Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1386
2024/1193
1 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1386
KARAR NO: 2024/1193
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/04/2021
NUMARASI: 2017/1079 E. - 2021/372 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yapılan icra takibine dayanak ödeme emri 07/11/2017 tarihinde tebellüğ edildiğini, müvekkile karşı ihtiyati haciz işlemi ile takip başlatıldığını, her ne kadar müvekkil kambiyo senedindeki imzaya ve borca İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1267 Esas sayılı dosyasıyla itiraz etmişse de faktöring şirketi usul ve yasaya aykırı olarak müvekkilin aracına yakalama kararı koydurttuğunu ve müvekkili icra yoluyla çıkmaza soktuğunu, ticari işlerini zora soktuğunu, taciz ettiklerini müvekkilin de cebri icra neticesinde davalı şirkete borcu olmadığı halde araçlarını dahi dışarıya çıkarmaktan korktuğunu ticari hayatı tehlikeye girdiğini ve bu nedenle 14.234,00 TL para ödediğini, müvekkil şirket yetkilisi, ... Mahallesi ... Cad. No:... sayılı adreste faaliyet gösteren ... Tekstil Makinaları isimli işyerine 30/08/2017 tarihi 07.00 saatinde gittiğinden hırsızlık olayı mağduru olduğunu anladığıı ve ivedilikle İkitelli ...Polis Merkezi Amirliğine şikayette bulunduğunu işbu suç duyurusunun Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/41696 sor. Numaralı soruşturmasıyla yürütüldüğünü, hırsızlık olayı nedeniyle müvekkilin rızası hilafından çıkan kasada bulunan çek bilgilerinin "Anadolu Bankası Sefaköy Şubesi 31/10/2017 vade tarihli ... çek nolu 14.000,00 TL tutarında" 1 adet çekin iptali ve ödeme yasağı talebiyle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/944 Esas sayılı dosyasıyla davanın ikame edildiğini, takibe konu senetteki imzanın müvekkile ait olmadığını cebri icra zoruyla ödenen 14.234,00 TL nin faiz ile birlikte taraflarına iadesine, davanın kabulü ile icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstirdat davasının açma şartı olan icra tehdidi altında ödeme de olmadığından dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilesi gerektiğini, müvekkilin dava konusu senette meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, davacı tarafın çekin rızası hilafına elden çıktığı ve bu sebeple icra takibi yapılamayacağına ilişkin olsa da bu durum alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığı, 6361 sayılı kanun gereği tarafımız usulüne uygun bir şekilde takip başlatıldığı davacı tarafından ileri sürülen hususları müvekkil faktoring şirketine karşı ileri sürülemez olduğunu, huzurdaki davada ispat yükü davacı taraf olduğu davacı tarafça iddia edilen hususların açıklığa kavuşabilmesi için belirli şartları sağlayacak incelemelerin yapılması gerekeceğini, dava konusu bononun düzenlenme tarihinden önceki döneme ait mukayese belgelerin asılları celp edilmesi gerektiğini her türlü haksız davanın reddine, İİK m. 170/3 c.3 uyarınca davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda ATK tarafından yapılan imza incelemesinde çekte keşideci imzası olarak görünen imzanın davacı şirketin yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Çek, davacı şirketin yetkilisi olmayan kişilerce rızası hilafına keşide edilerek sahte imza ile tedavüle konulmuştur. Sahtelik def'i mutlak defilerden olduğundan, iyi niyetli olsa dahi hamile (davalı ... şirketine karşı) karşı ileri sürülebilecektir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20703/2018 tarih ve 2016/15161 E., 2018/1370 K.; 15/03/2018 Tarih ve 2016/9223 E., 2017/2108 K. Sayılı kararları). Ayrıca (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/04/2019 tarih ve 2018/836 E., 2019/2151 K.) dava konusu çekte, davacı keşideci, davalı ise hamil konumundadır. İmza defi, mutlak defilerden olmakla birlikte davacının menfi tespit talebinde bulunmadığı, doğrudan çek nedeniyle takip dosyasına yapmış olduğu ödemenin tamamını istediği, bu durumda hamilin bu çeki kötüniyetle bir başka deyişle keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bile bile hareket ettiğini ispatlanması gerekir. Dosya içerisinde bulunan çekin arka yüzünde, ibraz üzerine "işbu çekin keşideci imzası tutmadığından dolayı işleme alınmamıştır.31.10.2017" ifadesi yazılmış ve ...banka A.Ş. Genel Müdürlük kaşesi vurularak imzalanmıştır. İbraz üzerine ...banka A.Ş. tarafından 31/10/2017 tarihinde çekin üzerine (arka yüzüne) keşideci imzasının tutmadığı ifadesi belirtildikten Davalı Şirket tarafından 06/11/2017 tarihinde takip başlatılmış olup, hamilin, yani davalı şirketin bu çeki kötüniyetle bir başka deyişle keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bile bile takibe koyduğu kanaatine varılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan ... Bankası TAO'ya ilişkin dekontta, davacının "borca ve imzaya itiraz devam sebebiyle dosyaya yaptığım ödemenin alacaklıya ödenmesine muvafakatim bulunmamaktadır" şeklinde yer alan ihtirazi kayıtla İstanbul .. İcra Müdürlüğünün hesabına 14.234,00TL yatırdığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile dava ve takip konusu çeke ilişkin olarak davacının takip dosyasında ödemiş olduğu 14.234,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkil şirketin faktoring faaliyetlerine ilişkin yönetmeliğe uygun hareket etmiş olduğunu, çekte iyi niyetli meşru hamil olduğunu, Davaya konu çekin müvekkili şirket ile dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında arasında imzalanan 21.06.2017 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden alacağı tevsik edilen faturalara dayalı olarak müvekkili şirkete ciro edildiğini, ağır kusuru ya da ihmalinin bulunmadığını, -Söz konusu alacağa ilişkin borçlu aleyhine gerçekleştirilen kambiyo senetlerine özgü icra takibi usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, taraflarının yetkili hamil olup alacaklı sıfatını haiz olduğunu, Dava konusu senedin sahte imza ile keşide edildiği iddiasının şahsi def'i niteliğinde olup iyiniyetli 3.kişi olan müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, TTK 687. maddesi ile müvekkilinin meşru hamil olduğu durumlarda def'i olarak ileri sürülemeyeceğinin hükme bağlandığını, bu konuda ilgili Yargıtay kararları olduğunu, -Dava konusu keşideci ...'nin olduğu Anadolubank Sefaköy Şubesine ait ... seri nolu 14.000,00 TL'lik 31/10/2017 keşide tarihli çek olduğunu, istirdat davasının açma şartı olan icra tehdidi altında ödeme olmadığından dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı olmadığını, işbu davada paranın cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmaması sebebiyle dava şartı yerine getirilmediğini, davacının dava şartı yokluğu sebebiyle istirdat talebinin reddi gerektiğini, istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1079 E. 2021/372 K. Sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, menfi tespit ve ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. ... Bankası Sefaköy Şubesine ait ... çek nolu 31/10/2017 tarihli 14.000,00TL bedelli çekte yer alan imzanın davacı yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına ödenen bedelin istirdadı istenmiş olup, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu ve dava şartının bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, alacaklının ... AŞ, borçluların ..., ..., ... San ve Tic Ltd Şti, ... San ve Tic Ltd Şti ve ... San ve Tic Ltd Şti olduğu, takibin 14.000,00-TL çek alacağı ve işlemiş faize ilişkin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olduğu, takip dayanağının ... Bankası Sefaköy Şubesine ait ... çek nolu 31/10/2017 tarihli 14.000,00TL bedelli çek olduğu görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi ....'ın ıslak imza örneklerinin Mahkemece alındığı ve 18/02/20209 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Raporunda; İnceleme konusu çekte "... Tekstil Makinaları Sanayı Ve Ticaret Ltd. Şti." adına atılı tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunuluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir. Dava konusu çekte davacı ... Tekstil Makinaları Sanayı ve Ticaret Ltd. Şti.'ne atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli son hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 tarih ve 2017/1079 E., 2021/372 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 972,32 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 243,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 729,22 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09