SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1603

Karar No

2024/1296

Karar Tarihi

8 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO 2021/1603 Esas

KARAR NO 2024/1296

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/07/2021

NUMARASI: 2018/251 E. - 2021/541 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.ile 30.03.2016 günü 70.000,00 TL bedelli ... isimli inşaat malzemesini almak üzere protokol akdedildiğini, protokol kapsamındaki malları almak için karşılığında 3 ayrı çek yaprağını satıcı olan üçüncü şahsa teslim ettiğini, ilk vadeli çekin karşılığı 25.000,00 TLlik malını aldığını, 15.06.2016 keşide tarihli çek ile ilgili bir sıkıntı yaşamadıklarını ancak 15.07.2016 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli ve 15.08.2016 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çeklerin karşılığı olan malları alamadığını, ... şirketi aleyhine menfi tespit davası açıldığını, davanın kabul edilerek iki çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine karar verildiğini, ancak işbu menfi tespit davası devam ederken her iki çekin de ... tarafından cirolanarak ... ye faktoring sözleşmesi yapılmak suretiyle teslim edildiğinin öğrenildiğini, mahkemenin tedbir kararının sadece ... şirketi nin özelinde verilmesi ve dolayısıyla üçüncü kişilere kapsar nitelikte verilmemesi neticesinde ... açısından bir bağlayıcılığı olmadığını ve ...in bu çekleri bankaya ibraz eden kişi olarak çekleri tahsil etme aşamasına geçtiğini, menfi tespit davası devam ederken davalı şirket olan ...15.07.2016 keşide tarihli çeki ihtiyati hacze konu ederek 28.07.2016 tarihinde 33.775,79 TL olarak, 15.08.2016 keşide tarihli çeki ise 18.08.2016 tarihinde doğrudan bankadan tahsil ettiğini, biri icra takibine konu edilerek diğeri ise banka kanalıyla ödenen her iki çek bedelinin ve ferilerinin geri iadesi için dava açtıklarını beyanla, iş bu davada banka kanalı ile ödenen 15.08.2016 tarihli çek bedeli 20.000 TL nin ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, dava dışı ... Tic.Ltd.Şti.nden mal almak için sözleşme yaptığını ve 3 adet çek teslim ettiğini, ilk tarihli çekin karşılığı olan malı alabildiğini, kalan kısmını ise teslim alamadığını, diğer 2 çekle ilgili taahhüt edilen malı alamadığından İzmir 2.ATM.de adı geçen ....Ltd.Şti.aleyhine menfi tespit davası açıldığını, mahkemeden tedbir kararının 3.şahısları da kapsar nitelikte verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemenin tedbir kararını sadece çeki ... ibrazı halinde ödenmemesi ile sınırlandırarak verdiğini, yargılama devam ederken davalının davacı şirkete hacze gelmesi ile ... Pazarlama'nın davacıdan almış olduğu çekleri davalıya ciro ve teslim ettiğini öğrendiklerini, davalının 15/07/2016 keşide tarihli 25.000 TL bedelli çek için ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile hacze geldiğini, davacı şirketin ticari itibarı gözetilerek icra dosya borcu 33.775,79 TL.nin ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, menfi tespit davası kabul edilerek davacının bu çeklerden ötürü borçlu olmadığına dair kararın kesinleştiğini, fakat mahkemenin para ödenmek zorunda kalınan ... hakkında bir hüküm tesis etmediğini, diğer çekin ise 15/08/2016 tarihli olup yine davalı tarafından bankadan tahsil edildiğini, bu çekten dolayı açtıkları dava için İzmir Mahkemesinin yetkisizlik kararı verdiğini, dosyanın İstanbul'da hangi mahkemeye tevzi olduğu ve dosya numarasını henüz bilmediklerini, bu nedenle öncelikle kök davası ve tarafları aynı olan iki dosyanın birleştirilmesine, davanın kabulü ile sebepsiz zenginleşen davalının haksız yere ve kötü niyetle yetkili hamil olmamasına rağmen haciz zoruyla tahsil etmiş olduğu 33.779,75 TL.nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ve kötü niyet tazminatı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iade ve ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sebepsiz zenginleşme iddiası ile gerekçe göstermeden on yıllık zamanaşımına dayanılarak alacak davası ikame edilmesinin mümkün olmayacağını, sebepsiz zenginleşme için dört şartın gerçekleşmiş olması gerektiğini, somut olayda davalının bir faktoring şirketi olduğunu, faktoring sözleşmesine istinaden yasal yükümlülüklerini yerine getirilerek çekin tevdi alındığını, çekin bedelinin ise yine müşterisi ... şirketine ödendiğini, İzpor şirketi ile 07.12.2015 tarihli bir faktoring sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden faturayla tesvik edilmiş bulunan alacağı ve davacı şirket tarafından keşide edilen dava konusu çekleri ilgili mevzuata uygun bir şekilde üzerlerine düşen özen sorumluluğunu yerine getirerek gerekli araştırmaları yaptıktan ve ilgililerden teyit aldıktan sonra tevdi aldıklarını, dava konusu çekin teslim alınırken tüm yasal belgelerin de müşteriden alındığını, faktoring sözleşmesi ile birlikte irsaliyeli faturanın da müşteriden teslim alındığını, basiretli davranan ve kanunun yüklediği tüm sorumlulukları yerine getiren davalıya daha fazla sorumluluk yüklenemeyeceğini, çekin ticari ilişkiyi gösterir irsaliyeli fatura ile birlikte ciro yoluyla devralındığını ve çek bedelinin de İzpora ödendiğini, davacı şirketin ... şirketinin faktoring sözleşmesi akdetmek suretiyle halefi durumuna geçen faktoring şirketine karşı tüm defi ve itirazlarını ileri sürebileceğini belirttiğini, ancak mevzuatta faktoring şirketinin bile bile borçlunun zararına hareket ederek kambiyo senedi iktisap etmemiş ise şahsi defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, davalı şirketin kusurlu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kabulü ile; 20.000 TL alacağın ödeme tarihi olan 18.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, Birleşen davanın kabulü ile; 33.775,79 TL alacağın ödeme tarihi olan 28.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 15.07.2016 keşide tarihli 25.000,00 TL çek için icra baskısı altında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına 28.07.2016 tarihinde 33.775,79 TL yatırdığını, bu bedelin haksız şekilde kendisinden tahsil edildiğini, 18.08.2016 tarihinde de 20.000-TL lik çek bedelini ödediğini ileri sürdüğünü ve bu bedelin iadesini yani istirdatını talep ettiğini, ancak istirdat davası için gerekli 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, Davanın açılmamış sayılmasına dair karar kesinleşmiş olup davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açmadığını, İİK m 72’ de düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın öncelikle süre bakımından reddi gerektiğini, Dava konusu çekin, müvekkili şirkete faktoring sözleşmesine istinaden ve ciro yoluyla geçtiğini, gerçek bir mal alım satımını tevsik eden faturayla birlikte bu çekin müvekkili şirket tarafından tevdi alındığını, davacının da zaten çeki bizzat keşide ettiğini açıkça ikrar ettiğini, temlik işleminden önce davacı ve ... aranarak çek bilgileri, vade ve tutar hakkında teyit alındığını, yani müvekkili şirketin iddia edilenin aksine kanuni yükümlülüklerine uygun hareket ettiğini ve üzerine düşen özen sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı şirketin teyit verdiği ticari ilişki ve çek hakkında sonradan kötü niyetli şekilde huzurdaki davayı açtığını, Davacı şirketin bir taraftan ... ile arasında ticari ilişki olduğunu açıkça ikrar etmekte ve çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden daha sonra kendisine teslim edilecek mallara karşılık verdiğini kabul etmekte, diğer taraftan da çekin faturaya dayanmadığını söylemekte olduğunu, davacı şirketin, ... maddi durumu bozulunca ticari ilişkiye istinaden verdiği çekleri reddetme yolunu seçtiğini, davacı şirketin aralarındaki anlaşma doğrultusunda çekleri keşide etmiş ve teyidini de vermişt olduğunu, şimdi ise çekin fatura ile tevsik edilmediğini ileri sürdüğünü, davacının iddialarının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, davacı şirket tarafından gerçek bir ticari ilişki sonucunda düzenlenmiş olan hukuken geçerli bir çekin faktoring işlemine konu edildiğini, alacağın fatura ile tevsik edilmediği ve faktoring mevzuatına uygun davranılmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, kaldı ki davacının dilekçesinde 3 adet çekten bahsetmekte, bir kısım malı teslim aldığını ve ilk çeki ödediğini açıkça beyan etmekte olduğunu, söz konusu 3 çekin de faktoring işlemine konu edildiğini, davacının da bu duruma başlangıçta hiçbir itirazı olmadığını, çekler için teyit vermiş ve müvekkil şirkette güven uyandırmış olduğunu, ilk çekin ödenmesinde de hiçbir sorun yaşanmadığını,Kaldı ki, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve son hamil olan müvekkilinin kanuna göre iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını,Basiretli davranarak üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getiren faktoring şirketi müvekkiline karşı şahsi def’ilerin ileri sürülebileceğine dair iddiaların, 6361 sayılı faktoring kanunu’ nun 9/3. maddesindeki düzenlemeye, bu düzenlemenin amacı ile gerekçesine açıkça aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, 15.08.2016 keşide tarihli, 20.000 TL bedelli çek nedeniyle davalıya yapılan ödemenin iadesine yönelik alacak davası olup, birleşen dava ise; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen 15.07.2016 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli çek nedeniyle yapılan ödemenin istirdadına yöneliktir.İİK'nun 72/7.maddesi uyarınca, borçlu olmadığı bir parayı icra takibi kapsamında ödemek zorunda kalan borçlunun 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde istirdat davasını açması gerekmektedir. Somut olayda, davacı birleşen davada; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen 15.07.2016 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli çek nedeniyle yapılan 33.775,79 TL bedelli ödemenin istirdadını talep etmiştir. İcra dosyası incelendiğinde, ödemenin 28.07.2016 tarihinde gerçekleştirildiği, 02.08.2016 tarihinde ise İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1033 esas sayılı dosyasında istirdat davasının açıldığı, bu davada Mahkemece yetkisizlik kararı verildiği, ancak dosyanın süresi içerisinde yetkili Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden, ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dolayısıyla icra takibi kapsamında yapılan ödeme ile birlikte, ödemenin istirdadına yönelik olarak başlayan 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye devam ettiği, davacının istirdat talebini içeren eldeki birleşen davayı ödeme tarihinden 1 yıllık süre ve TBK'nun 158.maddesinde düzenlenen 60 günlük ek süre geçtikten sonra 13.03.2018 tarihinde açmış olduğu, hak düşürücü sürenin gerçekleşmiş olduğu, bu hususun Mahkemece re'sen gözetilerek birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak asıl dava sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davası olup, bu davanın TBK'nın 82.maddesi uyarınca, 2 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu yönden de zamanaşımı süresi dolmadığı, bu nedenle davanın süresinde açıldığı kanaatine varılmıştır.Diğer yandan, asıl davaya ilişkin olarak esasa dair istinaf nedenleri incelendiğinde; VUK'un 230. maddesine göre, faturada satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarasının da yer alması gerektiği, dolayısıyla irsaliye düzenlendiği halde faturada bu bilgiler eksikse faturanın şekil şartları yerine getirilmediği için sakat olacağı, somut olayda, faktoring işleminin dayanağı olan faturada irsaliye numarasının bulunmadığı, Faktoring şirketlerinin, faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkındaki yönetmeliğin 8. maddesi ile yönetmeliğe esas 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri hakkındaki kanunun 9/2. maddesi gereğince davalı şirketin faturanın şekil şartlarını incelemekle yükümlü olduğu, aksine davranışın, yasa ve yönetmeliklerden kaynaklanan yükümlülükler ile basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olacağı, somut olayda ise davalı ... şirketinin, faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı hususunda araştırma yapmadan ve irsaliye numarası olmayan, temsilcileri aynı olan iki şirket arasındaki faturadan kaynaklı çeki devraldığı, bu nedenle çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu, belirtilen hususun faktor ilişkisi içerisinde yer alan davacı yanca davalı yana karşı ileri sürülebileceği, aski yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, istinaf başvurusunun asıl dava yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, birleşen dava yönünden kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,2-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin asıl dava yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davalı vekilinin istinaf isteminin birleşen dava yönünden KABULÜ ile,4-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2021 tarih, 2018/251 E., 2021/541 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;5-Asıl davanın kabulüne;20.000 TL alacağın ödeme tarihi olan 18.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Birleşen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,7- Asıl dava yönünden İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20-TL karar harcından peşin alınan 341,55-TL'nin mahsubu ile 1.024,65 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 341,55-peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 1.173 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.150,55 TL'nin, kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-İlk derece mahkemesinde birleşen dava yönünden yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60- TL karar harcından peşin alınan 341,55-TL'nin mahsubu ile 86,05-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,8/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 100,00 TL posta giderinin, davanın red edilmiş olması sebebiyle davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 9-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;9/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 1.366,20-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.755,06-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.388,86-TL harcın davalı tarafa talebi ve isteği halinde iadesine,9/b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,9/c-İstinaf talebi kabul edildiğinden birleşen dosya yönünden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,9/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 66,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 228,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,9/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınakonusuesastanKaynaklanan)istinafreddinedereceistanbulgerekçesebeplerikararı(HizmetSözleşmesindenkabulüAlacakdosyahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim