Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1297
2024/1326
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1297 Esas
KARAR NO : 2024/1326
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/03/2021
NUMARASI: 2017/212 E. - 2021/89 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilleri müvekkilinin "..." başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve sair ürünleriyle dünya çapında bilinen ve tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlığa ulaşan bir şirket olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tüketiciler nezdinde ayırt edicilik kazandığını, müvekkili markasının dünya ve Türkiye çapında birçok kullanıcı tarafından bilindiğini, müvekkilinin " ... Markaları" ile "..." markalı enerji içeceği ürün ambalajına iltibas, tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, "..." ibareli enerji içeceği tipi ürünün hiçbir tescilli hakka dayanmadan ....Ltd.Şti.tarafından ....Tic.A.Ş'ye ürettirilerek piyasa sürüldüğünü, davalılar tarafından müvekkilinin tescilli ve tanınmış "..." markaları aleyhine yaratılan marka tecavüzü ile müvekkili ürünlerine iltibas suretiyle yaratılan haksız rekabet durumunun tespiti, önlenmesi sonuçlarının ortadan kaldırılması talebi ile mahkememizin 2011/111 Esas - 2012/209 Karar sayılı kararı ile kabul edildiğini, davalılar tarafından üretilen, satılan, sunulan ve pazarlanan "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin müvekkili markalarının aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumlarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiğini iddia ederek, müvekkilinin uğradığı maddi zararın HMK'nın 107. Maddesinde düzenlenen belirsiz alacak ve tespit davası hükümleri çerçevesinde tespitini, davalının işbu haksız eylemleri sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın büyüklüğünden dolayı şimdilik 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar ...Ltd.Şti ve ....Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinden özetle; dava konusu olan ürünlerin müvekkili .... Ltd. Şti. İçin diğer davalı ....Tic.A.Ş. Şirketi tarafından üretildiğini, diğer davalı olan ... Ltd. Şti. İse bu ürünleri ... Ltd. Şti.'den alarak piyasaya sunduğunu, davacı taraf ürünlerinin müvekkili .... Ltd. Şti. İçin üretildiğini ileri sürse de, bu durumun taraflar arasında uygun olmayan hayali ve mesnetsiz bir iddia olduğunu, ürünlerin iade ürün olduğu parçalanmaşı ambalajlardan da anlaşıldığını, ayrıca ürünler işlem tarihi itibari ile raf ömrünü doldurduğunu ve satışa uygun olmadığını, davacı taraf "..." markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürse de, müvekkillerinin dava konusu ticari faaliyeti nedeni ile çıkan uyuşmazlık " ..." kelime markası ile hiçbir ilgisi olmayan, ambalaj üzerinde yer alan renk ve şekillerden ibaret hayali bir uyuşmazlık olduğunu, davacı taraf "..." ibareli markanın tanınmışlığı gri, lacivert renklerin kendileri özdeş olduğu şeklinde asılsız iddialara dayandığını, davacı tarafın davaya dayanak markaları ile OHIM nezdinde yaptığı tesciller bu markaların ilgili ürünler bakımından ayırt edicilik ve grafik gösterim şartını taşımaması nedeni ile iptal edildiğini belirterek davacı tarafın renkler üzerinde hak sahibi olmadığını, davacı tarafça müvekkillerinin bu ticari faaliyetten elde ettikleri tüm karı marka ihlali nedeni ile elde ettikleri iddiasının abesle iştigal olduğunu, müvekkilleri aleyhine açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Tic. A.ş. vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu ürünleri üretmekle müvekkilinin davacı tarafa verdiği bir zararın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketinin dava konusu edilen "..." ibareli ürünlerin üretimlerini bir ara diğer davalılar adına yapmış bulunmakta ise de mahkeme kararlarının kesinleşmesi ve ihtiyati tedbir kararının kendisine tebliği sonrası herhangi bir üretimi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin söz konusu ürünlerin üretilmesi ile davacı tarafa verdiği bir zararın söz konusu olmadığını, müvekkilinin kusuru olmadığını, davacı şirket aleyhine bir ticari faaliyetinin ile üretimi olmadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu olaya bakıldığında, diğer davalılar tarafından üretilip piyasaya sunulan ürünün fason olarak dolum işinin davalı ... A.Ş tarafından yapıldığı, diğer davalılar tarafından ürünlerinde kullanılan "..." markasının tecavüz teşkil etmediği, bu markanın kullanıldığı ürün kutusunun tasarım ve kompozisyonundan ihlalin oluştuğu, dolum işi yapan ... A.Ş 'nin marka yönünden bir ihlal teşkil etmeyen ürün kutusundaki tasarım ve kompozisyonun davacı markaları ile iltibas oluşturup oluşturmayacağını gerekli özeni gösterse dahi tespitinin mümkün olmadığı, kaldı ki sadece ücreti mukabilinde getirtilen kutu ve kimyasallara su ilave edip diğer davalılara teslim etmesi karşısında ambalaj tasarımı yönünden bir menfaatininde bulunmadığı hususları gözetildiğinde, davalı ... A.Ş'nin ihlalin oluşmasında kastı bulunmadığı gibi, ihmalinin bulunduğunun da kabulünün mümkün olmadığından davacının bu davalıya yönelik maddi ve manevi tazminata dair talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının diğer davalılara yönelik davasına gelince; Her iki şirketin işbirliği içinde olup fason olarak ürettirdikleri ürünleri piyasaya sürüp gelir elde ettikleri, ambalaj tasarımının kendileri tarafından yapılması veya yaptırılması karşısında bunun aynı sektörde faaliyet gösteren davacı markaları ile iltibas oluşturduğunu bildikleri veya bilmeleri gerektiğinden kusurlu oldukları kabul edilmiştir. En son aldırılan ve yukarıda değinilen bilirkişi ek raporuna göre davacının tercihi de gözetilerek ihlal süresinin 28/03/2010 - 01/06/2012 olduğu, bu süre için ... .Ltd,Şti'nin 7.590,28 TL, ....Tic.Ltd.Şti.'nin 182.058,67 TL, net gelir elde ettikleri anlaşılmakla davacının bu davalılara yönelik maddi tazminat talebinin bu tutarlar yönünden kabulü gerekmiştir. Fazlaya dair talep sübut bulmadığından reddedilmiştir. Davalıların değinilen eylemleri davacının aynı zamanda markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacının 25.000,00 TL olan manevi tazminat talebi kabulü" gerekçesi ile;"1-Davacının davalı ... Anonim Şirketine yönelik davasının REDDİNE,2-Davacının davalılar ... Limited Şirketi ile ... Limited Şirketine yönelik davasının KISMEN KABULÜNE, toplam 189.648,95 TL tazminatın 7.590,28 TL'sinin ... Limited Şirketinden, bakiye 182.058,67 TL'sinin ... Limited Şirketinden, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Yine toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avansı faizi ile birlikte davalılar ...Limited Şirketi ile ... Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalılar ... Ltd Şti ve ... Ltd Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri açısından, ... şirketi aleyhine verilecek olası bir tazminat kararının tek sonucu müvekkillerine bu ürünleri tedarik eden bu şirketi tazminat ödemesi halinde müvekkillerinin tazminat sorumluluğunun da bulunmayacak olmasından kaynaklı olduğunu, bunun dışında müvekkilleri ile ... şirketi arasında bu davaya konu talepler bakımından herhangi bir husumet bulunmadığı gibi bu amaç dışında ... şirketinin davacıya tazminat ödemesini istemek için de sebeplerinin bulunmadığını, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 61/1 maddesi (c) bendine göre “...Bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya ticari amaçla elde bulundurmak” marka ihlali teşkil ettiğini, nitekim bu davaya delil olarak gösterilen ve Bakırköy FSHHM tarafından aynı konu ile ilgili ihlali tespit eder şekilde verilen 2011/111 Esas numaralı kararda ... şirketinin de davalı olarak gösterildiğini ve kararın bu davalıya da uygulandığını, müvekkillerinin basiretli bir tacir olarak hareket etme yükümlülüğü ile ve sektör bilgisi nedeni ile sorumlu tutan mahkemenin ... (…) şirketini sorumlu tutmaması tam bir çelişki olduğunu, müvekkilleri açısından, ... (…) şirketi aleyhine verilecek olası bir tazminat kararının tek sonucu müvekkillerine bu ürünleri tedarik eden bu şirketin tazminat ödemesi halinde müvekkillerinin tazminat sorumluluğu bulunmayacağını,, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi fason üretim sözleşmesi olarak tanımlanmış olmakla birlikte ... (…) şirketi müvekkillerinden aldığı kutu ve içeriği kullanarak dolum yapıp müvekkili ... (…) şirketine hizmet faturası kestiği gibi zaman zaman aynı ürünlerle ilgili tüm süreci kendi nam ve hesabına yürütüp müvekkilimize ürün faturası da düzenlediğini, Bu hali ile .... şirketinin dava konusu bakımından üstlendiği rol mahkeme kararında tespit edildiği kadar basit olmadığını, ihlal konusu ürünü ticari amaçla elde bulundurmanın bile ihlal teşkil ederken bu ürün üzerinden fason dahi olsa üretim yapıp gelir elde edilmesini ihlal çerçevesi dışında taşımanın son derece zorlama bir bakış açısı gerektireceğini, sonuç olarak bu davada müvekkillerinin tazminat davasına esas kusuru diğer davalı Kristal Kola şirketinden daha fazla olmadığını ve ... şirketi tazminattan muaf tutulurken müvekkillerinin aleyhine böyle yüksek bir tazminata hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, ilk derece mahkemesince verilen hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
KATILMA YOLUYLA İSTİNAF VE DAVALI İSTİNAFINA KARŞI CEVAP:Davacı vekilinin katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf dilekçesinden ve davalı vekilinin sunmuş olduğu istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinden özetle; Davalılar tarafından sunulmuş istinaf başvurusunda gerekçelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, reddine karar verilmesi gerektiğini, Davalılar ayrıca, ... satışını yaptığı ürünlerin ... tarafından tedarik edildiğini, dolayısıyla ... davacıya tazminat ödemesi durumunda ... tazminat sorumluluğunun ortadan kalkacağını iddia ettiklerini, aksi halde davacının aynı ürünle ilgili birden fazla tazminat kazancı elde edeceğini ve sebepsiz zenginleşeceğini iddia ettiklerini, Ancak yine burada da ... şirketinin hiçbir şekilde "tüketici" konumunda olmadığından, mütecaviz ürünleri bizzat ürettiren piyasaya süren ve bundan kar elde eden bir şirket olduğundan ... Danışmanlık'ın tazminat ödemesi durumunda ... tazminat sorumluluğunun kalkmasının mümkün olamayacağını, davada ilk bilirkişi heyetinden alınan raporlarda, davalıların Winner markalı ürünlere ilişkin satışlardan elde edebileceği kar Kurumlar vergi beyanlarına göre hesaplandığını, buna göre, örnek olarak ... 2010-2015 yılları arasındaki mütecaviz ürünlere ilişkin satışlardan elde edilen ciro ile elde edilen karın oranlaması yapıldığında, karlılık oranın sırayla 262, 57, 266, 05, 963, 66, 95, 34, 263, 88 ve 962, 82 civarında olduğunun görülmekte olduğunu, ancak davalıların Kurumlar Vergi Beyanları, davalıların ürettiği/sattığı tüm ürünlerin satışlarını, iadelerini, maliyet ve giderlerini gösterdiğini, yani bu beyanlarda yalnızca davaya konu Winner ürünleri özelinde maliyet, giderler ve kar marjının gösterilmediğini, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınması gereken dönem ... ürünlerinin piyasaya çıkış tarihi olan 28.03.2010 ile işbu davanın açılış tarihi olan 25.02.2015 tarihi olduğunu, bu kapsamda davanın tümden kabulü ile 512.905,34 TL maddi tazminatın en yüksek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin gerekli olduğunu, İkinci bilirkişi heyeti raporunun 12. Sayfasında; "oysa somut olayda davalı, Winner ürün ambalajının 2012 haziran ayında değiştirdiğini hiçbir şekilde ispat edememiştir. Nitekim ilk bilirkişi ... da açıkça "incelenen faturalarda farklı Winner ambalajı ile satış yapıldığına dair bilgi bulunmadığını, bu nedenle hangi Winner ürününün hangi tasarım ile satışının yapıldığına dair bir ayıklamanın mümkün olmadığını" belirtildiğini işbu davanın 2015 yılında açıldığını, davalının 2020 yılında yapılan bilirkişi incelemesinde, daha önce dosyaya hiçbir şekilde sunmadığı, bu delili bilirkişilere sunmasının gerek zamanlaması gerekse yöntemi itibariyle tamamen usule aykırı olduğunu, bu belgenin kim tarafından, ne zaman hazırlandığının da şüpheli olduğunu, ilk derece mahkemesine değil bilirkişilere bilirkişi incelemesi sırasında sunulan ve davanın açılmasının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra sunulan bu belgenin yargılamada dikkate alınmasının mümkün olmadığını belirterek davalılardan ... şirketlerinin hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine, katılma yoluyla sunmuş oldukları istinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınat Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/212 