Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/818
2024/1323
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/818 Esas
KARAR NO:2024/1323
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/12/2023
NUMARASI: 2022/28 E. - 2023/141 K.
DAVANIN KONUSU: Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yana ait ... sayılı patent, ... numaralı Avrupa patentinin Türkiye validasyonu olduğunu, dolayısıyla davalı yana ait bu patent belgesinin, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine göre Türkiye’de koruma altında olduğunu, müvekkili firma, "Salmiden 500 mg, enterik kaplı tablet" ürünü için, Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusunda bulunmuş olduğunu, bu aşamada tespit ettiği ve davalı yana ait yukarıda numarası verilen patent belgesini ihlal etmediğini, saptamış ve hukuken de korunma ihtiyacı nedeniyle, ürünlerinin ve fiillerinin, davalı yana ait patent belgesine tecavüz etmediğinin tespiti için iş bu davayı açmayı gerekli gördüğünü, davalı yana ait ... sayılı patentin koruduğu söz konusu unsurlarla müvekkilinin “... 500 mg, enterik kaplı tablet” adlı ürünleri karşılaştırıldığında aşağıdaki farklılıkların olduğu ortaya çıktığını; dava konusu patentle üretim prosesinde “ekstrüzyon” işlemi kullanılması korunmakta olduğu müvekkiline ait “... 500 mg, enterik kaplı tablet” adlı ürünlerin birim formül ve üretim prosesinde, dava konusu patent ile korunan “ekstrüzyon prosesi” kesinlikle uygulanmadığını, dolayısıyla, müvekkiline ait “Salmiden 500 mg, enterik kaplı tablet” isimli ürünlerin, TR ... sayılı patentten tamamen farklı olup, patenti ihlal etmediğini, her türlü dava ve maddi ve manevi tazminat talep hakları saklı kalması kaydı ile müvekkiline ait ruhsat başvuru dosyalarının taraflarından dosyaya ibrazı öncesinde, gizlilik kararı ile söz konusu belgelerin kasaya alınmasına karar verilmesini, müvekkiline ait “... mg, enterik kaplı tablet” ürününün ve fiillerin, davalı yan adına koruma altına alınmış olan TR ... sayılı patente tecavüz etmediğinin tespitini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilgili sahalarda hastaların ve doktorların ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi medikal çözümler bulmak amacıyla pek çok buluş geliştirdiğini, dünyada çok sayıda patent başvurusu ve paten sahibi olduğunu, müvekkilinin TR ...sayılı patenti bu patentler arasına kattığını, 551 Sayılı KHK'nın 149. Maddesinde yer alan görüş talep etme şartının dava şartı olduğunu, huzurdaki davada bu dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, özellikle kendilerince davaya cevap verilebilmesinin ancak ruhsat dosyasını incelemekle mümkün olacağını, aksi halde savunma hakkını kullanmanın imkansız olacağını, davacının ruhsat başvuru dosyasının gizli tutulması ve kasaya alınması talebinin hukuka uygun olmadığını, davacının patent başvurusu olmadığını, dolayısıyla 551 Sayılı KHK'nın 83/3 bendi uyarınca gizlilik talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davacının sağlık bakanlığı nezdinde "salmiden 500 mg, enterik kaplı tablet" ürünü için yaptığı ruhsat başvuru dosyasının taraflarca incelenebilmek üzere işbu dosya içine celbine, bu yönde karar oluşturulmadığı takdirde ruhsat dosyasını teknik uzmanlarıyla birlikte yerinde incelemek için kendilerine yetki verilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı yanın iddialarının aksine KHK nın 149. maddesinde açıklanan ihtarname keşidesinin bir dava şartı olmadığını, açılan bu davanın ispatı gerektiği ve ispat yükünün de kendilerine ait olduğu hususunun açık olduğunu, dava dilekçesinin hiçbir yerinde, ruhsat dosyası bilgilerinin davalı yanın incelemesine kapatılması yolunda bir açıklamaları bulunmadığını, kasaya alınan bir evrakla ilgili olarak, Mahkemece bir engelleme kararı verilmediği sürece, davanın tarafları gerekli gizlilik koşulları içerisinde inceleme yetkisine sahip olduğunu belirterek davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dairemiz kaldırma kararı öncesinde 09/01/2018 tarihli İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Toplanan deliller ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bilirkişi kök raporu ve alınan 2 ek rapor ışığında, Davacı ...'nin "Salmiden 500 mg, enterik kaplı tablet" adlı ürünü ile davalı tarafa ait ... Numaralı patent karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, ... Tic. A.Ş.'ye ait "Salmiden 500 mg, enterik kaplı tablet" üretim prosesinin hiçbir aşamasında ekstrüksiyon prosesi uygulanmadığı, "... 500 mg, enterik kaplı tablet" ürününün üretim prosesinin ... Numaralı patentte geçen üretim prosesini ihlal etmediği bu sebeple ürünün davalı patent hakkına tecavüz etmediği anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir. Dairemiz 2020/760 Esas- 2022/111Karar sayılı ilamı ile; eşdeğerlilik ilkesinin "kısıtlayıcı beyanlar doktrini" olarak adlandırıldığı, her iki maddenin birlikte yorumlanması gerektiği öncelikle davalı tarafın patentinin kapsamının geniş olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı, "ıslak kütlenin granüller halinde ekstüre edilmesi" ile anlaşılması gerekenin cihaz ve bir yöntem türü olup olmadığı belirlemesi yapıldıktan sonra geniş yorumlamaya elverecek bir sonucu ulaşılması halinde bu durumda da davalının patentinin KHK 83/2 kapsamına aykırı olup olmayacağı değerlendirmesinin yapılması gerekeceği, ayrıca eşdeğerlik yoluyla tecavüzün de olup olmadığının raporda teknik olarak itirazları karşılamaya elverişli nitelikte olmadığından, Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/01/2018 tarih, 2017/194 E. 2018/4 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; mahkememizin 2017/194 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine mahkemece verilen hükmün kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edildiği, mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alındığı anlaşılmakla; taraflar arasındaki dava, davacı tarafça üretilen ürünün davalı adına tescilli patente tecavüz edip etmediğinin tespitine ilişkin olduğu, bu kapsamda yapılan incelemede davacının 6769 sayılı SMK gereğince dava açmakta menfaatinin olduğu, istinaf ilamından önce ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafça üretimi yapılan "... 500mg enterik kaplı tablet " ürününün davalı adına tescilli bulunan TR ... patent tescil numaralı patentinde koruma altına alınan patentten farklı olduğu ve ürünün davalı adına tescilli bulunan patentin üretim prosesini ihlal etmediği, patent ile davacının ürettiği ürünün birebir ve eş değer kapsamda olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne," karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, somut olayda davanın niteliği gereği, kanundan doğan herhangi istisnai bir durum söz konusuz olmadığını, yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, HMK madde 323 gereğince yargılama giderlerinin kapsamı belirlendiğini, 326. Maddesi gereğince, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen tarafın sorumlu olduğu kabul edildiğini, tek başına davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olmasının, davalı tarafı yargılama giderleri bakımından sorumluluktan kurtaracak bir husus olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmemiş olması ve İlk duruşmada davanın kabul edilmiş olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde, davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olması kuralının istisnası olacağını, davalı tarafça, ilk duruşmada dava kabul edilmediğini,-huzurdaki patent hakkından doğan tecavüzün mevcut olmadığının tespiti talepli dava, niteliği gereği bir tespit davası olup, bu tip davalar sonucunda vekalet ücretine takdir edilmeyeceğine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, avukatlık ücretine hükmedilmeyecek kararların sayıldığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler 7/3 maddesi “Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, iş bölümü itirazı nedeniyle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmez.” şeklinde olup “tespit davaları” bu madde kapsamında bulunmadığını, yargılama kapsamında, istinaf öncesi verilen 09.01.2018 T. — 2017/194 E. — 2018/4 K. sayılı “davanın kabulüne” dair kararda yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulduğunu, aksi yöndeki kararın yasaya, usule ve usuli kazanılmış hakka aykırı olduğunu, somut olayda bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yargılama giderlerinden sorumluluk (yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu olacağı ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi) hususu, müvekkili lehine usuli kazanılmış hak durumda olduğunu, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen tarafın sorumlu olduğu kuralının kanuni istisnası, HMK 312. Maddesi ve AAÜT Genel Hükümler 7/3. Maddesi olup, yukarıda izah edildiği üzere bu iki yasal düzenlemenin de somut olayda geçerli olması söz konusu olmadığından, yargılama gideri, peşin harç ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı tarafından üretilen "... 500mg enterik kaplı tablet"in davalı adına tescilli bulunan TR ... patent tescil numaralı patente tecavüz teşkil etmediğinin tespitine ilişkindir Dava, dava türleri içeresinde tanımlanan menfi tespit davası niteliğinde olmayıp, davalının bir eyleminin bulunmadığı, sadece davacı tarafça açılan tespit hükmü içeren bir dava olduğu, 551 sayılı KHK 149. Maddesi uyarınca açılmış tespit davası niteliğinde olduğu, davacının dava açmakta ilgili madde hükmü gereği hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinin (1). bendinde “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir”, (2). bendinde ise “davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun 312. maddesinde ise “... kabul beyanında bulunan taraf davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir, davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışı ile sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez.” denilmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; davacının eldeki davayı açmakta 551 sayılı KHK 149. Maddesi uyarınca hukuki yararının olduğu ve davanın açılmasına davalının sebebiyet vermemiş ise de, davalının dava açıldıktan sonra davayı kabul etmeyerek yargılama yapılmasını istediği ve cevap dilekçesinde kendisi hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, bu nedenle HMK’nun 312/son maddesindeki koşulun mevcut olmadığı, HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması gerekirken, davacının sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de; yapılan bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi hükmü gereğince kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin kabulü ile,2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/12/2023 tarih, 2022/28 E., 2023/141 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜ ile; Davacı ...Tic. AŞ. Tarafından Davalı ...aleyhine açılan davanın kabulü ile Davacının ... 500 mg enterik kaplı tablet ürününün ve fiillerinin davalı adına tescilli TR ... sayılı patentine tecavüz etmediğinin TESPİTİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 25,20 TL'nin mahsubu ile 402,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı, 25,20 peşin harç, 3,80 TL vekalet harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 808,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 18.862,40 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25,500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 497,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.666,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52