İstanbul BAM 44. HD 2024/573 E. 2024/1133 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/573
2024/1133
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/573
KARAR NO: 2024/1133
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/07/2023
NUMARASI: 2020/636 E. - 2023/370 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket sahibi ve işletmecisi olduğu ... elektrik sistemi için davalıdan bir takım malzemeler alındığını, satın alınan malzemeler arasında otel odalarında elektrik kullanımını aktif hale getiren kart girişi ile akımı sağlayan ve ... markalı olması gereken enerji saver rölelerinin bulunduğunu, malzemelerin ... marka olması gerekirken fason ürünler kullanıldığını, bunun sonucunda sorunlar ortaya çıktığını ve ürünlerin kalitesiz olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafça ayıplı fason ürünlerin değiştirildiğini ancak değişimden sonra ürünlerden kaynaklanan 12.09.2011 tarihinde ilk yangının çıktığını, ancak sorunun giderilemediğini ve 25.02.2012 tarihinde 2. Yangının çıktığını, yangınların ayıplı ve hatalı ... markalı olmayan fason ürünlerden kaynaklandığının anlaşıldığını, ürünlerin davalı tarafça değiştirildiğini ancak sorunların yaşanmaya devam ettiğini, her iki yangın sebebiyle müvekkilinin gerek maddi gerekse müşteri kaybına yol açması nedeniyle manevi zarara uğradığını ve ticari itibar kaybettiğini, uğranılan zararın tazmini için davalıya çıkarılan ihtarnameye karşılık olarak sorumluluklarının bulunmadığı yönünde cevap verdiklerini beyanla uğranılan zararların tazmini için 49.644,68 TL maddi ve 50.000 TL ticari itibar kayıplarından kaynaklanan manevi tazminatın en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, ilk yangından müvekkilinin hiç bir şekilde haberdar edilmediğini, ikinci yangının kusurunun ise davacıya ait olduğunu, yapılan incelemede yangın sebebinin röle ünitesinden değil duvar ünitesinden kaynaklandığını, otelin teknik servisinin ...'nun uyarılarına ve tavsiyelerini dikkate almadan yük bölümünü 3 fazlı sisteme göre yeniden tasarlama gereği duyduklarını, 16'lık röle ünitesinin yerine 3 fazlı 40 A'lık kontaktörleri tercih ettiklerini, çıkan yangınların teknik sebeplerinin araştırılmadığını, teknik rapor hazırlanmadığını, yangınların itfaiyeye dahi haber verilmediğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacıya ait Otelin elektrik tesisat projesi ve projenin uygulaması davalı şirket tarafından üstlenilmediği, uygulamanın davalı tarafça üstlenildiğinin kanıtlanamadığı, Mübrez kök raporda ifade edildiği üzere, 12.09.2011 tarihinde meydana gelen yangının davalı firmadan ürünlerin alınmasından bir sene sonra meydana geldiği, davacı tarafından 6. kat 1406 numaralı odanın içinde, odada bulunan ahşap dolabın içindeki elektrik duvar ünitesinde davalı tarafından satılan ... ürününden kaynaklandığı iddia edilen yangının, İtfaiye Yangın raporuna göre; binanın 6. kat koridorunda elektrik tesisatı kablo bağlantı uçlarındaki elektrik kontağından meydana gelen bir yangın olup, sadece koridorun islenmesine sebep olduğu ve kuru kimyevi tozla söndürüldüğü, davacı tarafından meydana geldiği iddia edilen ikinci yangına ait ise hiçbir tespit ve İtfaiye raporu bulunmadığı, Davacı tarafça zarara sebebiyet verdiği ileri sürülen yangının şüpheye yer vermeyecek ve tereddütsüz bir şekilde davalıdan satın alınan ürünlerden kaynaklandığı ve illiyet bağı bulunduğu hususlarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI Dairemizin 16.10.2020 tarih, 2020/47 esas, 2020/202 karar sayılı kararı ile; Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, bir elektrik mühendisi, iki yangın konusunda uzman, bir inşaat mühendisi ve bir mali bilirkişiden oluşan beş kişilik bilirkişi heyetinden bilimsel ve teknik açıdan denetime elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle HMK'nun 353/1-a.6 maddesine göre, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporuna göre; maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile;10.050 TL ürün bedelinin dava tarihi olan 10/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.701,00 TL (1406 No'lu oda için tadilat bedeli) ve 3.930 TL (1406 No'lu oda için gelir kaybı) olmak üzere toplam 12.631,00 TL 'nin ilk yangının meydana geldiği 12/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3.407,86 TL'nin (1207 no'lu oda için tadilat bedeli) ikinci yangının meydana geldiği 25/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Talep edilen 173,70 Tl ihtarname bedelinin gerekçeli kararda yargılama gideri olarak değerlendirileceğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Fazlaya ilişkin istemin reddine,Davacı tarafından açılan manevi tazminata ilişkin davanın koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kök rapor ile 2. Ek rapor arasında Tadilat bedelinin neden düşürüldüğünün (faturalarda — görülmesine rağmen ) açıklanmadığını, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, O dönemde yangın sebebi ile otel çevresindeki müşterilerin Otelde konaklamaktan vazgeçmesi nedeniyle boş kalan odalar olduğu gerçeğinin akla ve mantığa , hukuka da uygun olduğunu, hatta otelde boş odaların bulunmasının dahi bölgede gezen turistlerin otelde kalmaktan vazgeçmelerinin bir göstergesi olduğunu, 1207 nolu oda yönünden gelir kaybı olmadığına dair verilen kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini,Bu olaydan müvekkil şirketin olumsuz etkilendiğini büyük bir itibar zedelenmesi yaşadığını, otelin turistik bir yerde olduğunu, otelin tüm donanımı son derece kaliteli olmasına rağmen müşteriler tarafından otelde kalmanın riskli olduğunu düşünmeleri , söylemelerinin de son derece haklı olduğunu, hiç kimsenin can güvenliği olmayan bir oteli sadece güzel diye tercih etmeyeceğini, şirketin tüm çalışanları ile müşterilerine bunun bir daha olmayacağını izah etse dahi , akıllarda kuşku bırakacağını, bu nedenle manevi zarar oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın belirtilen yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat yönünden aleyhe verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan raporlarının tamamının birbirini teyit eder nitelikte olduğunu, davacı şirketin oteline sadece malzeme satışı yapıldığını ancak uygulama yapılmadığının bir kez daha belirtildiğini, bilirkişi heyetinin istikrarlı olarak 12.09.2011 tarihinde davacı iddiasının aksine 1406 nolu odada bir yangın meydana gelmediğini, buna ilişkin hiçbir kayıt ve delil bulunmadığını belirttiğini, raporlarda; 12.09.2011 tarihinde 6. kat koridorunun islenmesine yol açan ufak çaplı bir yangın oluştuğu belirtildiğini, bu yangının ise muhtemelen "elektrik kontağı" kaynaklı olduğunun belirlendiğini, raporda yangının odalardaki panolarda kullanıldığı ifade edilen şen elektrik rölesinden çıktığına dair kanaat oluşmadığının özellikle belirtildiğini, nitekim itfaiye raporunda da oda numarası belirtilmediğini,Davacı şirketin oteline müvekkili tarafından sadece malzeme satışı yapıldığını ancak uygulama yapılmadığını, Nitekim tanık beyanları da bu hususu doğrulamaktadır. Üstelik dosyaya sunulan ... Panosu şemasında projelendirmenin ... Şirketi tarafından yaptırıldığının sabit olduğunu, davacıya ait otelin elektrik tesisat projesi ve projenin uygulamasının müvekkili şirket tarafından üstlenilmediğini, davacı tarafça uygulamanın müvekkili şirketçe üstlenildiğinin kanıtlanamadığını, Dosya içerisinde mevcut kök raporda da ifade edildiği üzere 12.09.2011 tarihinde meydana gelen yangının müvekkili şirketten ürünlerin alınmasından bir sene sonra meydana geldiğini, İtfaiye Yangın raporuna göre; binanın 6. kat koridorunda elektrik tesisatı kablo bağlantı uçlarındaki elektrik kontağından meydana gelen bir yangın olup, sadece koridorun islenmesine sebep olduğunu ve kuru kimyevi tozla söndürüldüğünü, davacı tarafından meydana geldiği iddia edilen ikinci yangına ait ise hiçbir tespit ve İtfaiye raporu bulunmadığını, Mahkemece kendisine yetki verilmemesine rağmen 26.05.2015 günü davacı şirkete ait otele gittiğini ve keşif yaptığını beyan ettiğini, bu keşifin açıkça HMK'ya aykırı olduğunu, bu nedenle ne raporun bir geçerliliği olmadığını,Son bilirkişi raporunda, sadece yangının başlangıç yerinin vurgulandığını ancak, yangının hangi sebeplerle meydana gelebileceğinin ayrıntılı ve ihtimalli olarak belirtilmediğini, yangının çıkış sebebinin eskime, su kaçağı, tadilat, kısa devre, tesisatta kullanılan kablo kesitlerinin ve kablo cins ve tiplerinin uygun olmamasından, bağlantı noktalarındaki gevşek bağlantı veya standart dışı uygulamalardan, oda panolarının kablo ve montaj dizayn ve işçiliklerinin kalitesizliğinden de kaynaklanmış olabileceği vb. birçok sebep de olabileceğini, usul hukukuna göre "davacının iddiasını ispatla mükellef olduğu"nu, bu ispatın ise net ve aksi kanıtlanamaz olması, şüpheden tamamen uzak olması gerektiğini, ispat şartının gerçekleşmediğini,Maddi zararın neye göre hesaplandığının belli olmadığını, yangınlarla satılan ürünler arasında bir bağ kurulamadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının davalıdan satın aldığı elektrik tesisatı malzemelerinin ayıplı ve hatalı olduğu ve davacının otelinde yangına neden olduğu iddiasıyla, davacının otelinde meydana gelen yangınlardan kaynaklı maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararından sonra aldırılan 25/06/2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda özetle; Neticede, yangınların meydana gelen odalar dahilinde, yangınların başlangıç merkezi olan orijin noktasında, yangına sebebiyet verecek tek ateş kaynağının elektrik panosu ve pano içine raylara monte edilen enerji saver röle devreleri olduğu, ayrıntıları rapor içinde verildiği şekliyle panolarda iki çeşit ... marka röle devresinin kullanıldığı, yangınlara ... tarafından fason yaptırılan ve davalı ... tarafından davacı tarafa satılan ürünlerin sebebiyet verdiği, keşif sırasında yapılan tespitlerde davalıya ait ürünlerin sökülerek, başka marka ürünlerle değiştirilmiş olduğunun görüldüğü ve yangın hadisesinin tekkerrür etmediği, tüm dosya içeriği ve keşif notları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın güvenilir olmadığını düşündüğü ve teknik bilirkişi heyeti tarafından aynı görüşe varılan fason ... marka ürünlerin değiştirilmesiyle oluşan 10.050,00 TL. malzeme bedeli, ilk yangından sonra tadilat bedeli 18.878,90 TL., ikinci yangından sonra tadilat bedeli 7.296,00 TL den davalı tarafın sorumlu olduğu kanaatlerine varıldığı, davacı tarafın dava konusu yangın ile ilgili olarak boş kalan odalar açısından talep edilebilecek zarar/gelir kaybı tutarının değerleme ve hesaplamasının yapılabilmesi için gerekli olan ve daha önceki bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ancak raporun tanzimi aşamasında davacının dilekçesinin ekinde bulunmayan “otel resepsiyonu tarafından tutulan günlük oda listesi, emniyete verilen polis listesi çizelgesi, polis raporu, oteldeki oda sayısını ve tipini gösteren listelerin” raporumuzun tanzim tarihine kadar Mahkemeye sunulmaması sebebi ile davacının bu talebi ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme ve hesaplama yapılamadığı, bu belgelerin sunulması halinde hesaplamanın yapılabileceği" yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. 19/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosyaya yeni bilirkişilerin eklenmesi nedeniyle olay mahallinde yapılan keşif ile dosyadaki belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Taşınmaz dâhilinde otelin 1207 nolu ve 1406 nolu odaları ile koridor tavanında meydana gelen yangın olayını başlatan tek ateş kaynağı olan elektrik tesisatı olduğu ve yangının meydana geldiği orijin noktasının da pano da bulunan röle savar devrelerin olduğu, 5 ay ara ile 1406 ve 1207 nolu odalarda vukubulan 142.yangın hasarı sonucu olarak; tadilat, tamirat toplamının 12.108,86 - TL (8.701, 26 3.407,60 -) olduğu, davacı tarafça sunulan “1406 Nolu Oda Fiyatlandırması” tablosunda listelenen ve yangın sebebi ile boş kaldığı belirtilen odalara ilişkin olarak; 12.09.2011 — 15.09.2011 tarihleri arasında oluşabilecek oda geliri kaybının 3.930.-TL olabileceği, “1207 Nolu Oda Fiyatlandırması" tablosunda listelenen ve yangın sebebi ile boş kaldığı belirtilen odalara ilişkin olarak 26.02.20212 — 08.03.2012 tarihleri arasında oda gelir kaybı bulunmadığı, maddi ve gizli nitelikte bir ayıbın bulunduğu ve davalının ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun - şartlarının gerçekleşeceği, bu durumda davacının TBK m.227/f.2 ve 112 uyarınca davalıdan tazminat talep edilebileceği" yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Olaya konu yangınların çıkış nedeninin tespiti maksadıyla kaldırma kararından sonra, alanında uzman teknik heyetin incelemesi sonucu alınan raporda "yangının çıktığı yerde yangına sebebiyet verecek tek unsurun elektriksel ısı olduğu, dava konusu ürünler başka bir marka ile değiştirildikten sonra otelde yangın çıkmadığı, ürünlerin kullanımından önce ayıplı olduğunun anlaşılmasının mümkün olmadığı" tespitlerinin yapıldığı, yangının davalıdan satın alınan ürünlerden kaynaklandığı, ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın ise ancak kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplardan olduğu hususunun raporda belirtildiği, bu yönüyle hükme esas alınan son teknik bilirkişi raporunun, bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davalı her ne kadar ilk yangın sonrası kendilerine bir bildirimin yapılmadığını beyan etmiş olsa da, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede, yangınlar sonrası davalı şirket yetkililerine şikayette bulunulduğunun belirtildiği, dosya kapsamında dinlenen davalı tanıkları ... ve ...'nun beyanlarında, şirkete yangınlarla ilgili bildirimde bulunulduğunu beyan ettikleri, ayıp bildiriminin şekil şartına bağlı olmaması nedeniyle, davacının bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği görülmektedir. Davacı somut olayda TBK 227 gereği tazminat talep etmekte olup, talep ettiği maddi tazminat kalemlerinin ise yangının meydana geldiği 1406 ve 1207 numaralı odalardaki tadilat - tamirat bedelleri, odaların boş kalması nedeniyle oluşan gelir kaybı ve ihtarname bedelinden oluştuğu, 1406 ve 1207 numaralı odalardaki tadilat - tamirat bedelleri için kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporları doğrultusunda hasar ile uyumlu, piyasa rayiçlerine göre belirlenen kadri maruf bedeller üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, odaların boş kalması nedeniyle talep edilen tazminat bedeli değerlendirildiğinde ise raporda otelin doluluk oranına ilişkin polis kayıtları ve diğer kayıtlara göre, her bir oda için ayrı değerlendirme yapıldığı, 1406 nolu oda yönünden bu tipte sadece 2 oda olduğu, bir odanın yangın tarihlerinde dolu olduğu diğerinin ise yanan oda olduğu gerekçesiyle bu oda için 3.930 TL gelir kaybı tespit edildiği, standart oda tipindeki 1207 nolu oda için ise aynı tarihlerde aynı oda tipi için otelde başkaca boşlukların da olduğu, bu nedenle yangından kaynaklanan bir nedenle odanın boş kaldığı ve gelir kaybının yaşandığının ispatlanamadığı, raporun da belirlenen hususlar yönünden denetime açık, ayrıntılı ve tarafların itirazlarını karşılar mahiyette olduğu anlaşılmakla Mahkemece anılan tespit doğrultusunda 1207 nolu oda yönünden gelir kaybına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının itibar kaybı nedeniyle manevi zarara uğradığının ispat edilemediği, bu nedenle yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2023 tarih ve 2020/636 E. 2023/370 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.782,13-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.354,53-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25