Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1626
2024/1224
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1626 Esas
KARAR NO: 2024/1224
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/12/2020
NUMARASI: 2017/579 E. - 2020/400 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın bilinen adıyla ...'un, 1998’de Rusya/Moskova'da doğduğunu, dokuz yaşında tiyatro eğitimi almaya başladığını, ilk olarak ... dizisinde ... olarak rol aldığını ve küçük yaşta olmasına rağmen televizyon dünyasının aranan isimlerinden biri olduğunu, ... ile ... reklamlarında rol aldığını, ... dergisi için ... ile birlikte kapak yüzü olduğunu, bunun dışında pek çok film, reklam ve dergi çekimlerinde rol aldığını, müvekkilinin kısa süre önce, ... Ödüllerinde "..." ödülüne layık görüldüğünü ve son olarak "..." de yayınlanan "..." adlı dizide ... karakterini canlandırdığını, davalı şirketin "..." de yayımlanan "..." adlı dizi filmin yapımcısı olduğunu, ekte dijital olarak sunulan dizi jeneriklerinin (künye) incelenmesinde müvekkilinin "..." adlı dizide "..." karakterini canlandıran oyuncu olarak rol aldığının görüleceğini, paramparça dizisi için müvekkiline bölüm başına net 10.000 TL (+ Stopaj + KDV Hariç) ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin dizinin ilk 82 bölümü için ödemeyi taahhüt ettiği ücretin büyük bir kısmını ödediğini ancak 83. bölümden final bölümü olan 97. bölüme kadarki son 15 bölüm ücretini ödemediğini, bir diğer söylemle müvekkilinin davalı şirketten bölüm başı NET 10.000 TL olmak üzere toplam Net 150.000 TL (+stopaj + KDV hariç) ücret alacağı bulunduğunu, 82. bölüme dek müvekkiline yapılan ödemelerin müvekkilinin ... Zorlu Şubesi ve ... Bebek Şubesinde bulunan hesaplarına yapıldığını, hesap hareketleri ilgili banka şubelerinden celp edildiğinde müvekkilinin davalı şirketin yapmış olduğu ve tahsil edemediği ücret miktarına dair tüm detaylara ulaşılabileceğini, yine davalı şirkete ait ticari defterler ile muhasebe kayıtlarının ve müvekkiline ait ücret hesap hareketlerinin incelenmesinde de müvekkilinin doğan telif ücretlerinin ödenmediğinin ortaya çıkacağını, ayrıca söz konusu dizinin davalı şirket tarafından internet ve sair pek çok dijital medya platformları üzerinden yine tüm dünyada yayınlanmaya halen devam ettiği ve davalı şirketin bu yayınlardan gelirler edildiğini, müvekkilinin uzun yıllar emek verdiği mesleğinin icrası sırasında yarattığı eserden maddi kazanç sağlamasının davalı şirket tarafından engellenmiş ve geleceğe de dönük olarak müvekkilinin mesleki itibarının sarsılmasına bu durumdan ötürü ciddi elem ve tasa içerisine itilmesine sebep olduğunu, fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin toplamda NET 150.000 TL alacağının, hesap edilecek stopaj ve KDV tutarı da eklenerek, her bir bölüm için ayrı ayrı belirlenecek vade tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkilinin, ... isimli dizide oyuncu olarak yer alması amacıyla sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca davacının dizide oyuncu olarak yer aldığını ve meydana gelen eser üzerindeki haklarını müvekkili şirkete devrettiğini, davacının alacak talebi ile ilgili olarak öncelikle iddia edilen alacağın var olup olmadığı var olduğu düşünülse bile tutarın belirsiz olduğunu, bununla birlikte, sözleşmenin 5.2.1.1 maddesine göre dosyaya sunulan sözleşme uyarınca bölüm başı 1.100 TL + KDV + stopaj olduğunu, müvekkili şirketin davacıya sözleşme uyarınca gerçekleştirdiği oyunculuk görevi nedeniyle ödemelerini yaptığını, bu nedenle herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının alacak iddiasını ispat etmesi gerektiğini, bununla birlikte sözleşmenin 5.2.1 maddesi uyarınca, davacının mali hak devri sonucunda hak kazandığı ücretini talep edebilmesi için her bir bölüm için gider pusulası imzalaması gerektiğini, davacının bir an için alacağı olduğu düşünülse bile sözleşme ile öngörülen bu prosedürü yerine getirmediği sürece alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının manevi tazminat talebine konu olabilecek bir manevi zararının söz konusu olmadığını, davacının zorlama yorumlarla manevi zarar iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin son dönem gerçekleştirmiş olduğu dizi projelerinin beklenen reytingi alamaması nedeniyle ilgili televizyon kanalları tarafından sona erdirildiğini, erken sonra erdirilen bu projeler için yapılan yüksek yatırımlardan beklenen gelirin elde edilemediğini, diğer yandan reklam sektöründe reklam verenlerin yatırımlarının da azalmasının söz konusu olduğunu, dolayısıyla televizyonların reklam gelirlerinde büyük düşüşler olduğunu, bu durumun müvekkilinin yapımlarını yayınlayan televizyonların müvekkilinine olan borçlarını ödemesinde gecikmelere ve nakit akışı sıkıntılarına sebep olduğunu, müvekkilinin gerek hizmet ve mal aldığı kişilere gerekse bankalara önemli derecede borçlandığını, müvekkilinin hali hazırda yapımı devam eden herhangi bir projesi olmadığını, mevcut durum itibariyle müvekkilinin aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmediğini bu nedenle müvekkilinin, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/615 E. sayılı davasında iflas başvurusunda bulunduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;"Davalı şirketin alacaklarını ödenmesini geciktirerek davacının bütün beklentilerine gölge düşürdüğünü ve tarifi zor ruhsal çöküntülere sürüklediğini, ... dizisinde rol aldığı için bir çok projeyi reddetmek zorunda kaldığını, zira bu işin tabiatı gereği bir oyuncunun eş zamanlı birden fazla projede rol almasının fiilen olanaksız olduğunu bunun doğal sonucu olarak da mesleki gelişimi ve şöhretinin doğrudan ve dolaylı olarak davalı tarafça engellendiğini, oyunculuk camiasında başarısından bahsedilebilecekken ... dizisinden alacaklarını tahsil edememiş olduğundan bahsedilmesinin itibarına açıkça gölge düşürmekte ve gelecekteki kariyerini yakından etkilediğini ayrıca ücretini tahsil edemediği bir dizinin halen tüm dünyada ve dijital ortamlarda yayınlanmaya devam etmesinin içinde bulunduğu can sıkıcı ruh halini her geçen gün daha fazla kötüleştirdiğini, bütün bu olanların davacıyı aşırı derecede üzdüğü ve gelecekte rol almayı düşündüğü projeler hakkında karar verirken ciddi tedirginlikler yaşamasına sebep olduğunu, sağlıklı kararlar verebilmesine engel olduğu özetle uzun yıllar emek verdiği mesleğinin icrası sırasında yarattığı eserden maddi kazanç sağlamasının davalı şirket tarafından engellendiği, geleceğe dönük olarak mesleki itibarının sarsılmasına bu durumdan ötürü ciddi elem ve tasa içerisine itilmesine sebep olduğunu, ünlü birisi olup davalı şirketin bu projeden çok gelir elde ettiğinin nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesinin talep edildiği ancak birçok ülkede ve yanı sıra internet ortamında yaygın şekilde gösterilmekte olan bir dizinin, davacının mesleki gelişimi ve şöhretini olumsuz etkileyemeyeceği davacının 15 bölüm ücretinin ödenmemesinin manevi tazminattan çok alacak davası/maddi tazminat gibi taleplerin konusu olacağı kısacası manevi tazminat şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından manevi tazminat talebinin reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; "DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-144.900,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 24/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat talebinin reddine", şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 13 ATM nin 2017/615 esas sayılı iflas davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini beklenmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını ve Kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, dosya kapsamındaki rapora itiraz dilekçesinde de vurgulandığı gibi hükme esas alınan 2. Ek rapor ile kök rapor arasında çelişki olduğunu ve Yargıtay'ın bu konuda istikrarlı şekilde benimsediği ilkeye göre, raporlar arasındaki çelişkiler izale edilmeden ve dava konusu uyuşmazlık konusu noktalar bilirkişi delitine başvurulduğu takdirde etraflıca incelenip aydınlatılmadan bir karar verilebilmesinin mümkün olmadığını, kök raporda davacının davalı müvekkili olan şirketten toplam 68.850,00 TL tutarında alacaklı olduğu ifade edilmişken, ek raporda hangi kayıtların hangi bilimsel yöntem izlenerek incelendiği belirtilmeden ve farklılığın nereden kaynaklandığı hususunda denetime elverişli bir değerlendirme yapılmadan, alacak tutarının 144.900,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiğini, bu noktada yerel mahkemenin, kök ve ek rapor arasındaki birbiri ile çelişen tespit ve değerlendirmelerin giderilmesi amacıyla çelişkili hususları da göstermek suretiyle ek inceleme yaptırmasını; gerekirse yeni bir heyet oluşturma yoluna gitmesi gerekirken çelişkinin giderilmediğini ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporundaki tespitlerin karara aynen yansıtıldığından bahisle ilk derece mahkemesince kurulan kararın kaldırılarak eksikliklerin giderilmesini ve usulüne uygun biçimde tamamlanması için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece yürütülen yargılama kapsamında; mali hakları ihlal edilen müvekkilinin 83-97 bölümler arası ödenmeyen telif ücretleri nedeniyle davalıdan 144.900,00 TL alacaklı olduğunun tespit olunduğunu, ve maddi tazminat taleplerinin kabul edildiğini, ancak manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin manevi tazminat taleplerinin red gerekçesinin; dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları manevi tazminat talep etme nedenlerinin FSEK'de sayılan manevi haklardan birisini kapsamadığını, taleplerinin TBK m.58 kapsamında "uğranılan manevi acılara" dayandığının, FSEK kapsamında manevi tazminat talep edebilme şartlarının oluşmadığı gerekçesine dayandığını, ancak yerel mahkemenin gerekçesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Bilindiği üzere eser üzerinde mali hak ihlali ile birlikte manevi hak ihlali de gerçekleşmişse, FSEK m.70/1 uyarınca manevi tazminat; mali hakkın ihlali için ise FSEK m.70/2’ye göre TBK’nın haksız fiillere ilişkin hükümleri uyarınca maddi tazminat talep edilebileceğini, Ancak somut olayda mali hak ihlali mevcut olup da manevi hak ihlali gerçekleşmemiş ise; FSEK m.70/2’nin yaptığı yollama gereği mali hakların ihlali halinde doğacak manevi zarar TBK m.58 çerçevesinde tazmin edileceğini ( Erel, a.g.e., s.348; Küçükali, a.g.e., s.210; Oğuz, Özden Merhancı, a.g.m., s.959; Sarıkaya, Tazminat Talepleri, s.68; Şahin, a.g.e., İstanbul, s188.) müvekkilinin uzun yıllarca emek verdiği mesleğinin icrası sırasında yarattığı eserden maddi kazanç sağlaması davalı şirket tarafından engellendiğini ve geleceğe de dönük olarak müvekkilinin mesleki itibarının sarsılmasına bu durumdan ötürü ciddi elem ve tasa içerisine itilmesine sebep olduğunu, bu ruhsal çöküntünün karşılığı olarak, müvekkilinin ünlü bir insan olduğunu, davalı şirket’in bu projeden ne kadar çok gelir elde etmiş olduğu da nazara alınarak TBK. 58.maddesi kapsamında manevi tazminata hükmedilmesini gerektiğini, tüm bu açıklamaları karşısında davalı şirketin mali hak ihlalinin aynı zamanda müvekkilinin TBK 58.maddesi anlamında manevi zarara uğramasına yol açtığı ve tazminat ödenmesi gerektiğini ve yargılama giderlerinin takdiren değil HMK 326 maddeye göre, haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP; İstinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu; Davacının "..." dizisinde Hazal karakterini canlandırdığı, davalı şirketin filmin yapımcısı olduğu, bölüm başına 10.000 TL (stopaj + KDV hariç) ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 83.bölümden 97.bölüme kadar olan 15 bölüm ücretinin ödenmediği, davacının stopaj ve KDV hariç 150.000 TL alacağının bulunduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 150.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsili talebidir.Bilirkişi heyetine ait (muhasebeci aynı) 22/09/2018 tarihli raporda özetle; Dava dosyasına sunulu banka ekstreleri ile davacı yanın davaya konu ettiği bölümler yönünden düzenlemiş olduğu serbest meşlek makbuzları ile sınırlı olmak Üzere yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;” Rapor içerisinde açıklanan nedenlerle, davalı şirket defterleri üzerinde davacı yan alacağının varlığı ve miktarı yönünden herhangi bir inceleme yapılamadığı ,( davalının defterleri iflas dosyasında) Davacı yanın dava tarihi itibarıyla davalı yandan KDV dahil! toplam 68.850,00 TL alacaklı olabileceği, stopaj bedelinin talep edilebilmesi için rapor içerisinde belirtilen hususların mevcut durumunun tespit edilmesi gerektiği,” Davacı yanın manevi tazminat talebi ile davalı şirketin, iflas erteleme talepli davasının bulunması ve bu durumun davacı yanın alacak talepleri üzerindeki etkisi hususlarının, mahkemenin takdirinde olduğu, belirtilmiştir.Muhasebe bilirkişisine ait 23/07/2019 tarihli raporda özetle; İncelenen davalı şirkete ait 2016-2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdik/ beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, Davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 24.07.2017 dava tarihi itibarıyla davacı yana 83-84-85-86-87-88-89-90-91-92-93-94-95-96-97. Bölümler için toplamda 144,900,00 TL borçlu olduğu, Davacı makbuzlarında yer alan KDV lerin davalı yanca ödenmiş oldukları, stopaj kesintilerinin de ilgili dönem beyannamelerinde, kesinti yapılmak sureti ile davalı adına beyan edilmiş oldukları belirtilmiştir.Davalı tarafından iflas davasının görüldüğü mahkeme kararının bekletici mesele yapılması ileri sürülmüş ise de ,İstanbul 13. ATM'nin 2017/615 E. 2020/5 K ve 09/01/2020 tarihli kararında; Davacının ... Ticaret Limited Şirketi, davanın Borca Batıklık Sebebi İle İflas (İflasın açılması) olduğu, 09/01/2020 tarihinde davanın REDDİNE, Mahkemece verilen tüm tedbir kararlarının ve yönetim kayyumları heyeti görevinin hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verildiği anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Maddi tazminat yönünden yapılan incelemede bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının defterlerine göre dava tarihi itibarıyla davacı yana 83-84-85-86-87-88-89-90-91-92-93-94-95-96-97. Bölümler için toplamda 144,900,00 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden ve ilk raporda davalının ticari defter ve belgeleri incelenmediği için çelişkiden bahsedilemeyeceğinden davacı vekilinin bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Somut olayda davacı tarafından manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de taraflar arasındaki ihtilafın alacak ilişkisinden kaynaklandığı FSEK 70 madde TBK 58 madde de düzenlenen manevi tazminatın yasal şartları oluşmadığından davacının bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin mahkeme masrafı yönünden yaptığı istinaf incelemesinde; Mahkemenin gerekçeli kararında;"Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 2.732,40-TL peşin harç, 319,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 1.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.982,80-TL yargılama giderinden taktiren 4.00,00-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair hüküm kurulduğu 6100 sayılı HMK 326 maddeye göre haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekir iken takdiren gerekçesi ile paylaştırılması yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme masrafı yönünden kısmen kabulüne,Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/12/2020 tarih, 2017/579 E., 2020/400 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.898,119 TL karar harcından peşin alınan 2.732,40 TL'nin mahsubu ile 7.165,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 427,60-TL karar harcından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 2.732,40 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.768,40 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/ç-Davacı tarafça yapılan 1.900,00 TL bilirkişi ücreti, 319,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.219,00 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, kabul ve red oranına göre (%90,56) 2.009,52 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/e-Kabul edilen maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Manevi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/g-Reddedilen maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcının mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 44,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 206,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09