İstanbul BAM 44. HD 2021/1347 E. 2024/1141 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1347
2024/1141
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1347 Esas
KARAR NO : 2024/1141
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/07/2021
NUMARASI : 2021/58 E. - 2021/127 K.
DAVANIN KONUSU: Patent (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;1904 yılında 7 dokuma tezgahı ile ilk olarak faaliyete başlayan müvekkilinin, "..." markası altında denim kumaşları ürettiğini, müvekkilinin denim kumaşlarına ilişkin geliştirici ve iyileştirme çalışmaları kapsamında Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde TR 2016/09029 T4 sayı ile tescilli "Kompozit sterç iplik, işlem ve kumaş" buluş başlıklı patent konusu ürün geliştirdiğini, söz konusu buluşun bir kompozit streç ipliğe ve bu tür bir ipliği içeren streç dokuma kumaş ile bahsedilen streç ipliğin üretimi için bir tertibata ve usulüne ilişkin olduğunu, müvekkilinin uzun çalışmalar ve yatırımlar sonucunda elde ettiği buluşları ve bu buluşları koruyan tescillerini korumak amacıyla yapmış olduğu inceleme ve araştırmalar neticesinde, davalı tarafından ... kodlu ürünlerinden haberdar olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin, davalıya ait ürünlerden temin ederek, yapmış olduğu analiz ve araştırmalar sonucunda, davalı yana ait ... kodlu davalı yana ait ürünlerin, müvekkilinin 2016/09029 sayılı patentine tecavüz teşkil ettiği hususunun tespit edildiğini ve davalı yanın söz konusu fiillerinin müvekkili patent haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, patente tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, söz konusu patent tecavüzü durumunun önlenmesini, tecavüzlü ürünlerin üretilmesinin, satışının, ithal ve ihracının önlenmesini, imhasını, şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, patent tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren, Merkez Bankası'nın Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davacı yanın patentine tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin mevcut olmadığını, davacı tarafından müvekkiline ait olduğu iddia edilen ürünlerin, nereden, kimden, nasıl ve ne şekilde temin edildiği ifade edilmediği gibi, bahse konu ürünlerin müvekkili şirketten alındığına ilişkin faturaların da dosyaya ibraz edilmediğini, müvekkili şirket tarafından üretilen N-AXEL SAPPHIRE D7135/M 1111 ve VALDEZ SAPPHIRE D7343/N392 kodlu kumaşların ve kumaşlarda kullanılan ipliklerin, davacının dava konusu patentinden daha önce 16/04/2008 tarihinde başvurusu yapılan ve EPO nezdinde EP 2 145 034 B1 sayılı ve TPMK nezdinde 17/04/2007 rüçhan tarihli 2017/02040 sayılı ve "Denim Kumaş" başlığı ile koruma altında olan patente dayanmakta olup, davacı yanın patent tecavüzü iddialarının asılsız olduğunu, davacı adına TR 2016/09029 T4 sayı ile tescilli patentin, EP 2 145 034 B1 sayılı Avrupa patentinin Türkiye'de valide edilmesi ile tescillendiğini, rüçhan tarihi 12/11/2010, başvuru tarihi ise 14/11/2011 olduğunu, buna göre US 2008/0318485 ("D1"), US 2010/028142 ("D2"), US 20060116044 ("D3"), US 2007/0135009 ("4") ve JP 2008/297646 ("5") dokümanları karşısında patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığını ve yenilik kriterlerinden yoksun olduğunu iddia ederek, asıl davanın reddini ve davacı/karşı davalı adına TR 2016/09029 sayı ile tescilli patentin tüm istemler yönünden hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada patent tecavüzüne ilişkin hükme esasa alınabilecek bir bilirkişi raporunun bulunmaması ve bilirkişi raporlarının Mahkemenin teknik sorularına çözüm getirmemesi sebebiyle, müvekkilinin 2016 090929 nolu patentinde bağımsız istem olan İstem 1 altında yer alan “Bahsedilen ikinci elyaf en azından 9693 olan bir elastik düzelmeye sahiptir” ifadesindeki elastik düzelme değerinin ölçülebilirliği ve“birlikte-ekstrüzyon” ifadesinden ne anlaşılması gerektiğine ilişkin Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 07.06.2021 tarihli, ... Hukuk Bürosundan ... tarafından hazırlanan 9.06.2021 tarihli teknik mütalaalar, Avrupa Patent Vekili Dr. ... tarafından hazırlanan ve Centrocot SpA'da Çok Sektörlü Araştırma ve İnovasyon Alanında çalışan ... tarafından hazırlanan uzman görüşlerinin sunulduğunu, bu mütaalaların iddialarını desteklediğini, Bilirkişi heyeti her ne kadar müvekkilinin patentinin hükümsüz kılınamayacağına ilişkin isabetli görüşünü korumuşsa da, dosyanın kendilerine tesliminden yaklaşık 8 ay sonra mahkemenin asıl talimatlarına tamamen aykırı ve kendi beyanlarıyla da anlaşılacağı üzere son derece eksik bir rapor hazırlayarak dosyasına sunmuş olduğunu, anılan bilirkişi raporunun tecavüze ilişkin isabetsiz tespitlerine itirazlar sunulmuşsa da Yerel Mahkemece, bu itirazların göz önünde bulundurmaksızın asıl davanın reddine karar verildiğini, bilirkişilerin, raporlarının 6. sayfasında yer alan beyanları ile yerel mahkemenin talimatları aksine davalı tarafın kumaş numunelerini incelemediklerini açıkça ikrar ettiklerini, mübrez raporlar incelendiğinde müvekkilinin patentinin ihlal edilip edilmediği hakkında kesin bir tespitte bulunabilen tek bir rapor dahi sunulmadığını,Dosyaya en son sunulan 28.02.2020 tarihli raporun, Yerel Mahkemenin davalıya ait kumaş numunelerinin de incelenmesine ilişkin açık talimatına karşın, inceleme yapmadığını,Bilirkişilere, yalnızca ... D7135/M 1111 ve ... D7343/N392 kodlu ürünlerin üretim ve satışının yapılıp yapılmadığını tespit etmesi için talimat verilmiş olup, tecavüzün varlığı hakkında bir değerlendirme yapılması için yetki verilmediğini, davalı - karşı davacının dilekçesinde de kabul edilen bu durumun, teknik bilirkişinin raporunun isabetsiz olmasına yol açtığını, Bunun yanı sıra dava dilekçesi ekinde yer alan söz konusu test raporları incelendiğinde dava konusu ürünlerin çekirdeğinde kullanılan filamentlerin T400 ve Lycra ipliklerinden oluştuğunun açık şekilde görüldüğünü, buna karşın Sn. ... esas ve ek raporlarına konu olan laboratuvar testlerinde, eksik bir inceleme yapılması dolayısıyla, esnetilebilen çekirdek içerisinde yer alan ipliklerden ikincisinin sehven “polyester iplik” olarak belirtildiğini,
Söz konusu çekirdekteki ipliğin polyester (PES) mi yoksa T400 mü olduğunu tespit etmeye ilişkin incelemenin gözle yapılması mümkün olmadığı gibi, elastik düzelme oranına ilişkin testlerin çekirdekteki elyafların bobin üzerindeki işlem görmemiş halleri üzerinde uygulanması gerektiğini,Gerçekten de bilirkişinin davalıların çift özlü iplikleri üreten makinelerinin incelenmesi gerektiği yönündeki açıklamalarına itibar edilemeyeceğini, her şeyden önce müvekkilinin patentinin, doğrudan kompozit streç iplikleri üretmeye yarayan bir makineyi değil; patentte ifade edilen özelliklere sahip kompozit iplikleri/kumaşları ve bunların üretimi için gerekli işlem ile usulleri açıkladığını, bilirkişinin açıklamalarına karşın, davalı - karşı davacının mütecaviz kumaşları üretirken ne tür bir makineyi kullandığından ziyade, çekirdekteki iplikleri hangi yöntemle ve ne kadar sıklıkla temas edecek şekilde birleştirdiğinin önem teşkil ettiğini, davalı - karşı davacının kullandığı makinenin, müvekkilinin buluşunu türetmek için kullanılan bir araçtan daha fazlasını ifade etmediğini,İstinaf dilekçesinde yapılan teknik açıklamalar dikkate alındığında, davalının müvekkilinin patentinde yer alan birlikte ekstrüzyon yöntemini kullandığını, zira davalı tarafından da ikrar edildiği üzere mütecaviz ürünlerde elde edilen çekirdekteki birinci ve ikinci elyafın birlikte hareket etmesi amacıyla, elyaflar ştapel elyafından kılıf içerisine birlikte beslenmeden hemen önce V şeklinde bir silindir ile birleştirildiğini, birlikte ekstrüzyon yönteminde 1. ve 2. elyaf önceden farklı bir makinede birleştirilmemişse de, iki elyaf pamuk kılıfın içerisine beslenmeden önce ekstüre edilerek bir araya getirilmekte ve devamlı olarak ve birçok noktada temas etmekte olduğunu, dolayısıyla, Sayın ... yorumlarının aksine davalının mütecaviz ürünleri üretmede kullandığı metodunun, müvekkili patentinin kapsamı dışında kalmadığı ve “birlikte ekstrüzyon” metodunun bir başka ifadesi olduğunu, ... da raporundan anlaşıldığı üzere, incelemeye konu ipliklerde de çekirdeği oluşturan elyafların büküm öncesi birlikte beslendikten sonra pamuk elyafından bir kılıf ile birlikte bükülmüşlerdir; başka bir deyişle, incelemeye konu kumaşlar “birlikte ekstrüzyon” yönteminin kullanılması suretiyle üretilmekte olup müvekkilinin patentine tecavüz ettiğini, Bilirkişi heyetinin de tecavüze dair alınan 1 ve 14 nolu istemler hakkında değerlendirmelerinin eksik olduğunu kabul etmekle beraber, 1 ve 14 nolu istemlerin davalı kumaşlarında karşılanıp karşılanmadığını katiyen incelemediğini, bu doğrultuda bilirkişilerin anılan istemlerde eksik bir inceleme yapıldığını kabul etmesine rağmen, müvekkili patentinde 1 ve 14 nolu bağımsız istemindeki özelliklerin tamamı davalı ürünlerinde tespit edilemediğinden, söz konusu ürünlerin patentin koruma kapsamında kalmadığı sonucuna ne şekilde vardıklarının anlaşılamadığını,
Bu doğrultuda, müvekkili tarafından gerçekleştirilen kumaş analizleri ve dosyaya sunulan teknik mütalaalar doğrultusunda davalının ürünlerinin birlikte ekstrüzyon metodu kullanılarak üretildiğini ve 093 elastik düzelme özelliği dahil tüm unsurları karşıladıklarını, davalının kumaşlarının müvekkilinin patentine tecavüz ettiğinin kabulü gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; patente tecavüzünün varlığı söz konusu olmadığını, gerek mevcut raporlar gerekse sunulan uzman görüşlerinin bir patent tecavüzünün söz konusu olmadığını açık bir şekilde ortaya koyduğunu, bu durumun, ek bir teknik inceleme gerekmeksizin patent hukukuna hâkim bir kişi tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğini, patent tecavüzü iddiaları çerçevesinde davacı /karşı davalı şirkete ait patentteki en az iki unsurun karşılanmadığını, Uzman görüşlerinin hiçbirisinin müvekkili şirkete ait ürünleri incelemediğini ve 2016/09029 sayılı patent ile müvekkili şirket ürünleri arasında bir patent tecavüzü değerlendirmesi yapmadığını, bilirkişilerin yeterli uzmanlığa sahip olmadığını,Ancak mevcut bilirkişi raporlarının tecavüzün şartlarının oluşmadığını ortaya koyduğunu, dosya kapsamında pek çok bilirkişi raporu tanzim edildiğini, bunlara ilişkin itirazlar söz konusu olsa da, dosyaya bir bütün olarak bakıldığında aslında en azından “ön işlem” unsurunun müvekkili şirket ürünlerinde olmadığı hususu açısından uzmanlar arasında görüş birliği bulunduğunu, Uyuşmazlık konusu ürünlerde kullanıldığı düşünülen T400 ipliğine ilişkin davacı/karşı davalı şirket tarafından sunulan test sonuçlarının, müvekkili şirkete ait kumaşların patent tecavüzü kapsamında kalmadığını gösterdiğini,Davacı/karşı davalı şirket tarafından ön işlem ve birlikte ekstrüzyon hususlarına ilişkin ileri sürülen beyanların, hukuki yorum sınırlarını aştığını, 2016/09029 sayılı patentte bir ön işlem öngörülmekte iken müvekkili şirkete ait numunelerin hiçbir şekilde ön işleme tabi tutulmadığını, bu hususun tartışmalı olmadığını, önemli olan hususun, “çekirdeğin” bir kılıfla kaplanmasından ziyade, elyafların en azından çok sayıda noktada birbirine karıştırma, birlikte ekstrüzyon veya bükmeyle birbirine bağlanması olduğunu, söz konusu unsurun, dava konusu 2016/09029 sayılı patentin hem ürün istemi olan 1. isteminde hem de usul istemi olan 10. isteminde açık bir şekilde yer aldığını, anılan hususun, patent başvurusunun yapıldığı haliyle istemde yer almıyor iken başvuru sürecinde sonradan ve hak iddiası daraltılmak suretiyle Avrupa Patent Ofisince tescile ancak bağlanabildiğini,Dosya kapsamında patent hükümsüzlüğü iddisına ilişkin tanzim edilen 28.02.2020 tarihli Bilirkişi Raporu'nda, davacı/karşı davalı şirkete ait 2016/09029 Sayılı patentin 1 ve 14. istemleri dikkate alındığını, halbuki patent tecavüzü incelemesinden farklı olarak hükümsüzlük incelemesinde sadece patentteki bağımsız istemler değil, bir bütün olarak patentin incelenmesi gerektiğini, öncelikle bu eksiklik dolayısıyla karşı davanın reddine yönelik Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Zira 2016/09029 sayılı patentin; açık ve teknikte uygulanabilir olmadığını, ayrıca yenilik ve buluş basamağı kritelerini de içermediğini,2016/09029 sayılı patentin, teknik alanda uzman kişi tarafından anlaşılıp, uygulanamadığını, zira patentte yer verilen bazı ifade ve özellikle rakamsal değerlerin muğlak ve uygulanamaz olup bu haliyle patentin yeterince açık ve uygulanabilir olmadığını, söz gelimi önemli bir uyuşmazlık noktası olan ve “ikinci elyafın V93 elastik düzelme oranına” sahip olması unsurunun hangi ortamlar hangi şartlarda hangi standartlarla ölçüleceğinin beyan edilmediğini,551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (“551 sayılı KHK”) 129/b. Maddesi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (“SMK”) 92. maddesi çerçevesinde buluşun yeterli oranda “açık, düzenlendiğini, davacı/karşı davalıya ait 2016/09029 sayılı patentin “açıklık” kriterini sağlamadığını, EPO Temyiz Kurulu'nun açık içtihadına ve EPO nezdinde ilk başta tescil edildiği halde daha sonra yeterince açık olmadığı için hükümsüz kılınan pek çok patentin varlığına rağmen, bilirkişi heyeti tarafından 2016/09029 sayılı patentin sadece EPO nezdinde tescilli olmasına dayanılarak bir kanaate varıldığını, bu kanaatin kabul edilemeyeceğini, patentin, mevcut tarifname ve istemleriyle uygulanabilir olup olmadığı, patentte yer alan rakam ve değerlerin hangi standartlara göre tespit edileceği, ilgili teknikte pek çok anlam taşıyan kavram ve kelimelerin 2016 09029 Sayılı patent kapsamında nasıl anlaşılacağı gibi hususların irdelenmesi gerektiğini, Sonuç olarak, karşı davaya ve teknik alanda uzman kişi tarafından uygulanabilir olmaktan uzak olduğu izahtan konu 2016/09029 sayılı patentin ve istemlerinin muğlak vareste olduğunu, davacı/karşı davalı patenti, patent hukukunun temelini teşkil eden buluşun “konusunda uzman olan bir kişinin onu uygulayabileceği şekilde açık ve tam olarak” belirtilmesi ilkesini karşılamadığını, hâlbuki bilirkişi heyeti ve raporu dayanak kabul eden yerel Mahkeme tarafından bu hususlar dikkate alınmaksızın EPO Temyiz Kurulu içtihatlarına aykırı şekilde patentin EPO nezdinde tescil edilmiş olması yeterli görülerek patentin ve istemlerinin teknik alanda uzman kişi tarafından uygulanabilir olduğu kanaatine varılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, bu sebeple karşı dava yönünden Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak 2016/09029 sayılı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, 2008/0318485 sayılı patent karşısında davacı/karşı davalı şirkete ait 2016/09029 sayılı patent yenili kriterini haiz olmadığını, ayrıca patentin buluş basamağını içermediğini, Davacı/karşı davalı şirketin patentinde bir ön işlem öngörülmekte iken, müvekkili şirketin kumaşlarında herhangi bir ön işlem olmadığının bütün raporlarda açıkça vurgulandığını, doğal olarak karşı taraf patentine yenilik vasfını kazandırdığı iddia edilen bu unsurun, zaten müvekkili şirketin kumaşlarında olmadığını, benzer şekilde “ikinci elyafın en azından ''493 elastik düzelme” unsurunun sağlanmadığını, aksi yöndeki davacı/karşı davalı test sonuçlarının, patentteki diğer unsur olan 420 elastik uzama oranı kısılarak oluşturulduğunu, eğer 020 elastik uzama uygulanırsa, eleastik düzelmenin 493 olmayacağını, dosyanın bu haliyle patent tecavüzü olmadığı konusunda nihai bir kanaate ulaşmaya yetecek görüş ve rapor içerdiğini, Yerel Mahkemenin asıl davaya ilişkin ret kararının yerinde olduğunu, öte yandan davacı /karşı davalı şirkete ait patentin açık, net ve teknikte uzman kişi tarafından uygulanabilir olmadığını, dava dosyasına konu patentte yer verilen uzmana, geri çekme büzülme vs değerlerin test standartlarının patentte açıkça beyan edilmemesi gibi pek çok husus aslında patentin uygulanabilir ve anlaşılabilir olmadığını ortaya koyduğunu, bunun dışında 2016/09029 sayılı patentin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini de içermediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dosyada patent tecavüzüne ilişkin hükme esasa alınabilecek bir bilirkişi raporunun bulunmaması ve bilirkişi raporlarının Mahkemenin teknik sorularına çözüm getirmemesi sebebiyle dosyaya müvekkilinin 2016 090929 nolu patentinde bağımsız istem olan İstem 1 altında yer alan “Bahsedilen ikinci elyaf en azından 9693 olan bir elastik düzelmeye sahiptir” ifadesindeki elastik düzelme değerinin ölçülebilirliği ve “birlikte-ekstrüzyon” ifadesinden ne anlaşılması gerektiğine ilişkin Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 07.06.2021 tarihli, ... Fikri Mülkiyet Hukuk Bürosundan ... tarafından hazırlanan 9.06.2021 tarihli teknik mütalaalar, Avrupa Patent Vekili Dr. ... tarafından hazırlanan ve ...'da Çok Sektörlü Araştırma ve İnovasyon Alanında çalışan ... tarafından hazırlanan uzman görüşlerinin sunulduğunu,Bilirkişi raporlarının oldukça eksik ve yetersiz olduğunu, davalı tarafın kumaş numunelerinin incelenmediğini, müvekkilinin patentinin ihlal edilip edilmediği hakkında kesin bir tespitte bulunabilen tek bir rapor dahi sunulmadığını,Müvekkilinin patentinin, doğrudan kompozit streç iplikleri üretmeye yarayan bir makineyi değil; patentte ifade edilen özelliklere sahip kompozit iplikleri/kumaşları ve bunların üretimi için gerekli işlem ile usulleri açıklamakta olduğunu, bilirkişinin açıklamalarına karşın, davalı - karşı davacının mütecaviz kumaşları üretirken ne tür bir makineyi kullandığından ziyade, çekirdekteki iplikleri hangi yöntemle ve ne kadar sıklıkla temas edecek şekilde birleştirdiğinin önem teşkil ettiğini, zira davalı - karşı davacının kullandığı makinenin, müvekkilinin buluşunu türetmek için kullanılan bir araçtan daha fazlasını ifade etmediğini, Ayrıca müvekkilinin patentinin; tek veya çift besleme gibi bir ayrım yapmaksızın, elastomultiester ve elastan elyaflardan oluşan çekirdek ipliklerin çok sayıda noktada birbirine karıştırma (tekstil sektöründe bilinen adıyla “puntalama')) bükme twisting) veya birlikte ekstrüzyon (co-extrusion) yöntemlerinden biri ile birleştirilerek, kesik elyaf kılıfın içerisine beslenmesini açıkladığını,
Sayın Akkaya'nın da raporundan anlaşıldığı üzere, incelemeye konu ipliklerde de çekirdeği oluşturan elyafların büküm öncesi birlikte beslendikten sonra pamuk elyafından bir kılıf ile birlikte büküldiklerini, başka bir deyişle, incelemeye konu kumaşların “birlikte ekstrüzyon” yönteminin kullanılması suretiyle üretilmekte olup müvekkilinin patentine tecavüz ettiğini, Dolayısıyla bilirkişi heyetinin de tecavüze dair alınan önceki tarihli raporların 1 ve 14 nolu istemler hakkında değerlendirmelerinin eksik olduğunu kabul etmekle beraber, 1 ve 14 nolu istemlerin davalı kumaşlarında karşılanıp karşılanmadığını katiyen incelemediğini, bu doğrultuda bilirkişilerin anılan istemlerde eksik bir inceleme yapıldığını kabul etmesine rağmen, müvekkilinin patentinde 1 ve 14 nolu bağımsız istemindeki özelliklerin tamamını davalı ürünlerinde tespit edilemediğinden söz konusu ürünlerin patentin koruma kapsamında kalmadığı sonucuna ne şekilde vardıklarının yine anlaşılamadığını,Bilirkişi Heyetinin, 19.03.2021 tarihli raporunun patent tecavüzüne ilişkin kısmının, kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere numuneler üzerinde inceleme yapmaksızın, bir önceki raporun hatalı ve eksik sonuç kısımlarına dayanarak hazırlanmış olması ile hükme esas alınmaya elverişli olmaması sebebiyle, yeni bir heyet oluşturularak ve önceki raporlara itirazlar ile sunulan mütalaalar dikkate alınarak davalının davaya konu kumaşlarının ve en az 493 elastik düzelme özelli ipliğinin incelenmesi suretiyle bu hususta yeni bir rapor alınmasını talep edildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava, patente tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i, maddi-manevi tazminat talepli olup, karşı dava ise, davacı/karşı davalı adına 2016/09029 sayılı patentin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlar incelendiğinde, TR 2016/09029 T4 sayılı "Kompozit streç iplik, işlem ve kumaş" buluş başlıklı patent belgesinin, 14/11/2011 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca istinaf edilmiştir.Mahkemece, dava konusu 2016/09029 tescil nolu patentin patent verilebilirlik koşullarını taşıyıp taşımadığı , yeni olup olmadığı, buluş basamağı içerip içermediği ve sanayiye uygulanabilir olup olmadığı değerlendirilerek hükümsüzlük koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden üç kişilik bilirkişi heyeti 28/02/2020 tarihli raporlarında; davacı/karşı davalıya ait 2016/09029 patentin 1-15 nolu tüm istemlerinin patent verilebilirlik koşullarını taşıdığı, yeni olduğu, buluş basamağı içerdiği ve sanayiye uygulanabilir olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yine dosyanın gönderildiği bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 19/03/2021 tarihli raporda; kök raporda yer alan görüşleri ile aynı olarak davacı/karşı davalıya ait 2016/09029 patentin 1-15 nolu tüm istemlerinin patent verilebilirlik koşullarını taşıdığı, yeni olduğu, buluş basamağı içerdiği ve sanayiye uygulanabilir olduğu, davacı/karşı davlaıya ait patentin 1 nolu bağımsız istemindeki özelliklerinin tamamı veya 14 nolu bağımsız istemindeki özelliklerinin tamamının, davalı/karşı davacıya ait N-AXEL SAPPHIRE D7135/M 1111 ve VALDEZ SAPPHIRE D7343/N392 kodlu ürünlerde tespit edilemediği, söz konusu ürünlerin patentin koruma kapsamında kalmadığı görüşünün beyan edildiği anlaşılmış olup, Mahkemece karşı davaya konu hükümsüzlük talebinin reddine, patente tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın da reddine karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinde; mahkemece ilk olarak Malatya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla 05.01.2018 tarihli rapor alındığı raporda; söz konusu kumaşların, İstem 1 “de ifade edilen formattaki bir ipliği içerdiğinden, streç birer kumaş olduklarından ve bir denim kumaş olduklarından 1., 7. ve 8. İstemleri karşılamadığı, ancak; tarifnamede, “Buluşun Özeti” kısmında söz konusu ipliğin üretiminin, ''Burada açıklandığı gibi bir ipliğin üretilmesi için bir tertibat, en azindan bir pamuk fitilin barındırılması için vasıtaları ve her makara ve iğ için kompozit bir çekirdek bobinini içerir ve ay bir iğ veya eşdeğer bir cihaza pamuk ştapel elyafıyla birlikte beslenmeden önce kompozit çekirde ipliğin çekilmesi için germe merdanelerini içerir.” devamında bir başka bölümde; “Buluşa uygun olarak, kompozit elastik çekirdek, ştapel elyafıyla eğirilmeden önce eşnetil ve bir başka bölümde; “İki elyaf, birbirine karıştırma, bükme veya birlikte ekstrüzyon teknolojisiyle birbirine birleştirilir ve bu birleştirilmiş çekirdek iplik, pamuk kılıfın içine yerlestirilir.” ifadeleriyle tarif edildiği, bu ifadelerde anlatılan ve patent dosyasında yer alan şekil 2 ve şekil 3'te gösterilen üretim yöntemine göre; öncelikle (4) ve (65) nolu ipliklerle esnetilebilen bir çekirdek iplik oluşturulmakta ve sonra bu çekirdek ipliğin, pamuk kılıfın içine yerleştirildiği, halbuki davalı şirketin söz konusu ipliği ürettiği iplik makinelerinde (4) ve (5) nolu ipliklerin önceden herhangi bir çekirdek iplik oluşturmadan, (4), (5) ve (3) nolu ipliğin aynı anda eğirme bölgesine beslenip iplik üretildiğinin gözlemlendiği, Uygulanan sistemde (4) ve (5) nolu ipliklerin merkezde konumlandırılıp bunların üzerinin (3) nolu iplikle kaplandığı, yani tarifnamede ayrıntıları verildiği gibi öncelikle (4) ve (5) nolu ipliklerle esnetilebilen bir çekirdek oluşturup, sonra bu çekirdek ipliği, (3) nolu pamuk kılıfın içine yerleştirme işlemi gözlemlenmediği, bu hususun, üretim yönteminde bu noktada farklılık olduğu anlamına geldiği tespitlerinde bulunduğu ve kumaş numuneleri alındığı görülmektedir.Mahkemece kumaş numunelerinin, İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi'ne gönderilerek test edilmesinin istenildiği, bilirkişi öğretim üyesi Yrd. Daç.Dr.M... tarafından yapılan testlerden sonra sunulan raporda; yapılan inceleme ve yapılan testler kapsamında, değerlendirme konusu olan N-AXEL SAPPHİRE D7135/M 11H1 ve ... kodlu kumaşlarda kullanılan atkı ipliğin ve kops halindeki ipliğin, davacıya ait 2016 09029 nolu patentin, bağımsız istem olan İstem 1'de belirtilen özelliklerden, “Bahsedilen ikinci elyaf, en azından 493 olan bir elastik düzelmeye sahiptir” özelliği dışında diğer özellikleri karşıladığı, bu özelliğin bulunup bulunmadığının ise, üniversitede bu testin yapılamadığından tespit edilemediğini beyan ettiği, bilirkişinin 18/12/2018 tarihli ek raporunda da, "özlü iplik üreten makinelerin incelenmesine ihtiyaç olduğunun " açıklandığı anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan 19/03/2021 tarihli ek raporda; "ikinci elyafın, en azından %93 olan elastik düzelmeye sahip olma unsurunun" elastik düzelme değerine ilişkin testin yapılamaması nedeniyle tespit edilemediğinden, patentin koruma kapsamında kalmadığı görüşünün beyan edildiği, davalı-karşı davacı tarafça bu rapora itiraz edildiği, itiraz dilekçesi ve istinaf dilekçesinde müvekkilinin üretim tekniğinin "dual-core" olduğu, davacı-karşı davalı şirketine ait patentte ise "core-spun" işleminin üretim usulü olarak öngörüldüğünün ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacı tarafça, bilirkişiler tarafından hükümsüzlük davası yönünden yapılan incelemeye itiraz edildiği, itirazların ek raporda tümüyle karşılanmadığı eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmış, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları birlikte dikkate alındığında; Mahkemece hükme esas alınan raporun, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olmayıp, tarafların iddia ve savunmalarını karşılamaktan uzak olduğu anlaşılmakla, mahkemece öncelikle davalı-karşı davacının fabrikasının bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak, Üniversitelerin Tekstil Mühendisliği ve Makina Mühendisi bölümleri öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişiler ile Patent vekili bilirkişilerden oluşturulacak heyetten, davalı fabrikasında inceleme yapılarak, önceki raporlara itirazların da dikkate alınarak davalı iplik üretiminin, davacı patentinin koruma kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi ve denetime elverişli rapor alınması, aynı üretim yöntemi ile üretilmesi sonucuna varılması halinde, üretimde kullanılan 2. Elyafın elastik düzelme oranının tespiti yönünden test yapılabilmesine imkan tanıyacak şekilde bilirkişilerce numune alınması ve test yapıldıktan sonra karar verilmesi, yine karşı davaya konu hükümsüzlük davası yönünden itirazları giderecek şekilde rapor düzenlenmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/07/2021 tarih, 2021/58 E. 2021/127 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25