Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1499
2024/1319
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1499
KARAR NO : 2024/1319
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI : 2020/82 E. - 2021/183 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2016 yılından bu yana erkek kozmetik sektöründe dünyanın birçok ülkesinde tanınan "..." markası adı altında ithalat yapan bir firma olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanan ve TPE nezdinde tescilli 2016/06291 tescil numaralı "kutu" tasarımının müvekkili tarafından ticari faaliyetlerinde kullanıldığını ve üretildiğini, söz konusu tasarım ile içinde bulunan saç şekillendiricinin müvekkilinin en çok satışını yaptığı ürün olduğunu, bu tasarım tescili için 2016 yılında tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin tasarımına ait kutuların davalılar tarafından "... " markası altında üretildiğini ve satışa sunduğunu, bu durumun tespiti açısından Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 2019/111 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden mahallinde delil tespiti yapıldığını, davalılara noter aracılığıyla ihtarname keşide ettiklerini, ancak tescilli tasarımlarına yönelik tecavüz fillerinin devam ettiğini iddia ederek, davalıların müvekkilinin tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasını, şimdilik 117.730,56 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, delil tespitinin yapıldığı tarih itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/02/2021 tarihli dilekçesi ile, 117.730,56 TL olan maddi tazminat talebini ıslah ederek 299.827,10 TL artırmış ve harcını yatırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2020/T-4 SAYILI YİDK kararına konu 2019/03894 sayılı "Kozmetik Kutusu" ürünlerini konu alan çoklu tasarımın tescili için 21/06/2019 tarihinde tasarım tescil talebinde bulunduğunu, müvekkilinin davacı adına tescilli tasarıma tecavüz edildiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, müvekkilinin davacının ticari itibarının zedelendiği iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin serbest rekabet ortamında ticari faaliyette bulunma hakkı olduğunu, asıl, davacının müvekkili hakkındaki suçlamaları nedeniyle ticari itibarını zedelediğini savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1998 yılından bu yana kozmetik ve kişisel bakım ürünleri sektöründe, gerek kendi markaları ile gerekse başka firmalar için fason üretim yapmak suretiyle uzun yıllardır sağlık ve kalite standartlarına uygun olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin davaya konu edilen diğer davalı ...'in hak sahibi olduğu kozmetik kutusu tescilli tasarımı üzerinde herhangi bir hak sahipliği yahut davaya konu plastik kutunun herhangi bir aşamada üretimi veya satışı ile bağlantısı olmadığını, müvekkilinin dava dışı üçüncü kişiler için bu kutu içeriğinde yer alan kozmetik ürünün veya başkaca birçok kozmetik ürünün üretimini gerçekleştirdiğini, davaya konu "Mr. Rebel" markalı kutulu ürünün nihai satışını da müvekkilinin yapmadığı savunarak, müvekkili aleyhinde açılan davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...2016/06291 sayılı "Ambalaj" ürün adlı tasarımın 27/09/2016 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu, davalıların tescilli tasarımın ayırt edilemez derecede benzerini üretip, ticarete konu yapıldığı, bu eylemlerinin davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalıların davacı adına tescilli 2016/06291 tescil nolu tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetlerinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, münhasıran tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasına karar vermek gerekmiştir. SMK'nun 155 maddesi gözetilerek sonraki tarihli davalı tescil başvurusuna değer verilmemiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı tarafın ürün kutusu olan ambalaj tasarımını dolu ürün şeklinde yurt dışına pazarladığı, ambalaj kutusunun tek başına ticari faaliyete konu edilmediği, bu nedenle bu üründen elde edilecek kazancın ve dolayısıyla yoksun kalınan karın tespiti mümkün olmadığı anlaşılmakla, her ne kadar bilirkişi raporunda 299.827,10 TL kazanç kaybı belirtilmiş ise de, raporda da değinildiği üzere, zararın tam olarak tespitinin mümkün olmadığı, bu haliyle maddi tazminat tutarının TBK 50 ve 51 maddeleri uyarınca mahkemece takdirinin gerektiği gözetilerek, davacı yararına 30.000,00 TL maddi tazminat takdir edilmiştir. Davalıların eylemi aynı zamanda davacının tasarımdan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, tecavüzün niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata," hükmedilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dava konusu ürünün sadece kozmetik sektöründe kullanılan bir ürün olmayıp hemen hemen her sektörde kullanılabilen silindirik şekilde bir saklama ve pazarlama kabı olduğunu, silindirin geometrik bir şekil olup evrensel olduğunu, silindir şeklindeki bir saklama kabında tasarım yapılmasının kısıtlı olduğunu, ancak birleşenleri ile yani marka ve desenler ile tasarım oluşturulabileceğini, Davacı yanın bu kabı NISMAN markası ile erkek kozmetiği alanında ürettiği ürünleri yurt dışına ithal ettiğinin kendi beyanları ile sabit olduğunu, Müvekkilinin ise sadece koruma kabını üretip isteyen firmalara yurt içinde satışını yaptığını, bu kabı alan firmaların kendi ürün ve markalarını saklama kabına ekleyerek piyasaya sürdüğünü, bunlardan birinin de MR.RABEL markalı ürün oldugunu, Davacı yanın ürünü ve markası ile bir ilgisi bulunmadığını, silindirik bir kapta yapılacak tasarımın çok küçük dokunuşlar ile kazandırılacak özelliklerden ileri gidemeyeceğini, bu saklama kabının en büyük özelliğinin üzerine monta edilecek marka ve logolar olduğunu, tüketici gözünde ayırt edici en büyük özelliğin marka ve ürün adı olduğunu, Davacı ile müvekkilinin ürünü arasında gözle görülür ayırt edici farklılıklar olmasına rağmen bilirkişi raporunda bu ayrıntıların önemsiz olduğunun belirtildiğini, davacının ürünündeki kapağın çıkıntılarının küçük ve yuvarlak (Daire şeklinde )olup on adet olduğunu, müvekkilinin ürünündeki kapaktaki çıkıntıların ise elips şeklinde (Yatık yumurta şeklinde) sekiz adet olup büyüklüğünün de iki katına yakın olduğunu, ayrıca alt gövde ile üst kapağın arasında kalan bölümün de birbirinden farklı olduğunu, Davacının ürününde her hangi bir renk ve şekil yok iken müvekkilinin ürününde bu bölümün basamaklı ve renkli olduğunu, ayrıca ürünün yapıldığı ham maddenin de dokusunun farklı olduğunu, bilirkişinin bu konuya hiç değinmediğini,-Dünya çapında kullanılan silindirik şekildeki kozmetik kutularında en belirleyici unsurun üzerindeki grafik, marka ve ürün adı olduğunu, tüketicinin pazarlanan emtianın kutusuna göre değil ürünün adına ve markasına göre ayırım yaptığını, dünya çapında saklama kabı olarak aynı ve birebir ürünlerin bulunduğuna dair delil ve belgeler sunduklarını ancak değerlendirmeye alınmadığını,-Müvekkilinin ürettiği ürünün tasarımını ilgili kurumca tescil ettirdiğini ve tescile dayanarak üretim yaptığını, kendisine davacı tarafından ihtarname gönderildikten sonra ise hukuki ihtilaf çözümlenene kadar üretimini durdurduğunu ve hiç bir üretim ve satış yapmadığını, -Bilirkişi raporunda tazminat hesabında da afaki hesaplama olduğunu, Müvekkilinin üretimi ve elde ettiği karın belli olduğunu, Davacının gelirinde bir azalma söz konusu olmadığını, davacının sadece ihracat yaptığını, müvekkilinin ise sadece iç piyasaya üretim yaptığını, müvekkilinin üretimi ve satışı ticari anlamda dikkate alınamayacak, hesaplama yapılamayacak derecede düşük ve bu üründen elde ettiği kar ise hemen hemen hiç olmadığını, çok fahiş bir bedel belirlendiğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümden reddi gerektiğini, -Müvekkilinin sadece plastik ambalaj malzemesi- kutusu ürettiğini, bu amlabaj malzemelerine ürün doldurarak- etiket yapıştırarak satmasının söz konusu olmadığını, Müvekkilinden ambalaj malzemesi alan şirketlerin kendi ürünlerini doldurmakta ve etiketlemekte olduğunu, ürünlerin dolduracağı malzemelerin standart mazlemeler olup, genel amaçlı üretildiğini, Davacı tarafın kendine ait olduğunu iddia ettiği tasarımı kendisi bulması sözkonusu olmadığı yeni yaratılmış veya özel olarak tasarlanmış ambalaj malzemesi olmadığını, kozmetik ürünlerinin veya benzer ürünlerin konulduğu malzemelerin öncelikle belirli miktar ürün alabilecek seçeneklerde, 50 ml-100 ml-200 ml gibi ürün alabilecek kapasite ve büyükte üretildiğini, Davacının adına tescil ettirdiği tasarımın özel bir çalışma gerektirmeyen tescilden önce dahi piyasada kullanılan bir ürün olduğunu, ambalaj malzemelerinin kullanılış kolaylığı itibari ile birbirine benzerlik arz ettiğini, Müvekkilinin adına tescilini yaptırdığı tasarımın da davacının da tasarımının ambalaj malzemesi olduğunu, Müvekkilinin davacının ürettiği saç jölesi veya kozmetik ürünlerini üretmesi de sözkonusu olmadığından Mahkemece piyasadaki benzer ambalaj malzemeleri de dikkate alınarak değerlendirmesi gerekirken müvekkilinin MR Rebel markası adı altında ürün ürettiği satış yaptığı varsayımı ile değerlendirme yapılması ve davanın kabulüne karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu,-Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılmış olan tasarımın iptali davasının sonucu beklenmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 2019/111 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden mahallinde delil tespiti ile yapılan tespit neticesinde yazılan bilirkişi raporunda davalılar tarafından müvekkilinin tescilli tasarımına yönelik tecavüzün varlığının açıkca ortaya koyulduğunu, Yerel Mahkeme dosyası kapsamında bilirkişi heyeti tarafından sunulan iki adet raporda da hem davalıların tasarım tecavüzü gerçekleştirdikleri tespit edildiğini, hem de bilirkişi mali müşavir tarafından müvekkilinin uğradığı zararın net olarak, ticari defterler ve tecavüz teşkil eden ürün adetleri de göz önünde bulundurularak tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin bilirkişi raporlarında sunulan müvekkilinin kâr kaybının ve zararının hesaplandığı tutarları dikkate almayarak TBK 50 ve TBK 51. maddeleri çerçevesinde hatalı hüküm kurduğunu, Yerel Mahkeme tarafından kabul olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin kararın somut olay dahilinde müvekkilinin zararını karşılamaz nicelikte olduğunu, hükmolunan tazminat tutarlarının hakkaniyeti sağlamadığını, Müvekkilinin tasarımına verilen itibari zararın da kesinlikle karşılanmadığını, Davada talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının tamamına hükmedilmesi gerekmekte iken verilen davanın kısmen kabul kararının yerinde olmadığını, Davalılardan ... Kozmetik ticari defterlerini dahi sunmadığından, davalının kazancının lehlerine yorumlanması gerekirken aleyhlerine yorumlandığını, Davalılardan ...'nin defterlerinden tasarım tecavüzü gerçekleştirerek, ... Kozmetik ile ortaklık yapmak neticesinde kazanç elde ettiği ispat edilmişken TBK 50 ve TBK 51. Maddeleri gerekçe gösterilerek kurulan düşük tazminatlara ilişkin hüküm hakkaniyete uygun olmadığını-Yerel Mahkeme tarafından tasarım hakkı tecavüzünün varlığı, önlenmesi, durdurulması ve haksız rekabetin varlığı tespit edilmiş olmasına rağmen, iş bu yönde müvekkil lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerekirken karar verilmediğini, davada birden fazla talep bulunmakta (objektif dava birleşmesi) ve her bir talep ayrı dava konusu olabilecekken usul ekonomisi gereği tek bir davada ileri sürülen ve kabul edilen her bir talep için müvekkili lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, -Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında bilirkişi raporlarında belirlenen zarar hesaplamalarını dikkate almayarak TBK 50 uyarınca takdir yetkisini kullanmak suretiyle karar verdiğini belirttiğinden, Davanın reddedilen kısmının yerel mahkemece takdir hakkının kullanılması nedeniyle ortaya çıkması nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin kısmen müvekkili üzerinde bırakılmasının hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini,-Müvekkilin tasarımının aynısını TPE nezdinde tescil ettiren davalının taklit tasarımının iş bu yerel mahkemenin kararından önce ikame edilen başka bir dava ile hükümsüz kılındığını, davalı tasarım tescilinin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2020/63 Esas ve 2021/280 Karar numaralı karar sayılı dosyada görülmüş olan dava neticesinde hükümsüz kılındığını, Marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğini, tazminatların tutarlarına ilişkin verilen kararın, dava öncesi davalılara gönderilen ihtarname masrafı da dahil olmak üzere, müvekkilinin tecavüzü ispat sürecinde yaptığı masrafları dahi karşılayamayacak miktarda olduğunu, -Yerel Mahkemenin müvekkilinin yoksun kaldığı kârın ve dolayısıyla uğradığı zararın hesaplandığı bilirkişi raporlarına itibar etmediğini, dosyaya sunulan İçtihat metninde sayılan mahalinde ele geçirilen ürünlerin sayısı, uzmanların bu sayılara göre yaptıkları hesaplamaların Yerel Mahkeme nezdinde dikkate alınmayarak karar verildiğini, Dava dosyasında yer alan ve Davalılardan ... Kozmetik vekili tarafından sunulan "26.07.2021 tarihli Bilirkişi Ek Raporuna karşı itiraz ve beyanlarımızın sunulmasından ibarettir." Konulu dilekçede şu ibarelere yer verildiğini, " ..Bu takdirde bilirkişinin yaptığı hesaplama neredeyse 1/3 oranında fazla olmuştur. Şöyle ki bilirkişi raporundaki hesap tablosunda sadece bu husus düzeltildiğinde dahi hesaplanan tazminat tutarı aşağıda da görüleceği üzere 299.827,10 TL yerine, 116.632,80 TL olacaktır." davalıların dahi müvekkilin zararını bilirkişi raporlarına istinaden, Yerel Mahkemenin müvekkil lehine hükmettiği 30.000 TL olan maddi tazminat tutarından fazla hesapladığını, davalıların ekonomik durumunu gözeterek düşük tutarda tazminata hükmedildiğini ancak müvekkilinin uğradığı zarar ve itibar kaybının Yerel Mahkeme tarafından gözetilmediğini, kalite farkının da bilirkişilerce dahi tespit edildiğini, iş bu kalite farkının da tüketici nezdinde karıştırılacak olan tasarımlar nedeniyle müvekkili nezdinde itibar kaybına yol açtığından 10.000 TL tutarında hükmolunan manevi tazminat tutarının kaldırılarak 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini,
-Zararın tam olarak hesaplanamaması gerekçesi olarak müvekkilinin boş ambalaj kutusu pazarlamadığı gerekçesi sunulduğunu, müvekkili şirket kutularının tasarımının, kutularının görseli, tasarımının kullanım kolaylıklığı, ambalaj tasarımlarındaki başarısı ile piyasada tanınır hale geldiğini, Müvekkilinin kutularının içini doldurduğu wax ürünü ile piyasada tanınır hale gelmediğini, Müvekkilinin tasarımı o kadar popüler olmuştur ki taklitleri ortaya çıkmış olduğunu ve yurtdışına veya yurtiçine davalılarca pazarlanarak kâr elde edildiğini, müvekkilinin yaptığı işin bütününü yapmak için, davalılar olan iki firma birleşerek, müvekkilinin daha önce işlem yaptığı kişilerle kötüniyetli olarak anlaşmak suretiyle, daha ucuza, kalitesiz kutu üreterek satış işlemi gerçekleştirdiğini, kısaca müvekkilinin sadece tasarım tescilli ambalajlarını, içini herhangi bir kozmetik sıvı ile doldurmadan satabilecek nitelikte ve nicelikte ambalaj üretmesi ile piyasada tanındığını, tecavüz gerçekleştirilen tescilli tasarımın içindeki wax ürünü harc-ı alem bir ürün olduğunu, müvekkili lehine sadece 30.000 tl maddi ve 10.000 tl manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmeyeceğini, 2 kez alınan bilirkişi raporlarında bilirkişilere wax maliyetinin sorulması görevi tevdi edilebilecekken edilmediğini, mahkeme kararının kısmen red olunan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini, tazminat tutarlarının kısmen red olması dolayısıyla davalılar vekilleri lehine vekalet ücreti doğması dolayısıyla, ve iş bu karar icrai işleme konulduğunda müvekkilin telafisi imkansız zararları oluşacağından, kararın infazının önlenmesi için istinaf süresince tehiri icra kararı verilmesini, davanın maddi tazminat yönünden dava süresince talep ettikleri şekli ile 299.827,10 TL olarak ve manevi tazminat yönünden 20.000 TL olarak kabul edilmesine, davalılar lehine hükmedilen red vekalet ücretine ve müvekkili üzerine bırakılan yargılama giderlerine ilişkin kararın kaldırılması ile tasarım hakkı tecavüzünün tespiti dolayısıyla vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken verilmemesi dolayısıyla vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konulması, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, 2016/06291 sayılı "Ambalaj" ürün adlı tasarımın 27/09/2016 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davaya dayanak olarak Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/111 D.İş sayılı dosyasında mahallinde yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, belirtilen ikametlerde yapılan inceleme neticesinde, ... Kozmetik Maddeleri Sanayi ve Tic.Ltd.Şti firmasında 6.144 adet (iki palet) tasarım olarak çok benzer ürüne rastlanmış olduğunu, firma yetkilisi tarafından da iki palet ürün daha üretilip, sevk edildiği bilgisi verildiğini, toplamda 12.228 adet ürün olduğunu, ...Sinegrafi firma yetkilisi, bahsi geçen ürünlere kendisinin marka basımı yaptığını, fakat elinde ürün olmadığını bildirdiğini, ... Plastik firmasında ise yetkili bulunamadığını, kanuna göre ürünlerin izinsiz olarak çok benzerlerinin üretilip satışa hazır duruma getirildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 25/01/2021 havale tarihli raporlarında sonuç olarak, davacı tarafa ait 2016/06291 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait ürünlerin kendisine ait 2019/03894 numaralı tasarım tescili kapsamında olduğu, dava konusu kullanımları gerçekleştiren her iki davalı yanın davacı yana ait 2016/06291 kod numaralı tasarım ile iltibas yaratacak kullanımları ile davacı yana ait tasarım tesciline tecavüz teşkil eder kullanımlar gerçekleştirdiği, davalı ...'in davacı yanın tasarım tescilinden sonra tarihli tescilli olan 2019/03894 kod numaralı tasarımını davacı yana karşı savunma argümanı olarak ileri sürebilmesinin ise SMK'nın 155. Madde hükmü gereği kabul edilemeyeceğini, mali yönden yapılan incelemede; davacının, davalı ...'den talep edebileceği maddi tazminat miktarının 299.827,10 TL olarak hesap edildiği, davacının satışlarının yurt dışı olması nedeniyle satış fiyatının yabancı para cinsinden belirlenmesi, dolayısıyla her iki taraf satış fiyatları arasında davacı lehine en az üç katı fark bulunması ve davalının çok düşük olduğu görülen mali verileri de dikkate alındığında, davacının 299.827,10 TL olarak hesap edilen talep edebileceği maddi tazminat miktarının mahkemenin takdirinde olduğu, diğer davalı ....Tic.Ltd.Şti vekiline yerinde inceleme için gönderilen e-mail mesajına karşılık verilen cevap sonucunda, istenilen sürede yerinde inceleme yapılamamış olduğundan, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespit edilemediği belirtilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi kök raporuna itirazı üzerine, heyetçe hazırlanan 26/07/2021 tarihli ek raporda sonuç olarak, davacı tarafa ait 2016/06291 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı tarafların itirazlarının mali yönden incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, kök rapordaki görüşleri değiştirecek veya ilave edilecek bir husus bulunmadığı, davacı tarafın ürettiği ürünleri ihraç etmesi gözetilerek, bu hususun tazminat tutarına etkisi olup olmadığına ilişkin değerlendirme sonucunda, davacının ürettiği ürünleri dolu wax kutusu olarak ihraç etmesinin, davacının boş wax kutusu satış fiyatlarının, davalının satış fiyatlarının 3-3,5 katı satış fiyatı olmasına yol açtığı, dolayısıyla tazminat tutarına davacı lehine olumlu yönde, davalı aleyhine olumsuz yönde etkisi olduğu, ancak her iki işletme arasında büyük orandaki gelir-gider farkının, davalının dava konusu ürününün kalitesine, satış fiyatlarına ve maliyet fiyatlarına muhtemel (ihtimal dahilinde) davalı lehine olumlu yönde, davacı aleyhine olumsuz yöndeki etkisi birlikte değerlendirildiğinde, kök raporda 299.827,10 TL olarak hesap edilen maddi tazminat tutarının, Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. maddeleri kapsamında belirlenmesi ile hakkaniyet indirimi yapılması takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davalı istinaf istemine ilişkin olarak;6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 81. maddesine göre aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz olarak sayılmıştır. a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. Tasarım hakkı sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir.
Somut olaya dönüldüğünde, davacı adına tescilli 2016/06291 sayılı "Ambalaj" ürün adlı tasırım için tespit raporları bulunduğu, ayrıca Mahkemece bilirkişi kök ve ek raporlarının aldırıldığı, söz konusu raporların bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu, davalının iş yerinde Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/111 D.İş sayılı dosyasında mahallinde yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, ...Tic.Ltd.Şti firmasında 6.144 adet (iki palet) tasarım olarak çok benzer ürüne rastlanmış olduğu firma yetkilisi tarafından da iki palet ürün daha üretilip, sevk edildiği bilgisi verildiğini, toplamda 12.228 adet ürün olduğu tespitinin yapıldığı, dava konusu tasarımların “Ambalaj / Kozmetik Kutusu” tasarımı olduğu, davalı tasarım tescilinin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2020/63 Esas ve 2021/280 Karar numaralı karar sayılı dosyada görülmüş olan dava neticesinde hükümsüz kılındığı, iki tarafın tasarımların dikey konumlanmış silindir oranlarda temel geometrik biçimde olup, kapak ve gövdenin kenar köşe yapıları ve yüzey özellikleri ile farklılaştığı, karşılaştırılan tasarımların kapakları benzer geometrik oranlarda olup, her iki tasarımda da üst yüzeyde benzer içerlek daire bir yüzey yer aldığı, kapağın üst kenarı pah kırılmış yapıda olup, oluşan pah yüzeyi üzerinde dairesel biçimde sıralı yerleşmiş iç bükey yüzeyler yer aldığı, davacı tarafa ait 2016/06291 numaralı tasarım tescilinde yer alan bu yüzeyler dikey konumlanmış yumurta formunu andıran eliptik çizgide iken, davalı tarafa ait üründe yer alan yüzeyler yatay konumlanmış eliptik yapıda olduğu, davacı tarafa ait 2016/06291 numaralı tasarım tescilinde kapağın alt kenarına yakın konumda birbirine paralel üç adet çizgisel kanal yer almakta iken, davalı tarafa ait üründe olmadığı, her iki tasarımda da kapak gövde ilişkisi benzer biçim, oran ve yapıda olduğu, tasarımların bütüncül algısında ayırt edici nitelik oluşturmadığının tespitinin yapıldığı, bu nedenle davalının tasarım tecavüzü oluşmadığına ilişkin ve harcı alem olduğuna ilişkin davacı tasarımı tescilli olması ve hükümsüzlüğüne ilişkin talep bulunmaması nedeniyle istinaf isteminin reddinin gerektiği, Davalı yan her ne kadar söz konusu ürünlerin sadece kutusunu ürettiğini ileri sürmüş ise de, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 81. maddesinde yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz olarak sayılmış olup, seçimlik hareketlerden üretmek, piyasaya sunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak fiillerinin de tasarımdan doğan hakka tecavüz oluşturduğu dikkate alındığında, davalı eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı, davacının işbu davaya konu ettiği ürünlerin sadece kozmetik sektöründe kullanılan bir ürün olmayıp hemen hemen her sektörde kullanılabilen silindirik şekilde bir saklama ve pazarlama kabı olduğunu, silindirin geometrik bir şekil olup evrensel olduğunu ileri sürmüş ise de, 6769 s SMKnın aradığı şartları haiz olmayan, yenilik ve/veya ayırt edicilik unsurları bulunmayan ürünler olduğunu ileri sürmüş olup, eldeki davanın tasarımdan doğan hakka yönelik tecavüzün tespiti davası olduğu, davalının belirtilen savunmasının ancak tasarımların hükümsüzlüğüne yönelik olarak açılan hükümsüzlük davalarında bir hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülebileceği anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılmış olan tasarımın iptali davasının sonucu beklenilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de SMK 155. Md. uyarınca davalının sonraki tescilini savunma sebebi olarak ileri süremeyeceği ve yargılama sürecinde tasarımın hükümsüz kılındığı ve beklenilmesi gerekli bir husus kalmadığı anlaşılmıştır.Davacının tazminat talebinin SMK'nun 151/2-a maddesi uyarınca ''sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' yöntemine göre ileri sürüldüğü, davacı yanın ve davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan mali bilirkişi raporunda, tasarımlara ilişkin mahrum kalınan satış adetleri dikkate alınarak, ihlal dönemindeki ortalama satış birim fiyatı hesaplanmak suretiyle satış tutarının belirlendiği, ancak davacının satışının yurt dışı satış olması ve davalı verileri ile uyuşmaması ve diğer davalı ....Tic.Ltd.Şti'nin kayıtları incelememesi nedeniyle tespit yapılamadığı, TBK 50. Maddeye göre tazminat miktarına hükmedilmesinin yerinde olduğu, ayrıca SMK 151/3. Maddesi uyarınca ihlalin boyutu, davacının yurt içi değil yurt dışı satışı olduğu, davalının satışlarının yurt içi olması nedeniyle bilirkişilerce kur farkından kaynaklı zarar hesabı yapıldığı dikkate alınarak, TBK 50. Maddeye göre hükmedilen maddi tazminat miktarının da, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin maddi ve manevi tazminata yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacının istinaf başvurusu incelendiğinde;Davacının tazminat talebinin SMK'nun 151/2-a maddesi uyarınca ''sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' yöntemine göre ileri sürüldüğü, davacı yanın ve davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan mali bilirkişi raporunda, tasarımlara ilişkin mahrum kalınan satış adetleri dikkate alınarak, ihlal dönemindeki ortalama satış birim fiyatı hesaplanmak suretiyle satış tutarının belirlendiği, ancak davacının satışının yurt dışı satış olması ve davalı verileri ile uyuşmaması ve diğer davalı .....Tic.Ltd.Şti'nin kayıtları incelememesi nedeniyle tespit yapılamadığı, TBK 50. Maddeye göre tazminat miktarına hükmedilmesinin yerinde olduğu, ayrıca SMK 151/3. Maddesi uyarınca ihlalin boyutu, davacının yurt içi değil yurt dışı satışı olduğu, davalının satışlarının yurt içi olması nedeniyle bilirkişilerce kur farkından kaynaklı zarar hesabı yapıldığı dikkate alınarak, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının da, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Tecavüzün tespiti talebi yönünden ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, yazılı şekilde tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden yalnızca bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, tespit hükmünün dayanağı olan eylemin ortak olması, gerek tasarım hakkına tecavüz ve gerekse haksız rekabete konu eylemlerin ayrı ayrı fiillerden kaynaklanmıyor olması nedeniyle tek tespit hükmünden dolayı tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında bilirkişi raporlarında belirlenen zarar hesaplamalarını dikkate almayarak TBK 50 uyarınca takdir yetkisini kullanmak suretiyle karar verdiğini ve karşı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilmiş ise de, karşı vekalet ücretinin reddilen kısım yönünden de verilmesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, TBK 50 uyarınca takdir yetkisini kullanmak suretiyle verilen kısım yönünden verilmeyeceğine dair yasal bir düzenleme de bulunmadığından bu konudaki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince davacı ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarih ve 2020/82 E., 2021/183 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.370,99 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 700,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.670,99 TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibarn 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52