Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/896
2024/1276
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/896
KARAR NO: 2024/1276
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/04/2024
NUMARASI: 2024/45 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ... markasının sahibinin davacı olduğunu, davalının markayı izinsiz şekilde yiyecek içecek hizmetleri sınıfında kullandığını bu şekilde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini beyanla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 18/04/2024 tarihli ara karar ile; "İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 2023/135 D.İş 2023/138 K. sayılı karara itiraz ettiklerini , ihtiyati tedbir kararı verilmesinin koşoulları oluşmadığını, davaya konu mahalde davacının markasına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, adreste bulunan işletmenin ...&... ismi ile faaliyet gösterdiğini,davacının markayı 24/08/2022 başvuru 14/07/2023 tescil tarihli başvurusu ile tescil ettirdiğini, üst üste gerçekleştirilen devirler ile markaya ilişkin hakların hangi zaman aralıklarında davacıya ait olduğunun ve taraflar arası sözleşmeden ... marka haklarının ne şekilde kullanıldığının takip edilemeyeceğini, müvekkilinin franchise sözleşmesinin de bulunduğunu, marka kullanım haklarının bir dönem olduğunun sabit olduğunu, sözleşme sonrası bir takım kullanımlarında haklılıklarının bulunabileceğini, bu durumun esas dava konusu olup davacı tarafından bu yönden de kanun yollarına gidildiğini, arabuluculukta taraflar arası anlaşma sağlanamadığını, bu yönde bir tespitin değişik iş dosyası ile karara bağlanamayacağını, aleyhinde marka tecavüzü iddiasında bulunulan taraf olarak işletmede ihtiyati tedbire ve tecavüz iddiasına konu edilebilecek herhangi bir ibare olmadığının ispat edildiğini, kasap dönere ilişkin en ufak bir ibare bulunmayan işletme nezdinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını, davalının istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu 2. FSHHM' sinin 2023/135 D.iş sayılı dosyasının 15/01/2024 tarihli ara kararı ile; "..İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından TEBLİĞ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 150.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde; Tedbir talep edene ait ... numaralı ... ibareli markanın karşı tarafça markasına tecavüz eden markanın ve ticaret unvanının yazılı olduğu her türlü emtia, basılı ambalaj, kutu, broşür, sair yazılı evrak ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan vasıtalara, görüldüğü her yerde el konulmasına, tecavüz oluşturan markayı taşıyan tabelaların kaldırılmasına, muhafaza altına alınmasına, ..." şeklinde tedbire karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir. İstanbul Anadolu 2. FSHHM' sinin 2023/135 D.iş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bu aşamada mevcut delillere göre,... sayılı " ..." ibareli markanın 43. Sınıfta "Geçici Konaklama Hizmetleri , Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması" hizmetlerinde tescilli olduğu, davacının bu markayı 19.08. 2020 tarihinde devir aldıktan sonra ... sayılı " ..." ibareli markayı ise 43. Sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması" hizmetleri için 23.07.2023 tarihinde adına tescil ettirdiği , davalının markanın önceki sahibi ile düzenlediği franchise sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı adına tescilli, ... sayılı " ..." markasının tescilli olduğu yiyecek ve içeçek hazırlanması hizmet sınıfında davalı tarafından ayniyet teşkil edecek şekilde kullanıldığı, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bir lisans sözleşmesi sunulmadığı, davalının markasal kullanımlarının akdi yada yasal geçerli bir sebebe dayalı olduğuna dair delil sunulmadığı , davalının davacı adına tescilli " ..."ibareli markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu , diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tedbire itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, aleyhine tedbir talep olunan davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2024/45 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09