Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1616
2024/1293
8 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1616 Esas
KARAR NO: 2024/1293
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI: 2017/635 E. - 2021/154 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacı arasında 10. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası, 11. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 11. Sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli eserlerin hazırlanması için 03/07/2012 tarihli ve 9. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 9. Sınıf Dil ve Anlatım Kazanım Tarama Testleri, 9. Sınıf Edebiyat Kazanım Tarama Testleri isimli eserler için de 02/09/2011 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, davacının bu eserlerin yanı sıra 9.Sınıf Dil ve Anlatım Örnekli Konu Anlatım Föyleri, 9.Sınıf Edebiyat Örnekli Konu Anlatım Föyleri 9.Sınıf Edebiyat Soru Bankası 9.Sınıf Dil ve Anlatım-Edebiyat Kazanım Tarama Testi 10.Sınıf Dil ve Anlatım Örnekli Konu Anlatım Föyleri 11.Sınıf Dil ve Anlatım Örnekli Konu Anlatım Föyleri 11.Sınıf Edebiyat Örnekli Konu Anlatım Föyleri LYS Edebiyat Soru Bankası YGS Türkçe Soru Bankası YGS Türkçe Deneme Kitabı YGS Türkçe Dökme Test YGS Türkçe 30'lu Deneme Sınavı isimli eserleri de hazırladığını, bunlarla ilgili yazılı bir anlaşma olmadığını, ancak eser sahibi olarak davacının adına bandroller alındığını, davacının davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra da bu eserlerin davacının adı çıkartılarak basılmaya devam eildiğini, bu durumun FSEK'na aykırı bulunduğunu, taraflar arasında yapılan mali hak devir ve kullanma ruhsat devir sözleşmeleri gereğince davacıya net satış üzerinden toplam %6 oranında telif ücreti ödenmesi gerektiğini, ancak davacıya bandrol sayısına uygun olamayacak şekilde cüzi ödemeler yapıldığını, sözlü anlaşma gereğince basılan davacıya ait eserler için de % 6 oranında telif ücreti ödenmesi kararlaştırıldığı halde davacının adı çıkartılarak eserlerin basılmaya devam edildiğini ve davacıya hiç bir ödeme yapılmadığını belirterek, ödenmeyen telif haklarının tespitine, davacının hazırladığı eserlerin her biri için davalının elde ettiği karın üç katından az olmamak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, satış tarihlerinden itibaren liste satış fiyatı üzerinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın ait olduğu yıllar itibariyle faiziyle hüküm altına alınmasına, bu talebin belirsiz alacak olarak kabulüne, yeni basılarda davacının adının yazılmasına, davacının kendisine ait eserlerde adının yazılmaması nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 04/09/2013 - 10/09/2015 tarihleri arasında müvekkili şirkette hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştığını, 2013 yılından önce de yine müvekkili şirket grubunda görevinin orijinal soru hazırlamak ve orijinal konular oluşturmak olduğunu, nitekim bu görev tanımının taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde açıkça belirtildiğini, söz konusu sözleşme ile davacının yükümlendiği işin orijinal soru ve konu hazırlamaktan ibaret olduğunu, yine sözleşmenin 8.maddesinde de meydana gelen eserler üzerinde işverenin eser üzerindeki mali haklarını kullanma yetkisine sahip olacağının belirlendiğini, FSEK'nun 18/2. maddesi gereğince davacının iş akdinin sona ermesinden sonra da bu hakların müvekkili şirket tarafından kullanılabileceğini, davacının dilekçesinde belirtilen 4 adet eserin tüm mali haklarının tam devir olarak müvekkili tarafından devralındığını ve telif bedelinin de peşin olarak ödendiğini, dava dilekçesinde belirtilen 6 adet eserin de sözleşme kapsamında telif ödemelerinin yıllara sari olarak davacıya eksiksiz olarak ödenmekte olduğunu, davacının isminin tüm eserler üzerinde yer alması nedeniyle bu talebin de haksız olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 9. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası, 9. Sınıf Edebiyat Kazanım Tarama Testi, 10. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası, 11. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 11. Sınıf Edebiyat Soru Bankası kitapları ile ilgili davacıya ödenmediği tespit edilen toplam 71.028,00 TL telif bedelinin yarısına 30/01/2013, diğer yarısına ise 30/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak, faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının adının 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli kitaplarda yazar olarak yer verilmemesi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli kitaplarda yazar olarak davacının adına yer verilmeksizin davalı tarafça basılmasının yasaklanmasına, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki davaya konu kitaplarla ilgili olarak davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmelerde yazara ödenecek telif ücretlerinin net satış rakamlarına göre yapılacağının belirtildiğini, taraflar arasındaki bu sözleşmelerin sunulduğunu, ancak Mahkemece bir anda bu satış rakamlarına göre değil de basılan kitap sayısına göre yani alınan bandrollere göre hesaplama yapılmasının istendiğini, bu ara kararında da ayrıca hiçbir belge talep edilmediğini, tamamen ketum bir şekilde ara kararlar tesis edilerek bilirkişilerden iki kez ek rapor alındığını, ikinci ek rapora süresi içerisinde yapılan itirazlar eşliğinde 7 klasör iade faturası, promosyon numune ürün faturası ve imha belgeleri sunulduğunu, bunlara karşı hiçbir inceleme yaptırmayan Mahkemece ikinci ek rapora göre basılan kitapların tamamı üzerinden sözleşmeye aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini, yani müvekkili şirketin aslında satmadığı kazanç elde etmediği kitapların telif ücretinden sorumlu tutulduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararının 4. Sayfasında "satış kayıtlarında yer almayan kitapların imha edildiğinin veya davalı şirketin elinde olduğunun davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ancak davalı vekiline verilen kesin süre içerisinde buna dair bir delil sunulmadığı" gerekçesine yer verildiğini, ancak bu hususla ilgili kesin bir süre verilmediğini, Davacı vekiline aynı konuda ikinci kez kesin süre verildiğini, görüldüğü üzere iki kez aynı konuda usule aykırı şekilde davacıya süre verildiğini, Nitekim 4 nolu celseye geldiğinde, Mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin bandrol sayılarına göre hesaplama yapılması için dosyanın ek rapora gönderildiğini, bu ara kararından önce mahkemece imha belgelerinin veya iade faturalarının sunulması için kendilerine hiç bir süre verilmediği gibi herhangi bir açıklamada dahi bulunulmadığını, tamamen ketum şekilde ara karar oluşturulduğunu, bu ara karara itiraz edilmesine rağmen mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, Bilirkişi heyetinin dosya üzerinden hesapladığı bu ek raporunun Mahkemeye sunulmasından sonra bu raporda belirtilen rakamlara süresinde itiraz edildiğini, ancak davacı tarafça bu ek rapora herhangi bir itiraz yapılmadığını, dolayısıyla kendileri lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde Mahkemece bu durum da göz ardı edilerek 5 nolu celsede "daha yüksek tazminatı" doğuracak şekilde dosyanın yeniden ek rapora gönderildiğini,İkinci ek raporun, Mahkemenin istediği doğrultuda ve dosya üzerinden hesaplandığını, bu rapora da süresi içinde itiraz edilmiş ve itirazımızın yanı sıra Mahkemeyi kök raporda belirtilen satış rakamlarına inandırmak için toplam 7 klasör evrakın Mahkemeye ayrıca sunulmuş olduğunu, bu delillerin yeni delil kapsamında değerlendirilmeyeceğini, Mahkemece bu belgelerin incelenmesine karar verilmediğini, Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin, telif ücretinin net satış rakamlarına göre yapılacağını öngördüğünü, müvekkil, şirketin ödemelerini bu sözleşmelere göre yaptığını,Mahkemede defaatle; bu kitapların mahiyetlerinin yardımcı ders kitabı olduğu ve bunların klasik kitaplarda olduğu gibi basılan miktar tükenene kadar satışının mümkün olmayıp (özellikle 2011-2017 seneleri arasında müfredat ve sınav sistemlerinin sık sık değişmesi sebebiyle) her sene yeni tarihli basım olması gerektiği aksi takdirde piyasada satış imkanının zor olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin de bu nedenle satış miktarına göre yapıldığı, dolayısıyla bandrol sayısına göre hesaplama yapılarak sonuca gidilmesinin doğru olmayacağının belirtildiğini, Söz konusu beyanları tevsik etmek amacıyla, piyasa teamüllerinin bu şekilde olduğunu belirtmek için ... ve ... meslek birliklerinden bilgi talebinde bulunulmuş olup ilgili yerlerden verilen cevabi yazıların dosyaya sunulduğunu, Yerel Mahkeme kararında faizin 2013'den itibaren işletildiğini, ancak dava konusu kitaplarla ilgili olarak davacıya yapılan ödemelerin yıllara sari şekilde 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarını kapsadığını, dolayısıyla yapılan ödemelerin muacceliyet tarihlerinin de sözleşmelerde öngörüldüğü şekilde her yılın Ocak ve Haziran aylarına ilişkin olduğunu, Mahkemece faizin başlangıç tarihinin 2013 yılından alınmasının anlaşılamadığını, zira tüm kitaplar bakımından muacceliyet tarihinin 2013 olmadığını, Davacının açtığı davada talep ettiği rakamın 50.000 TL olduğunu, 03.06.2021 tarihli ıslah ile davasını 71.028,00-TL'ye yükselttiğini, ancak Mahkeme sanki daha önce müvekkili temerrüde düşürülmüş gibi faizi 2013 yılından itibaren işlettiğini, bu durumun da hatalı olup bozmayı gerektirdiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacının eser sahibi olduğu dava konusu bir kısım kitaplarla ilgili sözleşme gereğince ödenmesi gereken telif bedellerinin ödenmediği, bir kısım yardımcı ders kitaplarından isminin çıkartılarak yayınlandığı iddiasıyla açılan telif tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosyaya sunulan sözleşmeler ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen yazı cevabı ve bilirkişi kök ve ek raporları birlikte incelendiğinde; davaya konu ders kitaplarının FSEK'nun 2/1. maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri niteliğinde oldukları, davacının bu kitapların bir kısmında tek başına, bir kısmında ise başka yazarlarla birlikte yazar olarak yer aldığı, 07/12/2009-30/06/2010, 18/10/2010-31/08/2011 tarihleri arasında davalı grup şirketi olan ... A.Ş.'de, 18/10/2010-31/08/2011, 01/09/2011-31/03/2012, 04/09/2013-10/09/2015 tarihleri arasında ise davalı şirkette hizmet akdi ile çalıştığı, taraflar arasında 04/09/2013 tarihli belirli iş sözleşmesinin de mevcut olduğu, FSEK'nun 18/2. maddesine göre, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki hakların bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılacağı, bu nedenle davacının iş sözleşmesi ile çalıştığı dönemde yazdığı ve taraflar arasında ayrıca özel bir sözleşme yapılmadığı anlaşılan 9. Sınıf Dil ve Anlatım (örnekli) Konu Anlatım Föyleri, 9. Sınıf Edebiyat (örnekli) Konu Anlatım Föyleri, YGS Türkçe Deneme Kitabı, YGS Türkçe Dökme Test, YGS Türkçe 30'lu Deneme Sınavı LYS Edebiyat Soru Bankası, YGS Türkçe Soru Bankası (Yazarlar ..., ..., ..., ...) ve LYS Edebiyat Soru Bankası isimli eserler için mali hak sahibinin FSEK'nun 18/2. maddesine göre davalı olduğu, davacının bu eserler için telif alacağı talebinde bulunamayacağı anlaşılmıştır. Ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davacıya satışı yapılan kitaplar için satış sayısına göre satış bedelleri üzerinden % 6 oranında telif ücreti ödenmesi gerektiği, bu ödemelerin 30 Ocak ve 30 Haziran tarihleri arasında yapılacağının kararlaştırıldığı, davalının ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede satış faturaları üzerinden yapılan hesaplamaya göre 2011 - 2016 arasında davacıya sözleşmeler gereği ödenmesi gereken telif ücretlerinin 38.748,56 TL olduğu tespit edilmişse de; davacının dosyaya aşamalarda sunduğu dilekçelerle, öncelikle baskı ve bandrol sayıları ile satış bedellerinin her bir baskı için ayrı ayrı ilgili Turizm Bakanlığından sorularak mahrum kalınan miktar ve dönemlerin hesaplanmasını talep ettiği, bu doğrultuda Mahkemece aldırılan bilirkişi kök raporuna itiraz ettiği, itirazında bandrol sayısına göre hesaplama yapılmasını talep ettiği, Mahkemece aynı doğrultuda hesaplama yaptırılarak ek rapor aldırıldığı, her ne kadar bu rapora bir itirazda bulunulmamış ise de, hesaplama yönteminde yapılan hata nedeniyle Mahkemece her zaman ek rapor aldırılabileceği, açıklanan nedenlerle, davalı lehine usûlü kazanılmış hak doğduğu yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı (Yargıtay HGK 2022/3-508 Esas, 2023/226 Karar sayılı kararı), her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davacıya satışı yapılan kitaplar için satış sayısına göre satış bedelleri üzerinden % 6 oranında telif ücreti ödenmesi gerektiği kararlaştırılmış ise de; dava konusu kitaplar için alınan bandrol sayısına göre davalının ticari defterlerinde satış kayıtları yer almayan kitapların mevcut olduğu, ancak davalının bastırılan tüm kitapları satmış olmasının da mümkün olmayabileceği, bu hususların toplanan deliller nazarında açık bir biçimde ortaya konulamadığı, davalı vekilinin 19.09.2019 tarihli celsede, satılmayan kitapların imha edildiğine yönelik savunmada bulunduğu, her ne kadar rapora itiraz dilekçesi ekinde imha tutanakları sunulmuş ise de, bu tutanakların süresinde usulünce ileri sürüldüğünün kabul edilemeyeceği, kaldı ki, her zaman sonradan düzenlenen tek taraflı belge mahiyetinde oldukları, bu nedenle aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, yukarıda bahsedildiği üzere, gerek net satış miktarının tam olarak tespit edilememiş olması, gerekse bandrol sayısınca satış olmayabileceği ihtimalinin de olması birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında menfaat dengesinin sağlanabilmesi için TBK'nun 50.maddesi uyarınca tazminat miktarının re'sen belirlenebileceği, bu durum karşısında, somut olayın özellikleri, bilirkişi raporunda yapılan tespitler ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak, 50.000 TL telif bedelinin davacıya ödenmesinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı, ancak davacının yazarı olduğu 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası kitaplarının 2013 yılı baskılarında davacının adına yer verilmeyerek FSEK'nun 15. maddesinde yer alan adın belirtilmesi manevi hakkının ihlal edildiği, tarafların mali durumlarına, davalının kusur derecesine, ihlalin niteliğine göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, sözleşmeler gereğince telif ücretlerinin yarısı için, sözleşme kaspsamında temerrütün gerçekleştiği 30 Ocak 2013, diğer yarısı için ise temerrütün gerçekleştiği 30 Haziran 2013 tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açtığı, bu nedenle kısmi davalarda olduğu gibi, alacağın dava edilmeyen kısmı için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığı, alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılarak, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerine itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/09/2021 tarih, 2017/635 E. 2021/154 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, bu kapsamda;3-Davanın kısmen kabulüne,-9. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası, 9. Sınıf Edebiyat Kazanım Tarama Testi, 10. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası, 11. Sınıf Dil ve Anlatım Soru Bankası, 11. Sınıf Edebiyat Soru Bankası kitapları ile ilgili davacıya ödenmeyen telif alacağı nedeniyle, takdiren 50.000,00 TL telif bedelinin yarısına 30/01/2013, diğer yarısına ise 30/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, -Davacının adının 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli kitaplarda yazar olarak yer verilmemesi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - 10. Sınıf Edebiyat Soru Bankası ve 9. Sınıf Edebiyat Soru Bankası isimli kitaplarda yazar olarak davacının adına yer verilmeksizin davalı tarafça basılmasının yasaklanmasına, -Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine ,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05 TL karar harcından peşin alınan 853,88-TL'nin mahsubu ile 2.903,17 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 853,88- TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 889,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.680,00 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.715,68 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 88,70 posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 56,20-TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,000TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/d-Davacı vekiline manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5/eDavalı vekiline manevi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 60,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 222,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 08/07/2024
MUHALEFET ŞERHİ: İstinaf başvurusuna konu davada davacı vekilinin dava dilekçesinde telif alacağı, manevi tazminat ve ref talebinde bulunduğu, davacı vekilinin kök rapora itirazı üzerine 1. ek rapor alındığı, 1. Ek rapora itiraz etmediği, mahkemece resen ikinci ek rapor alınarak bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır. HMK’nın “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesinin birinci fıkrasında “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmü mevcuttur.Taraflardan birinin rapora itiraz etmemesi halinde, diğer taraf yönünden usuli kazanılmış hak doğar. (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2021 tarihli 2028/10 (21)-94 Esas- 2021/111 Karar sayılı kararı; " Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753).... mahkeme tarafından 30.12.2011 tarihli kusur raporuna itiraz için taraflara iki haftadan fazla süre verildiği davalılar vekilince rapora itiraz dilekçesi ile yine Kanundaki süre içinde itiraz edildiği davacılar vekilince ise duruşmada aleyhe olan hususları kabul etmedikleri belirtilerek, dosyanın tazminat hesabı yönünden hesap bilirkişisine gönderilmesinin istendiği, davacı vekilince kusur oranlarına yönelik yeni bir rapor alınması talebi olmadığı, hesap raporuna gönderilmesinin istenmesi ile aslında 30.12.2011 tarihli kusur raporundaki kusur oranlarına göre tazminat hesabının yapılmasının zımnen istendiği anlaşılmakla 30.12.2011 tarihli ilk raporda belirlenen kusur oranları yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğu ve usuli kazanılmış hakkın doğumuna engel bir durum bulunmadığı bu nedenle mahkemece bu durum dikkate alınmayarak 19.08.2013 tarihli (20.09.2013 havale tarihli) kusur raporunun hükme esas alınması ile usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.)" Somut uyuşmazlıkta mahkemece bilirkişi heyetinden alınan birinci ek raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapordaki telif alacağı hesaplamasına itiraz etmediği, katıldığı 15/10/2020 tarihli duruşmada davacı vekilinin rapora karşı itiraz etmediğinin zapta geçirilerek kendisinden sorulduğunda; "Önceki tüm beyanlarımızı tekrarla haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz dedi." şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece davacı ... davalı tarafın rapordaki hesaplamada 1/2 oranında indirim yapılmasına itirazları bulunmamasına rağmen resen kitapların telif ücretinin tamamı üzerinden hesaplama yapılması için ek rapor alınması ve ilk raporda tespit edilen 18.715 TL telif alacağının davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, alınan ek rapordaki hesaplamaya göre karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi, davalı vekilinin imha belgelerini rapora itiraz dilekçesi ekinde sunması HMK 145. Madde kapsamında kaldığından sonradan gösterilmesine izin verilmesi gerektiği, aksi yöndeki mahkeme karar gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak test kitaplarının sınava hazırlık için basıldığı ve her yıl güncellenmesi gerektiği, önceki yıldan kalan kitapların tamamının satılma ihtimali bulunmuyorsa da, ticari işletme olan davalının satılmayan kitapları yüksek oranda bandrol alarak basmasının ve daha sonra imha etmesinin ticari hayattaki kar ilkesine aykırı olduğu gözetilerek, rapora itiraz edilmediğinden usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince, TBK 50. Madde hükümlerine göre mahkemece alınan ek raporda tespit edilen 18.715 TL telif alacağının davalıdan faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde bulunduğumdan, sayın heyet çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09