İstanbul BAM 44. HD 2021/1668 E. 2024/1164 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1668
2024/1164
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1668 Esas
KARAR NO: 2024/1164
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15/09/2021
NUMARASI: 2020/984 E. - 2021/690 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulan çeklerdeki ciro silsilesine göre müvekkillerinin çektelerdeki sorumluluğu ve borcunun sona erdiğini, çeklerdeki ciro silsilesi'nin keşideci ... Limited Şirketi, (1.Ciro) ... Tic. A.Ş, (2.Ciro) ..., (3.Ciro) ... (4.Ciro) ... (GERİYE DÖNÜŞ CİROSU), (5.Ciro) ... Tic.A.Ş, (6.Ciro) ...LTD ŞTİ (Davalı takip alacaklısı) olduğunu, geriye dönüş cirosu ile çeki devralan ilk ciranta ... Tic.A.Ş. çeki devretmeden önceki durumuna girdiğini, bu hali ile çeki ... Tic.A.Ş.'nden ciro yolu ile alan davalı takip alacaklısının sadece ... Tic.A.Ş.' ye ve keşideciye karşı icra takibi yapma imkanı olduğunu, yapmış oldukları arabuluculuk başvurusundan da netice alamadıklarını, bu hali ile müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespiti için sayın Mahkemeye başvurmak zorunda kaldıklarını, tüm bu nedenlerle müvekkillerin haciz baskısı altında olduğundan öncelikle Takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkillerinin, İstanbul Anadolu ... İcra Md’nün ... E sayılı dosyasında" davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20 suiniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların huzurdaki davada ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğunu, davacıların her birinin davası ayrı bir dava durumunda olduğundan davacıların her birinden ayrı ayrı dava harcı alınması gerekmekte olduğunu, ancak , dava dilekçesi ekinde sunulan harç makbuzuna bakıldığında tek bir davacı için dava harcı yatırıldığını davanın açılmış sayılması için öncelikle eksik dosya harcının tamlatılmasına aksi takdir yasaya aykırı açılan davacıların davasının reddine karar verilmesinin gerektiğini, 6102 Sayılı yasanın 788 maddesinin 3. Fıkrasında ki düzenleme ve 6102 sayılı yasanın 818.maddesinin ı-k fıkralarının atfı ile uygulanacak olan 724 madde düzenlemesi gereği , çekin yeniden cirolanıp kullanıma konulması yetkili hamilin tüm cirantalara başvuru hakkına helal getirmemekte olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu ve sorumlu olmadıklarını iddia eden davacıların icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunarak borcu kabul ettiklerinin yazılı beyanları ve icra ceza mahkemeleri huzurunda vermiş oldukları beyanları ile ortada olduğunu, takipten 4 yıl sonra huzurdaki davayı ikame etmelerinin kötü niyetli ve alacaklılarını zarara uğratmak amaçlı olduğunu gösterdiğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile davacıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, şartları oluşmadığından davacıların tazminat taleplerinin reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yasaya ve yargı içtihatlarına aykırı olduğunu, karar gerekçesinin dosya içeriği ile çeliştiğini, ... A.Ş.'de çeklerin keşidecisi olmadığının açık olduğunu, davalı müvekkili ... Petrol'ün çekin keşidecisi veya lehtarı olmadığının çek suretinden açıkça görüldüğünü, davalı müvekkilinin hiçbir cirantaya karşı sorumluluğu olmadığını, çeklerde ciroları bulunan 2., 3. ve 4. Cirantaların hepsinin basiretli tacir olup çekteki imzaları çizmeden çeki sonraki cirantaya teslim ettiğini, basiretli tacir olan davacıların çeklerdeki cirolardan kaynaklı garanti ve taahhüt fonksiyonlarını sona erdirmek isteselerdi cirolarını çizerek çekleri teslim etmeleri gerekeceğini, çeklerdeki 2. ciranta olan ... İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ödeme taahhüdünde bulunduğunu ve İstanbul Anadolu 5. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2020/82 Esas sayılı dosyası üzerinden ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğini, davacıların borçların ödendiği yönünde bir iddiasının da bulunmadığını, senedin ciranta tarafından düzenleyene, lehtara yahut önceki cirantalardan herhangi birine ciro yoluyla devredebilmesinin mümkün olduğunu, davalının çeki dava dışı ...Tic. A.Ş.'den beyaz ciro yoluyla devraldığını, ... Gıda'nın dava dışı ...Şti. tarafından düzenlenen çeklerde lehtar olduğunu, çeki davacılardan ... devrettiğini, sırasıyla davacı ... ve ... yine beyaz ciro yoluyla devredilmiş olan çekin ... tarafından tekrar senedin lehtarı konumundaki ... beyaz ciro ile devredildiğini, dava dışı ... senedi geriye ciro yoluyla devralmış olmasının TTK 788/3'te belirtildiği üzere senede bağlanmış olan borcun sona erdiği anlamına gelmeyip tekrar ciro yoluyla devredilebilmesinin mümkün olduğunu, geriye ciroda hukuken kabul edilen tek sonucun senedi bu yolla devralanın senetteki ilk imzasından sonra gelen cirantalara başvuramamak olduğunu, diğer cirantalara, lehtara, keşideciye karşı müracaat borçlusu durumunda olmayan, yetkili hamil olan, kötü niyetli olduğu davacılar tarafından ispat edilemeyen davalı müvekkilinin çeke imzası bulunan tüm cirantalardan sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinafının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının çekteki imzaları çizerek çekleri teslim etmesi gerektiği beyanının hiçbir dayanağı olmadığını, çek hamili ... olduğundan her halükarda diğer müvekkillerin cirolarını iptal etmelerinin söz konusu olamayacağını, davalının sunduğu içtihatlar ile dava dilekçelerinde sundukları içtihatlar arasında çelişki bulunması ve mahkemece davalının içtihatlarına itibar edilmesi halinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Dairesi'ne başvurulmasını talep ettiklerini, davalının, müvekkili ... taahhütte bulunduğu nedeni ile kötü niyetli olduğu iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin haciz baskısı altında bu taahhütte bulunduğunu, davalının bahsettiği taahhüt ile ilgili kanun yoluna bozma yoluna gidildiğini, davalarının yargı içtihatlarına ve eski TBK.88/son Yeni TBK 104/son maddedeki düzenlemelere dayalı olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , İİK'nın 72.maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı tarafın, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğu çeklerdeki ciro silsilesine göre, geriye dönüş cirosu ile çeki devralan ilk ciranta ... Tic.A.Ş. çeki devretmeden önceki durumuna girdiğini, bu hali ile çeki ...Tic.A.Ş.'nden ciro yolu ile alan davalı takip alacaklısının sadece ... Tic.A.Ş.' ye ve keşideciye karşı icra takibi yapma imkanı olduğunu, aradaki ciro sahibi davacıların takibe konu çektelerdeki sorumluluklarının ve ve borçlarının sona erdiğini beyan etmiştir. Davalı vekili ise , 6102 Sayılı yasanın 788/3. Maddesi gereğince düzenleyen veya çekten dolayı borçlu olanlardan herhangi biri lehine de ciro yapılabileceğini, bu kişilerin çeki yeniden ciro edebileceklerini, çekin yeniden cirolanıp kullanıma konulması yetkili hamilin tüm cirantalara başvuru hakkına helal getirmeyeceğini, hamile karşı poliçeye imza koyanların müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını, davacıların icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunarak , borcu kabul ettiklerini, davacıların kötüniyetli olduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında, davalı tarafından davacılar ve dava dışı keşideci ile lehtara karşı kambiyo senetlerine özgü takip başlattığı, takibe konu ... Maltepe E-5 Şubesine ait, 15.09.2017, 06.10.2017, 13.10.2017, 27.10.2017, 10.11.2017, 17.11.2017, düzenleme tarihli, 190.000,00 TL bedelli 6 adet çekin, keşidecisinin dava dışı .... Ltd. Şti, lehtarının .... AŞ olduğu, çeklerin arkasında sırasıyla , lehtar ... şirketi, ... Tic. AŞ ve .... Ltd. Şti. cirolarının bulunduğu, asıl alacak ve ferileri olmak üzere 1.263.48,18 TL alacağın tahsilinin talep edildiği görülmektedir.Somut olayda, davalı çekin hamili, davacılar ise ara cirantalarıdır. Uyuşmazlık ve takip konusu çekte dava dışı ... Tic. A.Ş. lehtar olarak gösterilmiş, lehtar tarafından ciro edilmiş, davacıların cirolarından sonra tekrar lehtar ... Tic. A.Ş.’y ciro yoluyla devredilmiştir. 6102 sayılı T.T.K 793 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karinedir. Bu durumda çek 6102 sayılı T.T.K 788/3 maddesi hükmü uyarınca, tedavül kabileyetinin devam ettiği süreçte , ciro çizilmeden geriye ciro yoluyla lehtara devredilmiş ve lehtar tarafından bu kez tedavüle sokularak davalı hamile ciro edilmiştir. Dava dışı lehtar geriye ciro yolu ile temlik ettiği çek nedeniyle ilk cirosu ile geriye doğru cirosu arasında yer alan ciro sebebi ile sorumluluğu bulunan kişilere başvuramaz. Zira bu durumda geriye ciro ile çeki devralan lehtar bonoyu devretmeden önceki konumuna gelmiş olduğundan somut olayda çeki davalıya devretmeden önce ancak keşideciye başvurabilir konumdadır. Lehtarın iki cirosu arasında sorumluluğu bulunan ara cirantalara başvuramaması lehtar ile sınırlı olup, çek ara cirolar iptal edilmeden geriye ciro yoluyla lehtara devredilmiş olup lehtarın bu çeki tekrar ciro etmesi mümkün olduğuna ve çekte imzası bulunanların hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlulukları bulunduğuna göre , lehtarın çekte ara ciranta konumunda olması, ara ciranta olan davacıların lehtara karşı sorumluluklarının kalmamış olması, çeki düzgün ciro yolu ile edinen hamile karşı da sorumluluklarının kalmadığı sonucunu doğurmaz ve hamilin alacak hakkını ortadan kaldırmaz. Çeki lehtardan ciro ile devralan, geriye doğru cirodan önce çekte cirosu ve sorumluluğu bulunmayan davalı hamile karşı, çekte imzası bulunanların müracaat haklarının da bulunmadığı ve kötüniyetli olduğuna dair ispat bulunmayan yetkili hamilin çekte sorumluluğu bulunanların tümüne başvurabileceği açıktır. Yargıtay 11. H.D, 2022/2615-2023/2796"Dosya kapsamından, dava konusu çekin geriye ciro ile düzenleyene verildiği, düzenleyenin de tekrar tedavüle sokarak davalı hamile çeki verdiği, ciro zincirinde kopukluk olduğu iddiasının da davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilmediğine göre muntazam ciro silsilesi ile hamil olan davalı meşru hamil olup, davanın reddi gerekirken.." Yargıtay 11. H.D, 2020/3608 -2021/112"Dava konusu çek incelendiğinde; ... tarafından keşide edilip lehtar olan davalı keşideci ... teslim edildiği, ... tarafından çekin keşidecisine iade edilmesi sırasında davacının cirosunun iptal edilmediği, çekin yeniden ciro edilerek kullanıldığı, davalının yaptığı işlem çekin "geriye cirosu" olup, davacının keşideci dışındaki yeni hamillere karşı sorumluluktan kurtulabilmesi için ya cirosunu iptal etmiş olması ya da kendisinden sonraki hamillerin kötüniyetli olduklarını kanıtlaması gerektiği, davalının kötüniyetli hamil olduğunda kanıtlanamadığı, davacının iade sırasında cirosunu iptal etmeyerek çekin piyasaya yeniden sürülmesi halinde keşideci dışındaki kişilere karşı sorumlu olmaya devam edeceği, bu nedenle menfi tespit davasının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,.. ONANMASINA"Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarih, 2020/984 E., 2021/690 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının tahsili ile, peşin yatırılan 21.569,71 TL harçtan fazladan yatan ile 21.142,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,4/b-Davacılar tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 168.935,30 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 202,10 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25