Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1644
2024/1225
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1644
KARAR NO: 2024/1225
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/06/2020
NUMARASI: 2018/247 E. - 2020/94 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 14.06.2017 tarihinde "..." adlı peynir şeklinin tescil edilmesi için Türk Patent Kurumu'na başvuruda bulunduğunu, Türk Patent Kurumu'nun başvuruların kabulü sırasında "yenilik" ve "ayırt edicilik" araştırması yapmadığından ilgili şeklin ... numarasıyla davalı adına tescil edildiğini, oysa "..." şeklinde üretilen peynirlerin dilekçe ekinde sunmuş oldukları deliller ile de sabit olduğu üzere davalının başvurusundan daha önce dava dışı 3.kişiler tarafından üretilerek piyasaya sürüldüğünü ve kamuya mal olduğunu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, davaya konu tasarımın davalı tarafından başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunu, huzurdaki davaya konu tasarımın, süt ürünleri alanında faaliyet gösteren neredeyse bütün firmalar tarafından üretilmekte olup harcıâlem olmuş bir ürün olduğunu, dolayısıyla bu ürünlerin tasarımının hiç kimsenin yahut hiçbir kurumun tekeline bırakılamayacak şekilde herkesin kullanımına açık olduğunu, söz konusu ürünün davalı tarafın başvuru tarihinden önce başka bir firma tarafından üretildiği ve yurt dışında satışının yapıldığı ve kamuya sunulduğuna ilişkin delillerin Mahkemeye sunulacağını, ancak bugün internet arama motorlarında "...", "stick cheese" gibi çeşitli ibarelerle arama yapıldığında çıkan sonuçlardan görüleceği üzere davaya konu ürünün Türkiye'de ve tüm dünyada üretim ve satışının davalının tescil başvurusundan daha önce yapılmakta olduğunun görüldüğünü, kaldı ki pek çok firmanın "..." ürününün yöresel peynirler ürün kategorisinde yer almakta olduğunu, yöresel bir peynirin davalı yanca tasarlanmış, yeni ve özgün bir tasarım olmasının mümkün olmadığını belirterek; davalı adına tescilli yeni ve ayırt edici nitelikte olmayan ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ...San. Tic. Ltd. Şti.'nin "..." adlı yepyeni bir peynir şekli ürettiklerini ve bu tasarımın 14.06.2017 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle korunmak üzere tescil edildiğini, davacı tarafından "..." adı altında şekli ve ismi birebir aynı peynir üretilmekte ve bu eylemlerin müvekkilinin patent ve tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, patent sahibi müvekkilinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü üretmekte olduğunu, müvekkilinin haklarının davacı tarafından tecavüze uğradığını, davacı tarafın beyanlarının gerçeği yansıtmamakla beraber, son derece haksız olduğunu, bir buluş için sahibine verilen bir tescilin buluşun sahibinin izni olmadan başkalarının buluşu üretmesini, kullanmasını veya satmasını engelleme hakkı vereceğini, hukuki açıdan tescilin devam ettiği sürece tasarımın müvekkiline ait olduğuna ilişkin tartışma bulunmadığını, bir tasarımın minimal düzeyde olsa dahi ayırt ediciliğe sahip olmasının tescil için yeterli olduğunu, davacı tarafın tasarımın herkesin kullanımına açık olduğundan bahsetmesinin mantık dışı olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımının haksız kullanımının müvekkilinin haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, müvekkilinin "..." adlı yepyeni bir peynir şekli üreten ve korunmak üzere tescil ettiren müvekkili açısından yenilik ve ayırt edicilik özelliğine haiz olunduğunun açık olduğunu belirterek, bu nedenlerle karşı dava açma haklarını saklı tutarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Somut olaya bakıldığında, davalı tarafça tescil edilen "..." tasarımının başvuru tarihi olan 14/06/2017 tarihinden önce başka şirketler tarafından 07/11/2016 Yörüksüt markasıyla, 14/01/2017 tarihinde ... firması tarafından ... markasıyla, 26/05/2017 tarihinde ... markasıyla, 08/03/2017 tarihinde Tek Süt markasıyla internet üzerinden tanıtımlarının yapıldığı, "..." adı altında benzer ürünlerin davalının tasarımından çok önce başka firmalar tarafından genellikle aynı formda üretildikleri, davalının tescilinden önce kamuya sunulmuş olmaları nedeniyle yenilik özelliğinin bulunmadığı, ayrıca tescil edilen tasarımın ince, düz, silindir şeklinde, bilinen bir formda, hiç bir ayırt ediciliği olmayan harcıalem nitelikte tasarımlar oldukları, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının tescilinden önce ... Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nin ... nolu ''...'' başlıklı başka bir tasarım belgesinin sahibi bulunduğunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/527 Esas, 2018/6491 Karar sayılı onama kararından anlaşıldığı, bu tasarımın da Bakırköy 2. FSHHM'nin 2015/129 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile; "çubuk, yapısal olarak jenerik/ bilindik bir form olup, genel biçim olarak ayırt ediciliği bulunmadığından ve dava konusu üründe teknik anlamda ayırt ediciliği görülmediğinden" hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ve davalıya ait ... numaralı çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü" gerekçeleri ile; "Davanın KABULÜNE, Davalı adına tescilli 2017 04150 numaralı endüstriyel tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından "..." adı altında şekli ve ismi birebir aynı peynir üretildiğini ve bu eylemlerin müvekkilin patent ve tasarımdan doğan hakları bakımından açık ihlal teşkil ettiğini, bir tasarımın tescil edilebilmesi için yenilik ve ayırt edicilik koşullarına sahip olması gerektiğini, bu nokta da davalının SMK'nın tasarım için belirlediği iki niteliğe müvekkilinin sahip olmadığını söylemesinin kabul edilir yanının bulunmadığını, bu konuda gerekli tüm araştırmaların ve değerlendirmelerin yapılarak tescil edildiğini, TPE gerekli araştırmaları yapılarak ve SMK'ya uygunluğu denetlenerek yapıldığını, tescilde hiçbir hukuka aykırılık bulunmamakta iken davanın reddine karar verilmeyip kabul edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, İlgili ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükümsüzlüğüne karar verilen “...” tasarımının davalının tescil başvurusundan çok daha önce 3. kişilerce piyasaya sürülmüş olduğunu ve harcıâlem olduğu göz önüne alındığında davalı tarafından yapılan başvuru ve tescil işlemlerinin kötü niyetli olduğunun anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle genel hukuk kaidesi olan “bir hakkın açıkça kötüye kullanılması” gereğince hukuk düzeni kötü niyetle tescil edildiği bu hakkı korumayacağını, keza davalının kötü niyetli söz konusu eylemleri aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine de aykırı olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren çeşitli firmalara ihtarname gönderilerek haksız yaptırımlar uygulamaktan bahsedildiğini, bu nedenle yerel mahkeme tarafından davaya konu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığı sebebi ile hükümsüzlük kararı verilmesi davasıdır. Davalıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesine göre; ... numaralı "..." çoklu endüstriyel tasarımının başvuru tarihinin 14/06/2017, tecsil tarihinin 14/06/2017, bültende yayınlanma tarihinin 24/10/2017 olduğu davalı adına tescilli olduğu görülmüştür. 30.04.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "davalı yanca tescil edilmiş ... numaralı Endüstriyel Tasarım tescili 1.1 ile 1.2 sıra numaralı belgesinin tescil tarihi itibari ile yenilik unsuru taşımadığı, bu sebeple hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı yanca tescil edilmiş ... numaralı endüstriyel tasarım tescili 1.1 ile 1.2 sıra numaralı belgesinin 3.kişilere seçenek özgürlüğü taşımadığı, bu sebeple hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı yanca tescil edilmiş ... numaralı endüstriyel tasarım tescili 1.1 ile 1.2 sıra numaralı belgesinin koruma açısından elverişli görseller içermediği, bu sebeple hükümsüzlük şartlarının oluştuğu" belirtilmiştir. 02.08.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "dosya ve internet üzerinde yapılan araştırmalar bütünlük oluşturacak şekilde değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu internet sitesi görüntü çıktılarına benzer içeriğin yayında olduğunun tespit edildiği, internet üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, izlenen görseller değerlendirildiğinde; ... olarak adlandırılan ürünlerin tasarım, uzunluk, kalınlık, motif ve tasarım yönlerinden değişiklik gösterdiği, "..." ibaresinin farklı ürünlerde kullanıldığının tespit edildiği, tespit edilen ürünlere ait internet alt sayfalarının ekran alındılarının rapor ekinde sunulduğu" belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 56. maddesinde tasarımın korunabilmesi için yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olması gerektiği belirtilmiştir. Bir tasarım tescilli ise başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz ise kamuya sunulduğu tarihten önce dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edileceği, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği, ayırt edicilik niteliğinin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarım geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesine bakılacağı belirtilerek yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin tanımı yapılmıştır. Tasarımda önemli olan teknik ve bilimsel yönden ziyade, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özellikler olduğu ve temel itibariyle koruma bu "görünüm" için değerlendirilmesi gerektiği, davalının tasarımının korumadan yararlanması için yeni ve ayırd edici özelliklere sahip olması gerektiği bilirkişi raporunda davalı adına tescilli ... numaralı "..." tasarımın tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edicilik niteliğinin olmadığının belirtildiği öncesinde dava dışı başka şirketler tarafından 07/11/2016 ...markasıyla, 14/01/2017 tarihinde .. Gıda firması tarafından ... markasıyla, 26/05/2017 tarihinde ... markasıyla, 08/03/2017 tarihinde ...markasıyla internet üzerinden tanıtımlarının yapıldığı, anlaşılmakla mahkemece hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2020 tarih ve 2018/247 E., 2020/94 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09