SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/973

Karar No

2024/1266

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/973

KARAR NO: 2024/1266

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/12/2022

NUMARASI: 2014/228 E. - 2022/1064 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu çekin, 23.05.2014 tarihinde takasa ibraz edildiğini, muhatap bankanın çek fotokopisini müvekkili şirkete gönderdiğini, çek fotokopisi incelendiğinde, çıplak gözle dahi imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, davalının elinde olduğu anlaşılan, toplamda 50.000-TL bedelli olarak doldurulmuş çekin, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak kaybettiği/çaldırdığı çek koçanından olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin onayı dâhilinde verilmiş çek de olmadığını, müvekkili şirketin yetkili temsilcisi, çek keşide etmek de dâhil, her türlü temsil ve ilzam yetkisi münferiden, şirket Yönetim Kurulu Üyesi ...’a ait olduğunu, müvekkili şirkette, ... dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine icra takibine geçilmesinin önüne geçmek için, öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, bu talebi kabul görmediği takdirde, İİK.m. 72/2 hükmü uyarınca yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, dava konusu 23/05/2014 tarihli, 50.000-TL bedelli Bankasya ... no.lu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çekin müvekkili şirket açısından iptaline, davalıların %20’den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirket adına vekâleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen çek ve icra takibine ilişkin davacı tarafından müvekkili şirkete, İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi 2014/300 E. Sayılı dosyası ile "İmzaya ve borca itiraz" iddiası ile dava ikame edildiğini, davacı tarafından gerek Mahkemenizde gerekse İstanbul Anadolu 8. İcra Mahkemesi'nde ikame edilen her iki dava da talepleri ve konuları bakımından aynı talepleri ve iddiaları içerdiğini, davacının "İmzaya ve borca itiraz" iddiası ile ikame ettiği dava ile teminat karşılığı, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasındaki icra takibinin geçici olarak durdurulduğunu, bu anlamda davacı açısından ihtiyaç duyulan hukuki koruma ve yarar sağlandığını, somut olaya konu çekin, ... ile ... Turizm arasında 26.08.2013 tarihinde akdettikleri "Hotel Kontenjan Sözleşmesi" ne istinaden verilmiş çeklerden biri olup, bu sözleşme ile ...nı Turizm, ... Turizm'e 1.300,000 TL ön ödeme yapması, bu ön ödemeyi takibine konu olan çekin de dahil olduğu bir kısım çekler vasıtası ile yapması planlandığını, müvekkili şirket ise takibe konu çeki, ... Turizm ile yaptığı ticari iş neticesinde alacağına istinaden çekin dayanağı olan sözleşme ile birlikte almayı kabul ettiğini, ... Ticaret ve San. A.ş. tarafından keşide edilen ... nolu, 50,000 TL bedelli, ... Bankası A.Ş. Ümraniye Şubesi'ne ait, 23.05.2014 ödeme tarihli çek, ciranta ... tarafından borcuna istinaden müvekkili şirkete verildiğini, ödeme tarihinde bankaya süresi içinde ibraz edilen çekin, banka tarafından "Şekil Şartları taşımadığından bahisle" ödenmemiş olup, çekte ilk bakışta gözle görülebilir çek vasfını etkileyebilecek herhangi bir eksiklikte bulunmadığını, aynı husumetin dava edildiği iki davanın varlığı nedeni ile öncelikle derdestlik daha sonra hukuki yarar noksanlığı nedeni ile davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan hotel kontenjan sözleşmesine istinaden verilmiş çek olduğunu, hotel kontenjan sözleşmesinden görüleceği üzere sadece bu çek değil birden fazla çekin müvekkili şirkete verildiğini, sözleşme karşılığı alınan işbu çekte müvekkili şirket tarafından karşılıklı ticari ilişki içinde bulunduğu diğer davalıya ciro edilerek verildiğini, bu nedenle işbu davada, davaya konu çeklerin hangi amaçla hangi iş ya da hizmetin karşılığı olarak müvekkili şirkete verildiğinin araştırılması gerektiğini, bu çeklerin, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan hotel kontenjan sözleşmesi uyarınca verildiğini, bu sözleşmelere ve verilen çeklere karşılık müvekkili şirket tarafından da davacı tarafa teminat sened ve çekleri verildiğini, bu teminat sened ve çeklerine ilişkin olarak da taraflar arasında protokoller yapıldığını, bu protokollerdeki, hotel kontenjan sözleşmelerindeki davacı tarafa ait imzalar ile çeklerdeki imzaların birbirinin aynı olup çıplak gözle bile anlaşıldığını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın aşağıda belirtilen nedenlerle bozulması gerektiğini, mahkeme kararında hatalı bir değerlendirme yapıldığını, bilirkişi incelemesinin fotokopi belgeler üzerinden yapıldığını, hükme esas alınan raporun geçersiz olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre fotokopi belgelerin delil niteliğinde olmadığını, eksik incelemeye dayanan kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin benzer dosyalardaki bilirkişi raporlarının aynı yönde olması gerekçesiyle itirazları reddettiğini, bu kararların henüz kesinleşmediğini, farklı mahkemelerde görülen davalardaki çekler hakkında verilen kararların hukuka aykırı değerlendirildiğini, raporun tek bir bilirkişi tarafından düzenlendiğini, bilirkişi kurulundan alınması gerektiğini, kurulda grafolog ve adli tıp uzmanının bulunması gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre tek bir bilirkişiden alınan raporun yeterli olmadığını, Adli Tıp Kurumu'nun imza incelemesi için son merci olmadığını, mahkemenin itiraz konusu çek aslı ve karşılaştırma belgeleri üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini, bilirkişi raporunda imzaların benzerliklerinin çıplak gözle dahi tespit edilebildiğini, hatalı sonuçlara varıldığını, raporun yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında yapılmadığını, eksik incelemeye dayandığını, Yargıtay kararlarına göre detaylı ve teknik donanımlı incelemeler yapılmadan verilen kararların hatalı olduğunu, sonuç olarak karara dayanak yapılan raporun eksik, hatalı ve yetersiz olduğunu, itirazların dikkate alınmadığını istinaf kanun yoluna başvurunun kabulü ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İstinafa cevap Davalı ... Yatırımları A.Ş. İflas İdaresi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddini talep ettiğini, dava konusu 2 adet çek yönüyle yapılan imza incelemesi sonucunda, 28.09.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile davacı ... San. AŞ. yetkilisi ...'ın imzası olduğunun açıkça belirlendiğini, bu durumda davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın yargılama safhasında ileri sürmediği hususları istinaf aşamasında sunmasının usul ve mevzuatlara aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf talebinin yerinde olmadığını, dava konusu çekin, davacı şirket tarafından müflis şirket adına keşide edilip, müflis şirketin borcuna karşılık ... Tic. A.Ş.'ye ciro ederek verilmesi nedeniyle, mahkemece usul ve mevzuatlara uygun karar verilmiş olduğunu, bu sebeple davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından eksik istinaf harcı ve giderlerinin yerel mahkeme tarafından kendisine tebliğ edilen muhtıraya rağmen ödenmemiş olup yerel mahkeme kararının kesinleştiğini, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davacının 2014 yılından 2023'e dek yerel mahkemeye oyalayarak imza örneklerinin celbedilmesinin önüne geçtiğini, davacının tek gayesinin davayı uzatmak olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava imza inkarına dayalı İİK 72.maddesine dayalı icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , ... Ümraniye Şubesine ait dava konusu 23/05/2014 tarihli, 50.000-TL bedelli ... no.lu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.Dosyada mevcut 28.09.2022 tarihli raporda , "...Yukarıda inceleme bölümünde açıklandığı ve ekli bilgisayar çıktısında da gösterildiği şekilde; İnceleme konusu çekte ... Sanayi Anonim Şirketi'ne atfen atılmış keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi ...'a ait karşılaştırma imzaları arasında imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, inceleme konusu çekte ... Sanayi Anonim Şirketi'ne atfen atılmış keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü OLDUĞU kanaatin " bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/144 E 2020/212 K sayılı 20.10.2020 kararında maddi vakı olarak "'... firmasının sahibi ve yetkilisi olan sanık ...'ın keşidecisi olduğu iddianameye konu çekleri tüm zorunlu unsurları tam olacak şekilde yasaya uygun olarak düzenleyip yukarıda belirtilen sözleşmeler kapsamında ... Turrizm şirketlerinin sahibi olan diğer sanık ...'a verdiği, ...'un da ticari ilişkileri kapsamında bu çekleri müşteki şirketlere verdiği, müşteki şirketlerin çekleri tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiklerinde çek bedellerinin sanık ...'ın imza inkarı sebebiyle kendilerine ödenmediği, oysa dosya içerisinde mevcut 23/05/2018 tarihli raporda da görüleceği üzere soruşturmaya konu tüm çeklerdeki keşideci imzalarının sanık ...'ın el ürünü olduğunun sabit olduğu, ayrıca soruşturmaya konu çekleri kaybettiğinden bahisle savcılığa şikayette bulunmuşsa da bu çeklerin imzalanan sözleşmeler kapsamında diğer sanığa ait şirketlere verildiğinin şirkete ait kayıtlarda tek tek gösterildiği, bu sebeple sanığın şikayet ile başlatılan soruşturmada da kamu davanın açılmasına yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla tacir olan sanık ...'ın aslında kanuna uygun olarak düzenleyip imzaladığı ve sözleşme kapsamında verdiği çeklerde imza inkarında bulunarak çekleri ödemeden kaçındığı, hatta bununla da yetinmeyip çeklerin kaybolduğunu iddia ederek şikayette bulunduğu bu suretle tacir olan sanığın bu sıfatını kullanarak karşılığını ödemeyeceğini bildiği çekleri ticari faaliyeti kapsamında karşı tarafa vermek suretiyle müştekileri dolandırdığı" şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığı görülmektedir. UYAP da davacı şirket yetkilisi hakkında çok sayıda karşılıksız çek keşide etmek suçundan kesinleşmiş mahkeme ilamlarının bulunduğu bgörülmektedir. Davacı yan her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunun fotokopi belgeler esas alınarak düzenlendiğini, bu nedenle usûle aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, incelemeye esas belgeler arasında aslı bulunan belgelerinde olduğu, gerek mahkemece eldeki dosyada, gerekse bir başka dosya ile polis karakolunca şirket yetkilisinin farklı tarihlerde alınmış bolca yazı ve imza örneklerinin de imza incelemesine esas alındığı, dairemiz önüne gelen davacı şirkete ait başkaca dosyalarda da aynı seri içinde keşide edilen çeklerin davacı şirket yetkilisine ait olduğunun saptanmış olduğu , İmza incelemesine esas rapor, uzman bilirkişi tarafından yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı, imzanın basit tersimli olmakla birlikte kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun dayanaklarının gösterildiği, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu davalı yanca usulüne uygun bilirkişi raporu ile ispatlanmış olup, bunun yanında taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, dosyada örneği bulunan otel kontenjan sözleşmelerinden davacı şirket ile davalı ... arasında devam eden ticari ilişki kapsamında dava konusu çekin davalıya verildiği, aynı hukuki ilişki çerçevesinde düzenlenen çok sayıda çekin davacı şirket tarafından ibrazında ödendiği, anlaşılmaktadır. Davacının aynı mahiyetteki başka çekleri ödemesi davacının iş bu davaya konu çeklerdeki imzaya itiraz etmesine engel değildir. Öte yandan imza incelemesi raporunun sonucuna göre davaya konu çek ile dava konusu olmayan ve ödenen çeklerdeki keşideci imzalarının aynı kişinin eli ürünü olması ve davacı ile lehtar ve ciranta arasında otel kontenjan sözleşmelerine dayalı ticari ilişki bulunduğu hususu da dosya kapsamı ile sabit olup, imzası inkar edilen bu davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu, aynı elin ürünü olup ödenen dava konusu olmayan çekler gibi aynı hukuki ilişki çerçevesinde verildiği de ispatlanmıştır. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacının menfi tespit istemi yönünden davasının reddi kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih ve 2014/228 E., 2022/1064 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınEvraktangereğiTespitsavunmareddineistanbulkonusudüşünüldüMenfiesastan(KıymetliKaynaklanan)reddine"hükümolduğu

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim