SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1295

Karar No

2024/1194

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1295 Esas

KARAR NO: 2024/1194

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/04/2021

NUMARASI: 2018/770 E. - 2021/363 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak

BİRLEŞEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

2018/902 ESAS SAYILI DOSYASINDA;

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde Kadirli ....Noterliği, 04/01/2011 tarih, ... yevmiye numaralı, ... no'lu Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilmiş ve sözleşmeye konu "1 adet 2011 model, ... marka, ... Tipi, 34.19.11.200 plaka no'lu, ... Motor seri no, ... Şasi no'lu, Lastikli Biçerdöver", finansal kiralama yoluyla kiralandığını, davalının, müvekkili şirket ile akdedilen söz konusu finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçlanın ödemeyerek temerrüte düştüğünü, temerrüte düştüğü finansal kira borçlan nedeniyle Beyoğlu ....Noterliğinden 31.05.2018 taııh ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilerek borçların 60 gün içinde ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin, bu nedenle sözleşmeye konu malın 60 günlük süreyi takip eden 3 gün içinde teslim edilmesi gerektiğinin ve bütün fınansal kıra borçları muaccel hale geleceğinden yine 60 günlük sürenin dolmasını takip eden 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini belirtildiğini, muhatabın sözleşme adresine gönderilen tebligatın "tevzi saatlerinde işe gittiğinden mahalle muhtarı imzasına 07.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini 60+3 günlük yasal sürenin 09.08.2018 tarihinde sona erdiğini yine dava dilekçesinde belirtildiğini, davacı firma, kiracının ihtarname ile kendisine verilen süre sona ermesine rağmen, ihtarname ile kendisine tebliğ edilen borcu ödemediğini ve bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini beyan ettiğini, İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/882 D.İş sayılı dosyası ile sözleşme konusu aracın ihtiyati tedbir ile ile müvekkili şirkete teslimine karar verildiği ve söz konusu karar İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile uygulanmak üzere icraya indirildiği beyan edildiğini, sonuç olarak davacı mülkiyeti kendisine ait olan malların hükmen iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde dava ikame tarihi itibariyle sözleşme faizi ile bitlikte tahsiline karar verilmesine, iş bu dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu ekipmanlar için verilen ihtiyatı tedbir kararının devamına, mahkeme masraftan ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil ... arasında 04/01/2011 tarihinde fınansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme de 3.kışi ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, davacı sözleşmenin akdedildiği tarihten son taksit tarihi olan 19.01.2016 tarihini de geçirmek suretiyle 31.05.2017 tarihinde davacının noter aracılığı ile ödenememiş borçların 60 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceğinin ihtar edildiğinin, akabinde asıl borçlu ve kefil aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız talep başlatıldığının, taraf olmayan kefil 3. kişi ... tarafından dosyaya süresi içerinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, daha sonra icra takibine devam edebilmek adına 3.kişi ... aleyhine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/902 E.sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası ikame edilmiş olup bu davanın halen derdest olduğu belirtilmiştir.İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2018/902 Esas 2019/760 Karar sayılı 17/09/2019 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/902 Esas sayılı dosyasında;Davacı vekili davacı dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında 6361 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde, finansal kiralama sözleşmesi akdediliğini, davalı ... işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, Finansal kiralama sözleşmeleri eklerinde yer alan proforma faturada ve ruhsatnamede detayları yazılı dökümü yapılan ekipmanların, finansal kiralama yoluyla kiralanarak teslim edildiğini, davalı, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, temerrüte düştüğünü ve müvekkili şirketçe davalıya; ... Nolu Finansal Kiralama sözleşmesi için Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide edildiğini, 31/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarname gönderilerek borçlarını 60 gün içinde ödemesi aksi taktirde bu sürenin sonunda sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31. maddesi 1. fıkrası uyarınca ihtarname ile tanınmış süreye rağmen belirtilen borçlar ödenmediği gibi belirtilen süre içerisinde finansal kiralama konusu ekipmanın şirketimize tesliminin de gerçekleşmediğini finansal kiracı ve müteselsil kefille imzalanmış olan Finansal Kiralama Sözleşmesi feshedildiğini, bunun üzerine asıl borçlu ve müteselsil kefil hakkında 27.07.2018 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. numaralı dosyasından Genel Haciz Yolu İle İlamsız Takibe geçildiğini ve ödeme emri gönderildiğini, ancak müşterek borçlu müteselsil kefil ... söz konusu borca, işlemiş ve işleyecek faize, borcun ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu, davalının zaman aşımı itirazı haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğundan davalının zaman aşımına ilişkin itirazı dinlenemeyeceğini, davalı tarafından takip konusu alacağın tamamına ve ferilerine yapılan itirazın, altında imzalarının bulunduğu Finansal Kiralama Sözleşmesinin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğunu, davalının faize yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, Şöyle ki alacak miktarı üzerine işlemiş olan faizin, ilgili sözleşme ve yasalar çerçevesinde işletilmiş faizdir olduğunu, borçluların ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediklerini ve bu aşamada borçlular tarafından hiç ödeme de olmadığını ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüte düştüklerini, bununla beraber davalı kefil, borçlu olmadığını herhangi bir belge ile de ispat etmediğini, bu nedenle davalı tarafından İstanbul ....İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasından açılmış takibe ilişkin itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve takibin devamını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil yönünden söz konusu takibin hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil tarafından iş bu icra dosyasına süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra takibi durduğunu, müvekkilinin kiracı sıfatında olmadığını, taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin genel hükümler başlıklı 1. Maddesinin I bendinde kefil: İş bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan gerçek ve/veya tüzel kişi veya kişiler olarak tanımlandığını, müvekkil ... da davacının kabulü üzere iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan gerçek kişi olması hasebiyle kefil statüsünde olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finasman Şirketleri Kanununun 24. Maddesinde "kiralama konusu malın sigorta ettirilmesi zorunludur. Malın kimin tarafından sigorta ettirileceği sözleşmede gösterilir. Sigorta primleri kiracı tarafından ödenir." denmekle borcun muhatabının kiracı olduğunu, keza bu husus taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin 31. Maddesinde de açıkça zikredildiğini, ancak bu maddede de sigorta primleri kiralayan tarafından gönderilen ihtarnamenin alınmasını izleyen 3 gün içerisinde ve ihtarnamede belirtilen şekilde ödenmesi gerektiği, denildiğini, TTK 1420. Maddesi hükümlerine göre söz konusu sigorta alacaklarının 2 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, şu halde davacının zaman aşımı yolundaki itirazları da yerinde olmadığını, müvekkilin sorumluluğu kapsamında tüm bedeller asıl kiracı tarafından ödendiğini, yapılan ilk ihbar Beyoğlu ... Noterliği aracılığıyla 31.05.2018 tarihinde yapıldığını ve bu ihtarda da 1.041,77TL masraf alacağı ile 10.395,77€ sigorta borcunun ödenmediğinden bahsedildiğini, ancak İstanbul ... İcra Müdürlüğünce yapılan ilamsız takipte bu bedellerin aksine toplamda 30.272,85€ ve 3.488,33TL masraf alacağı talep edildiğini, burada açık aykırılık ve çelişkiler dikkati çektiğini, ilamsız takipte belirtildiği üzere sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren kira temerrüt alacağı hesaplanması açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın reddini takibin kötü niyetli olması süresi içerisinde yaptığımız itiraza rağmen haciz tatbik edilmiş olması ve sair nedenlerle takip konusu alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı tarafın basiretli bir tacir olarak Sözleşmenin 31. maddesine göre sigorta primleri sözleşmede ve kanunda belirtilen şekilde sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin ödeme planını içeren ihtarname göndermesi gerekirken hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuran Beyoğlu ... Noterliği 31/05/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname hukuk düzleminde geçerli olmadığından asıl ve birleşen dosya yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Aynen iade ve itirazın iptali davaları hakkında birleştirme kararı verilerek talep, taraf ve konu bakımından farklı olan bu iki davanın aynı dosya ile görülüp karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. Maddesi gereği davaların birleştirilmesi için aralarında bağlantı olması gerektiğini, "Bağlantı"dan anlaşılması gerekenin davaların benzer sebeplerden kaynaklanması olduğunu, somut olayda davalının ... olduğu İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/902 E. sayılı itirazın iptali dosyası ile davalının ... olduğu Sayın Mahkemenizde görülmekte olan aynen iade davasının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/902 E., 2019/760 K. sayılı 17.09.2019 tarihli birleştirme kararı ile birleştirildiğini, oysa bu iki davanın tarafları ve konularının tamamen birbirinden farklı olduğunu, itirazın iptali davasında davalı/itiraz eden ... olduğunu, davanın amacının icra dosyasına yapılan itirazın kaldırılarak icra işlemlerine devam edilebilmesi olduğunu, aynen iade davasında davalı ... olduğunu, bu davanın amacının ise taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesindeki temerrüt şartlarının oluşması sonucunda sözleşmeye konu olan ve kiracıya teslim edilen malların taraflarına iadesini sağlamak olduğunu, aynen iade davası sonunda ekipmanın teslimine ya da teslim edilmemesine ilişkin kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasındaki ...'ın itirazının iptaline dair karara etki etmeyeceğini, aynı durum itirazın iptali dosyasında verilen kararın da aynen iade davasına etki etmeyeceğini, birleştirme kararına karşı kanun yoluna başvurma imkanları olmadığından yerel mahkemeden tefrik kararı verilmesi istenmişse de taleplerinin reddedildiğini, istinaf yargılamasında birleştirme kararının incelenerek tefrik talepleri doğrultusunda davaların tefrikine karar verilerek inceleme yapılması gerektiğini, dosya tefrik edilseydi iki kere lehe bilirkişi raporunun sunulduğu aynen iade davasının kabulüne karar verilebilecek olduğunu -Aynen iade davasına yönelik olarak, ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, Müvekkili şirket ile ... arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi ile lastikli biçerdöverin kiracıya teslim edildiğini, Davalı/kiracının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek temerrüte düştüğünü ve müvekkili şirketçe kiracı ile kefil ...'a Beyoğlu .... Noterliği’nden keşide edilen, 31/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borçlarını 60 gün içinde ödemesi aksi taktirde bu sürenin sonunda sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, İhtarname ile tanınmış bulunan 60 günlük süreye rağmen ihtarnamede belirtilen borç ödenmediğinden ve sözleşme konusu ekipmanlar taraflarına teslim edilmediğinden usulüne uygun olarak finansal kiralama sözleşmesi feshedildiğini, ihtarnamenin tebliğ şerhinde görüleceği üzere davalı ...'ın adresinde geçici olarak bulunmadığı; komşusunun da tebligatı almaktan imtina ettiği; bunun üzerine muhtara tebligat yapılmış olduğunu, buna ilişkin ihbarnamenin davalının kapısına yapıştırıldığını, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığının da komşuya haber verildiğini ve komşusunun isim ve imzasının alındığını, Davalıya yapılan tebligatın Tebligat Kanunu madde 21'deki usule uygun olarak yapıldığını, davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin iddialarının asılsız olduğunu,-Her ne kadar 21.04.2021 tarihli kararda "Taraflar arasındaki 04/01/2011 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin son taksitinin 18/12/2015 tarihlinde olduğu ve davalı kiracının bu taksidi 19/08/2016 tarihinde ödediği davacının ticari defter kayıtlarına kaydedildiği, kiracının 25/08/2016 tarihi itibariyle kira borcunun olmadığı, sözleşme boyunca davacı tarafça davalı şirkete karşı finansal kiralamaya konu malın sigorta poliçesi primlerinin ödenmesi ile ilgili herhangi bir ihtar çekilmediği, bu konudaki ihtarın davacı tarafça da ileri sürüldüğü gibi 31/05/2018 tarihinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 60 ay vadeli olmasına rağmen kira riskinin kalmadığı ve devir süresi gelmesine rağmen davacı tarafça sigorta poliçesinin yenilerek davalının ek masrafa sokulduğu usul ve yasaya uygun denetime elverişli 17/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir." denilse de 17.07.2019 tarihli rapordaki bu tespitin bilirkişinin hukuki nitelendirmesinden ibaret olduğunu, sözleşmenin feshinden sonra yapılan ödemenin kiralayanın sözleşmenin devamına yönelik iradesi olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca her iki dava dosyasına da ihtarname sunulmuş olduğunu, ihtarname gönderilmediğine ilişkin tespitin yerinde olmadığını, İtirazın iptali davasına yönelik beyanlarının da ihtarnameye rağmen kiracı tarafından satın alma hakkının kullanılmaması nedeniyle sigorta primlerinin müvekkili şirket tarafından ödenmeye devam edildiğini, gerekçeli kararın bu kısmındaki "... kira riskinin kalmadığı ve devir süresi gelmesine rağmen davacı tarafça sigorta poliçesinin yenilerek davalının ek masrafa sokulduğu" tespitinin bu nedenle kabul edilemeyeceğini,-Aynen iade davasında bilirkişi raporu lehe olmasına rağmen kararın aleyhe çıktığını, dosya kapsamında iki defa bilirkişi raporu alındığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/770 E. Sayılı dosyadan alınan 17.7.2019 tarihli bilirkişi raporunda "İhtarname tarihi olan 31.05.2018 tarihi itibariyle davalının 9.973,77 EURO sigorta borcu, 1.041,77 TL diğer masraf borcu olduğu görülmektedir. Davalının işbu borcu ihtarnamede verilmiş 60 günlük süre içerisinde kapatmadığı tespit edilmiştir. Kanuni sürenin sona erdiği 6.8.2018 tarihinde davalının halen 9.454,84 EURO sigorta borcu ve 1.577,75 TL masraf borcu bulunmaktadır." şeklinde değerlendirme yapıldığını, Davalının temerrüte düştüğü; müvekkili kurumun sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu; finansal kiralama konusu malların davalı tarafından davacı şirkete aynen iade ve teslimi koşullarının oluştuğu konusunda tespitleri sabit olduğunu, Bilirkişinin 17.07.2019 tarihli raporun sonuç kısmının 7. maddesinde yapılan işlemlerin hakkaniyete uygun olmadığına dair tespiti ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 273 ve 279. maddeleri ile 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu 3. maddesi 2. fıkrasında belirtildiği üzere bilirkişi tarafından hukuki nitelendirme yapılması nedeniyle kabul edilemeyeceğini, bu tespitin hükme esas teşkil edemeyeceğini, 05.08.2019 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçelerine rağmen Yerel Mahkemenin gerekçeli kararının 5. ve 6. sayfalarında TMK m. 2'ye atıf yapıldığını ve bilirkişinin "hukuki nitelendirme" vasfı taşıyan kanaati hükme esas alındığını, bu yönüyle kararın hukuka aykırı olduğunu, raporun tek bir maddesi dışında geriye kalan tespitlerin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, kiralananın taraflarına iadesi şeklinde olup lehlerine olduğunu, 31.08.2020 tarihli bir bilirkişi raporunda hukuki nitelendirmeden vazgeçtiğini, ancak bu raporun da hüküm verilirken mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Yerel mahkemenin koruma tedbirinin devamına karar vermişken dava sonucunda aynen iade taleplerinin reddine karar vererek çelişkili bir karar verdiğini, -İtirazın iptali davasına yönelik olarak, sigorta primlerinin davalı yanca ödenmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine sigorta primlerinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Davalının, sözleşmeyi imzalayarak kiralayanın istediği şartlarla kira konusu malı sigorta ettirebileceğini kabul ettiğini, Sigorta primlerinin kiracı tarafından ödeneceği hem kanun hem de sözleşme maddelerinde açıkça belirtildiğini, Davalı tarafa Beyoğlu .... Noterliği’nden keşide edilen, 31/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarname ile sigorta borcunu ödemesi gerektiği ve sigorta borç bakiyesi açık bir şekilde ihtar edildiğini ve davalı tarafından gönderilen ihtarnameye somut olarak itiraz edilmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 24. maddesi 4. Fıkrasında, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin 31. maddesinde ve 33. Maddeye göre finansal kiralama sözleşmesi konusu malın kiralayan tarafından istenilen koşul ve şartlarla sigorta ettirilebileceği; ancak kiralayan isterse kiracıya kiralanan malı sigorta ettirmesi için yetki verebileceği görüleceğini, bu nedenle davalı vekilinin sigorta poliçelerinin kiracıya neden gönderilmediği; prim bedelinin ne olduğuna ilişkin soruları anlaşılamadığını, Davalının, sözleşmeyi imzalayarak kiralayanın istediği şartlarla kira konusu malı sigorta ettirebileceğini kabul ettiğini, Davalının sigorta alacağına yönelik beyanları bu nedenle tamamıyla abesle iştigal olduğunu, aynı durumun sigorta primlerinin ne şekilde ödeneceğine ilişkin beyanlar için de söz konusu olduğunu, Sigorta primlerinin kiracı tarafından ödeneceğinin hem kanun hem de sözleşme maddelerinde açıkça belirtildiğini, 37. maddede "Kiracının sigorta primlerinin tediyesine ilişkin yükümlülüğünü sigorta sözleşmesinin hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi halinde, primler kiralayan tarafından ödenecek ve kiracı kiralayana karşı söz konusu primlerden doğan sorumluluğuna ek olarak, bu prim borçlarının kiralayan tarafından ödenmiş olduğu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacaktır. Primlerin zamanında ödenmemesi, ... kiralayanın kiralananın ziya ve hasarı dolayısıyla uğradığı zarar da dahil maruz kalabileceği diğer her türlü zarar ve masraflar da kiracı tarafından karşılanacaktır." denildiğini,-Kiracı devir talebinde bulunmadığından sözleşme süresi sonunda sözleşmeye konu malların devrinin taraflarınca yapılamadığını, devir talebinde bulunmadığı için her yıl taraflarınca sigorta bedeli ödenmeye devam edildiğini, sözleşmenin "Özel Şartlar" kısmında 7. maddenin 2. fıkrasında "Kiracının, kiralananı sigorta ettirilmesiyle ilgili olarak işbu sözleşmede düzenlenen yükümlülük ve sorumlulukları, finansal kiralama bedellerinin tamamının kiralayana ödenmiş olması halinde dahi, kiralananın mülkiyetinin kiracıya devrine kadar devam edecektir. Kiracı kiralananın mülkiyetini devralıncaya kadar aynı şart ve kapsamla sigorta ettirmek ve primlerini ödemekle yükümlüdür." denildiğini, kiracının ekipmanın kendisine devredilmesini istememesi nedeniyle sigorta primleri ödenmeye devam ettiğini, Davalı/ kefil ...'ın da asıl borçlu kiracının tüm borçlarından sorumlu olduğundan icra dosyasındaki borçtan da sorumlu olduğunu, Yargıtay kararında da satın alma hakkının kiracı tarafından kullanılması gereken bir hak olduğu, satın alma talebinde bulunma yükümlülüğünün kiracıda olduğu belirtildiğini, Kanunen ve sözleşmesel olarak sigorta primlerini ödeme borcu kiracıda olmasına rağmen kiracı tarafından sigorta primlerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşme konusu malın rizikolara karşı korunmasız kalmaması adına primlerin taraflarınca ödenmeye devam edildiğini, kiracının ödemekle yükümlü olduğu sigorta primlerini müvekkili şirketin ödemesinin ardından yapılan ödemeyi kiracı ve kefilinden istemesinde TMK M.2'ye bir aykırılık bulunmadığını, kiracı tarafından sigorta bedellerinin ödenmemesi üzerine kiralayan sıfatı ile sigorta bedelleri ödendiğini ve sözleşmenin 37. maddesinde de belirtildiği üzere sigorta primini ödeme borcunu yerine getirmeyen kiracıdan temerrüt faizi de istenebileceğini, -Kiracıya sigorta primlerini ödemesi gerektiğine ve ödeme yerine ilişkin gerekli bilgi verildiğini, gerekçeli kararın 6. Sayfasındaki hususlara ilişkin, finansal kiralama sözleşmesinin Ek:1 Özel Şartlar kısmında "Kira Bedeli Ödeme Yeri" başlığı altında 3 farklı IBAN numarası verilmiş olduğunu, sigorta primlerinin ödeme yerine ilişkin bilgi verilmediğine dair tespitin de yerinde olmadığını, hükmün bu açıdan da sakat olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca asıl borçlu ve kefile gerekli bildirimin Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide edilen, 31/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile yapıldığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların iadesi, birleşen dava kiralamaya konu makinelere ait kira bedellerinin ödenmemesi ve sigorta bedelleri nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ... Fınansal Kiralama A.