E. 2021/89 K. sayılı 30.03.2021 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın tüm davalılar yönünden tümden kabulüne, bu kapsamda 512.905,34 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek ticari faiz ile birlikte tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini katılma yoluyla istinaf etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP; Davalı Kristal Kola Vekilinin istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın temelini teşkil eden hususus; davacının markası ... ile davalılardan ... Ltd.nin markası ... arasındaki ''ürün kutusu ve kutu tasarım ve kompozisyon '' benzerliği olduğunu, müvekkilinin ... Tic. A.Ş.'nin söz konusu benzerlik konusunda hiçbir etkisi ve dahiliyesinin olmadığını, müvekkilinin, diğer davalı ... Ltd. Şti ile yapmış olduğu Bakırköy .... Noterliğinin 03.02.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı ''Fason Üretim Sözleşmesi '' uyarınca sadece kendisine gönderilen boş kutuları içecek ile doldurduğunu, müvekkiline boş kutular gönderildiğini, yapılması ve doldurulması gereken içecek ne ise onun formülü, aroması, taurini ve vitamini verilmiş, müvekkilinin de fabrikasında o içecek formülüne su ilave etmek suretiyle üretip, kendisine hazır olarak verilen boş kutulara dolum işini gerçekleştirdiğini, sunmuş oldukları 13.11.2020 tarihli dilekçe eklerinde, diğer davalı şirketle yapılan Fason Üretim Sözleşmesini ve faturaları sunduklarını, faturalardan da anlaşılacağı gibi; kutular, aromalar, taurin, vitamin mik vs. her türlü malzeme diğer davalılar tarafından müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin de sadece dolum yaptığını, fason üretimin niteliği gereğince, müvekkilinin ürün kutusu tasarımında bir dahli olması mümkün olmadığını, zira fason üretim, en genel tabirle bir firmanın son kullanıcıya ulaşmasını ve satılmasını planladığı ürünlerini bir bedel karşılığında başka bir firmaya üretmesi olduğunu, ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. arasında yapılan fason üretim sözleşmesinde de görüldüğü üzere müvekkilinin sadece kutulara dolum yapma işini yerine getirdiğini, müvekkilinin mütecaviz olduğu iddia edilen ürünü satmadığını, ihraç veya ithal etmediğini, sadece kendisine gönderilen boş kutuları doldurduğunu, marka ihlali ve taklidi açık ve kolayca tespit edilemiyorsa, işin icrası sırasında müvekkilinden, kendisine gelen kutuları aşırı titizlikle incelemesi, bir marka ihlalinin mevcut olup olmadığını detaylıca araştırması ve böyle bir hak ihlalinin olmadığına kanaat getirdikten sonra işini ifa etmeye başlamasının beklenemeyeceğini, bu yöndeki aşırı titizlik beklentisi ticari hayatın olağan akışına ters düşecek olup, uygulanmasının imkansız olduğunu, detaylıca açıklandığı gibi marka hakkına tecavüzden dolayı tazminat sorumluluğunun doğabilmesi kusurun bulunmasına bağlı olduğunu, müvekkilinin de davaya konu olan tasarımdan tamamen bağımsız olarak, sadece dolum işi yaptığından, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu sebeplerden dolayı müvekkiline haksız rekabet ve marka tecavüzünden kaynaklı tazminat sorumluluğunun yüklenemeyeceğini, bu nedenle müvekkili lehine davayı reddeden mahkeme kararının son derece yerinde olduğunu, diğer davalı şirketler ile davacı taraf istinaf başvurusunda haklı olmadıklarını ileri sürerek, diğer davalılar ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu, davalıların davacıya ait markayı ihlali sebebiyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın tahsili talebine ilişkindir.Bakırköy 1. FSHHM nin 2011/111 Esas - 2012/209 Karar sayılı dosyasında; davacı tarafça aynı davalılar aleyhine açılan dava neticesinde "Davacı tarafın davasının kabulü ile davacının "..." markalı enerji içeceği ürün kutusu ve kutu tasarımı ve kompozisyonuyla iltibas oluşturan davalının "... " markalı ürün kutusunun tasarım ve kompozisyonunun haksız rekabet ve markaya tecavüz yarattığından tecavüzün men'ine ve haksız rekabetin önlenmesine, davalı tarafların söz konusu ... markalı ürünlerinin görsel yönden tecavüzü söz konusu olduğundan söz konusu ürünlerin görsellerinin piyasaya sürülmüşse toplatılmasına el konulmasına, " karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek taraflar yönünden kesinleştiği görülmüştür.Mahkemece hükme esas alınan 08/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı tarafların dava konusu tasarıma ait ürün satışlarına yönelik ticari defler ve kayıtlarında, ürün gruplarına göre alt hesaplar kullanılmadığı, bununla birlikte inceleme sırasında, maliyet ve karlılık tutarlarını gösteren satış raporlarının bulunmadığının beyan edildiği, bu nedenle davalıların dava konusu tasarıma ait ürün satışlarından elde ettiği net kazancın tespit edilemediği, davalıların mali tablolarında görünen Faaliyet Karlılık oranlarının bütün ürün satışlarından sonra ortaya çıkan karlılık oranı olduğu, söz konusu oranların piyasa ortalamalarım göre çok düşük olduğu, bunun nedenin yapılan yatırımlar, daha düşük karla satılan ürünler vb, bir çok nedenden kaynaklanabileceği, dava konusu ürün çeşidi dikkate alındığında, ortalama piyasa şartlarına göre %15 karlılık oranın normal olacağı, davalıların dava konusu tasarımların satışından elde ettiği faaliyet kazancı, ticari, defter ve kayıtlar üzerinden tespit edilemediğinden, hesaplamada bu oranın dikkate alındığı, kök rapor da yapılan hesaplamalar da, markanın ve/veya tasarımın ürün satışlarına olan etkisi, markanın ve/veya tasarımın tanmmışlık oranına göre değişkenlik gösterdiği, dava konusu marka ve tasarımın, piyasada tanınmış olduğu, bu nedenle dava konusu tasarımın ürün satışlarına olan etkisinin %40 civarında olduğuna kanaat getirilerek hesaplama yapıldığı, bu yönde somut bir veri bulunmamakla birlikte, spesifik bazı ürünlerde marka ve/veya tasarımın ürün satışlarına olan etkisinin çok yüksek olduğunun açık olduğu, davalı tarafından sunulan ambalaj değişikliğiyle ilgili olduğu iddia edilen belgenin Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde, 06.06.2013 tarihinde tespit edilen ürünlerin iade ürün kapsamında olduğu kabul edilerek, ihlal süresinin 28/03/2010 - 01/06/2012 olacağı, davacı tarafın bu süre için ....Ltd,Şti'den 7,590,28 TL, ...Tic.Ltd.Şti.'den 182.058,67 TL, ....Tic.A.Ş'den 70.264,96 TL olmak üzere toplam 259.913,91 TL maddi tazminat talep edebileceği, davalı tarafından, ambalaj değişikliği için sunulan belgenin Mahkeme tarafından kabul edilmemesi halinde, 06/06/2013 tarihinde tedbir icrası sırasında tespit edilen dava konusu tasarımların tespiti dikkate alınarak, ihlal süresinin 28/03/2010 - 06/06/2013 tarihleri arasında olacağı, davacı tarafın bu süre için ....Ltd.Şti.'den 7.590,28 TL, .... Tic.Ltd. Şti'den 278,087,57 TL, ... Tic.A.Ş.’den 113.690,23 TL olmak üzere toplam 399.368,08 TL maddi tazminat talep edebileceği, Mahkeme davalıların hak ihlal süresinin 28/03/2010 tarihinden, 25/02/2015 dava tarihine kadar olan süre için kabul etmesi halinde, davacı tarafın ...z.Ltd.Şti.’den 7.590,28 TL, ...Tic.Ltd.Şti'den 470.738,10 TL, .... Tic.A.Ş.'den 168.544,75 TL olmak üzere toplam 646.873,13 TL maddi tazminat talep edebileceği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin, Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun ise Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Bakırköy 1. FSHHM nin 2011/111 Esas - 2012/209 Karar Sayılı kararının gerekçesi de dikkate alındığında, davalı kullanımının davacı "..." markasına tecavüz teşkil etmediği, ancak ambalaj kompozisyonunun ve ticari sunum şeklinin taklit edilerek, haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.Davalılar, davadan sonra ambalaj kompozisyonunu değiştirip ihlale son verdiklerini ileri sürmüşlerdir. İhlal süresinin ispatı yönündeki ispat külfeti davacı tarafa aitse de, davalının kullanımını değiştirdiğini iddia ettiğinden bu hususta ispat yükü davalıya aittir. Davalı tarafça sunulan ve bilirkişi raporunda değinildiği üzere davalı tarafından sunulan ambalaj değişikliğiyle ilgili belgelere göre davalı tarafın ambalaj değişikliğine giderek ihlale 01/06/2012 tarihi itibarıyla son verdiği, davacı tarafından iddia edilen 06.06.2013 tarihinde tespit edilen ürünlerin ise nitelik ve sayıca az olmaları nedeniyle iade ürün kapsamında olduğu anlaşıldığından mahkemece ihlal süresinin 28/03/2010 - 01/06/2012 tarihi olarak değerlendirilmesi dosya kapsamına uygundur. Bakırköy 1. FSHHM'nin 2011/111 Esas 2012/209 Karar sayılı dosyasında mahkemenin kesinleşmiş kararıyla, davalılardan ... A.Ş yönünden de davanın kabulüne karar verildiği ve fiilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine men ve ref'ine karar karar verildiğinden, bu davalı yönünden de ihlal teşkil eden eylemi nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi yerinde görülmemiştir. Davalılar ...Ltd.Şti ve ....Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurusunda davalı .... yönünden de davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüşlerse de; ileri sürülen istinaf sebebi dikkate alındığında bu hususta hukuki yararlarının bulunmadığı, kendileri yönünden hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüşlerse de, ihlal süresine göre ticari defterlerdeki satış miktarı üzerinden tazminat hesabı yapıldığından, tazminata yönelik istinaf sebebi haklı görülmemiş, istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçe ile, ... yönünden ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmekle birlikte, tazminat miktarlarına yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığından, davacı vekilinin katılma yoluyla yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davacının davalılar ... Limited Şirketi ile ... A.Ş'ye yönelik davanın KISMEN KABULÜNE, toplam 259.913,91 TL tazminatın 7.590,28 TL'sinin ... Limited Şirketinden, 182.058,67 TL'sinin ... Limited Şirketinden, 70.264,96 TL'nin ... A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Yine toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avansı faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... Ltd Şti ve ... Ltd Şti. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/03/2021 tarih, 2017/212 E., 2021/89 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının davalılar ... Limited Şirketi ile ... Limited Şirketine ve ... A.Ş'ye yönelik davasının KISMEN KABULÜNE,-Toplam 259.913,91 TL tazminatın 7.590,28 TL'sinin ... Limited Şirketinden, 182.058,67 TL'sinin ...Limited Şirketinden, 70.264,96 TL'nin .... A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, -Toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avansı faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken manevi tazminat yönünden 1.707,75 TL nispi karar ve ile harcının davalılardan müteselsilen tahsiline, maddi tazminat yönünden alınması gereken 17.754,72 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL peşin harç ve 8.332,00 TL toplam 9.185,88 TL'nin mahsubu ile 8.568.84 TL harcın 6.002,47 TL'lık kısmının (%70,05) davalı ...Limited Şirketinden, 250,21 TL'lık kısmının (%2,92) davalı ...Limited Şirketinden, 2.316,16 TL'lık kısmının (%27,03) .... San. A.Ş'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,70 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin ve 8.332,00 TL ıslah olmak üzere toplam 9.213,58 TL, 4,10 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.217,68 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davacı tarafça yapılan 4.350,00 TL bilirkişi ücreti 748,40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.098,40 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.832,16 TL kısmının, 1.983,93 TL (%70,05) davalı ... Limited Şirketinden, 82,70 TL'lık kısmının (%2,92) davalı ... Limited Şirketinden, 765,53 TL'lık kısmının (%27,03) ... San. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Maddi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.987,09 TL vekalet ücretinin 28.711,46 TL'lık kısmının (%70,05) davalı ... Limited Şirketinden, 1.196,82 TL'lık kısmının (%2,92) davalı ...Limited Şirketinden, 11.078,81TL'lık kısmının (%27,03) .... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Manevi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 39.948,71 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.462,47 TL karar harcından peşin alınan 3.665,67 TL'nin tahsiliyle bakiye 15.796,80 TL harcın davalılar ... Ltd Şti ve ... Ltd Şti.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 66,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 228,10 TL'nin davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52