SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/880

Karar No

2024/1216

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/880

KARAR NO: 2024/1216

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 14/04/2021

NUMARASI: 2021/72 E. - 2021/76 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29/12/2017 tarihinde Türk Patent Kurumu'na ... başvuru numarasıyla "..." ibareli yapılan başvurunun 01/03/2018 tarihi itibariyle reddedildiğini, SMK md.5/ç gereği ... numaralı 12/11/2009 tarihli "..." markası olduğunu, "..." markasının 01/11/2010 tarihinde tescil edildiğini, markanın kullanılmadığını, SMK md. 9/1 uyarınca; ... numaralı "..." markasının SMK 26/1 doğrultusunda iptalini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usule aykırı olduğunu, zamanaşımı, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, ... numaralı markanını 10 yıl müddetle müvekkili adına tescilli olduğunu ...'nin müşteri ilişkileri yöntemi anlamına geldiğini, ...'nin müvekkili tarafından yapılan işle doğrudan bağlantılı ve önemli bir parçası olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği Çorum ilinin ünsüz harflerinden oluştuğunu, "..." ibareleri eklenerek markanın oluşturulduğunu, müvekkili tarafından 06/11/2007 tarihinde kurulan şahıs işletmesinde müşteri ilişkileri, medya ve reklamcılık alanında, tasarım ve uygulama alanlarında, ürünlerin satışı ve pazarlama alanında, tasarım ve uygulama alanlarında, ürünlerin satışı ve pazarlama alanlarında markanın kullanıldığını, birçok kamu kurum ve kuruluşunda marka tescil belgesine bağlı olarak işlem yapıldığını, ... tescilli markanın müvekkili tarafından aktif olarak kullanıldığını, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; " toplanan tüm deliller ve davalının ciddi bir şekilde herhangi bir kullanımının bulunmadığı, davalının talimat mahkemesine ve mahallinde ilk atanan bilirkişiye kullanıma ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, ikinci alınan bilirkişi raporuna dayanak kayıtların yukarıda anılı ilkeler ışığında "ciddi kullanımı" tevsike yeterli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve aksi yöndeki bilirkişi görüşüne mahkememizce iştirak edilmediği, zira markanın tescil edildiği hali ile kullanılması gerektiği, ayırd edici karakteri zedelenmeden değişiklik yapılabileceği ve davaya konu markada "..." ibaresinin ayırdedici mahiyette olmasına rağmen bu ibare olmaksızın yapılan kullanımın delil olarak değerlendirilemeyeceği," gerekçeleriyle, "Davacının davasının KABULÜ ile; Davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle İPTALİNE" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, dava dilekçesinin usule aykırı olduğunu, zamanaşımı, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, ... numaralı markanın 10 yıl müddetle müvekkili adına tescilli olduğunu "...'" nin müşteri ilişkileri yöntemi anlamına geldiğini, ...'nin müvekkili tarafından yapılan işle doğrudan bağlantılı ve önemli bir parçası olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği Çorum ilinin ünsüz harflerinden oluştuğunu, "..." ibareleri eklenerek markanın oluşturulduğunu, müvekkili tarafından 06/11/2007 tarihinde kurulan şahıs işletmesinde müşteri ilişkileri, medya ve reklamcılık alanında, tasarım ve uygulama alanlarında, ürünlerin satışı ve pazarlama alanında, tasarım ve uygulama alanlarında, ürünlerin satışı ve pazarlama alanlarında markanın kullanıldığını, birçok kamu kurum ve kuruluşunda marka tescil belgesine bağlı olarak işlem yapıldığını, ... medya şekil tescilli markanın müvekkili tarafından aktif olarak kullanıldığını beyan ettiklerini, dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından ... numaralı 12/11/2009 tarihli "..." markası olduğunu, "..." markasının 01/11/2010 tarihinde tescil edildiğini, markanın kullanılmadığını, SMK md. 9/1 uyarınca; ... numaralı "..." markasının kullanıldığını, 6679 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanununun 9. maddesinin 2.fıkrasının( a) bendinde markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması bakımından ".." ciddi kullanım olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkile ait ve müvekkil tarafından kullanılmasına rağmen " markasının SMK 26/1 doğrultusunda iptali kararının hukuka aykırı olduğunu, istinaf isteminin kabulü ile dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için mahkeme kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalıya ait ... tescil numaralı "..."markasının kullanılmaması nedeni ile iptali davasıdır.16/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı taraf vekili ile telefon görüşmesi yapıldığını davalı vekili ile yapılan görüşmede davaya ilişkin incelenecek bir şey olmadığını sadece bir adet fatura olduğunu söylediğini ve herhangi bir belge ibraz etmediğini, dosya içeriği incelendiğinde davalı tarafın markasını kullandığını ispatlamak amacıyla herhangi bir bilgi veya belgeyi dosyaya sunmadığı görüldüğünü, bu sebeple davalı tarafın ... tescil numaralı “...” markasını 35. Sınıfta yer alan hizmetler bakımından kullanmadığı ve SMK m.9 ve 26/l1-a uyarınca davalı markasının tescil edildiği bütün mal ve hizmetler bakımından iptalinin sözkonusu olabileceği kanaatine ulaşıldığı davalı tarafın marka kullanımına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeyi dosyaya sunmaması sebebiyle davalı tarafın ... tescil numaralı “...” markasını tescil ettirdiği 35. Sınıfta yer alan hizmetler bakımından ciddi olarak kullanmadığını, SMK m.9 ve 26/t-a Hyarınca davalı markasının tescil edildiği bütün mal ve hizmetler bakımından iptalinin sözkonusu olabileceği belirtilmiştir. Talimat yolu ile alınan bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 11/07/2019 ve 25/11/2019 tarihli raporlarda, "dava dosyasının incelenmesinde marka sahibinin "..." markasını SMK m.9/1 veya 9-2 a,b, c kapsamında kullandığının ispatına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı"belirtilmiştir.20/11/2020 tarihli ve 16/03/2021 tarihli ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davalı tarafından ... tescil markalı “...” (...) şekil markasının 35. Sınıfta yer alan hizmetler bakımından 26. 03. 2018 tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl ciddi olarak “ ...”(...) şeklinde kullanımının, markanın ayırt edici karakterine zarar verilmeden tescile uygun kullanımı sayılabileceği belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK 9. maddesine göre, "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan yada kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarda kullanılması ve markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edildiği belirtilmiştir.Kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için hak düşürücü bir süre bulunmamakta olup, dava tarihinden geriye doğru tescil tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmuş bulunması sebebiyle dava süresi içinde açılmıştır. Davacı tarafından davalıya ait "... markasının" kullanılmadığı gerekçesi ile iptali talep ve dava edilmiş olup, mahkemece alınan 3' lü bilirkişi raporunda talimat yoluyla alınan ... tarafından düzenlenen raporlarda marka sahibinin markasını SMK 9/1 veya 9-2 a, b, c kapsamında kullandığının ispatına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının sadece tek faturanın bulunduğunun belirtildiği, talimat yoluyla alınan ... tarafından düzenlenen raporda da "... markasının" davalı tarafından "..." şeklinde kullanımının bulunduğu belirtilmiş ise de bu kullanımda da "..." ibaresinin yer almadığı markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanıldığı ispatlanamadığından davanın sübut bulmuş olmakla dosya kapsamı doğrultusunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2021/72 E., 2021/76 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkaistinafreddinedereceHükümsüzlüğündenkabulüistanbuldilekçesikonusuhükümiptaline"MarkaesastanKaynaklanan)mahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim