Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1396
2024/1315
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1396 Esas
KARAR NO: 2024/1315
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2021
NUMARASI: 2018/1008 E. - 2021/539 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin su deposu imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, su deposu imalatında kullanılacak malzemenin davalı .... A.Ş'den temin edildiğini, müvekkili şirket ile davalı .... A.Ş arasında süregelen bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketten satın alınmak üzere sipariş verilen malzeme bedelleri yönünden, malzeme teslim alınmadan avans niteliğinde ödemeler yapıldığını, taraflar arasında imzalanan 16/03/2016 tarihli Hesap Mutabakatıyla, davalı ... A.Ş'nin müvekkili tarafından verilmiş olan çeklerin 376.628,49 TL'si karşılığında mal teslim etmediğinin ve davalı şirketin bu miktar kadar müvekkilime borçlu olduğunun kabul edildiğini, dava konusu edilen ve malzeme teslimi olmadığı için bedelsiz kalan 14 adet çekin ... A.Ş tarafından kötü niyetli olarak diğer davalılar olan Faktoring şirketlerine cirolandığını, Faktoring şirketlerinin de Faktoring işlemlerinde uyulacak usûl ve esaslar hakkındaki yönetmeliğe aykırı davranarak kötü niyetli olarak bedelsiz çekleri temlik aldığını belirterek dava konusu çeklerin toplam 376.628,49 TL'lik kısmı yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı tespit edilen ve müracaat hakkı bulunduğu çekler yönünden, bu haklarının saklı tutularak müvekkili şirketin hak sahipliğinin tespitine ve devamına ve hak sahibi olunan bu çeklerin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin İstanbul olup davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davacı şirket ile diğer davalı ... A.Ş arasındaki ticari uyuşmazlığın tarafı olmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu ... nolu çeklerin iktisabında müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi konumunda olduğunu, müvekkili ile davalılardan ... A.Ş arasında düzenlenen 09/08/2012 tarihli Faktoring Sözleşmesine istinaden müvekkiline cirolanan çeklerin, müvekkili şirket tarafından temlik alındığı tarihte yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. Maddesi kapsamında davacının, ... A.Ş ile aralarında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan şahsi def'ileri faktoring şirketi olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılardan ... A.Ş arasında 07/12/2015 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında da 24/11/2015 ve 25/11/2015 tarihli faturalar doğrultusunda dava konusu ... nolu çekin teslim alındığını, müvekkilinin adresinin İstanbul olup davaya bakmakta yetkili mahkemenin ise İstanbul Mahkemeleri olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. Maddesi kapsamında davacının, ... A.Ş ile aralarında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan şahsi def'ileri faktoring şirketi olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketin, Faktoring Kanunu ve Yönetmeliğine uygun şekilde faktoring işlemi gerçekleştirdiğini ve müvekkili şirketin, alacağın temlikinde izlenecek tüm usûl ve esasları tamamıyla yerine getirdiğini, müvekkili faktoring şirketinin iyiniyetli 3. Kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... nolu çeklerin iktisabında müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkili şirketin adresinin Beykoz / İstanbul adresi olup davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili ile davalılardan ... A.Ş arasında düzenlenen 12/12/2012 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesine istinaden müvekkiline cirolanan çeklerin, müvekkili tarafından henüz Bankaya ibraz edilmeden dava açıldığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, gerek 12/12/2012 tarihli Faktoring Sözleşme tarihi, gerek dava konusu edilen çeklerin keşide tarihleri ve gerekse de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. Maddesi kapsamında davacının, Alfen Makine ve Armatür Sanayi A.Ş ile aralarında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan şahsi def'ileri faktoring şirketi olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili faktoring şirketinin kesin ve net olarak iyiniyetli müktesip 3. Kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava, Menfi Tespit davası olup davacı taraf, dava dışı ...A.Ş. İle arasında var olan ticari ilişki gereği avans niteliğinde ödemeler yaptığını, davalı şirketin mal temin ettiğini, 2016 yılı itibariyle yapılan ödemeler ve mal alım bedelleri karşılaştırıldığında verilen 14 adet çekin toplam 376.628,49-TL lik kısmı için mal alınmadığını 16/03/2016 tarihli mutabakatta da çeklerin 376.628,49-TL 'si karşılığında mal teslim edilmediğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle çeklerin bedelsiz kalmış olması nedeniyle borçlu olmadıklarını ve factoring şirketlerinin de alacağın temliki hükümlerine göre sorumlu olup şahsi definin factoring şirketlerine karşı da ileri sürülebileceğini iddia etmektedir. Mahkememizce yaptırılan defter incelemeleri sonucunda dava dışı ... firmasına C factoring şirketi ile 12/12/2012 tarihli factoring sözleşmesi, ... şirketi ile 12/08/2015 tarihli factoring sözleşmesi ve... şirketi ile 07/12/2015 tarihli factoring sözleşmesi kapsamında kredi kullandırım işlemlerinin yapıldığı, ... firmasının faturalandırılmış alacakları için ödeme vasıtası olarak 3 adet çekin C factoringe, 3 adet çekin ... ve 1 adet çekin...'e ciro yolu ile devir ve temlik ettiği, toplamda 7 adet çek bedeli olan 216.854,00-TL nin vadelerinde tahsil edilmiş olduğu, gerçekleştirilen tüm factoring işlemlerinin 6361 sayılı yasa çerçevesinde factoring teamül ve kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, muhasebeleştirildiği, kayıt edildiği,raporlandığı ve belgelerin saklandığı yani yasal yükümlülüklerin yerine getirilmiş olduğunun anlaşıldığı, Davacı ...etiş firması ile dava dışı Alfen şirketi arasında var olan ticari ilişki kapsamında çeklerin bedelsiz kaldığı defi temel ilişkiden kaynaklı şahsi bir defi olup asıl uyuşmazlık bu şahsi defi'nin factoring şirketlerine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği hususu olduğu, davacı taraf her ne kadar factoring işlemlerinin alacağın temliki hükümlerine tabi olup TBK 188 mad.gereğince şahsi defilerin davalı factoring şirketlerine karşı ileri sürülebileceğini beyan etmiş ise de 6361 sayılı yasanın 9/3 mad'de"Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla factoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri factoring şirketine karşı ileri süremez .. meğer ki factoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun " hükmüne yer verilmiş olup 6361 sayılı yasa 13/12/2012 tarihinde yürürlüğe girmiş ve somut dava yönünden gerek davanın açılış tarihi gerek factoring sözleşmeleri ve gerekse çeklerin tarihleri itibariyle uygulama alanı bulmaktadır. TBK hükümlerine göre özel kanun olan 6361 sayılı yasa davalı factoring şirketleri yönünden hüküm ihtiva etmektedir.Buna göre 6361 sayılı yasanın 9/3 mad.gereğince bile bile borçlunun zararına hareket etme durumu hariç olmak üzere temel ilişkiden kaynaklı şahsi defiler factoring şirketlerine karşı ileri sürülemeyecektir. Factoring şirketlerinin kötüniyetle ve bile bile borçlunun zararına hareket ettikleri somut davada ispat edilememiş olup bedelsizlik iddiasına yönelik şahsi defi davalılara karşı ileri sürülemez.İspatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş davacı tarafın kötüniyetle harekette bulunduğu kanıtlanamamış olduğundan talep edilen ve şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı müvekkili şirketin su deposu imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, Müvekkili şirketin su deposu imalatında kullanılacak malzemeleri dava dışı ... A.Ş'den temin ettiğini, ticari ilişki nedeniyle dava dışı şirket ... avans niteliğinde çek yada nakit olarak ödemeler yaptığını, cari hesaba göre müvekkilinin 305.614,43 TL alacaklı duruma düştüğünü,16.03.2016 tarihli hesap mutabakatına göre de ödemelerin de avans niteliğinde olduğunu kabul ettiğini, dava dışı şirket tarafından davalı şirketlere cirolanan çeklerin mal teslimi olmadığı için bedelsiz kaldığını, müvekkili şirketin bu çekler yönünden herhangi bir borcu bulunmadığını, Davalı Faktoring Şirketlerin ilgili yasal mevzuat gereği yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İstihbarat Çalışması" başlıklı 5.maddesine göre gerekli araştırmalar yapılmadan alacağın temlik alındığını, Mezkur madde hükmünde de görüleceği üzere faktoring şirketlerin öncelikli olarak borcun varlığını teyit etme yükümlülüğü olduğunu, müvekkili şirkete dahi başvurulmadığını, -Davalı Faktoring Şirketlerinin hukuka ve yasaya aykırı şekilde tesvik edilmeyen alacakları temlik aldıklarını, Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (FKFFTŞK) 9/2 madde hükmüne göre; dava konusu çeklerin karşılığında dava dışı şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir mal teslimi yapılmadığından işbu çeklere ilişkin herhangi bir fatura ve benzeri belge de bulunmadığını, Davalıların borcun varlığını teyit etmedikleri gibi belgelerle teşvik edilmeyen alacakları temlik alarak bir kez daha hukuka aykırı şekilde hareket ettiklerini,-İşbu dava konusu çekler karşılığında müvekkiline mal teslimi gerçekleşmediğinden factoring şirketlerinin uhdesinde fatura bulunması halinde bu faturanın mükerrer olması yada gerçeği yansıtmayan belge olması muhtemel olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususun araştırılmadığını, her ne kadar bir kısım davacıların temlik aldıkları alacaklara ilişkin olarak faturaları olduğunu iddia etmişse de bu husus gerçeği yansıtmadığını, Davalıların temlik aldıkları çeklerin karşılığında mal teslim edilmeyen çekler olduğunu, dava dışı ... A.Ş 'nin de bu çeklerin karşılığında herhangi bir mal teslimi yapılmadığını ikrar ettiğini, ayrıca Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/311 E. Sayılı dosya kapsamında yapılan incelemede de dava konusu çeklere ilişkin olarak herhangi bir fatura yada belgenin bulunmadığının sabit hale geldiğini, yerel mahkeme tarafından bir kısım davalıların iddia ettikleri faturaların uygunluğunun incelenmediğini, işbu faturaların mükerrer yahut hukuka aykırı düzenlendiklerini, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Mükerrer fatura kullanımının önlenmesi" başlıklı 6.maddesine göre, temlik olunan alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu teşvik edecek olan fatura ve benzeri belgelerin gerçeği yansıtan ve hukuk kurallarına uygun düzenlenmiş belgeler olması gerektiğini, Faturaların yasaya aykırı yada mükerrer olması halinde de factoring şirketlerinin sorumluluğu doğduğunu, Yargıtay 19. H.D 04.12.2013 tarih 2013/12683 E. 2013/19386 K. Sayılı kararında da bu hususa değinildiğini, Yerel mahkeme tarafından müvekkili şirket kayıtlarında dahi yer almadığı ortada olan faturaların davalıların alacakları usul ve yasaya uygun şekilde temlik aldığını, bu sebeple defilerin davalılara karşı öne sürülemeyeceğini,-Factoring işlemlerinin TBK 188 madde hükmü gereği alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, müvekkili şirket tarafından bedelsizliğe dayanan defilerin alacağı temlik alan davalı şirketlere karşı da ileri sürülebileceğini, davalıların gerçekte mevcut olmayan bir alacağı temlik alamayacakları gibi davacı müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki ilişkiyi bilmediklerinden bahisle iyi niyet iddiasında da bulunamayacaklarını, Yargıtay 19. HD. 03.07.2014 tarih 2014/3126 E. 2014/12260 K. Sayılı kararında, Yargıtay 19. HD. 13.11.2014 tarihli 2014/11664 E. 2014/16177 K. Sayılı kararında, Yargıtay 19. HD. 14.10.2014 tarih 2014/12305 E. 2014/15102 K. Sayılı kararında da bu hususun açıklandığını, Yerel mahkeme tarafından davalıların kötüniyetle ve bile bile borçlunun zararına hareket etmedikleri sürece şahsi defilerin davalılara karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle işbu davanın reddedildiğini ancak Yargıtay içtihatları gereğince kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay HGK., E. 2017/900 K. 2019/591 T. 21.5.2019 sayılı kararında da "Özetlemek gerekirse; factoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 818 sayılı BK'nın 167/1 (TBK, md. 188/1) maddesi uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya (müşteriye) karşı ileri sürebileceği defi ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Burada Yönetmeliğin 22/2 ve yürürlük tarihine göre 6361 sayılı FKFFŞK'nun 9/2 maddesi uyarınca kambiyo senedi sebebe bağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6762 sayılı TTK'nın 599. (6102 sayılı TTK ,md.687) maddesinde öngörülen "hamilin senedi kötüniyetle iktisap etmesi gerektiği" koşulu aranmayacaktır. Zira, Yönetmeliğin 22/2. ve yürürlük tarihine göre FKFFŞK'nın 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlanmaktadır. Sebebe bağlanan bu alacağın faktoring şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümleri yatmaktadır." demek suretiyle bu husus açıkça belirtildiğini, 6361 sayılı kanunun 9/2 madde hükmünden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmeden işbu dava konusu çekleri cirolayan davalıların iyiniyetli olduğunun kabulünün de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacı müvekkili şirketin çekin bedelsizliğine dayanan şahsi defilerini, davalı faktoring şirketlere karşı ileri sürebileceğinin yasa ve Yargıtay içtihatları gereğince açıkça ortada olduğundan, davalarının kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacının müvekkiline karşı borca itirazı, iş bu davayı açmasının haksız olduğunun dosyadan alınan bilirkişi raporu ve yerel mahkemenin kararı ile sabit olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, alınan bilirkişi raporları ile davacının davasının müvekkili şirket yönünden haksız olduğunun tespit edildiğini, 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında müvekkili şirket yönünde, davalı faktoring şirketlerinin iyi niyetli hamil konumunda olduğu, hizmet kusuru,zarar ve iade sorumluluğu bulunmadığının açıkça ifade edildiğini, 24.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkili ... A.Ş. yönünden yapılan incelemede ispat yükü üzerinde olan davacının; davalı ...'in davaya konu çeki iktisabında, poliçeyi iktisap ederken bile bile davacı borçlunun zararına hareket ettiğini ispat olunamadığının belirtildiğini, bilirkişi raporlarında sabit olduğu üzere müvekkili şirketin dava konusu çeki; mal veya hizmet satışından doğan kanunda belirtilen usul ve şartları taşıyan fatura, faktoring sözleşmesi ve çek teslim bordrosuyla birlikte usul ve yasalara uygun şekilde teslim aldığını, iyiniyetli meşru hamil sıfatında olup yukarıda belirtilen kanun hükümleri uyarınca davanın müvekkili şirkete yöneltilebilmesinin mümkün bulunmadığından davacının tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi İstinaf Dilekçesinde Özetle; -Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, Davacının istinaf talebinin esastan reddi gerektiğini, bilirkişi raporlarının yeterli olduğunu,-Katılma yoluyla Yerel Mahkeme kararının "vekalet ücretine ilişkin bölümü" açısından kısmi istinaf başvuruları olduğunu, Menfi Tespit Konulu davada herbir davalı açısından dava konusu yapılan tutarların, dava değerleri(müddeabihler)farklı farklı tutarlarda bulunduğundan davanın reddi nedeniyle her bir Davalı açısından dava konusu yapılan farklı farklı tutarların, farklı farklı dava değerleri(müddeabihler)nedeniyle her bir davalı açısından/herbir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ve Davacıdan ayrı ayrı tahsiline dair karar verilmesi gerekir iken, davanın reddi kararı nedeniyle Davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmolunduğunu, Menfi Tespit Konulu davada birbirinden farklı tüzel kişiliğe sahip 3 ayrı davalı şirket olduğunu, herbir davalı açından dava konusu yapılan tutarlar/dava değerleri/müddeabihlerin ayrı ayrı/farklı farklı tutarlar olduklarını, Davanın konusunu Davalı 1- ... A.Ş'ne, 2-... A.Ş'ne ve 3-... A.Ş 'ne verilen 7 Adet Toplam 216.854,00TL'lık Çekler oluşturduğunu, dava konusunu oluşturan 7 Adet Toplam 216.854,00TL'lık çeklerin herbir davalı faktorıng şirketi açısından dava konusu yapılan tutarları ise /herbir davalı açısından dava konusu yapılan tutarlar/dava değerleri/müddeabihler ise; Davalılardan ; 1-... A.Ş yönünden Menfi Tespit Davası konusu yapılan tutar/DAVA DEĞERİ/MÜDDEABİH (gerekçeli kararın 4.sayfasında da belirtildiği üzere )1 Adet Çek Bedeli tutarı olan 34.515,00TL, 2- ... A.Ş yönünden dava konusu yapılan tutar/DAVA DEĞERİ /MÜDDEABİH (gerekçeli kararın 4.sayfasında da belirtildiği üzere )3 adet Çek Bedeli tutarı toplamı olan 71.465,00TL, 3-... A.Ş yönünden dava konusu yapılan tutar/DAVA DEĞERİ/MÜDDEABİH İSE (gerekçeli kararın 4.sayfasında da belirtildiği üzere )3 adet Çek Bedeli tutarı toplamı olan 110.874,00 TL olduğunu, her 3 Davalı Faktorıng Şirketi açısından ayrı ayrı dava konusu yapılan tutarların/dava değerlerinin/müddeabihlerin ayrı ayrı/farklı farklı tutarlarda olduğu gözetildiğinde, davanın reddi nedeniyle herbir davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin herbir davalı açısından dava konusu yapılan ayrı ayrı/farklı farklı tutarlar/dava değerleri/müddeabihler üzerinden her bir davalı açısından ayrı ayrı nisbi vekalet ücreti hesaplanarak herbir davalı lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini, Davalı Müvekkili Şirket ... A.Ş yönünden dava değeri olan 110.874,00 TL üzerinden davalı müvekkil şirket lehine vekalet ücreti hesaplanarak , karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 14.483,03TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı müvekkili C Faktorıng A.Ş'ne verilmesine karar verilmesi gerektiğini, ilamın vekalet ücretine ilişkin kısmının ileride icrası açısından da sorun oluşturacağını kaldırılması gerektiğini, -Katılma yoluyla Yerel Mahkeme Kararının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin bölümü açısından, Kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin bu bölümünün usul ve yasaya uygun bulunmadığını, Yerel Mahkemedeki yargılama nedeniyle istihsal olunan ve davanın reddi gereği açısından hükme esas alınan dosyada mevcut Bilirkişi Raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerden de açıkça görüleceği üzere, Davalılardan Müvekkili Şirket ... A.Ş'nin Dava konusu 3 adet çeki bir faktoring şirketi olarak faktoring sektöründeki iştigali nedeniyle finansal kiralama, faktoring ve finansal kiralama şirketleri kanunu ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenen hususlara ve yasal gereklere tamamen uygun şekilde ve çeklerin iktisabında izlenecek tüm usul ve kuralları tamamen ve harfiyen yerine getirerek ve tamamen iyiniyetle iktisapeden iyiniyetli müktesep 3. kişi konumunda olduğunu, müvekkili Şirketin iyiniyetli meşru hamil oluşu ve dava konusu 3 adet çeki bir faktoring şirketi olarak faktoring sektöründeki iştigali nedeniyle finansal kiralama, faktoring ve finansal kiralama şirketleri kanunu ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenen hususlara ve yasal gereklere tamamen uygun şekilde ve çeklerin iktisabında izlenecek tüm usul ve kuralları tamamen ve harfiyen yerine getirmiş olarak iktisap ettiği dikkate alınarak Davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Menfi Tespit davası olup davacı taraf, dava dışı ....A.Ş. ile arasında var olan ticari ilişki gereği avans niteliğinde ödemeler yaptığını, davalı şirketin mal temin ettiğini, 2016 yılı itibariyle yapılan ödemeler ve mal alım bedelleri karşılaştırıldığında verilen 14 adet çekin toplam 376.628,49-TL lik kısmı için mal alınmadığını 16/03/2016 tarihli mutabakatta da çeklerin 376.628,49-TL 'si karşılığında mal teslim edilmediğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle çeklerin bedelsiz kalmış olması nedeniyle borçlu olmadıklarını ve factoring şirketlerinin de alacağın temliki hükümlerine göre sorumlu olup şahsi definin factoring şirketlerine karşı da ileri sürülebileceğini iddia etmektedir. Bilirkişinin dosyaya sunduğu 10/03/2020 tarihli raporda "Davacının şirket merkezinin Konya ilinde olması sebebi ile ticari defterlerinin incelenmesi için Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/ 730 Esas sayılı dosyasında davacı ... Tic. A.Ş ile davalı ....A.Ş. arasında görülmekte olan davada bilirkişi S.M.Mali Müşavir ...’in tarafından tanzim edilmiş 30.07.2018 tarihli “Bilirkişi Raporu” nun sonuç bölümünde; “Defter kayıtları, fatura ve ödeme hareketlerinden anlaşıldığına göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında mal alışverişinden kaynaklı bir avans hesabının var olduğu, dava konusu çeklerin davacı şirketin defterlerine usulüne uygun olarak kaydedilmiş olduğu, Fatura suretleri ve defter kayıtlarından, dava konusu fatura muhteviyatında bulunan emtianın fiilen teslim edilip edilmediği kesin şekilde anlaşılamamakla beraber, 16.03.2016 tarihli mutabakat zaptının taraflarca onaylanması, söz konusu emtianın davalı firma tarafından teslim edildiğinin ikrarı olarak düşünülebileceği, davacının dava dışı ....A.Ş. den 383.493,49 TL. alacaklı olduğunun," belirtildiği, Davacı tarafından dava dışı ....A.Ş.’yukarıdaki tabloda detayı arz edilen 12 adet toplam 336.854,00 TL. tutarında müşteri çeklerinin ciro edildiği, ayrıca 2 adet şirkete ait çeklerin tanzim edilerek verildiği, buna göre davacı tarafından dava dışı ....A.Ş.’ne toplam 381.854,00 TL. tutarında çek verildiği, Bu çeklerden aşağıda dökümü arz edilen 7 adet toplam 216.854,00TL.lık çeklerin bu davanın konusunu oluşturduğu ve dava dışı ....A.Ş tarafından davalı faktoring şirketleri ...A.Ş., ... A.Ş, ve ... A.Ş.ne verilerek Faktoring işlemi yapıldığı, Yukarıda detayı arz edilen 7 adet toplam 216.854,00TL. lık çeklerin Faktoring şirketlerinin ticari defterlerine göre tamamının Faktoring şirketleri tarafından tahsil edildiği, buna göre dava konu bu çeklerden dolayı davacının davalı Faktoring şirketlerine borçlu olmadığı " görüşü bildirilmiştir. Davalılardan C Faktoring'in itirazlarının değerlendirilmesi için faktoring konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, alınan 24/08/2020 tarihli raporda " 1-) Davalılar; -...AŞ - ... AŞ -... AŞ Tarafından (Bedelsiz kaldığı iddiası ile davacı tarafından istirdadı Talep edilen çeklerle ilgili olmak üzere) yapılan Faktoring İşlemlerinde; 1/1-) Her üç Faktoring Şirketi tarafından; a-)-6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (madde 9/3) ile, b-)-Faktoring şirketlerince yapılacak faktoring işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen; BDDK (Uygulama Daire Başkanlığı ) tarafından 04.02.2015 / 29257 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış olan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik şartlarına, c-)-Sözleşme esasları ile BDDK tarafından yayınlanmış olan genelge ve Tebliğ esaslarına Uygun işlemler yaptığı; 1/2-) -Faktoring Şirketleri tarafından; -6361 s.lı yasa md 9/3 ile -TTK md 686/2,687/1, maddelerindeki “...iktisapta ağır kusur ve borçlunun zararına hareket etmeme...” kurallarına uygun davranıldığı,1/3-) İspat yükü üzerinde olan davacının; davalı Faktoring Şirketleri'nin davaya konu çekleri iktisabında; "Poliçeyi iktisap ederken bile bile davacı borçlunun zararına hareket ettiğinin" ispat olunamadığı, Dolayısıyla davacının, davalı Faktoring Şirketlerinden; çek (veya-tahsil edilmiş İse- bedelini) istirdat talebinin yerinde (olup) olmadığının Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu" görüşü bildirilmiştir.Alınan raporlardaki çelişkilerin giderilmesi ve itirazların karşılanması için yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmış, alınan 07/12/2020 tarihli raporda " 1-)Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen 12.12.2012 tarihli Faktoring Sözleşmesi tahtında dava dışı şirket lehine değişen tarih ve tutarlarda kredi/faktoring kullandırırın işlemi gerçekleştirildiği, Dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin davacı ...Tic. A.Ş.’den faturalandırılmış bir kısım alacağını ödeme vasıtası toplam 110.874,00-TL bedelli, 3 adet çek ile ciro ve teslim yoluyla davalı ...’e gayri kabili rücu devir ve temlik ettiği, 2-)Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen 12.08.2015 tarihli Faktoring Sözleşmesi tahtında dava dışı şirket lehine değişen tarih ve tutarlarda kredi/faktoring kullandırım işlemi gerçekleştirildiği, Dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin davacı ... Tic. A.Ş.’den faturalandırılmış bir kısım alacağını ödeme vasıtası olan toplam 71.465,00-TL bedelli, 3 adet çek İle ciro ve teslim yoluyla davalı ...’e gayri kabili rücu devir ve temlik ettiği, 3-)Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ...Tic. A.Ş. arasında akdedilen 07.12.2015 tarihli Faktoring Sözleşmesi tahtında dava dışı şirket lehine değişen tarih ve tutarlarda kredi/faktoring kullandırım işlemi gerçekleştirildiği, Dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin davacı ... Tic. A.Ş.’den faturalandırılmış bir kısım alacağını ödeme vasıtası olan toplam 34.515,00-TL bedelli, 1 adet çek ile ciro ve teslim yoluyla davalı ...’e gayri kabili rücu devir ve temlik ettiği, 4-)Davalı faktoring şirketleri ile dava dışı .... A.Ş. arasında Genel Faktoring Sözleşmesine dayalı olarak gerçekleşen ve incelenen tüm faktoring işlemlerinin tabi olunan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde faktoring teamül ve kurallarına uygun olarak yapıldığı, muhasebeleştirildiği, kayıt edildiği, raporlandığı ve belgelerin saklandığı, bu bağlamda davalı faktoring şirketlerinin anılan yasadan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiği, Davalı faktoring şirketleri tarafından yeknesak kullanılan belgeler çerçevesinde devir ve temlik alınan ödeme vasıtası çeklerdeki alacakların davacı ... Tic. A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasındaki mal/hizmet satış bedelini içeren faturalardan kaynaklandığı ve belgeye dayandığı, bu bağlamda davalı faktoring şirketlerinin iyi niyetli hamil konumunda olduğu, hizmet kusuru, zarar ve iade sorumluluğu bulunmadığı, 5-)Kök Raporda taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan 7 adet toplam 216.854,00-TL tutarlı çekin vade ve takip eden tarihlerde davalı faktoring şirketlerince tahsil edilmiş olmasından dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının belirtildiği, ancak davacı ... Tic. A.Ş.’nin dava dışı .... A.Ş. arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı mutabaksızlık bulunduğuna, mal ve hizmetin alınmadığına ilişkin defilerin davalı faktoring şirketlerine yönelik olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği hususu hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu " görüşü bildirilmiştir. Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/311 Esas ve 2022/190 karar sayılı, 26/05/2022 tarihinde kesinleşen kararı dosyası dosya arasına alınmış olup kararda, davalı .... Aş. ile davacı ... şirketi arasında süre gelen ticari ilişkiye bağlı cari hesap oluştuğu, davalı şirketten satın alınacak mallar için avans verildiği, davalı .... A.Ş'ne verilmiş olan çeklerin 376.628,49 TL'si karşılığında mal teslim edilmediğinden bahisle davacı tarafça menfi tespit davası açıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; davacı firmanın davalı firmaya borcunun bulunmadığı, davalı firmadan 383.493,49 TL alacaklı olduğuna yönelik tespitte bulunulduğu dikkate alınarak davalı ... A.Ş. yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden usulüne uygun bir dava açılmamış olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ...Tic. A.Ş. arasında akdedilen 12.12.2012 tarihli Faktoring Sözleşmesi ile Dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin davacı ... Tic. A.Ş.’den faturalandırılmış bir kısım alacağını ödeme vasıtası toplam 110.874,00-TL bedelli, 3 adet çek ile ciro ve teslim yoluyla davalı ... gayri kabili rücu devir ve temlik ettiği, Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen 12.08.2015 tarihli Faktoring Sözleşmesi ile Dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin davacı ... Tic. A.Ş.’den faturalandırılmış bir kısım alacağını ödeme vasıtası olan toplam 71.465,00-TL bedelli, 3 adet çek ile ciro ve teslim yoluyla davalı ...’e gayri kabili rücu devir ve temlik ettiği, Davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen 07.12.2015 tarihli Faktoring Sözleşmesi ile Dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin davacı ... Tic. A.Ş.’den faturalandırılmış bir kısım alacağını ödeme vasıtası olan toplam 34.515,00-TL bedelli, 1 adet çek ile ciro ve teslim yoluyla davalı ...’e gayri kabili rücu devir ve temlik ettiği anlaşılmıştır. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir.Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı, faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu, faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışında kalan kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecek bir hükümdür. Başka bir anlatımla, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehdar veya ciranta) onlar hakkında 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır. Somut olayda uyuşmazlık faktoring işleminin tarafları arasında olduğundan anılan Yasa'nın 9/3. maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 2022/1264 E. 2022/2680 K. Sayılı Kararı bu yöndedir.)Her ne kadar bilirkişi raporunda, gerçekleşen ve incelenen tüm faktoring işlemlerinin tabi olunan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde faktoring teamül ve kurallarına uygun olarak yapıldığı, belirtilmiş ise de, faktoring işlemine konu edilen faturalara yönelik herhangi bir araştırma, sorgulama yapılmadığı veya söz konusu faturalar ile dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından taahhüt edilen malların davacı şirkete teslim edilmediği bilgisi ile faktoring işlemi yapıldığı, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansmal Şirketleri Kanunun 9.maddesinin 2. Fıkrasına göre, davacının, faktoring şirketinin tarafı olan dava dışı ...Tic. A.Ş.ne karşı sürebileceği defilerini, faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğinden, tarafların faktoring ilişkisi içerisinde yer alması dikkate alındığında, şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacağı, söz konusu faktoring işleminde davacı faktoring ilişkisinin üçlü köşelerinden biri olduğundan taraflar arasında alacağın temliki hükümleri uygulanacağı, şahsi defilerin davalı hamile karşı da ileri sürülebileceği, böylelikle dava konusu bedelsiz senet nedeniyle davacının , davalıya borçlu olmadığının dosya arasına alınıp gerekçesi yukarıda açıklanan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/311 Esas ve 2022/190 karar sayılı 26/05/2022 tarihinde kesinleşen kararı ve davacının davalıya borçlu olmadığının incelenen ticari kayıt ve hesap mutabakatı ile sabit olduğu, davalıların temlik alınan alacağın gerçek bir mal ve hizmet bedeline ilişkin faturaya dayalı olup olmadığı konusunda yasal düzenlemelerin kendisine yüklediği araştırma ve özen yükümlülüğünü usulünce yerine getirmediği, bu nedenle çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu, mahkemece davanın 376.628,49 TL üzerinden açıldığı ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlığa 7 adet çekin konu olduğu , diğer çeklerin davalı Faktoring firmalarına değil başka firmalara verildiği, dava konusu davalılara verilen çek bedeli toplamının 216.854,00-TL tutarlı olduğu, çekin vade ve takip eden tarihlerde davalı faktoring şirketlerince tahsil edilmiş olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davalı ... A.Ş vekilinin ve Davalı ... Anonim Şirketi istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; İncelenen dosyada İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar kaldırılarak 100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince Dairemizce davanın kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş olduğundan, davalılar vekillerinin tazminata ve vekalet ücretlerine yönelik istinaf istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalılar vekillerince cevap dilekçelerinde tazminat talebinde bulunulmuşsa da, dava İİK 72/2 maddesi gereğince takipten önce açılan menfi tespit ve istirdat davası olduğundan, davanın kabul ve red edilen kısmı yönünden tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.Yargılama giderlerinin hesaplanmasında; vekalet ücretine yönelik olarak , Davalı ... A.Ş yönünden dava değeri olan 34.515,00TL, Davalı ... A.Ş yönünden dava değeri olan 71.465,00TL, Davalı ... A.Ş yönünden dava değeri olan 110.874,00 Tl esas alınarak talepte bulunulduğu, reddedilen kısım yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü gereği ret sebebi ortak olduğundan tek vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ'ne 2-Davalılar vekilinin istinaf istemleri yönünden KARAR VERİLMESİNİ YER OLMADIĞINA, 2- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 18/06/2021 tarih, 2018/1008 E., 2021/539 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, bu kapsamda;3-Davanın KISMEN KABULÜNE, 3/a- ... çek nolu, 22.04 2016 vade tarihli 34.515.00 TL bedelli keşidecisi ... olup, ... A.Ş. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ...'e, 3/b-... çek nolu,16.05.2016 vade tarihli 20.000 00 TL bedelli keşidecisi .... Ltd, olup, ... A.Ş. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ... , 3/c-... çek nolu,30.05.2016 vade tarihli 30.000 00 TL bedelli keşidecisi .... Ltd. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ...'e, 3/ç-... çek nolu,30.04.2016 vade tarihli 21.465,00 TL bedelli keşidecisi.... Ltd. olup, ... A.Ş. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ... , 3/d- ... çek nolu, 30.04.2016 vade tarihli 32.874,00 TL bedelli keşidecisi ... olup, ... A.Ş. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ...'e, 3/e-... çek nolu, 20.06.2016 vade tarihli 58.000,00 TL bedelli keşidecisi ... Ltd. Olup ....Ltd. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ... 3/f- ... çek nolu, 20.05.2016 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olup, ... A.Ş. Emrine düzenlenen çek nedeniyle ..., 3/g-Toplam 216.854,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve 34.515,00 TL'nın davalı ..., 71.465,00 TL'nın davalı ... 110.874,00 TL'nın davalı C Faktoring'den istirdatına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, - Koşulları oluşmadığından tazminat taleplerinin REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.813,30 TL karar harcından peşin alınan 6.431,88 TL'nin mahsubu ile 8.381,42 TL harcının, 1.334,32 TL'lık kısmının (%15,92) davalı ... , 2.762,52 TL'lık kısmının (%32,96) davalı ..., 4.285,42 TL'lık kısmının (%51,13) davalı C Faktoring'den tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,30 TL başvurma harcı, 6.431,88 peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.465,48 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-2.055,00-TL bilirkişi ücreti, 1126,40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.181,40 TL'den davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.831,53 TL'nin, 291,58 TL'lık kısmının (%15,92) davalı ... , 603,67 TL'lık kısmının (%32,96) davalı ... , 936,46 TL'lık kısmının (%51,13) davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 600,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 254,58 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, bakiye giderin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 34.528,10 TL vekalet ücretinin, 5.496,87 TL'lık kısmının (%15,92) davalı ..., 11.380,46 TL'lık kısmının (%32,96) davalı ..., 17.654,22 TL'lık kısmının (%51,13) davalı C Faktoring'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre 25.563,92 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b- Davalıların istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 10,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 172,10-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52