SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1330 E. 2024/1146 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1330

Karar No

2024/1146

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1330

KARAR NO: 2024/1146

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 10/06/2021

NUMARASI: 2020/280 E. - 2021/128 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... nolu "..." tasarımının, yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığını, ilgili ürünün özellikle "..." modellerinden esinlenilerek yapılan salata kasesi olduğunu, internetteki arama motorlarında "..." yazılıp arama yapıldığında, dava konusu ürünle benzer birçok ürünün yer aldığını, sos ve salata kaselerinde sıklıkla kullanılan bu modelin WIPO nezdinde 1930 yılından bu yana birçok kez tescil edildiğini, halihazırda bilinen bir modelin biraz büyütülerek yapılacak tasarımların yenilik unsuru taşımadığını, dava konusu ürünün ... modeli olduğunu, bu firmanın 2010 yılından beri çıkarttığı kataloglarda yer alan bir ürün olduğunu, davalı ve kardeş firması olan ...'in TPMK nezdinde aldıkları tasarım tescillerinin büyük bir kısmının ... firmasına ait olduğunu, söz konusu firmaların kötü niyetle aldıkları bu tescillerine dayanarak Türkiye'deki rakiplerine sürekli dava açtıklarını ve taleplerde bulunduklarını, davalı adına olan birtakım tasarım tescillerinin itirazlar üzerine reddedildiğini, davalının mükerrer tasarım tescili dahi yaptığını, dava konusu ürünün birebir aynısı veya çok benzerlerinin, yurtiçi ve yurtdışı birçok firma tarafından üretildiğini ve tescil edildiğini, davalının dahi söz konusu ürünü, tescil tarihi olan 2015 yılından önce üretip sattığını, davalı şirketin kardeş işletmesi olan ..'ya ait www...com.tr sitesinde dava konusu ürüne "..." adının verildiğini, google arşiv kayıtları incelendiğinde, söz konusu "..." ürünlerinin 23 Ekim 2014 tarihinden beri internet sitesinde yer aldığının görüleceğini, iddia ederek, davalı adına tescilli ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının haksız olduğunu, davacının uzun süre sessiz kalma sebebiyle huzurdaki davayı açma hakkının bulunmadığını, müvekkilinin bu tasarımı geliştirilmesine, tesciline ve üretimine yoğun emek ve yüksek miktarda yatırımı olduğunu, müvekkilinin bu çaba, emek ve başarısını taklit edilerek, emek vermeden ve yatırım yapmadan taklit ürünleri taklit markalarla piyasaya sunup haksız kazanç elde etmek isteyenin davacı taraf olduğunu, müvekkilinin tasarımlarının ingiliz firması olan "..."den alındığını ve tasarımlarının çoğunun hükümsüz kılındığı kılındığı iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığının, bu iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin tasarımının özel, saedece müvekkilinin sırrını bildiği bir malzemeden üretildiğini bu sebeple hem temas bakımından hem de kullanım bakımından tasarımsal farklılıkların olduğunu, tasarımdaki yenilik ve ayırt ediciliğin gayet açık olduğunu, müvekkilinin aleyhine bu davanın açılmasının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemenin gerekçesinde SMK’nın çeşitli maddelerine ve mezkur bilirkişi raporuna atıf yapmakla yetindiğini, hangi sebeplerle ilgili hükümlere dayandığını açıklamadığını, eksik ve kendi içerisinde çelişkiler barından bilirkişi raporunun yeterli görülmesine istinaden dosyanın sektöründe uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi talebi reddedilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Yerel Mahkeme tarafından, davacının sunduğu delillerin bilirkişi raporunda yenilik ve ayırt edicilik unsuru bakımından incelemeye esas alınamayacağı sonucuna varılmış olmasına rağmen davacıdan başkaca delil talep etmeyerek ve esasa ilişkin delillerin toplanmaması sebebiyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Uzun süre sessiz kalma sebebiyle hak kaybı, zaman aşımı, dava hakkının kötüye kullanılması gibi diğer itirazların değerlendirilmediğini, Bilirkişiler tarafından davacının sunduğu web adreslerinde ya dava konusu tasarıma benzer olarak sunulan tasarımın bulunamadığını, ya da web sitelerinin arşivlenmiş sürümlerinin olmamasından ötürü içeriklerin ne zaman, kimin tarafından yüklendiğinin bilinmediğini, bu sebeple davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurunu incelerken dikkate alınamayacaklarının haklı ve yerinde bir şekilde ifade edildiğini, Bilirkişi heyetinin, raporda bir yandan davacının sunduğu delilleri kabul etmezken diğer yandan raporun “5. sonuç” başlıklı kısmında “dava dosyasına sunulan deliller” i de değerlendirerek müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik nitelik ve özelliklerine sahip olmadığı sonucuna vardığını, bu hususun tek başına raporun çelişkili olduğunun en önemli göstergesi olduğunu, Mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerekirken mevcut yetersiz rapora göre karar verilmesi sonucu kurulan hükmün eksik inceleme ihtiva etmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişi heyeti re’sen yaptığı incelemede 2 veya 3 tane web sitesini dayanak göstererek müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığı değerlendirmesine vardığını, bu şekilde rapor düzenlenmesi ve bu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, koskoca internet veri tabanında 2-3 tane, hem de ne zaman kimin tarafında yüklendikleri belli olmayan, erişilemez durumdaki içerik ile yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapılamayacağını, rapor sunan heyette, aralarında sektörde uzman bir bilirkişinin bulunmadığını, Bilirkişi raporunda her ne kadar dilekçede sunulan görselin, belirtilen sitede, 04.06.2014 tarihli sürümde bulunduğu ifade edilmekteyse de bu adrese girilip incelendiğinde raporda yer bulan bu görselin bu sitede bulunmadığını, bu sitede bu görsel bulunsa bile (ki bulunmamaktadır) bahse konu adreste tespit edildiği ifade edilen görselin bu siteye 04.06.2014 tarihinde yüklenip yüklenmediğinin anlaşılamadığını, raporun sonuç kısmında yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapılırken davalının ürünü ile mukayese edilen ürünün de dilekçede görseli yer alan ürün olmadığını, Belirtilen adresler incelendiğinde; bahse konu her iki sitede, içeriğin - görselin yüklenme tarihini gösteren veya teyit eden bir bilgi bulunmadığını, aksine ikinci sitede 2021 yılı görüldüğünü, Davalının tasarımının iki farklı tasarım olduğunu, uzunluğu, ağırlığı, boyu, açıları, kıvrımları, zemin temas alanı, duruşu, kısa ve uzun yanlarının boyu gibi tüm detaylarda açıkça birbirinden ayrıldığını, bir sitedeki bir görselle değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, nitekim, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin değerlendirilmesi bakımından tek boyutlu görsel mukayesesinin yetersiz olduğunu, iki tane fotoğrafı veya çizimi yan yana koyup yenilik veya ayırt edicilik incelemesi yapılamayacağını, bu tasarımların üretilmiş ürünler olduğunu, kağıt üstü tasarımlar olmadığını, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde ürün mukayesesi yapılması gerektiğini, raporda ise bunun yapılmadığını, tek boyutlu, tek açılı, ürünü görmeden, dokunmadan, ele almadan, ölçmeden, tartmadan, masaya koymadan, kullanmadan bunların yenilik ve ayırt ediciliğine bir internet sitesi görseliyle, hem de bu sitede 2021 yazarken karar vermenin isabetli olmadığını, Tasarımcının seçenek özgürlüğünün değerlendirmede dikkate alınmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava davalı yana ait ... tescil numaralı "..." tasarımın hükümsüzlüğü taleplidir. Tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davalarında, sessiz kalma yoluyla hak kaybı bakımından kanunda bir süre öngörülmediği, tasarımın yenilik ve ayırtediciliği yönünden yönünden ileri sürülen iddianın kamu düzenine ilişkin olduğu, her aşamada hakim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilinin ''sessiz kalma yoluyla hak kaybı iddiası'' yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalı adına tescilli ... nolu tasarımın tescil başvuru tarihi olan 01/10/2015 tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, öncesinde kamuya sunulduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, hükümsüzlük kararının yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarih ve 2020/280 E.2021/128 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 118,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapkonusuesastanKaynaklanan)istinafreddinedereceTasarımHükümsüzlüğündenistanbulgerekçesebepleriEndüstriyel(EndüstriyelkararıTasarımınmahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim