Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1408
2024/1198
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1408 Esas
KARAR NO: 2024/1198
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2021
NUMARASI: 2020/338 E. - 2021/480 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında geçen hiçbir ticari, dostane, hatır veya herhangi bir nam altında alışveriş gerçekleşmediğini, davalının bir şekilde ele geçirmiş olduğu senedi İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile alacak takibi başlattığını, müvekkili ve iptale konu senet asıl borçlusu ... ile 18.09.2007 tarihinde ... Mah. ... Sok. No:... Bodrum Kat Beyoğlu adresinde ... Ticaret Limited Şirketini kurduklarını, ortaklar arasındaki birlikteliğin 24.03.2011 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin ortaklığın devam ettiği işletmede bulunduğu sırada diğer ortak ...'den haricen hissesini devraldığını belirten Abdulbaki Karakuş öldürmeye teşebbüs ederek gerek müvekkilini gerek başka şahısları ateşli silahla vurduğunu, bu olaya ilişkin İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/131Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, iptale konu senedin incelenmesinde senetteki lehdar ve tarihlerin farklı kalem ve el ürünü olarak yazıldığının anlaşılacağını, davalı ile senet asıl borçlusu ...'in halen işletmekte olduğu ... Ticaret Limited Şirketi'nin adresinin aynı olduğunu beyanla icra dosyası ile takip konusu yapılan 30.000,00 TL'lik 15.01.2017 vade tarihli senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline dava sonuna kadar icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmemesine ve ayrıca davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere tazminatın tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kefil sıfatı ile isim soy isim ve imzasının yer aldığı davacı borçlunun imzasını inkar etmediği 30.000,00 TL bedelli 14.05.2017 düzenleme tarihli 15.01.2017 vade tarihli asıl borçlusunun ... olduğu senet nedeniyle her iki borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, her iki borçlu hakkında takiplerin kesinleştiğini ancak haciz işlemlerinin yapılamadığını, davacının itiraz hakkını kullanmayıp işbu haksız ve kötü niyetli menfi tespit davasını açtığını, davalının senedi bir şekilde ele geçirdiğinin davacı tarafça iddia edildiğini ancak senedi ele geçirmek gibi somut olayla hiç bağdaşmayan iftira niteliğindeki tanım ve tutumu kabul etmediklerini, davacının yazılı delil sunmadığını ve bu nedenle davasını ispat edemediğini, davacı borçlunun asıl borçluya karşı ileri sürebileceği şahsi defileri, yaşadığı iddia edilen olayla hiçbir ilgisi olmayan üçüncü kişi konumundaki müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, adreste öncelikle müvekkili adına işletme kurulduğunu, takibin müvekkili adına olan işletmenin takip borçlusunun kurduğu şirkete devri nedeniyle doğan alacağa ilişkin olduğunu ve davacının iddialarının yersiz olduğunu beyanla davanın reddine, davacı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu bonoya vaki bedelsizlik iddiasını yazılı delille ispatla yükümlü olan tarafın davacı olup yargılamaya konu somut olayda ise davacı yanın iddiasını ispata elverişli yazılı delil ibraz edemediği gibi yemin deliline de dayanılmadığı, bu haliyle iddianın ispatlanamadığı, neticeten davanın sübut bulmadığı anlaşılmakla; davanın reddine, yargılama sırasında takibin durmasına/ icra veznesine yatan paranın ödenmemesine yönelik herhangi bir tedbir kararı verilmediğinden koşulları oluşmayan davalı yanın tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davanın alacaklı iddiası ile davacı müvekkili arasında olan borç ilişkisinin varlığının olmadığının mahkemece belirlenmesine ilişkin olduğunu, Davacı taraf olarak alacaklının elinde bulundurduğu senede bağlı hiçbir alacağı olmadığını gerek dava dilekçesinde gerekse aşamalarda sayın mahkemeye sunulduğunu, Davalı tarafça senedin teminat amaçlı alındığının belirtildiğini, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğini, bu haliyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, Davalı yanca teminat amaçlı alınmış olan senedin işyerinin devri sonucu çıkacak vergi borçlarına istinaden alındığının belirtildiğini, dosya içerisinde toplanan ve vergi dairesinden gelen borç ve ödeme kayıtlarından da borç miktarının senet üzerinde belirtilen tutarla uyuşmadığının gelen cevabi yazıda tüm vergi borcu 1.730TL olduğu ancak icra takibine ve menfi tespite konu alacağa ilişkin senede 30.000TL yazılmış olduğunun görüldüğünü, vergi dairesinden gelen yazılara göre davalı/alacaklının senedi dayanmış olduğu temel ilişkiden fazlasını tahsil etmeye yönelik takibe koyduğunu, İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/338Esas, 2021/480K. ve 30.06.2021 tarihli kararının kaldırılarak, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi geçerli olduğundan davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında ticari, dostane, hatır veya her hangi bir nam altında alış verişe dayalı ilişkinin varlığı şart olmadığını, senette asıl borçlu ... ile Davacının kefil olup imzalayıp imzayı da inkar etmemeleri sonucu senedin müvekkiline verilmiş olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, Davacı vekili tarafından müvekkili ile senedin asıl borçlusu arasında muhtemel bir irtibat olup sözde haksız kazanç elde etmeye yönelik bir girişim olduğunun iddia edildiğini, adreste önce müvekkili adına işletme kurulmuş olup, takibin müvekkili adına olan işletmenin takip borçlusunun kurduğu şirkete devri nedeniyle doğan alacağa ilişkin olup dosyaya sunulan delillerde beyanlarımızı doğrular nitelikte olduğunu, davacı vekilinin iddialarının yersiz olduğunu, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; kambiyo senedine ilişkin bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında, davalı ... tarafından ... ve davacı ... aleyhine davaya konu bonoya dayalı olarak takip başlatıldığı, 30.000,00 TL bono, 13.142,47 TL işlemiş faiz ve 60,00 TL bono komisyonu olmak üzere 43.202,47 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %19,5 avans faizi ve değişen oranlardaki faizi ile icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar K.nun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/131 esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Beyoğlu Vergi Müdürlüğüne davalının kimlik numarası ekli olarak müzekkere yazılarak .... vergi nolu davalı ... tarafından yapılan tüm vergi borcu ödeme kayıtlarının ve davalıya ait işletme kayıtları, Beyoğlu Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak ... Mah. ... Sok No:... Beyoğlu adresine ait 2005 yılı ve 2005 yılı sonrası tüm ruhsat sahiplerinin isimleri ve kayıtları, Beyoğlu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Mah. ... Sok No:... Beyoğlu adresine ait 2005 yılı ve 2005 yılı sonrası tüm vergi mükelleflerinin isimleri ve kayıtları, ... gıda şirketinin sicil kayıtları celp edilmiştir. Davacı, dava konusu bononun ne için verildiğini tam olarak açıklayamamakla birlikte bononun bedelsiz olduğunu, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davası açmış ise de, TTK'nun 702/2.maddesi hükmüne göre, kefil olarak bonoda ismi bulunan kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, kefilin taahhüdünün geçerli olduğu, bu nedenle senet metninden anlaşılmayan teminat iddiasının şahsi defi olması nedeniyle kefili sorumluluktan kurtarmayacağı anlaşıldığından, kefil ... hakkındaki davanın TTK 702/2 maddesi gerekçesi ile reddine karar vermek gerekirken, ispatlanamadığı gerekçesi ile verilen red kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilmiş gerekçe ile, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı yanın tazminat isteminin reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2021 tarih, 2020/338 E., 2021/480 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın REDDİNE, -Koşulları oluşmadığından davalı yanın tazminat isteminin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 737,80 TL'den mahsubu ile fazla alınan 310,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 54,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 261,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09