SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1659

Karar No

2024/1262

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1659 Esas

KARAR NO: 2024/1262

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 08/07/2021

NUMARASI: 2019/360 E. - 2021/163 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin tescilli markaları olan "..., ..., ..., ...,..., ... ŞEKİL" markalarının Türkiye de tüm sektörlerde tanınmış bir marka olduğunu ve en çok satılan spor ürünleri markalarından biri olduğunu, piyasanın lider markalarından olduğunu, davalı TPMK nezdinde ... başvuru numarası ile "...+ŞEKİL" markasını 10, 25 ve 35.sınıfta 11/06/2015 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının ...+ŞEKİL markasının müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarının tescilinden yararlandığını, davalının ürünlerinde ve markasında kullanmış olduğu "..." harfinin tasarımı, müvekkilinin kullanmış olduğu ".." tasarımına birebir benzemekte olduğunu, "..." harfi görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla ilk gelen markanın müvekkilinin markası olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin tanınırlığından faydalanma kastını açıkça ortaya koyduğunu, davalının kullanımlarının müvekkilinin tanınmışlığına zarar verdiğini ve kötü niyetini açıkça gösterdiğini iddia ederek, davalıya ait markaların kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını , davalıya ait ... sayı ile tescilli "...+ŞEKİL" markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, müvekkiline ait markalara tecavüzün önlenmesini ve me'ini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının tanınmış marka maliki olduğunu iddiasına itiraz ettiklerini, davacının tüm spor ürünlerde yaygın biçimde kullanım iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin iltibas amacı ve kastı olmadığını, müvekkilinin piyasada özellikle "..." markası ile tanındığını, faaliyet gösterdiğini, davacının rakibi firmalardan olduğunu, müvekkilinin dava konusu marka müracaatını 2014 yılında yaptığını, 2015 yılında tescil aldığını, iş bu davanın açıldığı 5 yıllık süreçte çekişmesiz biçimde kullanıldığını, davacının tam 5 yıldır müvekkilinin marka kullanımına ses çıkarmadığına, davacının müvekkilinin marka kullanımına, markaya ticari yatırımlar yapmasına sessiz kalıp, daha sonra iltibas ve tecavüz iddiası ile huzurdaki davayı açmasının Türk Medeni Kanunu'na aykırı olduğunu, müvekkilinin davacının markasından doğan haklarını ihlal etmediğini ve davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 25.sınftaki "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri" emtiaları bakımından ve 35.sınıfta "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Fazlaya dair taleplerin REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davalının "..." ibareli tanınmış markası mevcut olmadığını, kıyaslanan markaların görsel, anlamsal ve fonetik olarak hiçbir benzerliği olmayan, karıştırılması mümkün olmayan markalar olduğunu, müvekkilinin ilk marka tescilinin 2002 yılında gerçekleştiğini, ... sayılı markanın 2002 yılındaki tescilin devamı seri marka mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin marka tescillerine uzun süre sessiz kalan ve rakibi olan müvekkilinin markasına yatırım yapmasını bekleyen davacının gelinen aşamada açtığı hükümsüzlük davasının her halükarda TMK 2 uyarınca reddi gerektiğini, davacının ayır davaların konusunu teşkil eden birden fazla talebi reddedildiği halde müvekkili lehine sadece tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin %50 oranında paylaştırılmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tümden reddine, müvekkili lehine doğru oranda yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek herhangi bir benzerlik bulunmadığı iddiasının gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, davalının ürünlerinde ve markasında kullandığı... harfinin tasarımının müvekkilinin .. tasarımına birebir benzemekte olduğunu, davalının müvekkilinin tanınırlığından faydalanma kastı olduğunu, davalının kötü niyetli olup markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, her iki marka arasında aynilik derecesindeki benzerlik dolayısıyla iltibasın varlığının ortada olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğunu, davalının dava konusu markasının ...tescil numaralı markasının devamı olduğunu belirterek sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradıklarını iddia etmiş ise de bu iddianın hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına ... sayı ile tescilli "...+ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, markaya tecavüzün önlenmesi ve men'i İstemlerine ilişkindir. 14/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı markası açısından SMK m.6/1 kapsamında iltibasa dayalı olarak 25. sınıfta yer alan emtialar ve 35. sınıf içinde yer alan 25. sınıfa dair emtialar açısından hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, markaya tecavüz açısından, davalıya atfedilen eylemler için iddiaya konu kullanım şeklini gösterir herhangi bir evrak dosyada yer almadığından, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapma imkanının olmadığı belirtilmiştir. 20/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda , davalıya ait ... kod numaralı markanın 25. Sınıfta “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” emtiaları bakımından ve 35. Sınıfında “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri, iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından hükümsüzlüğünün koşullarının oluştuğu, davalın yanın ilgili markasal kullanımlarına, ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, belirtilmiştir. SMK 6/1 maddesi hükmüne göre; iltibastan söz edilebilmesi için; -Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması, -Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması, -Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir. Kısaca iltibas olabilmesi için hem karşılaştırmaya konu marka işaretleri arasında hem de işaretlerin tescil edileceği mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik olması gerekir. İşaretlerin benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markalar arasında görsel, fonotik ve kavramsal benzerlikleri yanında markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalı, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirlenmelidir. Dosya kapsamına göre davacı markalarının "...", "..." ve "..." ibareli olduğu, davalının markasının ise "..." ibareleri ile bunların başında ... şekil unsurundan oluştuğu, taraf markalarında "..." harfinin ortak olarak ve ön planda kullanılmış olduğu ve taraf markalarının 25. Sınıfta aynı emtialar için tescilli oldukları, karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiği, çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alındığında, taraf markalarına ait esas unsurların “..” unsuru olduğu, her iki taraf markalarında da “...” ibaresini ön plana çıkaracak şekilde markaların oluşturulduğu, markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli bir faktör olup, bütüncül olarak değerlendirme yapıldığında, davacı markalarındaki "..." ibaresinin şekil markası olarak da tescilli olduğu ve.. harfinin kenarlarından birisini uzatarak kullandığı, davalı markanın ...'i kullanım şeklinin de benzer olduğu,hükümsüzlüğü talep edilen markada "..." işaretinin ön planda olması ve şekil unsurlarına yer verilmiş olması sebebiyle davacı ve davalı markası arasında şekil yönünden kıyaslama yapıldığında, görsel olarak farklılıklar bulunmasına karşın bu görsel küçük farklılığın ayırt edici olmadığı, markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı ve bu nedenle, iki markanın benzer olduğu, taraf markalarının aynı sınıfta tescilli olduğu ve tarafların aynı alanda faaliyet gösterdiği, davacının sektörde tanınmış bir firma olduğu da dikkate alındığında, taraf markalarını aynı anda ya da farklı zamanlarda gören ortalama tüketicilerin, bu markaların ilişkili markalar olduğunu düşünmesi; bu markaların farklı markalar olduğunu anlasa dahi, aynı firmaya ait seri markalar olduğunu, davalı markasının davacı markasının bir türevi yahut alt/yan markası olduğunu düşünmesinin de bağlantı kurma ihtimalini ortaya çıkaracağı, davaya konu markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunduğu SMK'nun 6/1 ve 25.maddesi bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davalı sessiz kalma yolu ile hak kaybının söz konusu olduğunu ileri sürmüş ise de hükümsüzlük talebi yönünden sessiz kalma süresinin marka tescil tarihinden itibaren başlayacağı, davaya konu davalı markasının tescil tarihinin 11.06. 2015 olduğu davanın 5 yıllık süre içinde açıldığı, davalıya ait “kick´s sport shoes şekil” ibareli ilk marka tescilini 2002 yılında ... numaralı marka tescili ile yapmış olduğunu , dava konusu markanın önceki tarihli markanın devamı olduğunu ileri sürmüş ise de müddet olan eski tarihli markanın şekil unsurunun top oynayan iki adet hayvan figürü olduğu, dizaynı itibariyle eldeki dava konusu markadan farklı olduğu bir yana , sessiz kalma süresinin markanın gençleştirilmesi, seri marka yaratılması gibi gerekçelerle hükümden düşmüş marka tescili tarihinden başlatılamayacağı, geçersiz hale gelen markaya dayalı kullanım süresinin , sessiz kalma süresinin hesabında hükümsüzlüğü talep edilen markanın tescil tarihi ile birleştirilemeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/03/2015 tarihli, 2013/11-1573 Esas-2015/1055 Karar sayılı kararında da aynı yönde uygulama yapıldığı, hükümsüzlük davası yönünden SMK 25/6 maddesinde düzenlenen 5 yıllık sessiz kalma süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Davalı markası, 10,25,35 sınıfta tescilli olup, davacı markanın tümden hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece , hükümsüzlük talebinin kısmen kabulü kısmen reddine , markanın 25. Sınıfta tümden ve 35. Sınıfta tescilli bir kısım emtialar yönünden hükümsüzlüğüne , marka hakkına tecavüz davasının ise ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Bu nedenlerle kısmen reddedilen hükümsüzlük talebi ve reddedilen markaya tecavüzün tespiti-önlenmesi talebi yönünden bunlar ayrı davalar olduğundan davalı yararına iki ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretinin eksik olarak hüküm altına alındığı, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olduğu, esasa ilişkin diğer başvuru sebeplerinin ise reddi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih, 2019/360 E., 2021/163 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli 2014/70022 tescil nolu markanın tescilli olduğu 25.sınftaki "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri" emtiaları bakımından ve 35.sınıfta "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Fazlaya dair taleplerin REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 427,60 TL, hükümsüzlük talebi yönünden 427,60 TL, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 1.282,8‬0 karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 1.238,4‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 88,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4/c-Davacı tarafından yapılan 255,50 TL tebligat-tezkere ve 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.455,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 363,875‬ TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 3.000,00 posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.250‬,00 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kısmen reddedilen hükümsüzlük talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen markaya tecavüzün tespiti-önlenmesi talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(Marka"+şekil"kaldırılmasınakonusuKaynaklanan)kabulünereddineHükümsüzlüğündenistanbulMarka+şekilreddine"kısmenkabulüdosyamahkemesişekil"hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim