SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1543

Karar No

2024/1313

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO 2021/1543 Esas

KARAR NO:2024/1313

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/03/2021

NUMARASI: 2017/593 E. - 2021/133 K.

DAVANIN KONUSU: Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davanın etkinliğini sağlamak anlamında 6769 sayılı SMK'nın 159 ve TTK' nun 61. maddesi anlamında, davalının durumdan haberdar olması ile mevcut durumun korunması imkansız hale gelebileceğinden tebligat ve duruşma yapılmaksızın, davalı tarafından ticaret mevkiine konulan, müvekkilinin TR ... (EP ...), TR ...( EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patentlerinden doğan haklara tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını, bu çerçevede ürünlerin üretim, satış ve her türlü mecrada pazarlamasının durdurulmasını ve patentten doğan haklara tecavüz edilerek üretilen ürünlere, başta davalıya ait ... Mah. ... San. Bölg. ... Sok. No. ... Karatay/ KONYA adresindeki olmak üzere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölgeleri de dahil bulundukları her yerde ürünlere el konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 6769 sayılı SMK'nun 149. maddesi kapsamında davalının, vekil edenin patentten doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti, bu fiillerin durdurulmasını, tecavüzün sonuçlarının giderilmesini, tecavüz suretiyle oluşturulan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulmasını ve bunların imhasını, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere gereken uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasını, davalının eylemleri neticesinde oluşan TTK'nun 54 ve devamı maddeleri anlamındaki haksız rekabetin tespitini, önlenip yasaklanmasını, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını ve gideri davalıdan alınarak dava neticesinin Türkiye çapında tirajı en yüksek posta veya hürriyet gazetelerin den birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu ürünün içerisinde yer aldığı iddia olunan ambalajın orijinal baskısında ne davacı şirketin ismini ne de davacı şirketi anımsatan bir unvan veya sembolün yazılı veya basılı olmadığını, buna rağmen davacının kendi firma isimlerinin de ürünün ambalajında kullanıldığını iddia ettiğini, ambalaj üzerine sonradan yapıştırıldığı anlaşılan bir etiketin buna delil olarak gösterildiğini, bu etiketin müvekkili şirket tarafından yapıştırılmadığın, bu yöndeki davacı iddiasının bu sebeple kabul edilebilir bir iddia olmayıp ispata muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin orijinal bir kısım ambalajları incelendiğinde bu ambalajlarda ne davacı şirketin ne de başkaca bir firmanın isim veya logosu olmadığı gibi bunları anımsatacak bir ibare de olmadığını, müvekkilinin otomotiv ve yedek parça üretimi yapan ve yardımcı elemanlar üreten firma olduğunu, davaya konu edilen emtiayı üretmediğini, satışa sunmadığını ve ithal etmediğini, müvekkilinin üretim ve satış sıkalasında yer almayan bir malla alakalı müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilmek istenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafından ibraz olunan fatura suretinde de davacının iddialarını doğrular herhangi bir beyan veya ibarenin söz konusu olmadığını, tüm bu sebeplerle davacının ispata muhtaç iddialarına katılmadıklarını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalıya ait ürün setinin davacı tarafın TR ...(EP 2 ...), TR ... (EP...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kalmadığı, davalıya ait ürün setinin davacı tarafın TR ...(EP...) ve TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kalıp kalmadığının, ürünler demonte edilemediği için tespit edilemediği, davalıya ait ürün setinin davacı tarafın SMK 141-b uyarınca, contributory patent infringement, iştiraken tecavüz nedeniyle TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kaldığı kanaatine varıldığından; Davalının, davacının TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı patentlerinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenilmesine, patent hakkına tecavüz edilerek üretilen veya sair surette temin edilerek ticaret mevkiine konulan ürünlere, ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara, kalıplara gümrükler de dahil olmak üzere bulundukları yerde el konulmasına, el konulan taklit ürünlerin masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına " karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -davacının, müvekkili şirketten satın alındığını iddia ettiği ... Tamir Takımı isimli emtianın şirketleri adına tescilli bir kısım patent haklarına aykırılık teşkil ettiği iddiasında bulunduğunu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan ve müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen emtianın müvekkili şirkete aidiyetinin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatının gerekeceğini, davaya konu emtianın müvekkili şirkete ait olduğu yönündeki davacı iddiasını kabul etmediklerini, bu hususun davacı tarafından ispatının zorunlu olduğunu, davaya konu emtianın müvekkili şirkete ait olduğunun kanıtlanamadığını, eksik tahkikat neticesinde ve peşin hükümle karar ihdas olunduğunu, -Davacının müvekkili şirketten satın alındığını iddia ettiği emtianın ambalajı üzerinde kendi firma isimlerinin kullanıldığını ileri sürdüğünü ve bu sebeple de ihlal iddiasında bulunduğunu, Davacının dosyaya ibraz ettiği emtianın ambalajı üzerine sonradan yapıştırıldığı anlaşılan bir etiketi bu iddiasına delil olarak gösterdiğini, bu etiketin müvekkili şirket tarafından yapıştırılmadığını, bu yöndeki davacı iddiasının bu sebeple kabul edilebilir bir iddia olmadığını, müvekkili şirketin orijinal ambalajlarında ne davacı şirketin ne de başkaca bir firmanın isim veya logosu olmadığı gibi bunları anımsatacak bir ibare de olmadığını, müvekkili şirketin orijinal ambalajlarının incelenmesi talep olunduğunu ve ilk derece mahkemesinin bu yönde bir inceleme yapmadan karar ihdas ettiğini, müvekkili şirketin otomotiv ve yedek parça üretimi yapan ve yardımcı elamanlar üreten bir firma olduğunu, Davaya konu edilen emtiayı üretmediğini ve satışa sunmadığını veya ithal etmediğini, Müvekkili şirketin üretim ve satış sıkalasında yer almayan bir malla alakalı müvekkilin sorumluluğuna hükmedilmesinin bu sebeple hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, -davacı yan tarafından dosyaya ibraz olunan fatura suretinde de davacının iddialarını doğrular her hangi bir beyan veya ibare olmadığını, davaya konu emtia ile alakalı olduğu iddia edilen ve müvekkili şirketten varid olduğu ileri sürülen fatura incelendiğinde, faturanın ... Koduyla ... Tamir Takımı cinsine haiz 50,00 takım birim fiyatı 20,34.TL olan toplamda KDV hariç 1.016,95.TL bedelli bir emtiaya ait olduğunun görüleceğini, içinde taklit olduğu ileri sürülen ürünün yer aldığı iddia olunan ve davacı tarafından ilk derece mahkemesinin takdirlerine sunulan müvekkili şirkete ait olduğu beyan ve iddia edilen ambalaj (kutu ) içeriği incelendiğinde ise, ambalaj (kutu) üzerinde orijinal baskısında ne davacı yanın isminin ne de ambleminin olmadığı ne de davacı tarafından mahkemenin takdirlerine sunulan ürünle alakalı hiç bir baskının yer almadığının anlaşıldığını, davacı kutu üzerinde bir etiketin yapıştırılmış olduğunu bu etikette ... (...) 1 SET yazılı olduğunu bunun da davaya konu taklit olduğunu iddia ettikleri emtianın kendi firmalarının ürünleri ile uyumlu olduğu manasına geldiğini ileri sürerek ispata çalıştıklarını, ancak müvekkili şirkete ait orijinal ambalaj (kutu) asılları ile davacı tarafından ilk derece mahkemesinin takdirlerine arz olunan ambalaj (kutusu)nun aynı olup olmadığının tespit görmediğini ve bu hususta hiç bir inceleme dahi yapılmadığını, -İlk derece mahkemesinin davaya konu edilen emtia ile ilgili davacı yanın patent belgeleri ile incelemeye konu edilen ürün seti arasında davacı iddiaları yönünden karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılarak rapor tanzimi için dosyayı bilirkişiye tevdi ettiğini, bilirkişinin bu yönde iki ayrı rapor tanzim ederek dosyaya biraz ettiğini, raporun hukuksal değerlendirme başlıklı kısmında koruma kapsamının istemlerle belirleneceği, istemlerde yazılmayan özelliklerin koruma kapsamında olamayacağı, istemlerin ana (bağımsız) istem ve bu ana isteme bağlı bağımlı istemler olarak ikiye ayrıldığı, bağımsız istemin ihlal edilmemiş olması halinde o bağımsız isteme bağlı istemlerin de ihlal edilmemiş sayılacağı, bir üründe ihlalden bahsedebilmek için istemin tüm unsurlarının tamamının ihlal iddia olunan üründe birlikte bulunması gerekeceği, ihlal olduğu iddia olunan üründe istemin unsurlarından birinin bulunmaması halinde ihlalden söz edilemeyeceği izah edildiğini, raporun davacı yanın patent belgeleri ile incelemeye konu edilen ürün seti arasında davacı iddiaları yönünden karşılaştırma içeren sonuç kısmında ise dosyadaki ürün seti açısından, davacının bir kısım patentlerinin dosyadaki ürün yönünden koruma kapsamında kalmadığı, bir kısım patenlerin dosyadaki ürün yönünden koruma kapsamında kalıp kalmadığının tespit olunamadığını, dolayısıyla davacının kendisinin dava dilekçesi yanında dosyaya ibraz ettiği ve müvekkili şirkete ait olduğunu iddia ettiği ürünün dahi, bilirkişinin yukarıda değindiğimiz tespitleri gereği iddia olunduğu gibi bir ihlale matuf olamayacağını,-Münhasıran dava konusu ürünün üretiminde kullanılan makine araç ve gereçlere, tecavüze konu ürün dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, şeklinde verilmediğinden kararın icrasının da bu haliyle hukuka ve hakkaniyete aykırılıklar teşkil ettiğini, İlk derece mahkemesinin kararı ile nerede olursa olsun her türlü mal üretiminde kullanılan her türlü makine ve sair araçlara, her türlü kalıplara el konulması gibi sınırsız ve geniş bir yetki tanıdığını, hükmün icra alanını davanın maksadını aşarak sınırsız bir hale getirdiğini, -ilk derece mahkemesinin müvekkili şirketin hangi makinelerinin davaya konu edilen ve tecavüz olduğu iddia olunan davacı ürünlerinin üretiminde münhasıran kullanıldığı hususunda hiç bir tespit ve değerlendirme yapmaksızın bu hususta yerinde bir denetim gerçekleştirmeksizin ve alanında uzman bilirkişilerden rapor almaksızın böyle bir karar vermekle açıklıkla hukuka aykırı karar ihdas ettiğini, Kararda patent hakkına tecavüz edilerek üretilen ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara da Gümrükler de dahil olmak üzere bulundukları yerde el konulmasına karar verildiği halde ilk derece mahkemesi müvekkili şirketin hangi kalıplarının davaya konu edilen ve tecavüz olduğu iddia olunan davacı ürünlerinin üretiminde münhasıran kullanıldığı hususunda hiç bir tespit ve değerlendirme yapmaksızın bu hususta yerinde bir denetim gerçekleştirmeksizin ve alanında uzman bilirkişilerden rapor almaksızın böyle bir karar vermekle açıklıkla hukuka aykırı karar ihdas ettiğini ve böylece kararın icra alanını davanın maksadını aşarak sınırsız bir hale getirdiğini, davacı yana sınırsız ve geniş ve hatta belirsiz bir yetki tanımakla hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini,-ilk derece mahkemesinin ihlal kararının paralelinde verdiği imha kararı öncesinde başka bir şekilde haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı hususlarında yeterli ve yerinde bir araştırma yapmaksızın doğrudan imha kararı vermekle hukuka ve hakkaniyete muhalif hüküm verdiğini, müvekkili şirket açısından ciddi zararların doğmasına sebebiyet vereceğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 28/06/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ve 11/11/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın SMK 141-b uyarınca, contributory patent infringement, iştiraken tecavüz nedeniyle TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kaldığının bildirildiğini, davalı firmadan fatura karşılığı 2 adet ürün temin edildiğini, ürünlerden bir adet numune dava dilekçesi ekinde orijinal fatura ile birlikte dosya kapsamına sunulduğunu, fatura ile ürün içeriği uyuşmakta olup, davalının aksini iddia eden itirazları hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının, davacının patent tescillerine konu anılan ürününü hiçbir ar-ge masrafı yapmadan sadece taklit ederek üretildiği için daha ucuza mal ettiğini ve vekil edenin aygıtları ile uyumlu olduğunu belirterek bu ürünleri satarak hem vekil edenin ürünlerinin piyasadaki tanınırlığından faydalandığını, hem kendi ürününde ki kalite düşüklükleri sebebi ile vekil edenin patentli ürününün ve bu ürünle uyumlu aygıtın kullanım ömrünü kısaltarak itibarına zarar verdiğini, hem de haksız bır kazanç elde ettiğini, raporlar ile tecavüzün tespit edildiğini istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Davalının davacıdan satın alındığını iddia ettiği ... Tamir Takımı isimli emtianın, davacıya ait TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ..), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı patentten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve hükmün ilanına ilişkindir. 28/06/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kalmadığı, davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın TR ... (EP ...) ve TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kalıp kalmadığının, ürünler demonte edilemediği için tespit edilemediği, davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın SMK 141-b uyarınca, contributory patent infringement, iştiraken tecavüz nedeniyle TR... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kaldığı bildirilmiştir.11/11/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın TR ... (EP ...), TR ... (EP...), TR ... (EP...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kalmadığı, davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın TR ... (EP ...) ve TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kalıp kalmadığının, ürünler demonte edilemediği için tespit edilemediği, davalıya ait olduğu ifade edilen incelenen ürün setinin davacı tarafın SMK 141-b uyarınca, contributory patent infringement, iştiraken tecavüz nedeniyle TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin koruma kapsamında kaldığı bildirilmiştir .Davacıya ait TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP ...), TR ... (EP...) patentlerin bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından piyasaya sürülen taklit ürün numunesinin davacı tarafça dosyaya sunulduğu, ürün numunesi üzerinde ... (with pin) 1 set etiketinin bulunduğu ve davalı tarafından kesilen 20.04.2016 tarihli irsaliye Seri ... Numaralı fatura bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar fatura ile dava konusu ürün arasında irtibat bulunup bulunmadığı tespiti yapılmadığı iddiasında ise de, sunulan faturanın orijinal fatura olduğu ve incelenen ürün ile fatura ile ürün içeriğinin uyuştuğu ayrıca davalı vekilinin cevap dilekçesinde faturaya itiraz etmediği, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların, istinaf dilekçesi ile sürülmesi halinde HMK 357. Maddesi gereğince dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Davalı tarafça, patent belgesine tecavüz edilmediğinin rapor ile tespit edildiği belirtilmiş iee de, davacı tarafa ait tek bir patent belgesi olmadığı, TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin de bulunduğu ve TR ... (EP ...) nolu " Patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminde “sızdırmazlık elemanının (10), eksenel şekilde sıkışabilen ve eksenel şekilde sıkıştığında (5), ilk ve ikinci uç bölümleri (16, 17) arasında birden çok tabaka (19) şekline katlanan bir katlanan körük formunda tasarlanmış bir orta bölüme (18) sahip olması” özelliğinin koruma altına alındığı görülmektedir. İncelenen ürün setinde patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminde tanımlandığı gibi sızdırmazlık elemanının sıkışabildiği ve sıkışması durumunda körük formunda katlandığı görülmektedir. Bu nedenle incelenen ürün setinin davacının TR ... nolu patent belgesinin koruma kapsamında kaldığı " değerlendirilmiştir. Aynı şekilde TR ...(EP ...) numaralı incelemeli patent belgesi için de "Patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminde “baskı pistonunun (2), iki münferit pistonu birbirine bir Çatal bağlantı (2a) vasıtasıyla sıkıca bağlanmış olan çiftli bir piston olması ve ayar öğesinin (10,110) vida bağlantısının (11; 211) çatal bağlantının (2) merkezinde yer alması” özelliğinin koruma altına alındığı görülmektedir. Dava dosyasına delil olarak sunulmuş olan ürün seti üzerinde yapılan incelemede patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminde tanımlanmış olanı baskı pistonu ile bağlantılı çatal bağlantısı ve ayar öğesi ile vida bağlantısının çatal bağlantısının merkezinde konumlanması özelliklerinin incelenen ürün üzerinde var olduğu görülmektedir. Dava dosyasına delil olarak sunulmuş olan ürün setinin, TR ... nolu “Tekerlek freni” buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında kaldığı" tespit edilmiştir. Bu nedenle davalının bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı taraf imha edilecek araçlara ilişkin kurulan hükmün hatalı olduğunu ileri sürmüş olup, verilen hükümde "ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara, kalıplara gümrükler de dahil olmak üzere bulundukları yerde el konulmasına," şeklinde ayrıştırma yapılmadan karar verildiği, buna göre, davalının, davacıya ait TR ..., TR ... sayılı patentlere tecavüz ettiği tespit edilen ... ürün kodlu ürünün münhasıran üretiminde kullanılan makine araç ve gereçlere, tecavüze konu ürün dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla bu konudaki istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamına sunulan davalı ürün numunesi ile davacıya ait TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı incelemeli patent belgelerinin tarifnamesi, istemleri, teknik çizimleri üzerinden bilirkişilerce gerçekleştirilen inceleme ile raporların açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde faturaya itiraz etmediği, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların, istinaf dilekçesi ile sürülmesi halinde HMK 357. Maddesi gereğince dinlenemeyeceği, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, düzeltilmiş hüküm ve kazanılmış haklar saklı kalmak kaydı ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yeniden esas hakkında kazanılmış haklı saklı tutularak yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/03/2021 tarih, 2017/593 E., 2021/133 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davalının, davacının TR ... (EP ...), TR ... (EP ...) numaralı patentlerinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenilmesine, -Davacıya ait TR ..., TR ... sayılı patentlere tecavüz ettiği tespit edilen ... ürün kodlu ürünün münhasıran üretiminde kullanılan makine araç ve gereçlere, gümrükler de dahil olmak üzere bulundukları yerde el konulmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına,-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 396,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 225,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.292,4‬0 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 44,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 206,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İsinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınİstemli)konya(TecavüzünkabulüistanbulkaldırılmasınadosyakonusukısmenPatentTespitimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim