Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1628
2024/1260
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1628
KARAR NO: 2024/1260
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2021
NUMARASI: 2020/397 E. - 2021/700 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ... ile dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirketten toplamda 10.600 adet ateş ölçme cihazı tedarik ve alım talebinde bulunulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tedarik ve satış sözleşmesi olduğunu, tedarik için dava dışı ... Ltd. Şti yetkilisi ... tarafından; 07.04.2020 tarihinde 300.000,00 TL, 08.04.2020 tarihinde 350.000,00 ve 28.000,00 TL, 14.04.2020 tarihinde 100.000,00 TL ve davalı ... tarafından ise, 09.04.2020 tarihinde 1.045.000,00 TL' nin müvekkili şirket yetkilisi ...'in hesabına ödendiğini, tedarik ve satış sözleşmesinin ''Ödeme Koşulları ve Zamanı'' başlıklı 6.maddesinde; davalı tarafından yapılan işbu peşin ödemelerin teminatı olarak ... Bankası' nın 19.04.2020 tarihli 1.541.200,00 TL bedelli çekin tanzim olunarak davalıya verileceği düzenlendiği halde bu çekin davalı tarafından doldurulduğunu, teminat adı altında alınan çekin bankaya ibraz olunduğunu, akabinde, 27.04.2020 tarihinde , 2480 adet ürünün, davalı tarafından teslim alındığını, müvekkili şirket tarafından tedariği sağlanan 8.120 adet cihazın teslim alınmadığı gibi, teminat olarak alınan senedin takibe konu edildiğini, Beyoğlu ... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı ve 22.05.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalıya; 8.120 adet ürünün teslim alınması ve taraflarınca teminat senedi olarak verilen çekin Sözleşme gereği taraflarına iadesinin talep edildiğini, bu ihtarnameye gerçeğe aykırı beyanlar ile cevap verildiğini, davalı ... tarafından, sözleşme gereği tanzim edilen çekin İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyasından takibe konu edilmiş ise de , çekin peşin ödemelere teminat amacı ile verilmiş olması ve takibe konu çekin tedarik ve Satış Sözleşmesi 6.maddesi ile de sabit olduğu üzere teminat senedi olarak yalnızca imza edilen çekin davalı tarafından doldurulduğunu , teslime hazır hale getirilen cihazlar alınmaksızın, 1.541.200,00 TL tutarındaki çekin bankaya ibraz edildiğini belirterek , ... seri numaralı, 19.04.2020 tarihli ve 1.541.200,00 TL bedelli çeke ilişkin müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde iddia edilen sözde ticari ilişkilerin gerçeği yansıtmadığını, borçlunun borçtan kurtulmaya yönelik iddiaları olduğunu, dava dilekçesindeki "....davalı ... tarafından ise, 09.04.2020 tarihinde 1.045.000,00 TL müvekkil şirket yetkilisi ...'in... hesabına ödenmiştir..." ifadesinde de ikrar edildiği üzere; müvekkilinin davacı şirketin tek ortağı ...'in hesabına "borç verilen" açıklaması ile 1.045.000,00TL havale ettiğini, aynı şekilde davacı şirket tek ortağı ...' e 500.000 TL de karşılıklı güven ilişkisi içerisinde müvekkili tarafından elden borç verildiğini, davacı şirket yetkilisi ...' in vadesi geldiğinde borcu ödeyemeyeceğini bildirdiğini, borcuna karşılık çek tanzim ettiğini, müvekkilinin de işbu çek hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü' nün ... E. dosyasından icra takibi başlattığını, dava dilekçesinin temelini oluşturan "tedarik ve satış sözleşmesi" başlıklı belgenin imza içermediğinden sözleşme niteliği olmadığını, sunulan evrakın her zaman tek taraflı olarak hazırlanabilecek bir metinden ibaret olduğunu, delil olarak değerlendirilemeyeceğini , kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, teminat senedi olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, bonoyu iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerektiğini, davacının sunduğu kamera görüntülerinin dava konusuyla hiçbir ilgisi bulunmadığını, görüntülerin açık rıza olmaksızın kayda alınması sureti ile işlenmesi 6698 sayılı KVKK kapsamında ihlal niteliğinde olduğunu, dava dilekçesindeki "Her şey hazır sözleşme imzalanacak mal teslim olacak sizden haber bekliyorum.'' ve ''Arıyorum ...'i dedikten sonra avukatınla görüşüyorlarmış halen telefondayız dedi.'' şeklindeki beyanlarının müvekkiline ait olmadığını, dava dışı ... ve davacıya ait mesajlar olduğunun dava dilekçesinde de belirtildiğini, dava dışı ... ve davacı arasındaki yazışmaların neye ilişkin olduğunun davacının dava dilekçesinde paylaştığı kısımlardan anlaşılması mümkün olmadığını, bu sebeple davanın ispatına ilişkin delil olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut olan mail içerikleri ve bilirkişi incelemesine dahil edilmemesinin yanında dosya kapsamında mevcut olan yazışmalar ve video kaydının da doğru değerlendirilmediğini, yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi heyetine verilen görevlerin gereği gibi yerine getirilmediğini, mahkemenin bu durumu bilmesine rağmen eksik ve hukuka aykırı bilirkişi raporunu hükme esas aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında bulunan ticari ilişki ve sözleşme gereğince davalının edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye bağlı edimlerini yerine getirmeyen davalının icra takibine konu ettiği çekin söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanmasından dolayı müvekkili şirketten herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağını, dava dışı ... LTD.ŞTİ.'nin defterleri incelenmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde bahsi geçen yazışmaları inkar etmediğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemede müvekkili şirket ile davalı ve dava dışı ...sslim şirketi arasında bir ticari ilişkinin olduğunun ortaya çıktığını, bu hususun yerel mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, yazışmaların müvekkili şirketin takibe konu senedi teminat bedeli olarak verdiğini gösterdiğini, yazılı delil başlangıcı oluşturduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; imza bulunmayan sözleşme metninin taraflar arasında düzenlendiğinin kabul edilemeyeceğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini, davacı iddialarının aksine bilirkişi heyetinin senedin teminat senedi olup olmadığı hususunu da 06.08.2021 tarihli raporda değerlendirdiğini, mahkemenin gerekçeli kararında dava konusu kambiyo senedin neden teminat senedi olarak kabul edilemeyeceğini detaylı bir şekilde açıkladığını, dosyaya sunulan delillerin 3.kişiye ait olması ve KVKK'ye aykırılık teşkil etmesi sebebiyle yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, İİK. 72 Madde uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, ; İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra takibine konu ... Yenibosna Şubesi' ne ait ... seri numaralı 19.04.2020 tarihli, 1.541.200 TL bedelli çekin teminat çeki olduğu iddiasıyla menfi tespit talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin tek ortağı ...'in hesabına "borç verilen" açıklaması ile 1.045.000,00TL havale ettiğini, aynı şekilde davacı şirket tek ortağı ...' e 500.000 TL de karşılıklı güven ilişkisi içerisinde müvekkili tarafından elden borç verildiğini, davacı şirket yetkilisi ...' in vadesi geldiğinde borcuna karşılık çek tanzim ettiğini, müvekkilinin de işbu çek hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü' nün ... E. dosyasından icra takibi başlattığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine Vakıfbank Yenibosna Şubesi' ne ait ... seri numaralı 19.04.2020 tarihli çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, takip dayanağı çekte keşidecinin davacı şirket , lehtarın davalı olduğu çekin yasal unsurlarının tam kambiyo vasfında olduğu anlaşılmıştır. 06.08.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda neticeten; davacı ticari defterlerinde davalı ... ile cari hesap ilişkisi bulunmadığı, dava konusu çekin kayıtlarda bulunmadığı, davalı ... tarafından davacı şirket yetkilisi hesabına gönderilen 1.045.000,00 TL havalenin de kayıtlarda yer almadığı , davacı şirket ile dava dışı posslim bilişim şirketi ile cari hesap ilişkisi bulunduğu, ateş ölçer cihazı için bu şirkete 400.000,00 TL fatura düzenlendiği, dosya kapsamında tarafların imzasını taşıyan sözleşmenin bulunmadığı, davacının teminat çeki iddiasını yazılı delil ile ispat külfeti altında bulunduğu, çek üzerinde de teminat çeki olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı, bu şartlar altında davacının dava konusu çekin teminat çeki olduğunu ispatlayamadığı, bu sebeple çekin kambiyo senedi olma vasfını taşıdığı ve çek kapsamındaki borçtan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Ödeme aracı olan çek , kredi ve teminat işlevine haiz değildir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; alacaklı davalı tarafından borçlu davacı aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, senedin kambiyo vasfında olduğu, davacı borçlunun takip dayanağı senedin taraflar arasındaki alım satım ilişkisine istinaden teminat olarak verildiğini iddia ettiği , alacaklı vekilinin ise cevap dilekçesinde bononun davacıdan olan alacağına karşılık verildiği, teminat senedi olmadığını savunduğu görülmektedir. Takibe dayanak çek üzerinde teminata ilişkin bir kayıt olmadığından borçlunun İİK’nın 169/a maddesi kapsamında , dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. İİK’nın 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Somut olayda teminat iddiasının delili olarak dayanılan " tedarik ve satış sözleşmesinin" davalı tarafın imzasını içermediği bu nedenle ispat vasıtası niteliğinin bulunmadığı, sonuç olarak kambiyo senedi niteliğini haiz çekin üzerinde teminata ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi senedin teminat sözleşmesine istinaden verildiğine ilişkin her hangi bir sözleşme, yazılı delil de sunulmadığından davacı iddiasını ispat edememiş olup davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin söz konusu olmadığı anlaşılmış, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarih ve 2020/397 E., 2021/700 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09