Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2023/1960
2024/1268
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1960 Esas
KARAR NO: 2024/1268
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2021
NUMARASI: 2014/971 E. - 2021/1049 K.
DAVA: MENFİ TESPİT (KAMBİYO SENETLERİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 01/04/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2014/269 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: MENFİ TESPİT
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... Yatırımları A.Ş. tarafından keşide edilen ve müvekkiline ciro edilen toplam 510.000,00 Euro bedelli dört adet çekin, müvekkili ... şirketi genel müdürü ... tarafından kullanılan ... plakalı araçtan Beşiktaş-İstanbul'da kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındığını, olaya ilişkin Levent Polis Merkezi Amirliği'nin 09/07/2013 tarihli şirket genel müdürü ...'e ait müşteri ifade tutanağının yer aldığını, konu hakkında müşteri tarafından 09/07/2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bedeli yaklaşık 1.250.000,00 TL'ye tekamül eden çeklerin iptali için İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/193 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, çeklerin iptaline karar verildiğini ve kararın 07/11/2013 tarihinde kesinleştiğini, çeklerin iptalinden sonra davalılardan ... AŞ. tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığını ve takibe konu çeklerin iptal edilmiş olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve davalıların alacaklarının dayanaklarını kanıtlamalarının gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, diğer davalı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. isimli firmadan davaya konu ... Elmadağ ticari şubeye ait 07/03/2014 tarihli 100.000 EURO çeki aldığını, davalı ... firması ek.1de görülen cari hesap ekstresindeki 125.792,72 krş müvekkili şirkete borcu olduğunda çek bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız kalan çekle alakalı olarak alacaklı şirket dahil çekin keşidecisi ve tüm cirantaları aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 125.792,00-TL asıl alacak rakamı üzerinden takipte bulunduğunu, İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013-193 esas sayılı dosyasına 26.03.2014 tarihinde karara itiraz ettiklerini, davaya konu çek incelendiğinde keşidecisi ... A.Ş. tarafından keşide edilerek ... Hizmetleri A.Ş. emrine verilmiş emrine verilen şirket tarafından ciro edilerek imzalanan çek ... Gıda San. Ve Tic. A.Ş. İsimli şirkete verilmiş onun tarafından ciro ve imza edilen çek ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ciro ve imza edilerek asıl borçlu olan firma ... Ltd. Şti'ne verildiğini, davaya konu çek asıl borçluları olan şirket tarafından imza ve ciro edilerek müvekkili şirkete verildiğini, davaya konu çekle alakalı olarak çek iptali davası incelendiğinde, davacısı ... Hizmetleri A.Ş. İsimli firma olduğunu, bu firmanın davaya konu çeki çaldırdığını, çeki diğer davalı ...'a cir edeceğini söylerek dava açtığını, davaya konu çek incelendiğinde tüm borçlular tarafından imzalandığının görüleceğini, bu hususta borçlu şirketlerin aleyhlerine açtıkları şikayetlerin reddedildiği, tüm bu nedenlerle öncelikle verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/269 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. tarafından keşide edilen ... Elmadağ Ticari Merkez Şubesine ait 7.2.2014 tarih ... seri nolu 100.000,-Euro bedelli, 7.3.2014 tarihli ... seri nolu 100.000.-Euro, 7.4.2014 tarihli ... seri nolu 200.000.-Euro, 7.5.2014 tarihli ... seri nolu 110.000.-Euro bedelli ve diğer müvekkillerine ciro edilmiş olan toplam 510.000.-Euro bedelli 4 adet çekin 8.7.2013 günü saat. 20.00 sularında kimliği belirsiz kişiler tarafından araçtan çalındığını, Levent Polis Merkezi Amirliğince olaya ilişkin tutanak tutulduğunu ve İst.Cum.Baş.'na suç duyurusunda bulunulduğunu, İst. 37. Asl. Tic. Mah. 2013/193 E.sayılı dosyası ile çeklerin zayii nedeniyle iptallerine dair karar verildiğini ve söz konusu iptal kararının 7.11.2013 tarihinde kesinleştiğini, davalılardan ... tarafından müvekkilleri aleyhine İst. ...İcra Müd.nün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, icra takibinde alacaklı olarak görülen davalıya gerekse diğer davalılara müvekkil şirketlerin hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek, öncelikle İİK.nun 72/111 madde hükmü uyarınca paranın haksız talep sahiplerine ödenmesinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, ayrıca icra takibine konu edilmiş olan çekin müvekkillerine istirdadına, haksız ve kötü niyetli davalı- takip alacaklısı aleyhine IIK.nun 72/V madde hükmü uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi vekilince cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... şirketi ile olan ticari ilişkisi nedeniyle oluşan ticari alacağına istinaden dava konusu çeki adı geçen davalı şirketten aldığını ve çek bedelinin ödenmemesi üzerine doğal olarak icraya koyduğunu ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, davalı ... şirketi ile müvekkili aralarında olan evrakları dosyaya ibraz ettiklerini, davalı ... şirketi dışında çekte isim ve kaşeleri bulunan diğer şirketlerin müvekkilince tanınmadığını ve aralarında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu çekin iyi niyetli hamili konum ve durumunda olduğunu, çek bedelini tahsil edemeyen müvekkilinin olayın asıl mağduru haline geldiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/120 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... Elmadağ Ticari Merkez Şubesi'ne ait ... numaralı 100.000-Euro bedelli ve 07.03.2014 tarihli çeki keşide ederek ... HİZMETLERİ A.Ş. ("...")'ye teslim ettiğini, Söz konusu çek, ciro ve teslim yoluyla çekin yetkili hamili konumunda bulunan ... uhdesinde iken çalındığını, olayın ardından ... tarafından 09.07.2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve savcılık tarafından çeke ilişkin muhafaza kararı verildiğini, bunun akabinde yetkili hamil ..., İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/193 Esas ve 2013/214 Karar sayılı ve 22.10.2013 tarihli ilamı ile davaya konu çeke ilişkin iptal kararı aldığını, ayrıca söz konusu kararın 07.11.2013 tarihinde tamamen kesinleştiğini, Buna rağmen daha sonra (1) no.lu davalı şirket tarafından çekin bankaya ibraz edildiği ve ibrazı sonrasında hiçbir işlem yapılmadığına dair çek üzerine şerh düşüldüğünü daha sonra (1) no.lu davalı şirket dava konusu çekin bedelinin 125.792,00-TL'sinin tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkil şirkete ve diğer davalı şirketlere karşı kambiyo senedinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen çek iptali kararının kesinleşmesinin ardından yerel mahkeme kanalı ile muhatap bankaya bildirimde bulunulduğunu, söz konusu çek iptal edildiğini ve kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, Çek bedeli lehtarı ...'e banka yoluyla müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Keşide eden müvekkil şirketin de artık bu çekten dolayı hiçbir borcunun bulunmadığı ve bu çeke istinaden herhangi bir işlem yapılamayacağı, talepte bulunulamayacağını belirterek, vs açıklamalarda bulunmuş sonuç olarak, müvekkili şirketin hiçbir borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... Hiz. A.Ş. vekilinin verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekle birlikte davacı ... A.Ş. tarafından keşide edilmiş olan ... Elmadağ Ticari Merkez Şubesi'ne ait, 07.02.2014 tarihli ... çek nolu 100.000-Euro bedelli, 07.04.2014 tarihli ... çek no'lu 200.000-Euro bedelli, 07.05.2014 tarihli, ... çek no'lu 110.000 Euro bedelli ve müvekkili tarafından ciro edilmiş olan toplam 510.000,00-Euro bedelli 4 atdet çekin, 08.07.2013 saat 20;00 sularında, müvekkili şirketin ve diğer davalı ...'nin Genel Müdürü olan ... tarafından kullanılmakta olan ve ... San. Tic. A Ş. adına kayıtlı ... plaka sayılı ... marka lacivert renkli araçtan, kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındığını, çeklerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından muhafaza kararı verildiğini ve Malvarlığına Karşı İşlenen Suçlar Bürosu'nun 07.10.2013 tarihli yazısı ile söz konusu çeklerin bankaya ibrazı halinde en yakın emniyet birimine bildirilmesinine yönelik karar oluşturulduğunu, Bedeli yaklaşık 1.250.000,00-TL ye tekabül eden söz konusu çeklerin iptali ve kötüniyetli üçüncü şahıslar tarafından tahsilinin önlenmesi için yasal yollara başvurulduğunu İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.11.2013 T. 2013/193 E. 2013/214 K. sayılı kararı ile mezkur çeklerin tamamının zayi nedeniyle iptallerine karar verildiğini ve söz konusu İptal kararının 07.11.2013 tarihinde kesinleştiğini, çekler iptal edildikten sonra iş bu davanın davalılarındanalılarından ...tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..., sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, ödeme emrinin 14.03.2014 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, ancak gerek mezkur icra takibinde alacaklı olarak görünen davalıya, gerekse diğer davalılara ne davacı şirketin ne de müvekkili şirketin, işbu dava konusu çekten kaynaklanan hiçbir borcu bulunmadığını, söz konusu çekin çalıntı bir çek olduğunu, ve mahkeme kararıyla iptal edildiğini, diğer davalılardan ...'den sonraki ciroların mezkur hırsızlık olayının ardından gerçekleşmiş olduğundan hak sahibi olduğu iddiasında bulunan kimselere yasal olarak hak sahipliği sağlamaktan tamamen uzak olduğunu, mezkur davalılar ile ne davacı şirketin, ne de müvekkili ... A.Ş. ve ... arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığından böyle bir hususun kanıtlanmasının mümkün olmadığını belirtmiş sonuç olarak davanın kabulüne davacı şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Asıl davada;Davacıların İstanbul ... İcra Daresinin ... sayılı takip dosyasında takibe konulan 07.03.2014 keşide tarihli ... seri nolu 100.000 Euro bedelli, muhatabı ... Elmadağ Ticari Şubesi olan çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Birleşen İstanbul 6. ATM 2014/269 esas sayılı dosyada; Davacıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konulan 07.02.2014 keşide tarihli ... seri nolu 100.000 Euro bedelli, muhatabı ... Elmadağ Ticari Şubesi olan çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Çekin davacı ... Mağazacılığa iadesine, Asıl alacağın %20'si olan 221.556 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Birleşen İstanbul 21. ATM 2014/120 esas sayılı dosyada; Davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konulan 07.03.2014 keşide tarihli ... seri nolu 100.000 Euro bedelli, muhatabı ... Elmadağ Ticari Şubesi olan çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Çekin davacıya idesine, Asıl alacağın %20'si olan 221.556 TL tazminatın davalılar ..., ... ve ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalıların kötü niyetli olmadıkları anlaşıldığından bunlar açısından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar ... HİZMETLERİ A.Ş. ve ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesi ve davalı ... ve davalı ... Radyatör'ün istinaf dilekçesine cevabında özetle; kararın gerekçesinin hukuk ve hakkaniyete uygun olduğunu, ancak birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/120 Esas sayılı dosyasında dava açılmasına hiçbir şekilde sebebiyet vermemiş olan davalı müvekkillerinin belli bir tutarla sınırlı olmakla birlikte yargılama giderine mahkum edilmiş olmalarının ve yine aynı gerekçe ile hükmedilen ücreti vekaletten çekin edinimine dayanak teşkil eden gerçek bir ticari ilişkileri bulunmadığı sübuta eren diğer davalılar ile birlikte aynı şekilde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin ciro silsilesinde yer almaları bakımından davalı olarak gösterilmiş ve menfi tespit talepli davanın konusu gereği ... A.Ş.'nin anılan çekten ötürü müvekkillerine borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de davacı ile müvekkilleri arasında gerçek bir ticari ilişki bulunduğu ve çeklerin keşidesine dayanak teşkil eden bir komisyon sözleşmesinden doğan alacak borç ilişkisinin bulunduğu ve davacı tarafından borcun varlığı kabul edilerek çeklere konu bedeldeki gerekli ödemelerin çeklerin zayiinden sonra davacı tarafından müvekkili ...'e yapıldığının sabit olduğunu, dolayısıyla birleşen davanın diğer davalıları ile müvekkilinin dosyadaki hukuki ve fiili durumunun aynı olmadığını, hükmedilen 30.870,00 TL vekalet ücretinin de hüküm tarihindeki AAÜT dikkate alındığında hatalı şekilde yüksek hesaplandığını, icra dosyalarına ibraz edilen teminatların iadesine karar verilmesi gerekirken bunun da göz ardı edildiğini, birleşen İstanbul 6. ATM'nin 2014/269 Esas sayılı dosyasında davacı müvekkilleri lehine ve davalılar aleyhine hükmedilen 18.830,00 TL'lik nispi vekalet ücretinin de hüküm tarihindeki AAÜT dikkate alındığında düşük hesaplandığını, ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, bilirkişi raporlarında davalı ile ... firması arasındaki ticari ilişkinin mevcudiyetinin yalnızca kaydi evrak düzeni bazında tespit edilmiş olup gerçek bir ticari ilişki olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığını, mahkemece somut ve haklı gerekçelerle hüküm tesis edilip aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerektiğini, davalı .... ve davalı ... vekilinin dava konusu çekin iktisabında ve devamındaki işlemlerde kötü niyetli olduğunu gösteren hiçbir husus bulunmadığı iddialarının kabul edilemeyeceğini, davalı ...'nin ve davalı ...'ün istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda dahi müvekkili şirketin yaptığı mal tesliminin gerçek olduğu belirtilmiş ise de mahkemece bu tespit dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, soruşturma dosyasında ...'nın müvekkili şirketi tanımadığını, müvekkili şirketten hazır beton almadığını iddia etmiş ise de müvekkili şirkete ait irsaliyelerdeki teslim alan hanesindeki isim ve imzaları ve verdiği ifadesi ile sunduğu belgelerdeki çelişkiler gözetildiğinde müvekkili şirketin savunmalarının haklı ve meşru olduğunun anlaşılacağını, aynı durumun ... için de geçerli olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu çeki iktisabında hiçbir kötü niyet olmadığını, ifade sahiplerinin beyanlarını kabul anlamına gelmemekle mahkemece yapılması gerekenin müvekkili şirket irsaliyelerinde bulunan imzalar ile ifade sahiplerinin imzaları hakkında mukayeseli bir imza incelemesi yaptırmak ve gelecek sonuca göre hüküm tesis etmek iken bu eksiklik ikmal edilmeden karar verildiğini, müvekkili şirketin dava konusu çeki iktisabında ve devamındaki işlemlerde kötü niyetli olduğunu gösteren hiçbir husus bulunmadığını, müvekkilinin haklı alacağının yaklaşık 3 katı tutarında olan 100.000,00 Euro'luk çeki takibe koyarken ticari alacağını aşan tutarı takip dışı bıraktığını, yalnızca teslim ettiği hazır betonların bedeli olan 125.792,00 TL asıl alacak tutarı üzerinden takibe geçildiğini, kötü niyet kastı ile hareket edilse çek bedelinin tamamını tahsil etme çabası içine girileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yerel mahkeme tarafından hükmedilen vekalet ücreti ve tazminat tutarlarının yanlış hesaplandığını, müvekkili şirket tarafından başlatılan takibin asıl alacağı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken çek bedeli olan 100.000 Euro üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, davacıların asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı %20 icra inkar tazminatı ödenmesine, haksız ve kötü niyetli olarak dava açan davacıların HMK m.329/2 uyarınca 5.000,00 TL'den az olmamak üzere disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San.ve Tic. ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ... Metal San. Dış Tic.Ltd.Şti. dışında davalı müvekkilin, çekte isim ve kaşeleri bulunan diğer şirketleri tanımadığını ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, diğer davalı ... San. Dış Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı müvekkile ciro ve teslim edildiğini, bunun dışında davacıların dilekçelerine konu hiçbir hususla davalı müvekkilin ilgi ve alakalı olmadığını, davalının kendisinden önceki cirantalarda olan hususları bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, dosya kapsamında mevcut vergi inceleme raporlarında da müvekkilinin diğer davalı ... San. Dış Tic.Ltd.Şti. ile arasındaki ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olduğunun tespit edildiğini, bu tespite rağmen yalnızca bir tanık beyanına dayanarak müvekkili aleyhinde karar verilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ticari ilişkiden olan şirketlerin yetkilileri arasında tanışıklık olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, müvekkili ile aralarında hiçbir organik bağ bulunmayan diğer davalılar ... ve ... şirketlerinin ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmemiş olmamalarından yola çıkılarak müvekkilinin kötü niyetle hareket ettiğini sonucuna varılmış olmasının izahının mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldılarak davanın müvekkili bakımından tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu her iki çekin de davacı ...'un elindeyken çalındığını, çeklerde ciranta olarak yer alan davalılar ..., ..., ... şirketlerinin ticari defterlerini ibraz etmediğini, dava konusu çekin son olarak ... tarafından ...'a ciro edildiğini ve ... tarafından icra takibine konu edildiğini, her iki çekte de ciranta olan ...'in kendisinden önce gelen cirantalarla ve kendisi tarafından çekleri ciro ettiği şirketle arasında gerçek herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı ...'in 2013 yılı hesapl dönemi defter ve belgelerinin sahte belge kullanımı yönünden sınırlı olarak incelenmek istemişse de defterlerin ibraz edilmediğini, ... şirketi için sahte belge kullandığının tespit edildiğini, ... firması ile ... arasında reel bir ticari ilişki bulunmadığından ...'ın iyi niyetli meşru hamil olamayacağını, davalı ...'nin yargılama konusu çekleri hukuka aykırı olarak elde ettiğinin açık olduğunu, bu durumda yetkili hamil olduğundan söz edilemeyeceğinden haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava ve birleşen davalar menfi tespit istemine ilişkindir. Asıl dava dosyasında , ... A.Ş. tarafından keşide edilerek asıl davacılara ciro edilen toplam 510.000,00 Euro bedelli dört adet çekin, şirket yöneticisinin aracından çalınması üzerine, İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/193 Esas sayılı dosyası ile bu çeklerin iptal edildiği , davalılardan ... AŞ.'nin bu çeklerden ... Elmadağ Ticari Merkez Şubesi'ne ait ... numaralı 100.000-Euro bedelli ve 07.03.2014 tarihli çeke dayalı olarak ... A.Ş. Ve asıl davacılar ile diğer davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Daresinin ... sayılı takip dosyasında icra takibine konu etmesi nedeniyle menfi tespit talep edilmiştir. Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/120 esas sayılı dosyasında, asıl dava konusu ... Elmadağ Ticari Merkez Şubesi'ne ait ... numaralı 100.000-Euro bedelli ve 07.03.2014 tarihli lehtarı asıl davacı ... HİZMETLERİ A.Ş. Olan çeke dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu bu çekin keşidecisi ... A.Ş. Tarafından lehtar ve ve tüm cirantalar aleyhine açılmış menfi tespit ve çek istirdadı talep edilmiştir. Birleşen İstanbul 6. ATM 2014/269 esas sayılı dosyasında; çekin keşidecisi ... A.Ş. Ve lehtar olan asıl dosya davacıları tarafından lehtar ve ve tüm cirantalar aleyhine 07.02.2014 keşide tarihli ... seri nolu 100.000 Euro bedelli, muhatabı ... Elmadağ Ticari Şubesi olan İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu çek nedeniyle menfi tespit ve çekin istirdadı talep edilmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne oy çokluğu ile karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, 07.03.2014 keşide tarihli , asıl ve birleşen dava konusu ... nolu çekin ve 07.02.2014 keşide tarihli , ... nolu çek ... A.Ş. tarafından ticari ilişki kapsamında davacı ... şirketi lehine keşide edildiği, lehtar tarafından diğer davacı ... A.Ş. ye ciro edildiği, ... elindeyken çalındığı, çalınan çeke ilişkin çek iptal davası açıldığı, İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/193 E. - 2013/214 K. Sayılı dosyasında 16.07.2013 tarihinde ödemeden men yasağı konulduğu 22.10.2013 tarihinde çekin iptaline karar verildiği, kararın 07.11.2013 tarihinde kesinleştiği , ... nolu çekin , diğer ... cirosundan sonra sırasıyla; ... San. Tic. LTD. ŞTİ. ...San. Dış. Tic. LTD ŞTİ. ve ...'ye ciro edildiği, ... nolu çekin ... cirosundan sonra sırasıyla; ... Gıda LTD. ŞTİ. , ... San. Dış. Tic. LTD ŞTİ. ve ... Tic. ...a ciro edildiği görülmüştür. Dava ve birleşen dava konusu çeklerin ciro yolu ile tedavüle sokulduğu, çeklerin ... Metal San. Dış Tic.Ltd.Şti. Tarafından diğer davalılara verildiği, İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava konusu çeklere ilişkin olarak, ... San. Dış. Tic. Ltd. Şirketi yetkilisi ... hakkında ceza davası bulunduğu mahkemece" ceza mahkemeleri mahkememiz kararı kesinleşene kadar hukuk hakimini bağlayacak maddi vakıa tespitleri yaparlar ise bu hususun olağan kanun yolu ile ileri sürülmesi mümkün olduğu, mahkememiz kararının kesinleşmesinden sonra ceza mahkemesinin maddi vakıalara ilişkin tespit yapması halinde ise iadei muhakeme yoluyla bu hususun ileri sürülebileceği" gerekçesi ile ceza davasının sonucunun beklenilmediği , bilirkişi raporlarındaki tespitlere iştirak edilmeksizin çek hamillerinin gerçek ticari ilişki kapsamında çeki iktisap etmedikleri , ağır kusurlu oldukları kabulü ile sonuca gidildiği görülmektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. TTK 792. maddesindeki çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür, hükmü gereği , çekte sorumluluğu bulunanların menfi tespit ve istirdat taleplerinin kabulü için kambiyo vasfı taşıyan çeke ciro yolu ile hamil olan ve çeki iktisabında kötüniyet, ve ağır kusuru bulunduğu ispat olunması gerekir. Çekin çalınmış olması üçüncü şahıslar tarafından iyi niyetle iktisabına engel teşkil etmez. Yine TTK 687.maddesi gereğince, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlı olup, dava konusu edilen çekler nedeniyle dava konusu olaya ilişkin devam eden ceza yargılaması bulunduğu, HMK 165/1. maddesinde; " Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" şeklindedir. Ceza dava dosyasının konusu dikkate alındığında sonucunun görülmekte olan davanın sonucunu özellikle davalılardan ... firması yönünden etkileyecek mahiyette olduğundan ceza davasının eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi hükmü gereğidir. Bu nedenlerle ve özellikle mahkeme gerekçesinde , "... firmasından yapılan mal ve hizmet desteğinin gerçek bir ticari ilişki olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü beyan edilmiş ise de, söz konusu görüş bilirkişi raporunda açıkça söylendiği gibi muhasebe kuralları, belge düzenleri dikkate alınarak bu kanaate ulaşıldığı, ticari defterlerin dışında ağır kusur ve kötü niyetin tespiti açısından dosya içerisindeki diğer delillerinde dikkate alınması gerektiği, buna göre davalılardan ... Şirketi açısından ... firmasına hazır beton satışına ilişkin olarak sunulan fatura ve irsaliyelerin savcılık soruşturmasında yapılan adli kolluk araştırmasında faturalarda belirtilen adreslerin bir kısmında taşınmazların arsa niteliğinde olup üzerinde bina olmadığı, diğer bir kısım da bina var ise de söz konusu hazır betonların adresteki müteahhit tarafından alınmadığı, faturadaki bazı sokakların faturadaki numaraları içermediği, " denilerek ceza soruşturmasında toplanan deliller ile bir kısım tanıkların hazırlık soruşturması safhasında polis karakolunda verdiği ifadelere dayanılarak ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun aksine davalı çek hamillerinin çeki iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduklarının kabul edildiği gözetildiğinde; öncelikle davalılar hakkında kesinleşen takipsizlik kararları bulunduğu vekillerince beyan edildiği halde bunların celbedilerek değerlendirilmesi gerektiği halde bu hususun gözardı edilmek suretiyle ceza dosyasındaki delillere göre kötü niyet ve ağır kusur sonucuna varılmış olması yerinde değildir. Yine yargılama sırasında ceza mahkemesi dosyasının incelenmesi görevinin bilirkişiye bırakılması hukuken yerinde değildir. Ayrıca ceza soruşturmasındaki delillere göre gerekçe oluşturulduğuna göre, İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/252 E. Sayılı dava dosyasının sonucunun beklenilmesi, bu ceza dosyasında verilecek karar ile dosya içeriğinin, toplanan ve toplanacak delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde özellikle çeki ciro yolu ile edinen davalı hamiller yönünden çeki iktisaplarında kötüniyetli veya ağır kusurlu olup olmadıkları kambiyo hukuku kuralları dikkate alınarak keşideci, lehtar ve çek elinde iken zayi eden ciranta konumundaki davacıların her biri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarih, 2014/971 E. 2021/1049 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09