SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1677

Karar No

2024/1244

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1677 Esas

KARAR NO: 2024/1244

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 13/10/2021

NUMARASI: 2021/281 E. - 2021/173 K.

ASIL DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı-Karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1997 yılında kurulmuş olan, enerji, ulaşım ve inşaat sektöründe otomasyon sistemleri, mühendislik konularında faaliyet göstermekte olan ve kurulduğu tarihten itibaren "..." ibaresini mühendislik ve otomasyon hizmetlerinde bir fiil ve aralıksız olarak markasal olarak kullanmakta olan bir firma olduğunu, davacının 1997 yılında başlayan "..." ibareli tescilsiz marka kullanımını, kendi iştigal sahalarını kapsayan 09, 37, 40, 42 sınıflarda ..., ... ve ... numaralı markalarını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalının 2015 yılında kurulmuş, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir kuruluş olduğunu, müşterilerin müvekkilini uyarması neticesinde davalıdan, müvekkili ile aynı alanda gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerinden, davalının "..." ibaresini içeren ticari unvan tescilinden, ... ibareli tecavüz oluşturan markasal kullanımından haberdar olunduğunu, davalıya marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerini sona erdirmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnameye cevap verilmediğini, müvekkilinin www...com internet sitesini kullanırken, davalının www...com.tr internet adresini kullandığını, davalının "..." ibaresini öne çıkararak markasal kullanım gerçekleştirdiğini, davalının internet adresinde gerçeğe aykırı biçimde "30 yıldır hizmet verdiği"nden bahsedildiğini, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davalının haksız rekabet ve marka tecavüzü eylemlerinin men'ine, durdurulmasına ve sona erdirilmesine, davalının ticari unvanından ... ibaresinin çıkartılmasına, davalının www...com.tr internet alanının kullanımının durdurulmasına, sonlandırılmasına ve yasaklanmasına, davalıya ait her türlü emtiadan "..." ibaresinin çıkartılmasına, bu ibarenin çıkarılması mümkün olmayan davalı mallarının imhasına, hükmün ilanına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davalı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket yetkilisi olan ...'ın "... Endüstriyel Elektrik Elektronik Kumanda ve Kontrol Sistemleri" işletme adıyla 2003 yılında şahıs firması olarak faaliyete başladığını, bunun öncesinde de aynı iştigal alanında çalışmış olup işletme açmasından önceki dönemi de dikkate alarak 30 yıla yakındır, işletme olarak da yaklaşık 20 yıldır endüstriyel elektrik sistemleri ve otomasyon sistemleri konularında faaliyet gösterdiğini, ...com.tr kurulduğu tarihten itibaren endüstriyel elektrik sistemlerinde ve otomasyon sistemleri hizmetinde "..." ibaresini bilfiil ve aralıksız şekilde markasal olarak kullanmakta olan bir firma olduğunu, davalı şirket yetkilisi ... tarafından şahıs firması işletme adı olarak kullanıla gelen unvanın 2015 yılında müvekkili şirketin kurulmasıyla ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ticaret unvanlı limited şirketi haline geldiğini, davacının marka tescil tarihlerinin müvekkilinin kullanımından çok uzun yıllar sonra olduğunu, müvekkilinin kullandığı internet sitesinin 02/06/2006 tarihi itibariyle alındığını, karşı /davalı firmanın tescilli markasındaki "..." ibaresinin müvekkili firma dışında da birçok firmanın ticaret unvanında ya da ürününde kullanıldığını, harflerin ve kelimelerin kullanımının hiçbir kimsenin tekelinde olmadığını, bu nedenle davalı adına kayıtlı ..., ... ve ... sayılı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı-Karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;Yokluklarında yapılan delil tespiti ve delil tespiti neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, müvekkili şirket yetkilisi olan ...'un "... Elektrik Elektronik Kumanda ve Kontrol Sistemleri" işletme adıyla 2003 yılında şahıs firması olarak faaliyete başladığını, bunun öncesinde de aynı iştigal alanında çalışmış olup işletme açmasından önceki dönemi de dikkate alarak 30 yıla yakındır, işletme olarak da yaklaşık 20 yıldır endüstriyel elektrik sistemleri ve otomasyon sistemleri konularında faaliyet gösterdiğini, ...com.tr kurulduğu tarihten itibaren endüstriyel elektrik sistemlerinde ve otomasyon sistemleri hizmetinde "..." ibaresini bir fiil ve aralıksız şekilde markasal olarak kullanmakta olan bir firma olduğunu, davalı şirket yetkilisi ... tarafından şahıs firması işletme adı olarak kullanıla gelen unvanın 2015 yılında müvekkili şirketin kurulmasıyla ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ticaret unvanlı limited şirketi haline geldiğini, davacı yanın ihtarname keşide tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin önceye dayalı tescilsiz markasal hakkının mevcut olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının, davacı yanın markalarının tescil tarihlerinden öncesine dayandığını, müvekkilinin kendisinin kurduğu ..com.tr internet sitesinde "..." şeklinde marka kullanımının mevcut olduğunu, söz konusu kullanıma konu alan adının 02/06/2006 tarihi itibariyle müvekkilince alındığını, müvekkilinin, davaya konu marka yönünden haklı bir menfaati olduğunu, davalı ticaret unvanının hukuka uygun bir şekilde ticaret siciline tescil edildiğini ve ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, tarafların ticaret unvanlarında yer alan tanıtıcı kök ibarelerinin aynı olmasına karşın şirketlerin işletme konularının birbirinden farklı ve bu farklılıkların ticaret unvanından anlaşılabildiğini, bu sebeple tecavüzden bahsedilemeyeceğini, müvekkili firmanın hiçbir aşamada kötüniyetli davranmadığını, fırsatçılık yapmadığını, kötüniyetli olabilecek tek tarafın davacı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı-Karşı davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı-karşı davacının, ...'un halefi olduğunu ispat edecek herhangi bir delil ibraz etmediğini, kötüniyetli markasal kullanım gerçekleştiren davalının, sessiz kalma yolu ile hak iktisabının olanaksız olduğunu, karşı davacının eskiye dayalı kullanım ile hak sahibi olmasının olanaksız olduğunu, müvekkilinin sessiz kalması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ihtarname keşide edilmesinin ardından dava açılmak için öngörülmüş bir sürenin de mevcut olduğunu, davalı kötüniyetli olduğundan ve tecavüz mütemadiyen devam ettiğinden, ileri sürülen süre savunmasının her halükarda mesnetsiz olduğunu, dosyaya giren TPMK kayıtları ile müvekkiline ait ... numaralı markasının 10 yıllık yenileme süresinde harcın yatmaması sebebi ile 2016 yılı itibariyle marka tescilinin düştüğünün belirtildiğini, bu sebeple söz konusu marka hakkında açılan davanın hukuki menfaat yokluğundan reddinin gerektiğini, karşı davacı taraf gerçek hak sahibi olduğu iddiası ile hükümsüzlük talebinde bulunmuş ise de, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğu, gerçek hak sahibinin müvekkilinin olduğunu, somut olayda müvekkilinin markalarının hükümsüzlüğünü gerektiren herhangi bir hukuki sebebin mevcut olmadığını, bu nedenle açılan karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Asıl davada davalının, davacı tescilli markalarına tecavüz oluşturan eylemlerinin tespiti ile men'i, yine bu kapsamda davacının markaları ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıyan "..." ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine, davacı marka adını içeren ve içeriğinde markasal kullanımlar tespit olunan "www...com.tr" alan adının erişime engellenmesine ve tecavüz oluşturan markasal kullanımların davalı ürünlerinden çıkarılmasına, bu yolla davacının davasının kabulüne; karşı dava yönünden ise önceye dayalı hak sahipliği bulunmadığı anlaşıldığından ..., ... sayılı markaların hükümsüzlüğü davasının reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; "1-ASIL DAVADA; Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalının davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile bu tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine; wwww...com.tr internet adresine erişimin engellenmesine, davalı uhdesinde bulunan tecavüze konu "..." markasını ihtiva eden ürünlerden bu ibarenin çıkarılmasına, davalının ticari unvanından "..." ibaresinin terkinine, -Hüküm özetinin masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 2-KARŞI DAVADA; *Karşı davacının hükümsüzlük davasının; -... tescil numaralı marka yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, -..., ... tescil numaralı markalar yönünden davacının davasının esastan REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur." İlk derece mahkemesince 22/07/2020 tarihli ara kararı ile; Talebin ve dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında önceye dayalı kullanım hakkının yahut sesiz kalma yoluyla hak kaybı olup olmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç hususlar olması nedeni ile bu aşamada tedbir talebinin reddi" şeklindeki gerekçeleri ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı-Karşı davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin 1997 tarihinde kurulduğunu, ... ibaresini kurulduğu tarihten beri markasal olarak kullandığını, 1999 yılında www...com internet alanı tescilini alarak internet üzerinden markasal kullanımına devam ettiğini dosyaya sunmuş oldukları delillerin yanı sıra dosyaya mübrez 16.07.2020 tarihli bilirkişi raporundaki teknik tespitler ile de sabit olduğunu, yine müvekkilinin ... ibareli ilk marka tescil müracaatını 31.08.2006 tarihinde yaptığını, bu tarihten beri markasını tescilli olarak kullanmaya devam ettiğinin açık olduğunu, bu çerçevede müvekkilin aynı zamanda ticari unvanında yer alan ... ibaresini kuruluşundan beri tescilsiz kullanım ve her halükarda 2006 yılında yaptığı tescil ile, ... ibaresi üzerinde kendi tescil sınıfları yönünden hak sahibi olduğunun açık olduğunu, buna karşılık davalının 2015 tarihinde kurulduğunu, her ne kadar davalının dava tarihinde ve halen www...com.tr internet sitesi üzerinden markasal kullanım gerçekleştirmekte, böylelikle tecavüz eylemlerine devam etmekte ise de, 2015 yılında kurulan davalının müvekkilinden daha eski tarihli hak sahibi olabileceği yönündeki mahkeme kabulü evvela ticaret sicil kayıtları ile sabit davalının kuruluş tarihine aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir için gereken haklılığın yaklaşık olarak ispatı koşulu huzurdaki davada mevcut olduğunu, dava süresinde davalının "..." ibaresini kullanımına müsaade edilememesi halinde müvekkilinin marka tescilinin bir anlamı kalmayacağını, müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının oluşacağını, somut olayda sessiz kalma ile hak kaybı gibi bir durum söz konusu olmadığının 2015 yılında keşide etmiş oldukları ihtarname, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının basiretli bir tacir olarak müvekkilinden haberdar olmadığını ileriye süremeyecek oluşu ve açık kötü niyeti ile sabit olduğunu, buna karşılık sessiz kalma yolu ile hak kaybı sayın mahkemenin resen dikkate alamayacağını, davalının ileriye sürmesi ve ispatlaması gereken bir savunma olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde huzurdaki davada, HMK ve SMK da öngörülen ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğunu, yarışan haklar, hak ve menfaat dengesi, müvekkilinin tescilli marka sahibi oluşunun da tedbir kararı verilmesini gerektirdiğinden aksi yöndeki mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesince kurulan ara kararın kaldırılmasını ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı ... Makine İmalatı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, "(...) söz konusu dava dışı gerçek kişi ile davalı şirketin farklı kişiler olmasının, aralarında halefiyet ve devir ilişkisini doğrulayacak herhangi bir sözleşme ya da belge sunulmamasının, dolayısıyla münhasıran dava dışı gerçek kişinin davalı-karşı davacının kurucu ortağı olması hususunun markaya ilişkin aynı kişi tarafından devam ettirilen bir kullanım olarak nitelendirilemeyeceğini, her ikisinin de tacir olan davalı-karşı davacı şirket ile dava dışı 3.kişinin eğer varsa böyle tescilsiz bir malvarlığı değeri hususunda da sözleşmesel iradelerini koymalarının kendilerinden beklenmesi gerektiğini, bu hali ile dava dışı 3.kişi kullanımının davalı-karşı davacının önceye dayalı hak sahipliği iddiasında değerlendirmeye alınmasını gerektirir somut delilin bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır" şeklinde gerekçeyle müvekkilinin önceye dayalı hak sahibi olmadığına hükmetmişse de bahse konu hüküm ve gerekçenin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dosyaya sunmuş oldukları evraklarda da müvekkilinin ticaret sicile tescili öncesinde şahıs firması olarak faaliyetine devam ettiği dönemlerde dahi sürekli olarak "...- ..." ibaresini kullandığını, söz konusu kullanımın, dosyada mevcut eski tarihli faturalardan ve kaşe basılı resmi evraklardan da açıkça anlaşılacağı üzere halefiyet ve süreklilik ilkesini sağlayacak nitelikte süregeldiğini, şahıs firması olarak "..." işletme adıyla faaliyetine çok eski tarihte başlayan müvekkili olan firma yetkilisinin, halihazırda müvekkilinin de tek yetkilisi olması ve ticaret unvanı olarak "..." ibaresinin kullanılmasının da halefiyet ilkesinin süreklilik arz edecek nitelikte gerçekleştiğini açıkça gösterdiğini, Davacı-karşı davalının ... sayılı ’’...’’; ... Sayılı “...”; ... Sayılı “...” marka tescili yaptırdığı bu isimlerin esasen 6769 S.K. 5. Madde uyarınca herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığını ayrıca bu markaların ve özellikle “...” markasının müvekkili tarafından yürütülmekte olan hizmetlerle aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun aşikar olduğunu, aşamalarda detaylıca izah olunduğu gibi 6769 S.K. 6. Madde kapsamında müvekkilinin tescilsiz markasının koruma altında olduğunu, Davacı-karşı davalı yanın marka tescil tarihleri müvekkilinin kullanımından çok uzun yıllar sonrasında olduğunu, müvekkilinin kendisinin kurduğu "...com.tr" internet sitesinde ise ’’...’’ şeklinde marka kullanımının mevcut olup söz konusu kullanıma konu alan adı 02.06.2006 tarihi itibariyle müvekkili tarafından alındığını, bu anlamda alan adı bakımından müvekkilinin, davacı yanın yapmış olduğu marka başvuru ve tescil tarihlerinden öncesinde, davaya konu marka yönünden haklı bir menfaat elde ettiğini, alan adı bakımından da önceye dayalı markasal kullanım hakkının olduğu açıkça ortada olduğundan bahisle müvekkilinin tescilsiz markasının 6769 S.K. 6. Madde kapsamında koruma altında olduğunun sabit olması karşısında yerel mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davacı-karşı davalı yan adına tescilli ... Sayılı “...” ve ... Sayılı “...” şeklindeki markaların hükümsüzlüğü talepleri ile birlikte karşı davanın esastan reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğundan karşı davanın reddine yönelik hükmün kaldırılmasının talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davacı-karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; somut olayda müvekkili ile aynı sektörde faliyet gösteren davalının "..." ibaresini birebir kullanmasının, iltibasa, marka tecavüzüne ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalıya ait internet sayfası içerikleri ve alınan bilirkişi raporu ile de sabit olunduğu üzere, davalı ile müvekkilinin aynı sektörde faaliyet göstermekte olan kişiler olduğunu, davacının ayrıca bir firmanın ürünlerini satıyor oluşunun, aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, markayı aynı yahut ilişkili sınıflarda kullandığı gerçeğini değiştirmediğini, her iki tarafında markasal kullanımının birebir aynı olan ... ibaresi ile gerçekleştiğini, davalının her ne kadar iltibas oluşmadığını iddia etmekte ise de; *Davalının da müvekkilinin de ticari unvanında "..." ibaresi bulunması, *Davalının da müvekkilinin de "..." ibaresi ihtiva eden internet alan adları kullanmaları, *Davalının da müvekkilinin de "..." ibaresi ihtiva eden e-posta adresleri kullanmaları,*Davalının da müvekkilinin de "..." ibaresini markasal olarak kullanması, *Davalının da müvekkilinin de otomasyon sektöründe faaliyet göstermesinin, davalının markasal kullanımlarının müvekkilinin marklalarının tescilli olduğu sınıflarda olması iltibasının, karışıklığı ve buna bağlı olarak marka tecavüzünü ve haksız rekabeti kaçınılmaz kıldığını, keza bu karışıklık sebebi ile mağdur olan müvekkilinin müşterilerinin müvekkili uyarması ile müvekkilinin evvela ihtarname keşide ettiği, daha sonra dava açtığı dava dilekçeleri ile sabit olduğunu, gelinen aşmada oluşan iltibas ve açıklanan benzerlik sebebi ile, huzurdaki davanın devam ettiği aşamada, davalının müşterilerinin müvekkiline gönderdiği e-postalar da iltibasın net bir biçimde anlaşılmasını teminen mahkemeye sunulduğunu, buna göre müvekkilinin ticari ve sırlarının da aynı şekilde davalıya gitmesi kuvvet ile muhtemel, hayatın olağan tecrübeleri ile sabit bir durum olduğunu, Davalının "..." ibaresini markasal olarak kullanmasının yanı sıra, "..." ibareli e-posta kullandığını, "...com.tr internet alanını kullandığı ve ticaret unvanında da "..." ibaresinin yer aldığını, basiret bir tacir olarak davranmasının, kendi ticari mahsulleri ile müvekkilinin ticari mahsullerinin karıştırılmasına sebebiyet vermeyecek ticari unvan, marka, internet alan adı ve e-posta kullanmasının gerekli olduğunu, davalının 2015 yılında keşide edilen ihtarnameye rağmen bu durumu devam ettirmesinin, davalının müşterilerinin dahi müvekkiline e-postalar göndermelerinin (muhtemelen müvekkilin müşterileri de davalıya gönderiyor) marka tecavüzüne, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ticari sır ve bilgileri ifşa olduğunu, işbu sebeple davalının seçebileceği sayısız ibare varken, "..." ibaresini ticari unvanında, internet alanında, markasal olarak kullanması ile meydana gelen marka tecavüzü ve haksız rekabetin önlenmesi için, bu kullanımın topyekün durulması gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde bir karar olduğunu davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini ve kararın onanmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu davacı yana ait ..., ... ve ... tescil nolu markalara davalı tarafından tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Karşı davanını konusun davacıya ait ..., ... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğü davasıdır. TPMK kaydına göre; ..., ... tescil numaralı markaların davacı ... adına tescilli olduğu, davacıya ait ... sayılı markanın yenilemesinin süresi içerisinde yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı 16/07/2020 tarihli ikili bilirkişiye ait raporda özetle, "www...com.tr alan adının 02/06/2006 tarihinde alındığı, www...com alan adının 02/05/1999 tarihinde alındığı, kayıtlı iletişim bilgilerinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.yazdığı, www...com.tr alan adı ve web sitesi içerisinde ... ibaresinin olduğu, 4 Mayıs 2017 ve 4 Haziran 2018 tarihli www...com.tr web site yedeğinde iletişim menüsünde ..., ..., ..., Ana Bayi Siparişleriniz için lütfen arayınız belirtilerek iletişim bilgilerinin yazdığı, 18 Aralık 2007 tarihli www...com.tr web site yedeğinde iletişim menüsünde Adres ve iletişim bilgilerinin yazdığı, 22 Şubat 2001 tarihli www...com web sitesi yedeği içerisinde ... ibaresinin olduğu, 14 Nisan 2001 tarihli yedekte ise "... San.ve Tic. Ltd. Şti ve adres ve iletişim bilgilerinin yazdığı, google arama motorunda "..." ibaresi aratıldığında www...com alan adının 1.sayfa 1.ve2.sırada çıktığı, www...com.tr alan adının 3.sırada çıktığı, SMK md.29hükmü uyarınca davalının ... ve ... ibareli marka kullanımlarının davacıya ait ..., ... ve ... sayılı tescilli markalara karşı tecavüz eylemi oluşturduğu ve davalı tarafça haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiği, ancak www...com.tr alan adının davalıya ait olduğunun kabul edilmesi halinde, alan adı kayıt tarihinin davacı marka başvuru tarihinden önce olduğu, bu durumda davacı ve davalının uzun yıllardır sektörde birlikte var olduğu sonucuna ulaşılabileceği ve bu durumun tespit edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete etkisi ile ilgili değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu" belitilmiştir. 14/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "asıl davada; davacı/karşı davada davalı olan ...'nin ... ibareli markasal kullanımlarının 2001 yılına dayandığı, bu minvalde ... ibaresinin markasal kullanımı bakımından gerçek hak sahibinin davacı-karşı davalı yan olduğu, davalı şirket yetkilisinin ve kurucusunun ... olduğu, ilgili şahsın 2003 yılından bu yana ... Sistemleri/... şahıs şirketi ile yaptığı kullanımları davalı/karşı davacı şirketi kurmak suretiyle devam ettirdiği, 2003 yılından bu yana yapılan kullanımlara karşı ancak 2020 yılında huzurda bulunan davacı-karşı davalı yanın uzun süre sessiz kalmak sureti ile hak kaybına uğradığı, bu nedenle asıl davada davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait markalara tecavüz teşkil etmediği, ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabete sebebiyet vermediği, davalı yana ait ticaret unvan terkini koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait www...com.tr uzantılı alan adına erişim engellenmesi koşullarının oluşmadığı, Karşı davada; ... kod numaralı markanın tescilli olmaması sebebi ile hükümsüzlüğü karar verilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, davalı/karşı davacının ... ibaresinin markasal kullanımı bakımından gerçek hak sahibi olduğu, davacı/karşı davalı yanın, karşı dava konusu marka tescillerine karşı, davalı/karşı davacı yana karşı üstün hakkı olduğu bu nedenle ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" belirtilmiştir. 20/09/2021 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda; "davacı-karşı davalıya ait olarak belirtilen www...com alan adının 02/05/1999 tarihinde davacı-karşı davalı "... Ticaret Ltd. Şti.tarafından tescil ettirildiği, davacı-karşı davalıya ait www...com alan adlı internet sitesi geçmiş kullanımları üzerinde yapılan incelemede, söz konusu alan adının 22/02/2001-03/03/2021 tarihleri arasında arşivlenmiş 254 adet arşiv kayıtlarının bulunduğu görülmüş, söz konusu arşiv kayıtlarının ilki olan 22/02/2001 tarihi başlangıç olmak üzere davacı-karşı davalıya ait arşiv sürümlerinin tamamında "..." şeklindeki markasal kullanımı tespit edildiği, davalı-karşı davacıya ait olarak belirtilen www...com.tr alan adının 02/06/2006 tarihinde "..." tarafından tescil ettirildiği, davalı-karşı davacıya ait www...com.tr alan adlı internet sitesi geçmiş kullanımları üzerinde yapılan incelemede, söz konusu alan adının 17/12/2007-05/07/2020 tarihleri arasında arşivlenmiş 153 adet arşiv kayıtlarının bulunduğu, www...com.tr alan adında 17/12/2007-09/07/2011 tarihleri arasında "..." şeklinde metin ibaresinin kullanıldığı, web sitesi içerisindeki kullanımın markasal olmadığı, 09/07/2011-18/10/2018 tarih aralığında "..." ibaresini içeren markasal kullanımının bulunduğu, 18/10/2018 tarihinden itibaren ise "..." ibareli markasal kullanımının bulunduğu, ... ibaresinin markasal kullanımı bakımından "Mühendislik Hizmetlerinde" ilk ve gerçek hak sahibinin davacı-karşı davalı yan olduğu, davacı/karşı davalının tescilli markaları ile davalı/karşı davacının kullanımlarının görsel, fonetik ve benzer olduğu, davacının markalarının 37 / 40 / 42. sınıflarda yer alan hizmetlerde tescil edildiği, davalının kullanımlarının da davacı markalarının tescil kapsamındaki "mühendislik hizmetlerinde" kullanıldığı, aynı müşteri kitlesine hitap edildiği, tüketicilerin her hizmetin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında, her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları, ancak iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı görmeleri ihtimalinin olduğu, bu nedenle davalı/Karşı davacının kullanımlarının marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olduğu, davalı-karşı davacı şirketin 2015 yılında kurmak sureti ile devam ettirdiği, ancak yeni şirketin ...’a ait işletmenin devamı sayılamayacağı, davalı/karşı davacı şirketin 11.06.2015 tarihinde kurulduğu ve tescilinin ilan edildiği, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davacı/karşı davalının basiretli tacir olma yükümlülüğü olduğu, davalı/karşı davacının bu ünvanla ticari faaliyet gösterdiğini bilmesi gerektiği ve bilebilecek durumda olduğu, ticaret unvanı terkini için 29.06.2020 tarihinde dava açıldığı, bu anlamda davacı ve davalının uzun süredir aynı unvan ile birlikte ticari faaliyet sürdürdüğünün anlaşıldığı, haksız rekabet nedeniyle ticaret ünvanı terkini için davacı-karşı davalının uzunca süre sessiz kalmış olduğu, davalı-karşı davacı adına alınmış olan www...com.tr alan adının ilk olarak 02.06.2006 tarihinde ...-... tarafından alındığı, sözkonusu sitede 17.12.2007 tarihinden itibaren ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı ve bu kullanımların davalı-karşı davacı şirket tarafından kurulduğu tarih olan 11.06.2015 tarihinden itibaren aynı web sitesi üzerinden devam ettirildiği ve kullanıldığı tespit edilmiş, Yargıtayın yerleşik içtihatları da gözönüne alınarak; davalı-karşı davalının ticaret ünvanının klavuz unsurunun ... olması nedeniyle davalı-karşı davacının klavuz unsuru içeren web sitesini kullanmakta hukuken korunmaya değer menfaatinin, haklı sebebinin olduğu da gözönüne alınarak, sözkonusu alan adının (alan adı altında yayınlanan web sitesi içeriğinde ... ibaresinin markasal olarak kullanımı hakkı verdiği anlamına gelmemek kaydı ile) davalı-karşı davacı tarafça kullanılmasının hukuka uygun olduğu, davacı-karşı davalı adına ... no ile tescilli 31.08.2016 tarihinde sona ermiş / fiili olarak MÜDDET durumda olması nedeniyle bu marka için hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davacı-karşı davalı yan adına Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 37 / 40 / 42 Sınıflarında tescilli görselini ihtiva eden "..." ibareli, ... tescil numaralı marka ile Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 9 / 37 / 40 / 42 Sınıflarında tescilli görselini ihtiva eden "..." ibareli, ... tescil numaralı markanın ortak unsurlarının ... ibaresi olduğu, davalı-karşı davacı yanın ise ilgili markaların tescilli olduğu sınıflarda kullanımların davacı-karşı davalı yan adına tescilli ilgili markalar ile nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve fakat davacı-karşı davalının gerçek hak sahibi olduğu, davacının davalı şirketten daha önce tescil ve ilan edildiği, ticaret ünvanının klavuz unsurunun ... olduğu, tespitleri nedeniyle davalı/karşı davacının işbu hükümsüzlük davası açma koşullarının mevcut olmadığı" belirtilmiştir. Davacı-karşı davalı tarafça asıl davada dayandığı markaların karşı davada hükümsüzlüğü talep edilmekle 6769 sayılı SMK 27/1 maddesi gereğince hükümsüzlüğün etkisi marka başvuru tarihinden itibaren hüküm doğurduğundan, öncelikli olarak karşı davaya yönelik davalı istinaf başvurusu incelenmiştir. Davalı-karşı davacı tarafça karşı hükümsüzlük davasında önceye dayalı hak sahipliği yönünden davalı şirketin kurucu ortağı ...-... KONTROL SİSTEMLERİ şahıs firmasının kullanımları ve internet sitesi alan adı tescil tarihi ve internet sitesindeki kullanımlara dayandığı anlaşılmıştır. Mahkemece 20/09/2021 tarihli ek raporda ileri sürülen bilirkişi görüşü hükme esas alınarak davalı kullanımı ...'a ait işletmenin devamı sayılamayacağı gerekçesine yer verilmiş ise de ...'un davalı şirketin kurucu ortağı olduğu ve ... tarafından tescil ettirilen www...com.tr alan adlı internet sitesinin şahıs firması tarafından kullanılıyor iken davalı şirketin kullanması ile davalı şirket tarafından kullanılmaya devam edildiği, kullanıma dayalı hak sahipliğinin belirlenmesinde ... tarafından internet sitesindeki markasal kullanımın başlangıç tarihi olan 05/07/2011 tarihinin esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemenin gerekçesi hatalı olduğundan düzeltilmekle birlikte davacı-karşı davalının markayı internet sitesinde 22/02/2001 tarihinden itibaren mühendislik hizmetlerinde kullandığı ve markanın 2006 yılında ilk tescilinden önce de kullanımla hak sahipliği kazandığı anlaşılmakla ve bu tarih davalının tescilsiz kullanımından önce olduğundan sonuç itibariyle hükümsüzlüğe ilişkin karşı davanın reddi doğru olmakla birlikte karar gerekçesi düzeltildiğinden, davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.Asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; dosya kapsamında bulunan deliller mahkemece alınan bilirkişi raporları ve ek raporlar kapsamında tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalı şirketçe kullanılan ve daha öncede ... şahıs firması tarafından kullanılan www...com.tr alan adının 02/06/2006 tarihinde tescil edildiği sitesi içeriğinde 05/07/2011 tarihinden itibaren "..." ibaresinin markasal kullanıldığı, davacı-karşı davalı tarafça davalı-karşı davacıya Kadıköy ... Noterliğinin 13/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilerek "marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinin sona erdirilmesi aksi taktirde hukuki yollara müracaat edileceğinin bildirildiği, ancak davalı tarafın kullanımlarının devam etmesine rağmen makul sürede dava açılmadığı 29/06/2020 tarihinde dava açıldığı, davacı-karşı davalının gönderdiği ihtarnamenin sessiz kalma süresini kestiğini kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davalı şirketin 11/06/2015 tarihinde ticaret ünvanının tescil edildiği, www...com.tr alan adının 02/06/2006 tarihinde tescil edildiği, web sitesi içeriğinde aktif olarak "mühendislik hizmetlerinde" 05/07/2011 tarihinden itibaren aktiif olarak markasal kullanıma devam etmesine rağmen, davacı-karşı davalı tarafça 5 yıllık süre dolduktan sonra dava açılmasının TMK 2.madde hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığının resen göz önüne alınarak asıl davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, asıl davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı, davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf isteminin HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü gerektiği kanaati ile mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın düzeltilmiş gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı-Karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı-Karşı davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/10/2021 tarih, 2021/281 E., 2021/173 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Asıl davanın REDDİNE,-Karşı davanın düzeltilmiş gerekçe ile davanın REDDİNE4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;Asıl dava yönünden; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Karşı dava yönünden; 4/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,2‬0 TL harcın Davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/e-Davalı- karşı davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/f- Davacı -Karşı Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin-Davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Davacı -Karşı davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden Davalı-karşı davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,2‬0 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı-karşı davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 105,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 253,6‬0 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davalı-karşı davacıya verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davacı - karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kullanımınınwww...com.trhiçbirerdirilmesine,davalıdan,markalarınotomasyonolunduğunu,iştigaltecavüzaitticaretmallarınınyüklenmesineşirketisistemleriinşaatendüstriyelettirdiğini,çıkartılmasına,...göstermektedereceElektrikreddinenedenlekontrolçalışmışelektrikunvanındavegönderildiğini,sahalarınıTPMKiçerensitesininibaresiniöncesindemüşterileringösterdiğini,müddetkarşıyılındamüvekkilinikullanmaktaancakkurulmuş40,ettiğini,30firmasıinternetadına2015adınumaralıolmadığını,nedenlerleyetkilisiLtd.ihtarnameyeolmayannezdindeyasaklanmasına,erdirmesidavanınsistemlerindekullanıldığını,hükmündavalıyaunvanınbaşlayan/davalırekabethususundatürlükonusugerçeğesınıflardabilfiilkaldırılmasına...,işletmeyargılamasayılıkurulmuş,herolduğunu,kararhükümsüzlüğübahsedildiğini,gerçekleştirdiğiElektronikyıllaröncekimüvekkilibununkullanımverdiği"ndenolaraksitesinikimseninemtiadandurumunihtarnamesonaKontrolkısmenkuruluşneticesindemarkalarınıbirçokolanŞti.ticaretulaşım...'ınbirkabulüdikkateimhasına,aralıksızuyarmasıile,haberdartarihimahkemesiharflerincevapibaresinintarafaverilmesinidavacınınmen'ine,şirket02/06/2006kullanılafaaliyetefirmaolan,adıylaesastanitibariyletarihtenşahısilanına42yaklaşıketmiştir.eylemlerinisektöründefaaliyetkurulduğuönetümtarihlerininistanbulkelimelerin"asılhizmetlerindedışındamümkündavalınıneylemlerininkullanımındantescilsizadresindekayıtlıhaksızdilekçesihizmetibarelimarkasal09,yıldırvekaletunvan20Sistemleri"Sanayivekiliaçıklananalındığını,aynıkullanımını,...com.trdereddine"kararısistemleri,tescilinden,dilekçesindeadresiniticarigösterenverilmediğini,özetle;unvanlısonragiderleridavatescilalanındadaaçmasındandosyamarkaterkininekapsayanbusektördealanınınkullandığını,aykırı2003"30mühendislikTic.şirketinkurulmasıylatekelindesicilden"..."tarafındançıkarılmasıbaşladığını,tecavüzüücretininçokolupmarkasındakidurdurulmasınafiilhalinetescillilimitedkullandığımüvekkilininunvanındanistinafDavalı-karşıoluşturandurdurulmasına,yılayaürünündekonularındaçıkararakEndüstriyelkendidönemi"...geldiğini,gelendavalıfirmanınDavacı-KarşıKumandagerçekleştirdiğini,ile1997alandaalarakhizmetindewww...comtalepşekildeibareninuzundavada37,istinafafaaliyetlerinden,sonlandırılmasınaitibarenyakındır,kullanırken,biçimdeteşkilhükümenerji,

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim