Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1159
2024/1202
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1159
KARAR NO: 2024/1202
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/03/2021
NUMARASI: 2016/30 E. - 2021/247 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Çekmeköy ..., ... ve ... parselleri 02/07/2010 tarihinde ...'den satın aldığını, davacının bu yerleri imara açılması ve kat karşılığı inşaat yapılması konusunda çalışma yapmak kaydıyla, Av. ... ve Av. ...'e vekalet verdiğini ancak bu parsellerle alakalı imar çalışması ve lehe imar değişikliği yapılmamış olduğunu, bunun sonucunda yukarıda adı geçen vekilleri azlettiklerini, ..., ... ve ... parsellerle ilgili Av. ... tarafından imar değişikliği ve yapılacak iş sonunda hak edilecek ücretin teminatı olarak iki adet 3.000.000,00 USD senet vermiş olduğunu, davacının davalıları tanımadığı, aralarında herhangi bir hukuki ilişkisi olmadığı, davacının böyle bir senet ve borcu ile bir alakası olmadığını ileri sürerek Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı icra takiplerinden dolayı davacının davalılara her hangi bir borcunun olmadığının tespiti ve takibe konu iki adet senedin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçek dışı olduğunu, özellikle bahse konu parsellerle ilgili imar değişikliği ve yapılacak iş sonunda hak edilecek ücrete dair Av. ...'e teminat senedi verildiği iddiasının asılsız bulunduğunu, zira bu senetlerin lehtarının davalıların olduğunu, bu senetlerin İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... ve ... esas sayılı dosyaları ile takibe konu edildiğini, davacıya ödeme emrinin gönderildiğini, davacının bizzat icra dairesine gelerek borcu kabul ederek, sürelerden de feragat ettiğini, senetlere bakıldığında teminat senedi olma yönünde irade belirtisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde tutarsız ithamların bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosyanın incelenmesi sonucu; davacı tarafından mağdur sıfatıyla takibe konu edilen 3.000.000 USD'lik senetlerin kendisinin dolandırılmak suretiyle elinden alındığını belirterek Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş ise de kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin 26/03/2018 tarihinde verilen takipsizlik kararı verilmiştir. Dava takibe konu edilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... ile ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyalarındaki senetlerin incelenmesi sonucu davacı keşideci tarafından davalı lehtar ... lehine 15/05/2014 keşide tarihli 01/06/2014 vade tarihli 3.000.000 USD'lik emre yazılı senet tanzim edildiği, davacının iddia ettiği gibi senedin teminat senedi olarak verildiği ilişkin herhangi bir ibare olmadığı ve takibe konu senetlerin 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesi uyarınca zorunlu unsurlarını mevcut şekilde bonolar tanzim edildiği görüldüğünden davacının teminat senedi iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varmıştır. Davacı, davasını ispat edemediğinden davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İstifa eden Av. ...'a yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, istinaf taleplerinin süresinde olduğunu, -İlk derece mahkemesinin davalarının ispat edilemediği yönünde karar verirken gerekçelerini yeterli ve inandırıcı bir şekilde ortaya koymadığını, bu yönüyle adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, her ne kadar İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3440 Soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verilmişse de, anılan dosyaya davalılardan ... ve vekilinin birlikte imzalayarak verdikleri dilekçede; alacaklı göründüğü 3.000 USD’lik senedin bir teminat senedi olduğunu, imar işlemlerini takip için müvekkiline değil dava dışı Av. ...’e sadece 1.250.000 USD havale ettiğini, aynı şekilde, müvekkiline değil dava dışı Av. ...’e 250.000 USD elden verdiğini, belgesi olmadığını, diğer davalı ...'ın iptalini talep ettiği alacaklı göründüğü 3.000.000 USD’lik senet için sadece 1.500.000 USD verdiğini kendisinden duyduğunu, belge görmediğini, açıkça yazdıklarını, bu beyanların HMK Madde 188/1 uyarınca ve kıyasen mahkeme içi ikrar olduğunu ve artık çekişmeli olmaktan çıktığını, ispatı gerekmediğini, iptalini talep ettikleri senetler için müvekkiline borç para verilmediğini, senetlerin teminat senedi olduğunun ikrar edildiğini, -Diğer davalı ...'ın aynı soruşturma dosyası için örnek Ş. Hayrettin Yıldırım polis Merkezinde verdiği ifadesinde, diğer davalıyla birlikte müvekkiline ve dava dışı ...’ya 6.000.000 USD verdiklerini söylemekte ise de, ...’in yukarıdaki ikrarı karşısında bu ifadenin doğru olmadığının ortaya çıktığını, her iki davalının, işbu davaya vekilleri aracılığıyla verdikleri cevapta, senetlerin teminat senedi olmadığını, müvekkiline 6.000.000 USD verildiğini savunduklarını, Davalı ...’in mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanı karşısında bu savunmanın da doğru olmadığını, -Aynı soruşturma dosyasında ... isimli tanığın, ismini bilmediği bir avukatın, arazi imarı için teminat olarak müvekkilden boş olup olmadığını bilmediği iki adet senet aldığını, ayrıca imar işlerini takipte kullanılmak üzere 4 tane boş kağıt imzalattığını beyan ettiğini, mahkeme içi ikrar ve diğer tanık beyanları karşısında, her ne kadar takipsizlik kararı verilmişse de, dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu, davalı savunmalarında olduğu gibi müvekkiline 6.000.000 USD verilmediği kanıtlandığını, -İlk derece mahkemenizin 22.01.2020 tarihli duruşmasında dinlenilen tanık ... "... Davacı benim komşum olur. Bu nedenle kendisini tanırım. Ben onun ofisindeyken bir avukat geldi. Hazırladığı senetleri imzalatmaya çalıştı. Ben davacının kendisine sen ticaret erbabısın diyerek senetleri ne sebeple imzaladığını sordum. Bana kendisi kat karşılığı arsasına imar çıkartacağını, bu nedenle senet imzaladığını söyledi. Gelen kişi de kendisinin ... Bey'in avukatı olduğunu, ... Bey'e yanlış yapmasının mümkün olmadığını, senedin devletin kasasında kalacağını söyledi. ...", tanık ... " ... Ben emekli hakimim. Yaklaşık 15 yıldır davacı ...'i tanırım. ... 2014 yılı Eylül ayı sonları yani Kurban Bayramı arefesinde ... beni aradı. "Başımda bir felaket geçti. Sana ihtiyacım var." diyerek telefonda bana anlattı. Anlattığı husus kendisine icra takibi yapılmış, takip kesinleşmiş, gayrimenkulün satışına gidilmiş, kıymet taktiri yapılmış. Buna ilişkin belgeleri bana telefonda gönderdi. Ben de buna ilişkin yapabileceği söyledim. Bu hadiseden 5-6 gün kadar sonra bana bu konuya ilişkin olarak adliyeye gideceğini söyledi. Kendisine ben de geleyim dedim. Adliyede buluştuk. Buluştuktan sonra 4. İcra Hakimliğinin kapısı önüne geldiğimizde karşısına birden çıkan kişiye ... Bey çantasıyla birlikte üzerine hücum etti. O arada aralarında itiş kakışlar oldu. Olay üzerine polisler geldi. Bizi polis noktasına götürdüler. Oraya giderken kendisinden durumu sordum. Hücum ettiği kişinin kendisinin avukatı olduğunu, ancak kendisini mahveden kişi olduğunu söyledi. Daha sonrasında karakol ifadeleri aşamasında ikisinin gayet iyi konuşup anlaşmaya başladıklarını da gördüm. Bu nitelikteki diyaloglar yanımda oldu. ... Bey avukatından senetleri teminat olarak verdiğini, "Niye icra verdiniz." diye kendisine söyledi. Avukatı da "Sen şikayetini geri çek. Babam hakkındaki şikayeti de geri çek. Senedi ben cuma günü getirip sana teslim edeceğim." dedi. Avukatın babası da avukat imiş. Aralarında bu şekilde bir konuşma oldu. Ben icra dosyasını da gördüm. İcra dosyasında muvazaalı işlem şeklinde işlem olduğu anlaşılan işlemlerin olduğunu anladım. Çünkü ben icra hakimliği de yapmıştım. Ben de kendisine bir başka hukuk bürosuna gidip kendisine bir vekil atamasını ve bu şekilde hukuki mücadele vermesini söyledim. ..." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu senetlerin teminat senedi olduğunu, davalıların savunmalarının tersine bu senetlere karşılık müvekkiline 6.000.000 USD verilmediğini kanıtlamakta iken davalarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -Davacı tanığı olarak 04.11.2020 tarihli duruşmada dinlenilen tanık ..., "... Çekmeköy'deki müvekkilime ait dört parselden müteşekkil arsanın ...'dan ...'e satış yapılmak suretiyle devri sonrasında alınan kişinin borçlarından dolayı tapu kayıtlarına takyidatlar konuldu, davalılar sonrasında söz konusu arsaya müteahhitlik yapmak istediler, ... Daha sonra taşınmaz üzerindeki takyidatların kaldırılması için bizzat bana bankadan 1.250.000 USD havale yapıldı, ben bu parayı çektim ve ... ile ...'ya birlikte oldukları esnada verdim, ... ... tarafından 3.000.000 USD civarında bir para ... ve ...'e elden teslim edildi ..." şeklinde beyanda bulunduğunu, toplamda 4.250.000 USD'nin 4 orta boy valize ancak sığmakta ve 42,5 kilogram ağırlığında olmakta olduğunu, bu miktar paranın taşınması ve elden ödenmesinin mümkün olmadığını, ispat külfetinin yer değiştirdiği gözetilmeden davalarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, bono teminat amaçlı düzenlendiği iddiası ile açılan menfi tespit talebidir.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu toplam 6.210.000,00 TL senet ve komisyon ücreti olmak 6.228.630,00 TL için senede dayalı takip başlatılmıştır. Senedin incelenmesi sonucu davacı ... tarafından ... lehine 15/05/2014 keşide tarihli, 01/06/2014 vade tarihli 3.000.000,00 USD'lik usulüne uygun olarak senet tanzim edildiği görülmüştür.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu; toplam 6.210.000,00 TL senet ve komisyon ücreti olmak 6.228.630,00 TL için senede dayalı takip başlatılmıştır. Senedin incelenmesi sonucu davacı ... tarafından ... lehine 15/05/2014 keşide tarihli, 01/06/2014 vade tarihli 3.000.000,00 USD'lik usulüne uygun olarak senet tanzim edildiği görülmüştür.Davacı tarafından dava konusu edilen senedin kendisinin dolandırılarak alındığı belirtilmiş olduğundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3440 soruşturma nolu 2018/46223 karar numaralı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" incelenmesi sonucu mağdur müşteki ... ile şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma" iddiaları nedeniyle dava konusu edilen iki ayrı 3.000.000,00 USD'lik senetler yönünden 26/03/2018 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir. Davacı tanığı ...'ın Mahkemeye verdiği beyanında özetle; İstanbul'da döviz işi yaptığını, bir çok yerde döviz bürosunun bulunduğunu, davacının komşusu olduğunu, bir gün davacının ofisinde iken bir avukatın geldiğini, isminin ... olduğunu söyleyerek kendisine de kartını verdiğini, akabinde davacıya hazırladığı senetleri imzalatmaya çalıştığını, davacıya senetleri neden imzaladığını sorduğunda kat karşılığı arsasına imar çıkartacağını ve bu nedenle senet imzaladığını söylediğini, gelen kişinin ... Bey'in avukatı olduğunu, ... Bey'e yanlış yapmasının mümkün bulunmadığını ve senedin devletin kasasında kalacağını söylediğini, senedin içeriği hakkında bilgisinin bulunmadığını, acele bir şekilde adliye kapanmadan yetişelim diyerek çıktıklarını beyan etmiştir. Davacı tanığı ...'nun Mahkemeye verdiği beyanında özetle; emekli hakim olduğunu, davacıyı yaklaşık 15 yıldır tanıdığını, 2014 yılı Eylül ayında davacının kendisini arayarak "Başımda bir felaket geçti. Sana ihtiyacım var." dediğini ve kendisine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, gayrimenkulün satışına gidildiğini, kıymet taktiri yapıldığını ve buna ilişkin belgeleri telefondan kendisine gönderdiğini, adliyede dosyayı incelemek üzere buluştuklarını, 4. İcra Hakimliğinin kapısına geldiklerinde karşılarına çıkan kişinin davacıya çantasıyla hücum ettiğini, o esnada itiş kakışların olduğunu, olayın üzerine polislerin geldiğini, polis noktasına gittiklerini, karakol ifadeleri aşamasında ikisinin gayet iyi konuşup anlaşmaya başladıklarını gördüğünü, ... Bey'in avukatına senetleri teminat olarak verdiğini ve neden icraya verdiğini sorduğunu, Avukatın "Sen şikayetini geri çek. Babam hakkındaki şikayeti de geri çek. Senedi ben cuma günü getirip sana teslim edeceğim." diye söylediğini, icra dosyasını bizzat incelediğini ve muvazaalı işlem şeklinde işlem olduğunu anladığını, senedin ne miktar olduğu, hangi tür, ne nitelikte olduğu hususlarının konuşulmadığını ve bu konularda bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.Davalı tanığı ... Mahkemeye verdiği beyanında özetle; davalı ...'ın 2014 yılından bu yana vekilliğini yaptığını, Çekmeköy'de bulunan müvekkili davalıya ait bir dört parselden müteşekkil arsanın ...'dan ...'e satış yapılmak suretiyle devri sonrasında alınan kişinin borçlarından dolayı tapu kaydına takyidatların konulduğunu, davalıların sonrasında söz konusu arsada müteahhitlik yapmak istediklerini, sonrasında devreden İsmail ile davalıların bir araya gelerek bu hususta görüşmeler yaptıklarını, taşınmaz üzerindeki takyidatların kaldırılması için bizzat kendisine ... isimli kişi tarafından bankadan 1.250.000 USD havale yapıldığını, kendisinin bu parayı çektiğini ve ... ile ...'ya birlikte oldukları esnada verdiğini, ... tarafından 3.000.000 USD civarında bir parayı ... ve ...'e elden teslim edildiğini, bu paraların takyidatlarının kaldırılması, imar çalışmaları ve uygulamaları ile bir kısmı da kaparo mahiyetinde verildiğini beyan etmiştir.İstanbul Anadolu CBS'nin 2019/65195 Sor. 2019/50168 Karar sayılı ilamı UYAP sistemi üzerinden getirtilmiş, incelenmesinde, davacısı ...'in müşteki, davalıları ... ve ...'in şüpheli sıfatı ile yer aldığı, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçuna atfen 2018 tarihinde davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve 25/04/2019 tarihinde şüphelilerin üzerine atılı eylemler yönünden daha önce soruşturmalar yürütüldüğünden ve bir suç örgütü kurulduğu yönünde soyut iddiadan başka herhangi bir delil de bulunmadığından; şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından mağdur sıfatıyla takibe konu edilen 3.000.000 USD'lik senetlerin kendisinin dolandırılmak suretiyle elinden alındığını belirterek Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş olup, dosyada kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin 26/03/2018 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir. Davacı tarafça, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyalarında 23/06/2014 tarihli dilekçe ile "..borcu kabul ediyorum, sürelerden feragat ediyorum. Borcu karşılayacak adıma kayıtlı İstanbul, Çekmeköy Mahallesi, ... sayılı taşınmaz arsam vardır. Mal beyanı olarak bildiriyorum " şeklinde feragat beyanı verdiği anlaşılmıştır.Davacı taraf, davalılara 3.000.000 USD civarında senedi vermediğini ileri sürmüş ise de, senedin nakden düzenlendiği, teminat senedi olduğuna dair senet üzerinde kayıt bulunmadığı, davalı ...'in beyanları incelendiğinde, kendisinin verdiği para karşılığı, paranın geri ödenmesini garanti altına almak için senedin kendisine verildiğinin beyan edildiği, sonradan yapılacak bir işin teminatı olarak değil, ödemiş olduğu paranın geri verilmesine ilişkin teminat olarak senedin alındığının beyan edildiği, bu nedenle düzenlenen senedin bedelsiz olmadığı, beyan edilen teminat ifadesinin karşılıksız bir işe ilişkin olmadığı, paranın geri ödenmesi için verildiğinin beyan edildiği ve davalı tarafça paranın dava dışı şahsa ödendiği, senedin illetten mücerret olması nedeniyle davalı tarafın beyanlarının ikrar olarak kabul edilebileceği ancak açıklanan gerekçe ile, dava konusu alacak hakkını etkilemediği, bu nedenle davacının istinaf isteminin yerinde olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olmasa bile senedin illetten mücerret olarak düzenlenebileceği, senedin teminat senedi olmadığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, ayrıca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyalarında davacı tarafça 23/06/2014 tarihli dilekçe ile "..borcu kabul ediyorum, sürelerden feragat ediyorum. Borcu karşılayacak adıma kayıtlı İstanbul, Çekmeköy Mahallesi, ... sayılı taşınmaz arsam vardır. Mal beyanı olarak bildiriyorum " şeklinde feragat beyanı verdiği ve borcun kabul edildiği, feragatin aksinin de tespitinin istenmediği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2021 tarih ve 2016/30 E., 2021/247 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09