Ş. ile davalı ... arasında Kadirli ....Noterliğinden onaylı 04.01.2011 tarih, ... yevmiye numaralı ... no'lu finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, finansal kiralama sözleşmelerine konu olan malın "1 adet 2011 model, ... marka, ... Tipi, 34.19.11.200 plaka no'lu, ... Motor seri no, ... Şasi no'lu, Lastikli Biçerdöver" olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça, davalı ...'a ... Nolu Finansal Kiralama sözleşmesi için Beyoğlu .... Noterliği’nden keşide edildiği, 31/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarname gönderilerek borçlarını 60 gün içinde ödemesi aksi taktirde bu sürenin sonunda sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiği, Beyoğlu .... Noterliği aracılığıyla 31.05.2018 tarihinde yapıldığı ve bu ihtarda da 1.041,77TL masraf alacağı ile 10.395,77 € sigorta borcunun ödenmediğinden bahsedildiği, ihtarın davalıya 07.06.2018 de tebliğ edildiği, 60+3 günlük sürenin 09.08.2018 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır.İstanbul ... İcra Müdürlüğünce yapılan ilamsız takipte bu bedellerin aksine toplamda 30.272,85€ ve 3.488,33TL masraf alacağı talep edildiği anlaşılmıştır.17/07/2019 tarihli raporunda bilirkişi özetle; davacı şirketin inceleme ve ibraz ettiği ticari defter kayıtlarının tetkikinde; İhtarname tarihi olan 31.05.2018 tarihi itibariyle davalının EURO,9.973,77 Sigorta Borcu, 1.041,77 TL Diğer Masraf Borcu olduğu görüldüğünü, davalının iş bu borcu, ihtarnamede verilmiş olan 60 günlük süre içerisinde kapatmadığı tespit edildiğini, kanuni sürenin sona erdiği 06.08.2018 tarihinde davalının halen EURO.9.454,84 Sigorta Borcu ve 1.577,75 TL Masraf borcu bulunduğunu, buna göre davacı şirketin, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 31.maddesi gereği davalının temerrütü nedeniyle, sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshedilmiş olması nedeniyle, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 33. Maddesi ve taraflar arasında münakit finansal kiralama sözleşmesinin 42. maddesi vc gereğince, finansal kiralama konusu malların davalı tarafından davacı şirkete aynen iade ve teslimi koşullarının oluştuğu, ancak, sözleşmenin imzalandığı 2011 tarihinden itibaren her sene yapılan sigorta poliçesi ödemeleri ile ilgili olarak hiç ihtar çekilmeyip, sözleşmenin kira riskinin olmadığı 31.05.2018 tarihinde ilk ihtaratının çekilmesinin, bu ihtarın davalıya ulaştırılamayıp muhtara teslim edilmesi ve bu ihtardaki süre sonunda sözleşmenin fesih edilip mala ihtiyatı tedbir konulmasının hakkaniyetli olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.31/08/2020 tarihli raporunda bilirkişi özetle; davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği ticari defter kayıtlarının tetkikinde; İhtarname tarihi olan 31.05.2018 tarihi itibariyle davalının EURO.9.973,77 Sigorta Borcu, 1.041,77 TL Diğer Masraf Borcu olduğu görüldüğünü, davalının iş bu borcu, ihtarnamede verilmiş olan 60 günlük süre içerisinde kapatmadığı tespit edilmiştir. Kanuni sürenin sona erdiği 06.08.2018 tarihinde davalının halen EURO.9.454,84 Sigorta Borcu ve 1.577,75 TL Masraf borcu bulunduğunu, buna göre davacı şirketin, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 31.maddesi gereği davalının temerrütü nedeniyle, sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshedilmiş olması nedeniyle, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 33. Maddesi ve taraflar arasındaki fînansal kiralama sözleşmesinin 42. maddesi gereğince, fînansal kiralama konusu malların davalı tarafından davacı şirkete aynen iade ve teslimi koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.Davacı tarafça birleştirme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığı iddia edilmiş ise de, dava konuları ve tarafları farklı olmakla birlikte, birleşen dosya davalısının Davacı ...Ş. ile davalı ... arasındaki Kadirli ...Noterliğinden onaylı 04.01.2011 tarih, ... yevmiye numaralı ... no'lu finansal kiralama sözleşmesinin kefili olduğu, mal iadesi ve alacak isteminin aynı finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle dava dosyalarının birlikte görülmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı ve davalı ... arasındaki sözleşme ve ihtar incelendiğinde, İhtarname tarihi olan 31.05.2018 tarihi itibariyle davalının 9.973,77 Euro Sigorta Borcu, 1.041,77 TL Diğer Masraf Borcu olduğunun ihtar edildiği, ihtar tarihi itibariyle davalının ödenmemiş kira borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki 04/01/2011 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin son taksitinin 18/12/2015 tarihinde olduğu ve davalı kiracının bu taksidi 19/08/2016 tarihinde ödediği davacının ticari defter kayıtlarına da kaydedildiği, kiracının 25/08/2016 tarihi itibariyle kira borcunun olmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, davalının borcunun sigorta bedeli ve masraflara ilişkin olduğu, buna yönelik ihtar çekildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta borcunun ve masrafların ödenmemesinin haklı fesih oluşturup oluşturmayacağına ilişkin olduğu, FFFK.m. 24/4. Maddesine göre kiralama konusu malın sigorta ettirilmesinin zorunlu olduğu ve sigorta primlerinin kiracı tarafından ödeneceği belirtilmiş olup, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin 41/c maddesi gereğince sigorta borcunun ödenmemesinin de sözleşmenin feshi ve malın iadesine yönelik bir sonuç meydana getireceği, ancak sözleşmenin imzalandığı 2011 tarihinden itibaren her sene yapılan sigorta poliçesi ödemeleri ile ilgili olarak hiç ihtar çekilmediği, sözleşmenin kira riskinin olmadığı 31.05.2018 tarihinde ilk ihtarın çekilmesinin ve bu nedenle sözleşmenin fesih edilip mala ihtiyatı tedbir konulmasının hakkaniyetli olmadığı mal iadesi koşullarının oluşmadığı kabulü ile kurulan hükümde aykırılık bulunmamıştır.Birleştirilen İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/902 E. sayılı dosyasında ise, davacı tarafça taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde müteselsil kefile ...’a karşı asıl davada dayanak gösterilen Beyoğlu .... Noterliği 31/05/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname nedeniyle alacaklı olunduğu iddiasıyla itirazın iptali talep edildiği, taraflar arasındaki 04/01/2011 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin 31. maddesi incelendiğinde “...Sigorta primleri, Kiralayan tarafından gönderilen ihbarnamenin alınmasını izleyen 3 gün içinde ve ihbarnamede belirtilen şekilde ödenecektir.” şeklende sigorta primlerinin nasıl ödeneceği hükme bağlandığı, müteselsil kefillerin sorumluluğu başlıklı 43. Maddede kefillerin sözleşme ekinde yer alan ödeme planında belirtilmiş olan kira bedelleri toplamından sorumlu olduğu, kiracının temerrüt tarihinin kendileri içinde aynen geçerli olduğunun kabul ve taahhüt edildiğinin düzenlendiği, sözleşmenin 50. maddesinde kiracı ve kefillerin sözleşmedeki adreslerine yapılacak her türlü tebligatın kendilerine yapılmış sayılacağının düzenlendiği, bu durumda tebligata yönelik kurulan gerekçenin yerinde olmadığı, birleşen davada davalının sigorta bedelinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddinin gerektiği gerekçenin düzeltilmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle, resen gözetilen nedenlerden kaynaklı olarak 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçeyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili tarafından asıl davaya yönelik yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Birleşen davaya yönelik istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2021 tarih, 2018/770 E., 2021/363 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Asıl dava yönünden davanın REDDİNE4-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/902 Esas sayılı birleşen dosyası yönünden davanın REDDİNE,5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-Asıl dava yönünden; 5/a--Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.724,83 TL harçtan mahsubu ile artan 1.297,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/902 Esas sayılı dosyası yönünden;5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.088,26 TL harçtan mahsubu ile artan 1.660,66‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5/d-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 27.664,68 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça birleşen davaya yönelik yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl davaya yönelik alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından birleşen davaya yönelik yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 51,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 213,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından asıl davaya yönelik yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8- Ankara .... İcra Dairesi'nin ... Esas icra dosyasına yatırmış olduğu 43.500,00 TL teminatın 2004 Sayılı İİK'nun 36/5. maddesi gereğince yatıran davacı tarafa talebi halinde İADESİNE,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğireddinekabulüistanbulAlacakkaldırılmasınakonusuiadesinedüşünüldüdosyaesastankısmenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim