SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1636

Karar No

2024/1261

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1636

KARAR NO: 2024/1261

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/07/2021

NUMARASI: 2019/92 E. - 2021/578 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıyı tanımaması nedeniyle aralarında borç alacak ilişkisi olmadığını, dava konusu senedi.n önce ...'e imzalatıldığını, akabinde müvekkiline tehdit ve baskı kullanılarak senedin zorla imzalatıldığını, Bakırköy 17.Ağır Ceza Mahkemesinde 2016/156 E, 2017/365 Karar sayılı davada davalının beraatine karar verildiğini, davalı yanın İstanbul ...İcra Müdürlüğü marifetiyle başlatılan .. esas sayılı dosya sonucunda hiçbir ilişki olmamasına rağmen müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazlara haciz tatbik edileceği tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını, davalının haksız ve usulsüz icra takibine İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2018/508 esas sayılı dosya ile açılan itiraza yönelik davanın ise derdest olduğunu, davalıya borcun olmadığının tespitine, davalıya kötü niyetten icra takibi nedeniyle % 20'den az olmamak üzere tazminat yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bononun keşidecileri davacı ... ve dava dışı ... davalıya gelerek mal satın alınmış ve karşılığında işbu bononun teslim edildiğini, Bakırköy 17.Ağır Ceza Mahkemesinde davalı ve diğer kişiler hakkında ayrı ayrı beraat kararı verildiğini, dava konusu bononun düzenlenmesine neden olan şifahi alım satım sözleşmesinin konusunu teşkil eden malların bizzat davacıya teslim edildiğini, bu hususun davacının kabulüyle sabit olduğu gibi ticari teslim belgeleriyle de sabit olduğunu, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, şartlar oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kambiyo senedinin silahlı kişilerin yarattığı korku atmosferi altında imzalandığı olgusunun mahkemece yeterince değerlendirilmediğini, davalı ve adamlarınca senedin yağması suçu işlendiği halde Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan bu şahısların müsnet suçtan beraat ettiklerini, kararın bu şekilde kesinleşmesinin ceza mahkemesiyle ilgili bir durum olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ceza mahkemesinde verilen bir kararın hukuk mahkemelerini bağlamayacağını, yerel mahkemenin bağımsız olarak kendi elde ettiği delillere göre hüküm kurması gerektiğini, senedin baskı ve tehdit altında alındığının ispat edilemediği yönündeki takdirin hatalı olduğunu, dosya mühteviyatı kül olarak değerlendirildiğinde dava konusu senedin imzalanmasında baskı ve tehdidin varlığının elverişli vasıtalarla ispat edildiğini, yanılgıya düşülen bir diğer hususun ise kararda yer verilen ifadesi ile "ticari ilişkiden doğan aynı bedeli mühtevi senet hazırlanmış iken yeniden aynı bedelle senet almanın hayatın olağan akışına aykırı olacağı" gerekçesinin davanın reddine müesseriyet noktasıyla ilgili olduğunu, dosyanın tetkikinde böyle bir değerlendirme yoluna gidilebilmesi için hiçbir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, ikinci senet olgusunun dayanaksız kalmasına itibar edildiğinde delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünün kabul edilmesi gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini, takip ve dava konusu bononun "bedeli manen alınmıştır" kaydını içerdiğini, davalının istinafa konu davada üzerine düşen ispat külfetinin daha fazlasını yaparak takibe ve davaya konu senedin bedelsiz ve hükümsüz olmadığını kanıtladığını, takip ve davaya konu senedin silah zoruyla ve/veya tehditle alınmadığı olgusunun ceza mahkemesince tespit edildiğini, davacının hükümsüzlük ve bedelsizlik iddialarının afaki ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinin, sözleşmeye konu malların alıcıya teslim edildiğinin, teslim edilen sözleşme konusu malların bedelinin yaklaşık 43.000,00 TL olduğu hususlarının davacı/alıcının kabulünde olduğunu ve tüm bu kabul beyanlarının resmi belgelerle sabit olduğunu, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu senedin müvekkiline tehdit ile zorla imzalatıldığını, davalıyı tanımadığını , aralarında borç ilişkisi bulunmadığını beyanla menfi tespit talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu bononun ... ve dava dışı ...'in davalıdan mal satın alımı karşılığında teslim edildiğini savunmuştur.İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyasında, davalı alacaklı ... tarafından dava dışı ... ve davacı ... aleyhine 52.524,88-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının; 11.11.2015 tanzim ve 10.12.2015 vade tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... ve ... olan 42.444,59 TL bedelli, ihdas nedeni "malen" olan bono olduğu, bononun yasal unsurlara havi olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda ; taraflar arasında sözleşme olmadığı, teslim alanı davacı ... olarak gözüken irsaliyelerin dava dışı ... İnşaat Taahhüt Ltd Şti adına düzenlendiğini,dava dışı şirket olan ... İnşaat Ltd Şti' nin 07.02.2014 tarihinde kuruluşunun tescil edildiği ve tek kurucu ortağının dava dışı ... olarak gözüktüğünü, davalının dava dışı şirkete düzenlediği en son fatura tarihinin 11.11.2015 olarak gözüktüğünü, fatura üzerinde önceki bakiyeniz: 38.909,31 (B) (bu rakamın davacı ...' in teslim aldığı 10.11.2015 tarih/15016 nolu faturada şimdiki bakiyeniz: 38.909,31 TL olarak birbirlerini teyit ettikleri), bu fatura tutarı: 3.535,28 TL, şimdiki bakiyeniz: 42.444,59 TL olarak var olduğu, davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında da asıl alacak olarak 42.444,59 TL talebin var olduğu, dava konusu yapılan bononun da tutar olarak 42.444,59 TL olarak düzenlendiğini, davalının dava dışı ... İnşaat Taahhüt Ltd Şti adına düzenlediği diğer sevk irsaliyelerinde teslim alan olarak davacının isim ve imzasına rastlanılmadığı, dava dışı ... 10.03.2020 tarihindeki mahkeme huzurunda verdiği beyanında; "Davacı ... ile birlikte inşaat işi yapıyorduk. Taşeron olarak iş alıp teslim ediyorduk. Davalı inşaat malzemeleri satışı yapan bir kişidir. İnşaat malzemelerinin bir kısmını ondan alıyorduk. İnşaatta iş kazası meydana geldi. İşler tıkandı. Hakedişleri yapamadık. Dolayısıyla inşaat malzemelerinin bedellerini ödemede geciktik. Hatırladığım kadarıyla senet 50.000,00 TL lik idi. Senedi davacıyla ben imzaladım. Benim üzerime kayıtlı bir şey bulunmadığından davacı aleyhine icra takibi yaptılar. Bizim davalıya 43.000,00 TL borcumuz vardı. Bu borcu şimdiye kadar ödemedik" dediğini, Bakırköy 17.Ağır Ceza Mahkemesi 2016/156E, 2017/365K sayılı kararında "Sanıkların yüklenen suçları işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine," karar verildiğini, İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesi 2018/508E, 2018/1244K sayılı kararında; "Davacı borçlunun (...) senedi imzalayarak teslim edildiğini kabul ettiği, bu durumda davacı-borçlunun tehdit iddiasını dar yetkili icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceği, İİK' nun 169/a maddesinde sayılan türden yazılı bir belge ile ispat edemediği anlaşılarak davanın reddine karar verildiği bildirilmiştir. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/156 Esas 2017/365 karar sayılı dosyasında, davalının eldeki dava konusu bonoya ilişkin yağma, hürriyeti tahdit , hakaret suçlarından yargılandığı ve beraatine karar verildiği, verilen beraat kararlarının istinaf edilmeksizin 19.12.2017 tarihinde kesinleştiği, ceza mahkemesi kararına bakıldığında maddi vakıa olarak davacı ve ...'in ortak inşaat işi yaptıkları, davalıdan malzeme alımı yaptıkları, alınan mal bedelini gününde ödeyemedikleri, davalının elinde ticari ilişki nedeniyle borç kayıtları ile uyumlu senet bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bononun davacının iradesi fesada uğratılarak zorla alındığına dair iddianın ispatına yarar delil bulunmadığı, davacının ortağı olan ...'in kızı üzerine kurulan ... İnşaat firması üzerinden yürüttükleri ticari faaliyet kapsamında davalıdan inşaat malzemesi alım satımına dair taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının ticari kayıtları ile senet bedeli kadar alacaklı göründüğü, davacının ceza mahkemesi ve aşamalardaki beyanları , tanık beyanları, davacının imzasını içeren ve imzası inkar edilmeyen sevk irsaliyeleri ile sabit olduğu üzere davalıdan aldıkları malzeme bedelini ödeyemedikleri , malen kaydına havi bononun bedelsizliği iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenlerle davanın reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2021 tarih ve 2019/92 E., 2021/578 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınEvraktangereğiTespitreddineistanbulkonusudüşünüldüMenfiesastan(KıymetliKaynaklanan)reddine"hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim