Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1000
2024/1221
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1000
KARAR NO: 2024/1221
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/05/2021
NUMARASI: 2018/31 E. - 2021/103 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu markaların, davacı şirketin yoğun ve istikrarlı çalışmaları neticesinde oluşturulduğunu ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "..." ibareli markaları tescil ettirdiğini, TPMK nezdinde yapılacak araştırmadan da görüleceği üzere davacı şirketin uzun yıllardır “...” esas unsurlu markasıyla ürünlerini tescil ettirdiğini ve 6. 7. ve 20. sınıfta faaliyet göstermekte olduğunu, davalının ise “...” markasını 9. sınıf emtialarında kullanmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numarası ile tescil ettirdiğini, davalı tarafın 9. sınıfta tescilli olan dava konusu markasını 6. sınıf emtia grubunda kullanmakla davacı şirketin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde faaliyet göstermekte olduğunu, somut olayda “...” esas unsurlu markanın aynı zamanda davacının ticaret unvanı olup, söz konusu ibarenin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre de korunması gerektiğini belirterek; davalı tarafa ait ... tescil numaralı “...” marka tescilinin davalı tarafından üçüncü kişilere devrinin ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin ve kullanımının önlenmesine ve davalı tarafa ait ... tescil numaralı “...” markasının kullanımının durdurulmasına, ilgili ürün ve hizmetlerin reklam ve tanıtımının yapıldığı katalog, broşür ve diğer tanıtım vasıtalarının toplatılmasına ve engellenmesine, davalı taraf adına kayıtlı www...com.tr alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davacı şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu (“TPMK”) nezdinde tescilli “...”, “...”, “...”, “...”, “...” isimli markalarına ilişkin olarak seri marka tescillerinden doğan marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve imalatında kullanılan araçlara, kataloglara el konulmasına, el konulan ürün, araç ve katalogların imhasına, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, davalıya ait www...com.tr alan adlı sitenin içeriği ile birlikte erişiminin engellenmesi ve yayının kaldırılmasına, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle tirajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle TBK hükümleri uyarınca davacının dava açmak hakkının zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın, her halde 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, davacının bu süreyi geçirdikten sonra dava açması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esas yönünden ise; müvekkilinin tescilli markasını tescil kapsamında olan 9. Sınıftaki "gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" emtiaları üzerinde kullandığını, vidaların da parçalar ve aksesuarlar kapsamında olduğu, müvekkilinin SMK'nun 6/3. Maddesi kapsamında önceye dayalı kullanımı nedeniyle hak sahibi olduğunu, davalının "..." unvanı ile 22/02/1990 tarihinde Esnaf ve Sanatkarlar siciline kayıtlı olduğunu, faaliyetine 1985 yılında başladığını, davacı ile davalının uzun yıllardır aynı sektörde hizmet verdiklerini ve birbirlerini tanıdıklarını, hatta davacı tarafın tecavüz olduğunu iddia ettiği 06.sınıf ürünler ile ilgili bilgi/yardım talepleri ve iş birlikteliklerinin olduğunu, 11/07/2017 tarihinde davacı firma bünyesinde çalışan kişi tarafından davacıya e-posta ile 50.000 adet vida için fiyat teklifi talep edildiğini, yine davacı şirket ve davalının pek çok fuara birlikte katıldıklarını, görüldüğü üzere davacının davalı nedeni ile herhangi bir zarara uğramadığı gibi davalının aynı sektördeki faaliyetlerine sessiz kalmayı tercih ederek sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Somut olay incelendiğinde, davalının dosyaya sunduğu fatura örnekleri, bilirkişi tarafından davalının ticari kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, davalının ticari işletme ve meslek odası kayıtları, delil olarak sunulan sektörel dergi ve tüm dosya kapsamı ile, davalının"..." kullanımının ilk olarak 11.05.1989 tarihinde başladığı, bu tarihten itibaren "..." markasının davalının faturalarında ve ticari işlemlerinde markasal olarak kullanıldığı, davalının 25.01.1990 tarihinde ... Odası siciline "..." unvanı ile kaydolduğu, davacı ve davalıya ait reklamların Eylül-Ekim 2009 tarihli International ... isimli dergide birlikte yayınlandığı, davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında 11-12 Temmuz 2017 tarihli yazışmada ve teklif formunda "..." markasını davalı tarafından kullanıldığı, davanın açıldığı 29.01.2018 tarihinde geriye doğru 5 yıllık sürenin başlangıcı olan 29.01.2013 tarihinde çok önce davacının davalının marka kullanımından haberdar olmasına rağmen, markanın kullanılmasını engellemek için hiç bir yasal girişimde bulunmadığı gibi davalı ile iş ilişkisinde olduğu, bu nedenle davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı," gerekçeleriyle, "Davanın REDDİNE", karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda belirtilen ve davalının 1990 yılından beri ... unvanı ile faaliyet göstermesinin ve işbu unvanı işlemlerinde markasal olarak kullanmasının sessiz kalma ile bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin bu hususu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin Türkiye'nin her yerinde herhangi bir işletmede ''...'' isminin kullanılmasının bilmesini mümkün olmadığını, gerekçe kısmında belirtilen ''Sektörel dergi'' ise sonradan delil sunma yasağı nedeniyle delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını, söz konusu dergide müvekkilin ve davalının reklamlarının olması hususu da direkt olarak müvekkilin bu markanın varlığından haberdar olduğu sonucunu doğurmayacağını, müvekkili bir markadan yola çıkarak karşı tarafın tescilli markasında olmayan tescil dışı ve adeta korsan kullanımı bilmesi, tescil ettirdiği ürünler dışında hangi ürünleri ürettiğini ve tescilsiz ürettiği ürünleri ticarete konu ettiğini bilmesininde mümkün olmadığını, davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında 11-12 Temmuz 2017 tarihli yazışmada ve teklif formunda "..." markasının davalı tarafından kullanıldığı hususu müvekkilinin sessiz kalması olarak değerlendirilemeyeceğini, tescilli markasına müvekkilinin itirazı bulunmadığını, tescilli olduğu sınıflar dışında müvekkiline ait markanın emtiların haksız ve hukuka aykırı olarak tescilsiz olarak üretilmesine itiraz ettiğini, yazışma üstünden 1 yıl geçtiğini, sessiz kalma suretiyle hak kaybından yararlanma söz konusu olmadığını, davalı tescilsiz olarak müvekkilinin tescilli markaları ile aynı emtia grubunda faaliyet gösterdiğini, davalı markası müvekkilinin markalarına 6769 sayılı SMK gereğince marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının TPMK nezdinde ... tescil numarasıyla kayıtlı “...” markasını tescil ettirdiği 9. Sınıf ürün ve emtialarından farklı olarak müvekkil şirketin seri marka olarak uzun yıllardır kullanmakta olduğu “...” esas unsurlu markalarının tescil edildiği 6. Sınıf ürün ve emtialarında kullanmakla müvekkilinin marka haklarına tecavüz fiilini gerçekleştirmeye devam ettiğini, davalının haksız eylemi müvekkil şirkete ait seri markalar ile karıştırılma tehlikesini doğurduğunu, iki markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı tarafın "..." ibareli markasında asli unsurun ... ibaresi olduğunu, vida ibaresinin ayırt edicilik katmadığını, müvekkilinin “...” unvanlı “...” markasıyla telaffuz bakımından aynı olduğu gibi satışa sunduğu ürün grubu incelendiğinde aynı mal ve hizmetlere yönelik haksız olarak ticari faaliyet gösterdiğini, iki markanın ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere ve imalatında kullanılan araçlara, kataloglara el konulmasına, el konulan ürün, araç ve katalogların imhasına ve maddi, manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP; Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı ikame ederken ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu ve yerel mahkeme tarafından davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin verilen ara karar 26/03/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, söz konusu karar üzerine davacı tarafın müvekkiline ait internet sitesinin erişime engellenmesine ilişkin kararı uygulamakla yetindiğini ve geçen zaman içinde bu ihtiyati tedbirin uygulanmasına ilişkin başka bir aksiyon almadığını, İhtiyati tedbire dayanak olan hak da ihtiyati tedbir sebebi de yaklaşık ispat ölçüsü çerçevesinde ortaya konulması gerektiğini, yapılan kapsamlı yargılama sonucu 25/05/2021 tarihli celsede dava reddedildiğinden ihtiyati tedbir kararının yerinde olmadığının ortaya çıktığını, davacının müvekkilinin ... markasından tescil tarihi itibariyle haberdar olduğunu, müvekkilinin şahıs şirketi olarak faaliyet göstermesi nedeniyle bu markadan haberdar olmasının mümkün olmadığını, sektördeki faaliyetlerinin müvekkilinden çok daha eskiye dayandığını ve son olarak taraflar arasında yapılan yazışmaların sessiz kalma yoluyla hak kaybına delil teşkil etmeyeceğini zira bu yazışmaların 1 yıl öncesine dayandığını iddia ettiğini bu iddiaların kabulü hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket ile müvekkilinin çok uzun yıllardır aynı sektörde faaliyet göstermekte ve birbirlerini tanımakta olduğunu ve hatta davacı tarafın tecavüz iddia ettiği 06. Sınıf ürünler ile ilgili bilgi/yardım talepleri ve iş birlikleri olduğunu, yine davacı şirket ve müvekkilinin pek çok fuara birlikte katıldığını, davacı şirketin müvekkil ile yaptığı yazışmalar da davacı şirketin müvekkilinden ve faaliyetinden haberdar olduğunun göstergesi olduğunu ve teklifi getiren kişinin davacı olması sebebiyle de müvekkil şirketin markasının varlığından rahatsız olmadığının da aşikar olduğunu, davacı şirket müvekkilini çok uzun yıllardır tanımakta ve hatta ürün/hizmet alışverişinde bulunmaktadır dolayısıyla herhangi bir zarara uğramadığı gibi müvekkilinin aynı sektördeki faaliyetlerine sessiz kalmayı tercih ettiğini, davacı şirketin müvekkilinin markasından tescil işlemi ile birlikte haberdar olduğu iddiasının gerçekçi olmadığını ileri sürerek davacı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaların tescili kapsamında kalan ürünler üzerinde davalının "..." markasını kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiği iddiasıyla açılan tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. TPMK Kayıtlarına göre; ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", 06. sınıfta "...vidalar, çiviler, civatalar, somunlar, pimler, pullar..." emtiası için tescilli oldukları, ... numaralı "..." markasının 06. sınıfta "...hırdavatçı (nalburiye) eşyası.." için tescilli olduğu görülmüştür. Davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının tescil kaydı incelendiğinde, 09. Sınıfta "...gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.." için tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin; 10/01/1992 tarihinde ticaret sicil kaydının yapıldığı, endüstri ve sanayi sektörlerinde kullanılan vida, civata, somun ve bağlantı elemanlarının imalatını ve ticaretini yapmak faaliyetlerinin de faaliyetleri arasında mevcut olduğu tespit edilmiştir. 14/03/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, ; internet sitesinde görüldüğü üzere davalının tescilli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescillendiğinden farklı sınıfta "..." ibaresini öne çıkaracak şekilde kullandığının görüldüğü, davalı markasının 9.sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerde kullanıldığı, davalının kullanımının tescillendiğinden farklı sınıfta "..." ibaresini öne çıkaracak şekilde olduğundan dolayı davacının tescilli markasının koruma kapsamında kaldığı, davalının internet sitesinde ve davacının sunduğu görsellerdeki kullanımın, davacının markası ile iltibas yarattığı görüş ve kanaatine varıldığı, davalının www...com.tr alan adlı internet sitesinin incelenmesinde; internet sitesinde başlık adı verilen (Header) üst bölümünde "..." ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin alan adında, "..." ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinde kullanılan logoda da "..." ibaresinin kullanıldığı, ...com.tr alan adı kaydını yapan kişi bilgisinin ... olduğu, alan adı yönetici bilgisinin ... olduğu, adres bilgisinin ... san. Bölgesi ... cadde ... sok. No:... ANKARA olduğu, telefon bilgisinin ... olduğu, e-posta bilgisinin ...@...tr olduğu, alan adının 15/01/2003 tarihinde kayıt ettirildiği ve 14/01/2020 tarihine kadar kayıtlı olduğunun tespit edildiği, alan adı kaydının mtntescil kullanılarak yapıldığı, internet sitesinin barındırıldığı yerin ... olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 16/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda,; davacının markasının "metalden mamul vidalar" için tescilli olduğu, davalının markasının ise "gözlük vidaları" için tescilli olmasına rağmen, davalının kullanımının "gözlük vidaları" ile sınırlı olmadığı, genel olarak medikal sanayi, savunma sanayi, elektronik sanayi gibi sektörlerde de vida ürünleri üzerinde "..." markasının kullanıldığı, davalının "..." esas unsurlu bu markasal kullanımının, davalı markasının tescilli olduğu sınıfın dışında davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde yer aldığı, davalının markayı gözlük vidalarında kullanmış olması halinde davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğramayacağını, "metalden mamul" diğer vidalar için kullanıldığı sürenin tespiti gerektiği, davalının dosyaya sunduğu ... (... Dergisi) başlıklı derginin kapağının yan tarafında "... Dergisi" ibaresinin yer aldığı, Eylül-Ekim 2009 dönemine ait olan derginin 87. sayfasında davalının reklamının yer aldığı, reklamın üst kısmında gözlük vidalarının, alt kısmında ise sanayi vidalarının tanıtıldığı, aynı derginin 83. Sayfasında ise davacı şirketin reklamının yer aldığını, dolayısıyla davacının davalının metalden mamul sanayi vidalarıyla ilgili marka kullanımından davacının haberdar olduğu veya olması gerektiği, bu nedenle davacı firmanın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığına dair görüş belirtilmiştir. 11/11/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 19/02/2013 tarihli fatura ve sonraki tarihli faturalarda gözlük vidası dışında kalan vida ürünlerinin satışının yapıldığı, "M:3 kanallı vida, kutup plakası tes.vidası" ürünlerinin gözlük vidası dışında kalan vida ürünleri olduğu, davacının markalarının tescil kapsamında kalan vida ürünleri olduğu, davalının"..." kullanımının ilk olarak 11.05.1989 tarihinde başladığı, bu tarihten itibaren "..." markasının davalının faturalarında ve ticari işlemlerinde markasal olarak kullanıldığı, davalının 25.01.1990 tarihinde ... Odası siciline "..." unvanı ile kaydolduğu, davacı ve davalıya ait reklamların Eylül-Ekim 2009 tarihli ... isimli dergide birlikte yayınlandığı, davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında 11-12 Temmuz 2017 tarihli yazışmada ve teklif formunda "..." markasını davalı tarafından kullanıldığı, 29.01.2013-29.01.2018 tarihleri arasında vida ürünleri dışında "pim, perçin, somun, pul, soket, bağlantı parçası, konnektör, boru" gibi ürünlerde de markanın kullanıldığı, bu nedenlerle davacı yönünden sessiz kalma nedeniyle hak kaybının oluştuğu, gözlük vidası dışındaki vida ürünlerinin satışından davalının 02/2013-01/2018 tarihleri arasında 182.764,59 TL gelir elde ettiğini belirtmişlerdir. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olabilmesi için, önceki hak sahibinin, markasının aynısının veya benzerinin kullanılmasına belirli bir süre sessiz kalmış olması gereklidir. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. SMK’nin 26/6. maddesi; “Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünü haizdir.Somut olayda, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının"..." kullanımının ilk olarak 11.05.1989 tarihinde başladığı, bu tarihten itibaren "..." markasının davalının faturalarında ve ticari işlemlerinde markasal olarak kullanıldığı, davalının 25.01.1990 tarihinde ... Odası siciline "..." unvanı ile kaydolduğu, davacı ve davalıya ait reklamların Eylül-Ekim 2009 tarihli .... isimli dergide birlikte yayınlandığı, davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında 11-12 Temmuz 2017 tarihli yazışmada ve teklif formunda "..." markasını davalı tarafından kullanıldığı, dava tarihi 29.01.2018 tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürenin başlangıcı olan 29.01.2013 tarihinden çok önce davacının davalının marka kullanımından haberdar olmasına rağmen, markanın kullanılmasını engellemek için hiç bir yasal girişimde bulunmadığı anlaşılmakla davacı sessiz kalma yolu ile dava açma hakkını kaybetmiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih ve 2018/31 E., 2021/103 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09