İstanbul BAM 44. HD 2024/726 E. 2024/1172 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/726
2024/1172
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/726 Esas
KARAR NO: 2024/1172
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/03/2024
NUMARASI: 2024/33 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına tescil edilen marka ve ticaret ünvanının müvekkiline ait markalarla iltibas oluşturduğunu, kötü niyetli tescil olduğunu, davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini , öncelikle yargılama sırasında markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıya tebligat yapılmaksızın; müvekkilinin haklarının acilen ve etkinlikle korunması gereği ve oluşan zararın telafisinin ilerde mümkün olmaması nedeniyle; davalıya ait https://www.....com/ adresli web sitesi ve internetteki diğer tüm mecralardaki tanıtım ve kullanımının durdurulmasına,mütecaviz markanın web sitesinden çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde web sitelerine erişimin engellenmesini ve davalının unvanını markasal olarak kullanımının durdurulmasını mümkün kılacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının 27.12.2018 başvuru tarihi, ... tescil numaralı ... online distribution markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,önlenmesi, refi, ticaret ünvanı terkini ve manevi tazminat talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 13/03/2024 tarihli ara karar ile; "Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbire karar verilmesi gerektiğini, tedbir taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davalı şirketin 1999 yılında ticarete atıldığı müvekkil şirketin ise 2014 yılında kurulduğundan bahisle taleplerinin reddine karar verilmiş ise de "..." ifadesinin ilk olarak müvekkilinin 2014 yılında ticaret unvanında yer aldığını ve "... dış ticaret limited şirketi+şekil" 35. ve 36. nice sınıfları yönünden marka olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin 16/06/2021 tarihinde unvanını "... ANONİM ŞİRKETİ" olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin 1999 yılındaki ticari unvanının "... A.Ş." olduğunu, davalı şirketin 2021 yılında yaptığı unvan değişikliği ile mevcut unvanını kullanmaya başladığını, dosyaya havi evraklar ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı şirkete ait web sitesinin kullanımı ve davalı şirketin internetteki diğer tüm mecralarda tanıtıma devam etmesinin müvekkili şirket bakımından geri dönüşsüz mağduriyetlere sebep olacağını, yaklaşık ispat külfetini yerine getirdiklerini tüm bu nedenlerle yerel mahkeme ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına tescilli ... numaralı " ... " markasının hükümsüzlüğü ve davacı markasına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ref'i, ticaret ünvanı terkini, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup davacı vekili davalının kullanımlarının tedbiren önlenmesini talep etmiştir. Mahkemece 13/03/2024 tarihli ara karar ile , " davacı tarafın marka tescilinin davalı tarafın marka tescilinden daha öncesine ait ise de davalı tarafın ticaret sicil kaydının 15/10/1999 tarihi davalı tarafın şirketinin kuruluş tarihi ise 2014 yılında olduğu dikkate alındığında ve davalının kullanımlarının ticaret sicildeki unvanı ile aynı olduğu dikkate alındığında taraflar arasındaki öncelikli kullanım hakkının yargılama ile değerlendirilmesi gerektiği, davacının tedbir yönünden yaklaşık ispatı yerine getiremediği" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karar karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, "www.....com adlı sitenin 10.12.2018 tarihinde kayıt edildiği ve içeriğinde ... ibaresinin kullanıldığı , davalı tarafın internet sitesinde ve ... isimli sosyal medya hesabında yer verilen markasal kullanımlarının davacı tarafın markaları ile davalı tarafın markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin markaların aynı kişi ya da işletmeye ait olduğunu düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu, davalı tarafın internet sitesinde ve sosyal medya sayfasındaki kullanımlarının “iltibasa neden olacak markasal kullanım” olarak değerlendirilmesi gerektiği," belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ nin 17/03/2014 tarihinde kurulduğu,"... dış ticaret limited şirketi+ şekil" markasının ... tescil numarası ile 35.sınıfa ... tescil numarası ile 36.sınıfta davacı adına tescil edildiği, davacıya ait www...com.tr internet sitesinin 2014 tarihinde davalıya ait www.....com internet sitesinin ise 2018 tarihinde tescil edildiği, 27/12/2018 tarihli ... numaralı " ... online distribution + şekil " markasının ise 35. Sınıfta davalı adına tescil edildiği, bu hali ile davacı tarafın marka tescilinin davalı tarafın marka tescilinden önce olduğunun mahkemenin de kabulünde olduğu, bilirkişi raporu ile davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında "..." ibaresini markasal olarak kullandığı tespit edilmiş olup, her ne kadar mahkemece, "davalı tarafın ticaret sicil kaydının 15/10/1999 tarihli ve davacı şirketin tescilinden önce olduğu , taraflar arasındaki öncelikli kullanım hakkının yargılama ile değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin 15/10/1999 tarihinde ... A.Ş. ticaret unvanı ile tescil edildiği, 16/06/2021 tarihinde unvan değişikliğine giderek "... ANONİM ŞİRKETİ " olarak tescil edildiği dikkate alındığında, karar gerekçesinin dosya kapsamındaki delillere uygun olmadığı , esasa ilişkin deliller yeterli şekilde incelenmeden karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve belirtilen şekilde ihtiyati tedbir talebinin dayanağı esasa ilişkin deliller değerlendirilerek talep hakkında bir karar verilmesi bakımından dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarih, 2024/33 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25