SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1663

Karar No

2024/1289

Karar Tarihi

8 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1663 Esas

KARAR NO: 2024/1289

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 24/02/2021

NUMARASI: 2021/162 E. - 2021/33 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1994 yılından bu yana ... ibareli ticaret unvanını ve markasını kullandığını, ... ibaresinin müvekkili adına tanınmış marka statüsünde olduğunu ve müvekkilinin ... ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ve ticaret unvanı nedeni ile öncelikli kullanıma dayalı ve korunması gereken hak sahibi olduğunu, davalı yanın 25/01/2019 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının ve markalarının asli unsuru olan ... ibaresine yaptığı yatırımlar ile büyük bir değer kazandırdığını, davalı yanın bu ibareyi aynen ve birebir olarak kullandığını, davalı yanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak ... ibaresini adına kötüniyetli olarak tescil ettiğini, davalı yanın kullanımlarının müvekkilinin bir şubesi gibi algılandığını, davalı yanın ticaret unvanında ... ibaresinin kullanmasının engellenmesine, Türkiye çapındaki ... yazılı tabela, vergi levhası, broşür, katalog, el ilanları, reklam panoları, bez afişler, kartvizit vs her türlü tanıtım ve ticari evrakın toplatılarak imhasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ticaret unvanının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 13/05/2019 tarih ve 9827 sayılı sayısının 165. Sayfasında ilan edildiği üzere ... Mağazacılık Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya Tekstil İnş. Kuyumculuk San.ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini, müvekkili şirketin faturalı irsaliye ve fatura koçanları dışında herhangi bir reklam afişi, broşür, tabela vb.bir reklam faaliyetinde bulunmadığını, mevcut fatura ve irsaliye faturalar da Bismil Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde 26/06/2019 tarihinde imha edildiğini, evvelce ticaret unvanında kullandığı unsurların baskının unsurunun ... ibaresi olmadığını, Diyarbakır bölgesinde ... dendiğinde akla daha çok spotçu olarak bilinen ve ikince el mal alıp satan yerlerin geldiğini, müvekkilinin ... sözcüğünü ticaret unvanında kullanmasının davacı yan ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, Davalının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, Davacının davalıya ait ticaret unvanının terkini talebinin dava tarihi itibariyle terkine konu ticaret unvanı bulunmadığı, davalının unvanını dava tarihinden önce değiştirmiş olduğu anlaşıldığından reddine,Davacı uhdesinde "..." ibaresini ihtiva eden her türlü katalog, reklam ve tanıtım vasıtaları ile tabelalara el konularak toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; "irsaliyeli fatura, fatura ve sevk irsaliyelerinin 20.06.2019 tarihinde imha edildiğini, ticaret unvanının ise davadan önce 08.05.2019 tarihinde değiştirildiğini" beyan ettiğini ve birtakım deliller sunduğunu, Davanın 14.06.2019 tarihinde açıldığını, davalının tescilli ... markası olmadığı gibi unvanını değiştirmesine rağmen dava tarihinden sonra "..." ibaresini taşıyan materyalleri imha ettirdiğini, bu faturalarda, ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığını, Dava tarihi itibariyle haklı olan bu talepleri yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" ve HMK 331 maddesi gereğince dava tarihinde haklı bulunan müvekkili şirket lehine yargılama giderlerine hükmedilmesini talep ettiklerini, bu talepleri yönünden dava açılırken müvekkili şirket aleyhine kusur yüklenemeyeceğini, bu nedenle davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasını gerektiğini, Davacının "..." unvanını ileride kullanmayacağı anlamı çıkartılmasının doğru olmadığını, bu nedenle uyuşmazlığın kesin şekilde çözüme kavuşturulması ve haksız rekabet yönünden kesin olarak sonlandırıcı hüküm tesis edilmesi gerektiğini, haksız rekabetin doğası gereği davacının ileriki tarihlerde ... ibaresini ticaret ünvanında kullanması ihtimalinin yüksek olduğunu, aksinin kabulü halinde müvekkili şirketin her seferinde dava açması gerekeceğini ve yargılama gereksiz yere meşgul edileceğini, hakimlerin başka dosyalara ayırması gereken zamanın azalacağını, davacının "..." ibaresini ticaret ünvanında kullanmasının men edilmesi gerekirken mevcut şekilde hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava açılmadan önce müvekkili şirketin bu kelimeyi unvanından çıkararak tüm belgeleri imha ettiğini, buna ilişkin belgelerin, dava dosyasına sunulmasına rağmen yerel mahkeme, ''Davacı uhdesinde "..." ibaresini ihtiva eden her türlü katalog, reklam ve tanıtım vasıtaları ile tabelalara el konularak toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, '' karar verildiğini, oysa mezkur dava açılmadan buna ilişkin her şey imha edilmiş olup müvekkili şirketin uhdesinde buna ilişkin herhangi bir belge kalmadığını, Davacı şirket ile müvekkili şirketin iş alanlarının birbirinden farklı olup ... sözcüğünün müvekkili şirket unvanında yer alması ile davacı yanın markalardan doğan haklarına tecavüzüne ve haksız rekabete sebebiyet verilmediğini, buna rağmen yerel mahkeme davacının davasını bu yönüyle kabulüne karar verildiğini, oysa bu yönüyle yerel mahkeme kararı hukuki dayanaktan yoksu olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalının davacıya ait markayı, ticaret ünvanında kullandığı iddiasıyla, marka hakkına tecavüzün, önlenmesi ile davalının ticaret sicildeki unvanının terkini talebine yöneliktir. Davacının haksız rekabete ve marka hakkına tecavüzün tespitine yönelik bir talebi bulunmadığından, Mahkemece davanın marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti talebini de içerdiği yönündeki tespitinde isabet bulunmamaktadır.Davacı; adına tescilli ... ibareli markanın davalının ticaret ünvanında kullanıldığını iddia etmiş, davalı; ... İnşaat ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti olan ticaret ünvanını, dava tarihinden önce ... Mağazacılık Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirdiklerini, kullanıma ilişkin belgeleri de imha ettiklerini savunmuştur. Gerçekten de dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı yanın ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.olan ticaret unvanının ... Mağazacılık Dayanıklı ... İnş. ... San. ve Tic. Ltd. Şti.olarak değiştirilmesi yönündeki taleplerini 08/05/2019 tarihinde Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirdiği, ilgili işlem Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 13/05/2019 tarih ve 9827 sayılı sayısının 165.sayfasında ilan edilmek ile alenileştiği, dava tarihinden önce davalı ticaret ünvanının değiştirilmiş olduğu görülmekte olup, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, terkini talep edilen davalı ticaret ünvanının dava tarihi itibariyle değiştirilmiş olduğu, yargılama sırasında ortadan kalkmamış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle ünvan terkinine yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının, davacı adına tescilli markayı ihtiva eden ticaret ünvanını tescil ettirmiş olmasının salt kullanımın men ve ref'ine yönelik bir delil oluşturmayacağı, her iki tescil rejiminin farklı kurallara tabi olduğu, gerek Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, gerekse Dairemizin uygulaması dikkate alındığında, markaya tecavüzün söz konusu olması için aynı zamanda markasal kullanımın gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalının markasal kullanımına yönelik olarak ispat yükü davacı üzerinde olup, bu yönde dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde; kullanıma ilişkin ilgili evrakların dava açılmadan imha edildiğini ileri sürdüğü, delil olarak dilekçeye ekli GİB Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı, Bismil Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün imha tutanağını sunduğu, tutanak incelendiğinde;... seri numaralı irsaliyeli faturanın imha edildiğinin görüldüğü, ancak bu durumun markasal kullanımın gerçekleştiğine dair bir delil teşkil etmediği, ticaret unvanının tescil edildiği şekilde kullanımının hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği, unvanın markasal kullanıldığının ispat yükü davacıda olup davacı tarafça iddiaların ispatlanamadığı, dolayısıyla Mahkemece marka hakkına tecavüzün tespiti ile men ve ref'i talebinin reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabet bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece haksız rekabetin tespitine karar verilmiş olması, marka hakkına tecavüzden kaynaklı men ve ref taleplerinin kabul edilmiş olması ve markasal kullanımın gerekçede tartışılmamış olması yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 3-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/02/2021 tarih, 2021/162 E. 2021/33 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda;4-Davacının ileri sürmüş olduğu men ve ref taleplerinin REDDİNE, Davacının davalıya ait ...Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti isimli ticaret unvanının terkini talebinin REDDİNE, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken men ve ref talepleri yönünden 427,60-TL ticaret unvanının terkini tarafından 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL karar harcından peşin alınan 44,40-TL'nin mahsubu ile 810,80-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre men ve ref talepleri yönünden 25.500-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ticaret unvanının terkini yönünden 25.500-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6/c-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, /davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınakonusuesastanistinafİstemli)reddine(TecavüzündereceistanbulgerekçeMarkasebepleriGiderilmesikararıkabulüdosyahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim