Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2022/1049
2024/1189
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1049
KARAR NO: 2024/1189
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2021
NUMARASI: 2019/496 E. - 2021/688 K.
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ... Org. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine faiz ve masraflar hariç 46.275,13-TL tutarında icra takibi başlattığını, ...’ın kayıtlı adresinin ‘’... Mah. ... Sok. No: ... Avcılar/İSTANBUL olduğun ve hali hazırda faal olduğunu, buna rağmen 01.07.2019 tarihinde davacılarının iş yerine Davalı Banka avukatının icra memuru eşliğinde hacze geldiğini, müvekkilinin borçla ilişkisinin olmadığını, borçlu şirketin farklı bir tüzel kişilik olduğunu, adresinin Avcılar ve faal olduğunu ısrarla belirttiğini, vergi levhası sunduklarını nitekim haczin ve haciz tutanağının sonuna doğru Davalı Banka avukatı söz alarak ‘’Şimdilik işlem yapılmasın, gelinen yerin borçlu ile bir ilgisi yoktur’’dediğini, haciz için gelindiğinde davalı banka avukatının başta masaların üzerindeki evraklar olmak üzere sağdaki soldaki evrakları karıştırmaya başladıklarını,. Müvekkilinin ortalığı karıştırmaması konusunda uyardığını, Bu esnada, Davalı Banka avukatının sesini yükselterek, cebir ve tehdit içerir davranışlarda bulunulduğunu, Bunun üzerine polis çağrıldığını Müvekkil, borçlunun adresi ile firmasının adresinin farklı olduğunu, her iki firmanın farklı tüzel kişilikler olduğunu ısrarla belirttiğini, Davalı vekilinin Müvekkiline ‘’borçlu şirketin ortağı ve yetkilisinin müvekkil ile yakın akraba olduğunu, tamamen olmasa da bazı faaliyet konularının çakıştığını, sorumluluğu alarak haciz/muhafaza yetkisinin olduğunu söylendiğini, Müvekkil, böyle bir yetkisinin olmadığını söylemesine rağmen, Davalı Avukatı tarafından Müvekkilinin eksik hukuki bilgisinden yararlanılarak hakkı olmasına rağmen kendisinin isterse haciz/muhafaza uygulayabileceğini, böyle bir durumda, Müvekkiline menfi tespit ve istirdat davası açarsınız, yıllarca da sürer’’ demek suretiyle korkutarak protokol ve teminat senedi düzenlenmesine sebebiyet verildiğini, nakliye ve hamal çağrıldığını, ve mal kaldırmak/muhafaza altına almak için işlemler yapılacağının beyan edildiğini, haciz baskısı altında Davalı Banka avukatı tarafından, sözle Protokol önerildiğini ancak bu Protokol’ün imzalanması koşulu ile haciz işlemi yapılmayacağının belirtildiği, müvekkilin ısrarlarına rağmen, nakliye ve hamal tarafından firma içinde mal kaldırma işleminin başlatıldığını, müvekkilinin eşyalarına el konulması durumunda Şirket’in çalışmasının duracağından, ödemelerini yapamayacağından, ticari itibarını kaybedeceğinden, kredi limitinin düşeceğinden, ticari hayat içinde vermiş olduğu taahhütleri yerine getiremeyeceğinden korkması nedeniyle Davalı Banka avukatı tarafından önerilen ve haciz işleminin durdurulması için tek yol olarak sunulan Protokolü sözlü olarak kabul etmek zorunda kalandığını, TBK madde 38 kapsamında Müvekkillerin “mal varlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesi” doğduğuna ilişkin korkutmanın meydana geldiğini, dava konusu teminat senedini de içerir protokolün davalı vekili tarafından tek taraflı olarak yazılı hale getirildiğini, davalı vekilinin öncelikle müvekkilinden aldığı 5.000,00TL'yi cebine koy daha sonra 01/07/2019 tanzim tarihli 15/08/2019 vadeli 60.000TL 'li teminat senedini imzalatarak aldığını, müvekkilinin protokolü ancak okuduktan sonra imzalanmadığını, davacı tarafından elden verilen 5.000,00TL nakit tutarın protokole eklenmediğini, davalı banka vekilinin müvekkilinin iradesini korkutma ve aldatma ile sakatlayarak başkasına ait borca dair ödeme tahaahüdü aldığını, müvekkili ile davalı banka arasında her hangi bir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığını, icra takibinde görülen borçlu şirket ile müvekkili şirketin farklı tüzel kişilikler olduğunu, nitekim haciz tutanağında alacaklı vekilinin söz alarak gelinen yerin borçlu ile ilgisi yoktur beyanı üzerine işlem yapılmadan geri dönüldüğünü ileri sürerek davanın kabulü ile protokol ve eki niteliğindeki teminat senedinin iptali ile senedin iptaline ve geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasına ve bu kapsamda ve TBK madde 39'a istinaden belirlenecek %20’den aşağı olmayan tazminat ödenmesine, karar verilmesini, talep etmiştir.Davacı vekili 14/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile haciz muhafaza baskısıyla davalı vekilinin davacıdan elden almış olduğu 5.000,00 TL ile dava tarihinden sonra, itirazi kayıtla davalı vekilinin banka hesabına 5000 TL + 5000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL ödenmiş olduğunu, beyan ederek ödenilen toplam 15000,00 TL'nin ödemenin yasal faizi ile birlikte ödemeleri yapan davacı ...'a iadesini, TBK madde 39 ve 51'e göre ve %20'den az olmamak üzere tazminatın taraflarına ödenmesine karar verilmesini, talep etmiş mahkemece verilen sürede ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili dilekçesinde özetle: Müvekkili bankanın, alacağının tahsili amacıyla borçlu ... Org. San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, Borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası için 01.07.2019 tarihinde "... Mah. ... Sok. ... Sitesi ... Blok No:... Şişli/İstanbul" adresinde gerçekleştirilen işbu haciz işlemi sırasında davacı taraf adresin borçludan bağımsız olduğunu ve borçlu ile alakalarının olmadığını beyan ettiğini, haciz işlemine geçileceği sırada borcu kabul ederek protokol imzaladığını ve iptali istenen bonoyu verdiğini ve ayrıca 5.000 TL nakit ödeme yaptığını, Borçlu ... şirketi ile davacı ... şirketinin grup şirketi olduğunu, Borçlu şirketin unvanı davacı şirketin unvanının kısaltılmış şekli olduğunu, yine dosyanın şahsi borçlusu ...'ın davacı şirketin yetkilisinin eşi olduğunu, ...'a gönderilen ödeme emri ...'ın dava dilekçesinde belirtilen "... Mah. ... Sok. No:... D:... Şişli/İstanbul " adresinde bizzat borçluya teslim edildiğini, Dava dilekçesinde belirtildiği gibi hile ve tehdidin söz konusu olmadığını, davacının talebi doğrultusunda bono imzalandığını, haciz işlemi için mahale gidildiğinde , davacı tarafından adreste borçlunun faaliyette olmadığı, 2 ayrı şirketin faaliyette olduğu beyan edilmesi üzerine, kıymetli evrak araştırması talep edildiğini ve evrak araştırması için çekmeceler açıldığında borçlu ile bağlantılı birçok evrağın görülmesi üzerine davacının sinirlendiğini, alacaklı vekilini dışarı çıkarmak istediğini, bunun üzerine alacaklı vekili bulunan evrakların tutanağa derç edilmesini ve haciz ve muhafaza yapılmasını talep ettiği sırada, borçlu ile bağlantısını bilen davacının, menkullerin kaldırılmamasını ve borcu ödemek için kendisine zaman verilmesini beyan ettiğini, Davacının borcu ödemek istemesi üzerine protokol yapıldığını ve protokole istinaden bono verildiğini, iİcra dosyasının tarafı olmayan 3. Şahıslara yönelik icra tehdidinin söz konusu olamayacağını Bu nedenle davacı yanın belirttiği gibi haciz ve muhafaza baskısı gerçek dışı olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde protokolün okutulmadan imzalatıldığı beyanı tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı vekili bononun teminat senedi olduğunu beyan etmişse de bononun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına mahsuben kayıtsız şartsız ödeme vaadiyle verildiğini, nitekim protokol incelendiğinde 'bononun kayıtsız şartsız ödeme vaadiyle verildiği ve kambiyo vasfında olduğu hususlarının tarafların iradeleri doğrultusunda kararlaştırıldığı ve bu doğrultuda imzalandığının görüleceğini, teminat senedinin kabulü için senet üzerinde "teminattır" ifadesinin yazılması ve neyin teminatı olduğunun da belirtilmesi gerektiğini, bono üzerinde bu şekilde herhangi bir kayıt olmadığı gibi protokolde de senedin teminat senedi olduğuna yönelik açık ve yazılı bir atıf bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davacıların davalarının kabulü ile davaya konu 01/07/2019 tarihli protokolden ve keşideci ... ve ... San. Tic. Ltd. Şirketi, lehtarı ... Bank AŞ olan 01/07/2019 keşide tarihli, 15/08/2019 ödeme tarihli, 60.000,00TL bedelli bonodan dolayı ... San. Tic. Ltd. Şirketi, lehtarı ... Bank AŞ olan 01/07/2019 keşide tarihli, 15/08/2019 ödeme tarihli, 60.000,00TL bedelli bononun iptaline, davacı ... tarafından davalıya ödenen 15.000,00TL nin davalının cevap dilekçesi ile haciz işlemi sırasında alındığı ikrar olunan 5.000,00TL sinin haciz tarihi olan 14/04/2021 tarihinden, 5.000,00TL sinin ödeme tarihi olan 15/08/2019 tarihinden, 5.000,00TL'sinin ödeme tarihi olan 16/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin süresinde istinaf başvurusunda bulunduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ...'ın kendi adına asaleten, davacı şirket adına temsilen ibraz ettiği 04/06/2024 tarihli, ıslak imzalı dilekçesinde, davadan feragat ettiğini beyan ettiği, kimlik tespiti yapıldığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 311. Madde de "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmü düzenlenmiştir. HMK m.310/2 maddesinde; "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir." hükmünü haiz olmakla davacı asil tarafından 04/06/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinden, 6100 Sayılı HMK'nın 307/1, 309, 310, 311, 312 maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin, davadan feragat edilmesi sebebiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA 2-Davadan feragat nedeniyle, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2021 tarih, 2019/496 E. 2021/688 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince feragat sebebiyle REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan 1.069,05 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 641,45 TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider ve delil avansının istek halinde davacı tarafa iadesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-İstinaf talebi davadan feragat sebebiyle incelenmediğinden davalı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf yoluna başvurma harcının talep halinde iadesine, 6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 50,00-TL tebligat ve posta giderinin, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25