Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/845
2024/1312
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/845
KARAR NO: 2024/1312
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/04/2024 ara karar
NUMARASI: 2023/15 E.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2021 yılında kurulduğunu mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, tasarımlarının TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, tescilli tasarımları ile üretim, dağıtım, satış ve pazarlama yaptığını, davalının skyland avm içerisinde bulunan gappa tabelası ile faaliyet gösteren mağazasında müvekkili şirketinin ürünlerinin taklit edilerek satışa sunulduğunu, bunun üzerine İstanbul 2.FSHMM 2022/99 D.İş dosyası ile tespit talep edildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporu ile haklılığının sabit olduğunu, ayrıca davalının internet üzerinden de taklit ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini belirterek, müvekillinin tescilli tasarımlarından doğan haklarına ihlal edilen ürünlerin el konularak yedi emine tevdi edilmesini, satışın yapıldığı ilgili url adreslerine erişimin engellenmesini talep etmiştir. Mahkemenin 13/09/2023 tarihli ara kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak yapılan incelemede davanın davacısı olaN ...'nin davasına dayanak yaptığı adına tescilli ... numaralı tasarım tescilli, ... numaralı tasarım tescilli, ... Numaralı tasarım tescilli, ... Numaralı tasarım tescilli endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ilişkin dava İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/49 Esas sayılı dava dosyası ile derdest olup, o dava sonunda verilecek karar mahkememizdeki dava dosyasına etkisi, ilgili dosya içeriğindeki bilirkişi rapor içeriği de gözetilerek verilecek bir tedbir kararının ilerde telafisi imkansız zararlara yol açacağı dolayısı ile tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, yasal şartların oluşmadığına kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Dairemizin 21/12/2023 tarih, 2023/1763 esas, 2023/1703 karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda, tescilli bir tasarım hakkına davalı tarafından haksız eylemleri neticesiyle tecavüz edildiği belirtilmek suretiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü, haksız fiil teşkil eden tasarım hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş ise de; tasarımların yeni olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ilişkin derdest dava bulunduğu, taraf iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. madde gereğince ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilmesi için, talep eden tarafça haklılığının yaklaşık olarak ispatı gerektiği bu aşamada, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı kanaatiyle, mahkemece bu aşamada tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporuna göre inceleme yapıldığında, karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesi, karşı tarafa davacının muhtemel zararlarını karşılamak üzere mahkemece uygun görülen teminatın yatırtılmasına karar verilmesi ters teminata hükmedilmesi dosya ve delil kapsamına uygun görülmekle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına" karar verildiği görülmüştür. Mahkemenin 25/01/2024 tarihli ara kararı ile; "...davalıların ihtiyati tedbir kararının tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 sayılı SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca toplam 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize depo etmelerine, kesin süre içerisinde teminatın depo edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılacağının ihtarına" karar verildiği görülmüştür. Davalı tarafa ara kararın 03/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içinde ters teminat miktarını yatırmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 05/03/2024 tarihli dilekçesi ile; müvekkillerinin mahkemece verilen ara kararda ihtiyati tedbir taleplerinin red edildiği ve bunun üzerine istinaf kanun yoluna başvurduğunu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2023/1763 E. 2023/1703 K. sayılı 21/12/2023 tarihli ilamı ile istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, yerel mahkemece tedbir hususunun yeniden değerlendirilmesine karar verildiğini, mahkemenizin 25/01/2024 tarihli ara karar ile; “SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmesine, davalıların ihtiyati tedbir kararının tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 sayılı smk'nun 159/2-c maddesi uyarınca toplam 250.000,00 tl (ikiyüzellibintürklirası) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmelerine, kesin süre içerisinde teminatın depo edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılacağının ihtarına…” karar verildiğini ancak karar verilen teminat bedeli davalılarca yatırılmadığını ve dava konusu tecavüz de devam ettiğini bu sebeple müvekkillerinin haklarının ve menfaatlerinin korunması adına ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 15/03/2024 tarihli ara kararı ile; "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ters teminat tedbiri davalı tarafça yerine getirilmediğinden aşağıdaki şekliyle KABULÜNE, 1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin takdiren 1.500,000-TL (birmilyonbeşyüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ İLE, Bilirkişi raporu kapsamında davalıya ait olduğu tespit edilen; -https://www...com/.../, -https://www...com/.../ ... hesaplarındaki talep eden adına tescilli ..., ..., ... ve ... numaralı davacı adına tescilli tasarımların bulunduğu ürün görsellerinin ve içeriklerin çıkarılması için ara kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamak üzere karşı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde talep eden adına tescilli ..., ..., ... ve ... numaralı davacı adına tescilli tasarımların ürün görselleri ve içeriklerin instagram hesabından çıkarılmaması halinde instagram hesabına erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına," karar verilmiştir.Davacı vekilince teminat miktarına itiraz dilekçesinde özetle; davanın taraflarının usul hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına geldiğini ancak mevcut durumda teminat bedelleri arasında fahiş fark nedeniyle müvekkillerinin aynı koşullara tabi tutulmamış olduğunu diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürüldüğünü bu nedenle sayın mahkemenizin 15/03/2024 tarihli ara kararına karşı itirazlarımızın ve teminat bedelinin orantılılık ilkesi de göz önünde bulundurularak taraflar arasındaki dengenin sağlanması amacıyla yeniden belirlenmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 02/04/2024 tarihli ara kararı ile; "...Somut uyuşmazlıkta, tedbir talep eden tarafça mahkemece hükmedilen teminata itiraz edilmişse de, 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkeme kararının infazının istenilmediği, teminatın yatırılmadığı anlaşılmıştır. HMK 393/1 maddesinde düzenlenen süre kesin nitelikte olup, ara karara teminat yönünden itiraz edilmesi, tedbir talep eden tarafın teminatın yatırılmasından muafiyet yaratmaz. Tedbir talep eden tarafça teminat yatırılarak tedbir kararının infazı talep edilmediğinden, HMK 393/1 maddesi gereğince tedbir kararı kendiliğinden kalkacağından, Mahkememizce, 15/03/2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbirin süresi içerisinde teminat yatırılarak uygulanması talep edilmediğinden kendiliğinden hükümsüz kaldığının tespiti ile davacı vekilinin itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Hukuka aykırı fiilleri gerçekleştiren davalı yana takdir edilen teminat bedeli 250.000,00 TL iken zaten mağdur olmuş ve ticari olarak hak kaybına uğramış müvekkili firmaya takdir edilen teminat bedelinin 1.500.000,00 TL olup tam 6 katı olduğunu, bu sebeple taraflarınca derhal itiraz kanun yoluna başvurulduğunu ve teminata itiraz edildiğini, Mahkemece işbu itirazları doğrultusunda 18/03/2024 tarihli tensip zaptı tanzim edildiğini, 6100 sayılı HMK m.394/4 doğrultusunda tarafları dinleyerek inceleme yapmak ve karar vermek üzere mürafa duruşması açıldığını, 02/04/2024 tarihli mürafa duruşmasında ise bu kez de yerel mahkemece; “Mahkememizce, 15/03/2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbirin süresi içerisinde teminat yatırılarak uygulanması talep edilmediğinden kendiliğinden hükümsüz kaldığının tespiti ile davacı vekilinin itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına…” karar verildiğini, işbu kararın hukuka, hakkaniyete ve sınai mülkiyet haklarına aykırı olduğunu, işbu karar ile 44.Hukuk Dairesi’nin ilamına rağmen teminatı yatırmayarak zaman kazanan, ürünlerini aykırı olarak kullanmaya devam eden davalı yanın bu hususta herhangi bir caydırıcılık yaşamamasına, aykırı eylemlerine devam etmesine sebebiyet verildiğini, davalı yanın istinaf ilamına rağmen adeta ödüllendirildiğini, -Taraflarınca teminat bedeline itiraz edildiğini, sayın Yerel Mahkemece kanun maddesi de belirtilerek teminat hususunda tarafları dinleyerek inceleme yapmak ve karar vermek üzere mürafa duruşması açıldığını, bunun üzerine teminat hususunda ihtilaf var iken ve henüz karar verilmemiş iken mahkemece açılan duruşmada kesin sürenin dolduğundan bahisle bu doğrultuda bir yargılama yapılmaması, doğrudan karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hukuk mantığına aykırı olduğunu, silahların eşitliği ilkesi gereğince davanın taraflarının usul hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması gerektiğini, ancak mevcut durumda teminat bedelleri arasında fahiş fark ve itirazları neticesinde duruşma açılmasına karşın taraflarının dinlenmemesi ile verilen karar nedeniyle müvekkili firmanın aynı koşullara tabi tutulmadığını, diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürüldüğünü, istinaf incelemesi ile; 02/04/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi 2023/1763E. 2023/1703K. sayılı 21/12/2023 tarihli ilamı gereği ihtiyati tedbir kararının ivedilikle uygulatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; davacı tarafından açılan tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepli davada, teminat miktarının fahiş olduğu gerekçesiyle istinaf istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince 13/09/2023 tarihinde tedbirin reddi kararı verildiği, bu kararın Dairemizin 21/12/2023 tarihli kararı ile ters teminat verilmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırıldığı, Mahkemece ters teminata ilişkin 25/01/2024 tarihli ara karar kurulduğu ancak teminat miktarını yatırılmaması nedeniyle bu sefer davacının lehine 15/03/2024 tarihli ara karar kurularak teminat karşılığı tedbir kararı verildiği, ancak teminat miktarının davacı tarafça da yatırılmaması nedeniyle 02/04/2024 tarihinde davacı vekilinin itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı tarafça teminat miktarının fazla olduğu gerekçesi de öne sürülerek istinaf yoluyla incelenmesi talep edilmiştir.Davacılar tarafından teminatın yatırılmadığı, davacı tarafından, teminatın 1.500.000,00 TL üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Gerek tasarım hakkına tecavüz istemli dava ve gerekse ayrı bir dava konusu hükümsüzlük istemli davada ileri sürülen iddia ve savunmalar dikkate alındığında; tüm öne sürülen hususlarının yargılamayı gerektirdiği, ters teminat kararı ile taraflar arasında bir menfaat dengesinin kurulduğu ancak davalı tarafça teminat yatırılmaması nedeniyle, bu sefer davacı yönünden teminat yatırılarak tedbirin kabul edildiği, iki taraf arasındaki tedbir türünün farklı olması ve davacı lehine verilen tedbirin kullanımın engellenmesine ilişkin olup, sadece zarar karşılanmasını içermediği, bu nedenle davalı ve davacı için belirlenen teminat miktarlarının farklı olmasının hukuka aykırılık taşımadığı ve Mahkemece belirlenen teminat miktarının yerinde olduğu aynı şekilde, HMK 394/4 maddesi gereğince ihtiyati tedbire itirazın, tarafların duruşmaya çağrılarak duruşmalı olarak incelendiği, esasen davacı tarafın 6100 sayılı HMK 393/1 maddesi gereğince bir haftalık kesin süre içerisinde teminatı yatırarak tedbirin infazını istemesi ve itirazını ileri sürmesi gerekirken teminatın yatırılmadığı, ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığı, ortada incelenecek bir tedbir kararı kalmadığından, mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, davacının istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/15 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52