inceleme yapılmadan kök rapor tekrar edildiğini, 05.05.2023 tarihli raporun kaldırma kararında belirtilen hususları karşılamadığını, denetime elverişli olmadığını, mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davalarının kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile, davalılar ile arasındaki konusu "...'ın ... adlı edebiyat eserinden esinlenerek oluşturulacak 3 adet senaryonun ...nın başına yada sonuna ek getirilmek suretiyle isimlendirilecek Film/Yapımı" olan 27/09/2006 tarihli sözleşmenin, davalı tarafça gönderilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 06 Ocak 2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihbarnamesi ile cayma hakkının süre verilmeksizin yasaya aykırı kullanıldığından caymanın geçerli olmadığının tespiti, senaristler ile davalılara ödenen bedeller ve müvekkili şirketin mahrum kaldığı kar sebebiyle uğradığı zararın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebine ilişkindir. 27/09/2006 tarihli sözleşme ile bu sözleşmenin eki olduğu belirtilen sırasıyla 08/10/2008, 02/10/2009 ve 13/05/2011 tarihli ek protokollerin düzenlendiği, 27/09/2006 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde sözleşme konusunun yazar ...'ın ... adlı eserinden esinlenerek oluşturulacak üç adet senaryonun ...nın başına ya da sonuna ek getirmek suretiyle isimlendirilecek üç adet film yapımından ibaret olduğunun, 3.2 maddesinde sözleşmeye konu filmlerin yazılacak senaryolarının davalıya gönderileceğinin, davalının 15 gün içerisinde senaryolar hakkındaki görüşlerini bildiriceğinin, davalının görüşlerini bildirmesi halinde gerekli düzenlemelerin yapılacağının, 15 günlük süre içerisinde cevap verilmemesi, sessiz kalınması halinde senaryoların kabul edilmiş sayılacağının, 3.3.e maddesinde onay verilen senaryonun çekimlerine 12 ay içerisinde başlanacağının, sözleşme süresinin 2012 yılının sonu olduğunun ve senaryoların onay için davalıda kaldığı sürenin sözleşmede belirlenen süreye ekleneceğinin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde bu süre sonunda davalının dilerse sözleşmeden cayabileceğinin ve avans olarak alınan bedellerin iade edilmeyeceğinin, bu ana sözleşmeye ek 08/10/2008 tarihli protokolün 3.2 maddesinde davalının birinci yapım için kendisine sunulan senaryoyu kabul ettiğinin, 3.4 maddesinde sözleşmeye konu filmlerin yanında ayrıca bir televizyon dizisi de yapılacağının, 02/10/2009 tarihli ikinci ek protokolün 3.2 maddesinde sözleşme süresinin 2 yıl uzatılarak 2014 yılının sonu olduğu belirtilmiştir. Beyoğlu ... Noterliğinin 06/01/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalılar tarafından davacı adına düzenlendiği, davacının sözleşme ve protokollerde belirlenen vadelerde filmlerin ve dizinin çekimine başlamadığının, davalıların zarara uğradığının belirtilerek cayma hakkının kullanıldığı görülmüştür.5846 sayılı FSEK'nun 58.maddesinde "Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur. Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir. Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür." düzenlemesi yer almaktadır.FSEK 58/3. maddesinin birinci cümlesi uyarınca cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecbur ise de, hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayin edilmeden cayma hakkı kullanılabilir.Dairemizin iade kararında; davacı taraf maddede ki mehil verilmeksizin cayma hakkını kullandığını davacı tarafın iflas erteleme istemesi ve kayyım raporlarında finansal durumunun düzeldiğine ilişkin görüş beyan etmeleri tek başına davacının mali durumunun taraflar arasındaki sözleşmenin süre verilmeksizin feshinin haksız olduğunu kabul için yeterli görülemeyeceği, bilirkişiler tarafından davacı şirketin mali durumunun cayma hakkının kullanıldığı tarih itibariyle sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesine uygun olup olmadığı bu kapsamda mehil verilmeden cayma hakkının yerindeliğinin tespiti için, cayma hakkının kullanıldığı 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin ticari defterlerin incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.Dairemizin iade kararı üzerine mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının, 2014 yılında 42.502.031,21 TL olarak gerçekleşen toplam gelir tutarının 2015 yılında 5.577.017,94-TL olarak gerçekleştiği, 2014 yılında 8.110.386,46-TL Faaliyet Zararı gerçekleştiği, 2015 yılında ise 1.107.148,38-TL Faaliyet Karı gerçekleştiği, 2014 yılında firmanın finansman kaynağı olarak kısa vadeli borçlanma yaptığı, dönem sonu itibariyle 2014 yılında 13.192.031,17-7L dönem zararı oluştuğu, 2015 yılında ise 5.386.400,75 dönem kari gerçekleştirdiği, davacının 2014 ve 2015 yıllarında Cari Oran analizinde nakit açığının mevcut olduğu, Kaldıraç Oranı incelendiğinde yüksek finansal riske sahip olduğu, davacının 2015 yılında yeni sözleşmeler inşaa ettiği, bazı sözleşmelerin borca karşılık yapıldığı ancak iş anlamında 2015 yılında firmada bir canlanma gözlenebileceği, dönem itibariyle iflas erteleme davasının ve iyileştirme projesinin sürdüğü, kayyum raporlarında finansal durumun iyileştiği belirtilmiş ise de yüksek bütçeli 3 adet film, ... dizisinin öngörülen sürede yapılabilmesinin ekonomik açıdan imkansızlaştığı, davacının mükellefiyetinin devam etmediği, izleyen yıllarda şirket kapanışının gerçekleştiği, davacı şirketin mali durumunun cayma hakkının kullanıldığı tarih itibarıyla sözleşme hükümlerini yerine getirebilecek durumda olamayacağı, mehil verilmeden cayma hakkının kullanılmasının yerinde olabileceği, davacının dava konusu yapımları karşılayacak finansal yapı ve olanaklara sahip olmadığı ve kısa zamanda da olamayacağı gerçeği karşısında mehil vermeksizin caymanın şartlarının somut olayda oluştuğu şeklinde görüş ve kanaatlerini belirtmişlerdir.FSEK 58/3. maddesinin birinci cümlesi uyarınca cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecbur ise de, hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayin edilmeden cayma hakkı kullanılabileceğinden, davacı taraf maddede ki mehil verilmeksizin cayma hakkını kullanmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 27/09/2006 tarihli olup, 2008 ve 2009 tarihli iki kez süre uzatımı yapıldığı ve 2008 tarihli uzatım sözleşmesinin 3.2.maddesinde; HAK SAHİBİ birinci yapım için kendisine sunulan senaryoyu kabul etmiş olup ... bu senaryonun çekimlerine başlayacaktır taahhüdüne rağmen başlanmadığı, sözleşme tarihinden itibaren geçen 8 yıla yakın süre geçtiği halde taahhüt edilen 3 adet film ve TV dizisinin hiç birinin 2014 yılı ağustos ve ekim ayına kadar yapımına başlanmamış olduğu, Bilirkişi raporunda; "Dosya içeriğindeki belge ve tanık beyanlarına bakıldığında ise davalının yapım sürecinin uzamasına yol açacak herhangi bir davranışına rastlanmamaktadır." tespitinin yapıldığı, mahkemenin gerekçeli kararında tanık beyanlarına ilişkin bir tespit bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece gerekçeli kararın son paragrafında tüm dosya kapsamına göre karar verildiği belirtildiğinden, tanık beyanları da dosya kapsamına dahil olduğundan, ayrıca beyanların gerekçeli karara geçirilmemesi, usule aykırı olmadığından, tanık delili hakkında gerekçeli kararda açıklama bulunmadığına ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.Davacı tanığı ... yeminli anlatımında; "... 2014 yılının Temmuz yada Ağustos ayında ... şirketinin sahibi .... bana, hadi o filmi yapalım diye teklifte bulundu. Bundan ...nı kastediyorum.... Av. ...'ın ofisinde toplandık.... O günden yaklaşık 45 gün sonra senaryoyu ... şirketine söz verdiğim gibi teslim ettim. Bir kopyasını ... Beye e-posta ile gönderdim. Bildiğim kadarıyla taraflar arasındaki sözleşme bitti ve film yapılmadı. Aslında yapılacak zaman vardı, 4 ay kadar süre vardı ancak yapılmadı,... Davacı vekili tanıktan, gönderdiğiniz senaryoyu ... Bey beğenip beğenmediği konusunda değerlendirme yaptı mı, diye sordu. Tanık cevaben, ... Bey hatırladığım kadarıyla Ekim 2014 tarihinde yaptığımız bir telefon konuşmasında ben sırf ... Film ile bu filmi yapmak istemiyorum diye senin bu senaryona kötü diyecek değilim ama ... ile ilgili münasebetimiz artık bizi çok yordu ve sonlandırmak istiyoruz, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf davalıya senaryo gönderdiğini ve davalının reddettiğini iddia etmekte olup kanıtlamak davacı tarafa aittir. Davacı gönderdiğini iddia ettiği senaryolara ilişkin delil olarak 04/08/2014 ve 10/10/2014 tarihli e-mailleri göstermiş tanık ...'in beyanı da ekim tarihli e-maili doğrulamıştır. Bu iki e-mail öncesinde davalı tarafa senaryo gönderdiğine ve davalı tarafça reddedildiğine ilişkin dosyada belge bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme 27/09/2006 tarihli olup, iki kez süre uzatımı yapılmasına rağmen taahhüt edilen 3 adet film ve TV dizisinin hiç birinin 2014 yılı ağustos ve ekim ayına kadar yapımına başlanmamış olması, sözleşmede 15 gün içinde gönderilen senaryoya cevap verilmemesi halinde kabul edilmiş sayılacağına ilişkin hüküm ve sözleşme tarihinden itibaren geçen 8 yıla yakın süre nazara alındığında, davalının davacı tarafa güvenini kaybetmesi ve sözleşmeyi sonlandırmak istemesi kötü niyetli olduğunu göstermez. Davalılar tarafından cayma hakkının kullanıldığı tarihte davacı şirketin mali durumunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye uygun olmadığının mahkemece alınan 05/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporundan anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu, bu nedenle FSEK 58/2 maddesi gereğince davalılar tarafından cayma hakkı kullanılırken mehil verilmesine gerek bulunmadığı, davalılar tarafından cayma hakkının haklı olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davacı tarafından cayma hakkının davalılar tarafından kötüniyetli olarak kullanıldığının ispat edilemediği anlaşılmıştır. Davacı taraf, onay için davalılarca haksız talepte bulunulduğuna ilişkin iddiasını ispat yükü kendisinde olmasına rağmen delil sunmadığından, taraflar arasındaki 27/09/2006 tarihli sözleşmenin 3.3.e maddesi; hak sahibi'nin yazılı onay verdiği senaryonun (ve yönetmen ile başrol oyuncularına onay vermesinden itibaren) yapım'ın çekimlerine ... en geç 12 ay içinde başlamayı kabul ve taahhüt etmiştir. Her bir yapım için bu kural taraflar arasında uygulanacaktır. Ancak: bu süre 2012 Yılının sonunu geçemeyecektir, hak sahibi'nin onay için kendisine - müracaat edildiği tarihten itibaren onay için kendisinde kalan süre bu süreye eklenecektir, bu sürenin sonunda hak sahibi dilerse sözleşmeden cayabileceği gibi avans olarak aldığı bedellerde iade edilmeyecektir. hükmünü ihtiva etmektedir. TBK'daki sözleşme serbestliği ilkesi uyarınca sözleşme geçerli ve tarafları bağlayıcıdır. Davacı taraf şirket olması sebebiyle, basiretli tacir gibi davranarak sözleşme tanzimi sırasında sözleşmede yer almasına izin vermemesi gerektiği halde, yer almasına izin verdiğinden, ödediği avansları davalı taraftan talep edemez. FSEK 58/4 maddesi uyarınca davalı taraftan tazminat istenebilmesi için; iktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusurunun olmaması, veya eser sahibinin kusurunun daha ağır olması ve hakkaniyet gerektiği hallerden birinin mevcut olması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Davacı taraf kusursuz olduğunu veya hak sahibi davalı tarafın kusurunun daha ağır olduğunu ispat edememiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih ve 2022/68 E., 2023/218 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52