İstanbul BAM 44. HD 2024/720 E. 2024/1100 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/720
2024/1100
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/720
KARAR NO: 2024/1100
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/02/2024
NUMARASI: 2023/11 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili ara kararda dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin haklarının geri dönülemez şekilde ihlalinin önüne geçilmesi açısından elzem olması sebebiyle, davalı adına tescil edilmiş olan marka tescilinin ve faydalı modelin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için; tensip zaptında belirlenen duruşma gününden önce ve taraflara tebligat yapılması beklenmeden tescil edilmiş tasarım hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu kararın Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili 19/09/2023 tarihli ara kararda cevap dilekçesinde özetle; Davacının markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararının bulunmadığını, "..." markasının davacıya ait hangi markayı ihlal ettiğine yönelik bir açıklamada bulunmadığını ve bu kapsamda herhangi bir delil öne sürmediğini, "..." unvanı ile "..." ibaresinin de hiçbir benzerliği yahut marka tescilinin hükümsüzlüğünün istenileceği herhangi bir yararın söz konusu olmadığını, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ("SMK") ilgili 25. Maddesinde hükümsüzlük halleri ve talebinin düzenlendiğini, davacının markanın hükümsüzlüğünü talep edebilmesi için öncelikle menfaatinin bulunması şartının arandığını, talebin reddinin gerektiğini beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili 19/01/2024 tarihli ara kararda cevap dilekçesinde özetle;davacının markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararının bulunmadığını, "..." markasının davacıya ait hangi markayı ihlal ettiğine yönelik bir açıklamada bulunmadığını ve bu kapsamda herhangi bir delil öne sürmediğini, "..." unvanı ile "..." ibaresinin de hiçbir benzerliği yahut marka tescilinin hükümsüzlüğünün istenileceği herhangi bir yararın söz konusu olmadığını, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ("SMK") ilgili 25. Maddesinde hükümsüzlük halleri ve talebinin düzenlendiğini, davacının markanın hükümsüzlüğünü talep edebilmesi için öncelikle menfaatinin bulunması şartının arandığını, talebin reddinin gerektiğini beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili 21/02/2024 tarihli ara kararda cevap dilekçesinde özetle; Davalılar vekili, İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda eksikliklerin giderilmiş sayılamayacağını, davacı tarafça yapılan ıslahın usule uygun olmadığını, talep sonucunun tamamen değiştirildiğini ancak bu durumun gereklerinin HMK gereği yerine getirilmediğini, davacının talep sonucu ile konu arasında çelişki bulunduğunu, ayrıca verilen tedbir kararının teminat karşılığı verilmesi gerektiğini belirterek ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Dairemizin 14/12/2023 tarih ve 2023/1742 Esas sayılı kararı ile "tedbir uygulanan faydalı modelin uyuşmazlık konusu olup olmadığı anlaşılamadığından, mahkemece HMK 31.maddesi uyarınca çelişkili hususlarda açıklama istenerek uyuşmazlık konusu ve davadaki talebin somutlaştırılmasından sonra tedbir talebinin netice talep ile uyumlu olup olmadığı belirlendikten sonra, SMK 159 ve HMK 389 maddeleri uyarınca mevcut delil durumuna göre yasal şartların bulunup bulunmadığı değerlendirilerek gerekçesi gösterilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf talebinin esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin kabulü gerekmiştir. Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarih, 2023/11 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk Derece Mahkemesince; 19/01/2024 tarihli ara kararında;"Davacı taraf tedbir talep ettiği davada marka ve faydalı modelin de hükümsüzlüğünü talep ettiğinden, hükümsüzlük kararının neticeleri ve davada tarafların hak ve menfaat dengeleri nazara alınarak dava konusu çekişme ve uyuşmazlığın bulunduğu aşama dikkate alındığında, tedbir talep edilen davalıya ait tescilli markanın üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği tedbir kararı verilmesinin gerek ilk derece mahkemesi kararları, gerekse de Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile yerleşik uygulama haline geldiği, bu noktada davacının davaya konu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesi talebinde haklı olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbirin kabulü..." gerekçeleri ile;"Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulü ile; davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı faydalı modelin dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ve temlikinin İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE, tedbirle ilgili TPMK Markalar Dairesi Başkanlığına bilgi verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.Davalılar vekili 19/01/2024 tarihli ara karara karşı itiraz dilekçesinde özetle; 13.12.2023 tarihinde davacı vekilince ıslah dilekçesi sunulduğunu ve talebin sonucu tamamen değiştirildiğini, HMK madde 180 uyarınca tam ıslah talebinde bulunmasına rağmen davacı tarafından kanunun emredici hükmünün gereğini yerine getirilmediğini ve süresi içerisinde yeni bir dava dilekçesinin de sunulmadığını, geçerli bir ıslahın yapıldığından bahsedilemeyeceğini, taraflarınca 27.12.2023 tarihinde her ne kadar mevzu bahis ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin talep dilekçeleri ilk derece mahkemesinin takdirlerine sunulmuş olsa da, haklı taleplerinin görmezden gelindiğini, fakat davacı tarafın ıslah talebini, usulüne uygun geçerli bir işlem kabul edilmek suretiyle yasaya aykırı olarak, "... tescil numaralı faydalı modelin uyuşmazlık konusu olduğunu, gelinen aşamada tedbir talebinin netice ve taleple uyumlu hale geldiği anlaşıldığını, faydalı modele ilişkin her türlü tedbir kararın ancak İstanbul 2. Fikri Sınai Hukuk Mahkemesi'nin 2022/220 E. Sayılı dosyasından verilebileceğini, işbu marka ve tasarım uyuşmazlığına yönelik karar verilmesinin usul ve açık yasa hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, geçerli bir ıslah olmadığı için ilk derece mahkemesinin 19/01/2024 tarihli kararının kaldırılması gerektiğini, somut dava bakımından; SMK 159.madde uyarınca tam ispat aranırken bu kanunda düzenlenmeyen hususlar bakımından HMK hükümlerinin uygulandığını, bu noktada kanunun tam ispat aradığı yerde ihtiyati tedbir konuluyor ise bu tedbirin teminat karşılığının konulması gerektiğini, görülmekte olan dosyada tam ispatın sağlanamadığını, davacı tarafından talep sonucu dahi tam olarak belirlenemediğini, zira müvekkilinin bu hususu belirlemek üzere ıslah dilekçesi vermişse de izah olunduğu gibi HMK bakımından usulü koşulların yerine getirilmediğini, dolayısıyla SMK'nın ön görmüş olduğu tam ispat koşullarının sağlanamadığını, tüm bu hususlar karşısında, ilk derece mahkemesince kurulan 19/01/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; 21/02/2024 tarihli ara kararında; Mahkememizin 19.01.2024 ve 09.02.2024 tarihli ara kararları doğrultusunda; davacı taraf tedbir talep ettiği davada marka ve faydalı modelin de hükümsüzlüğünü talep ettiğinden, hükümsüzlük kararının neticeleri ve davada tarafların hak ve menfaat dengeleri nazara alınarak dava konusu çekişme ve uyuşmazlığın bulunduğu aşama dikkate alındığında, tedbir talep edilen davalıya ait tescilli markanın üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği tedbir kararı verilmesinin gerek ilk derece mahkemesi kararları, gerekse de Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile yerleşik uygulama haline geldiği, yine teminat hususunda da Yargıtay ve İstinaf kararlarının gözetildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2023/405 Esas ve 2023/223 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın niteliğine göre teminat hususunun değerlendirildiği, bu noktada tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; mevcut aşamadaki bilgi ve belgelere göre, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararından bu yana -verilen tedbir kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte- yeni bir delilin dosya kapsamına girmediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan tüm itirazların reddi" gerekçeleri ile;"Davalılar vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan tüm itirazların REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalılar vekili 21/02/2024 tarihli ara karara karşı istinaf dilekçesinde özetle;19/01/2024 tarihli ara kararının gerekçe kısmında davaya konu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesi hususu yer alırken; hüküm kısmında faydalı modelin dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ve temlikinin ihtiyati tedbiren önlenmesine karar verildiğini, işbu çelişki sebebiyle verilen kararın kaldırılması gerektiğini, ikinci olarak, 09.02.2024 tarihli ara karar ile "ıslahın yapılmamış sayılmasına" karar verilmiş olmasına rağmen 21.02.2024 tarihli murafaa duruşmasında ıslah hususuna ilişkin beyan ve itirazlarının dinlenmediğini, murafaa tutanağında yer alan "Burada dava yığılması yoktur, karşı tarafın beyan ettiği üzere sehven yazılmış ya da yazılmamış bir talep yoktur, dava marka hükümsüzlüğüne ilişkindir bu ön inceleme aşamasında da tespit edilmiştir, uyuşmazlık konususun tespiti bilhassa davacı tarafa aittir, devamla HMK 180 uyarınca davaya ıslah edilmemiş gibi devam edilmesi, yargılamanın dava konusu üzerinden devam edilmesi bu itibarla da istinaf kararındaki şartlar yerine gelmediğinden dolayı ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi talep ediyoruz, ayrıca mahkemede kurulan 09.02.2024 tarihli ara kararda gerekçe ile hüküm kısmı çelişmektedir." şeklindeki beyan ve itirazları doğrultusunda davacının ıslahına itirazlarının reddini içerir 21.02.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını, kararın yargılamaya ıslah hakkının kullanılmış sayılmasına ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde de belirtmiş oldukları üzere davalılar tarafından ... sayılı faydalı model başvurusu kabul edilerek ''...'' markasının TPMK nezdinde ... ve ... sayılı marka tescil kararı ile davalılar adına tescil edildiğini, ancak davalılar adına tescil edilen ''...'' markalı ürünün hem müvekkilinin hem de başkaca birçok şirket tarafından kullanılan ''...'' olarak bilinen bir ürün olduğunu, söz konusu ürünün tüm dünyada satışta olan diğer ... ürünlerinden hiçbir ayırt edici ve yenilik taşıyan özelliği olmamasına rağmen davalılar adına tescil edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçelerinden de anlaşıldığı gibi, davalı tarafın tüm dünyada satışta olan ilgili ürünü kendi adlarına tescil ederek ve bunu aktif olarak kullanmaya devam ederek, marka hakkına tecavüz gerçekleştiği gibi davalılar tarafından bu durum devam etmekte olduğunu, bu sebeple yerel mahkemenin bu hususta ihtiyati tedbir kararı vermesinin hukuka uygun olup davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece verilen 19/09/2023 tarihli ara kararı ile davalılar vekilinin ihtiyati tedbire karşı itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen 19/09/2023 tarihli ara kararının istinaf edilmesi neticesinde dairemizin 2023/1742 Esas 2023/1616 Karar sayılı ilamı ile mahkemece davalı adına tescilli ... tescil numaralı faydalı modelin 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, tedbir uygulanan faydalı modelin uyuşmazlık konusu olup olmadığı anlaşılmadığından mahkemece HMK 31.maddesi uyarınca çelişki hususlarında açıklama istenerek uyuşmazlık konusu talebin somutlaştırılması gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilinin 13/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; 2020/115684 tescil numaralı 25. Sınıfta tescilli ... markasının ... tescil numaralı 5. Sınıfta tescilli ... markasının ve ... tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesinin talep edildiği, talebinin ... tescil numaralı faydalı modeli de kapsadığı davacı tarafından belirtilmiştir.Mahkemece dairemizce verilen iade kararımız üzerine 19/01/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin tarihsiz dilekçesi ile talebini somutlaştırdığı ... tescil numaralı faydalı modelin uyuşmazlık konusu olduğu, tedbir talebinin netice ve taleple uygun hale geldiği belirtilmek suretiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı faydalı modelin dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devir ve temlikinin ihtiyati tedbiren önlenmesine, tedbir ile ilgili TPMK'ya bilgi verilmesine karar verilmiştir.Davalılar vekili 19/01/2024 tarihli ara kararına karşı istinaf (mahkemece itiraz dilekçesi olarak kabul edilmiştir) dilekçesinde; davacı tarafın 13/12/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, tam ıslah talebinde bulunduğu, ancak yeni dava dilekçesi sunmadığı,mahkemece ıslah talebinin kabulüne ve ... tescil numaralı faydalı modelin uyuşmazlık konusu olduğu belirtilerek, faydalı modele ilişkin her türlü tedbir kararının ancak İstanbul 2. FSHHM 2022/220 Esas sayılı dosyasında verilebileceğini, geçerli bir ıslah olmadığı için 19/01/2024 tarihli ara kararın tamamen kaldırılması gerektiğini, tedbir uygulanan faydalı modelin işbu davanın konusu olmadığını, faydalı model uyuşmazlığının aynı mahkemenin diğer dosyasında görüldüğünü, esas dosyada davacının talep sonucu ile konu arasında çelişki bulunduğunu, kararda çelişki bulunduğunu ileri sürerek istinaf talebinin kabulünü talep etmiştir.Davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı tarafça yapılan ıslahın HMK 180 maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, talep sonucu ile çelişkinin devam ettiğini 21/02/2024 tarihli ara kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüşse de; ıslah başvurusunun geçerli olup olmadığı konusundaki davalı itirazlarının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, HMK 341. Madde gereğince, mahkemelerin belli bir değerin üstündeki nihai kararları ile geçici koruma tedbirlerinin reddi ve kabulüne yönelik itirazlar hakkındaki kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu, usule ilişkin kararlar ve ara kararlara karşı istinaf yolunun kapalı olduğu, bu aşamada ıslah başvurusunun usulüne uygun olup olmadığının Dairemizce değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile; ... tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesinin talep edildiği ve mahkemece talep üzerine faydalı model belgesinin dava süresince devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiği, taraf teşkilinin sağlanması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince verilen tedbir kararının ve itirazın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarih ve 2023/11 E. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 697,45 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 269,80 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalılara iadesine,3-Davalılar tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45