İstanbul BAM 44. HD 2024/634 E. 2024/1097 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/634
2024/1097
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/634 Esas
KARAR NO: 2024/1097
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2024
NUMARASI: 2024/155 E. - 2024/169 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un aynı binada bulunan işyerinin sahibi ve kiraya veren hukukundan istifade ederek, davacıya "kira kanunlarında değişiklik olduğunu bankaya ve vergi dairesine verileceğinden bahisle" gazete içerisinde, üst kısmı kapatılmış, sadece imza atılacak kısmı görünür şekilde, hile ile bir kağıt imzalattığını, bu belge verilmez ise, eşi ve kendisinin büyük vergi cezaları ile karşılaşacağını, başlarının belaya gireceğini" ifade ederek müvekkilini korkuttuklarını, boş bu kağıdı istediği şekilde tanzim ederek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkili ile davalı arasında gerçek iradeye uygun bir akit ve borç-alacak ilişkisi bulunmadığını, Bakırköy ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına, borcun tamamı ve %15 fazlası olarak yatırılan bedelin, dava sonuna kadar alıcısına ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafından davacının korkutulması ve hile ile alınan boş kağıdın haricen tanzimi ile oluşturulan belgeye dayalı takibin iptali ile davacının borçlu bulunmadığının tespitine, %20 icra tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın konusu menfi tespit niteliğinde olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı haline getirilmiş olup davacı dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olup, davanın arabulucuya başvuru yapılmadan, doğrudan açıldığı, davacının sunduğu tutanak ve UYAP ekranından yapılan sorgulamada arabulucuk başvurusunun olduğu ancak neticelenmediği anlaşılmakla davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi..." şeklindeki gerekçeleri ile; "Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğun nedeniyle TTK 5/A ve HMK 115/2 maddesi uyarınca reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karar hukuka aykırı olduğunu, 6325 sayılı yasanın 7155 sayılı yasa ile değişik 18/A maddesi "Davacı, arabuluculuk faliyetinin sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğunu, Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden red edileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir..." hükmünün amir olduğunu, keza HMK m.115/3 "dava şartı noksanlığı, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmediğini, taraflarca da ileri sürülmediğini ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü dava usulden reddedilemeyeceğini, davacı tarafından arabulucuya 08.02.2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davanın 16.02.2024 tarihinde açıldığını, arabulucuya başvuru yapıldığı mahkemeye 19.02.2024 tarihinde, karardan önce bildirildiğini, arabulucunun anlaşmazlık son tutanağının da 23.02.2024 tarihinde imzalandığını, mahkemce sunulu belgeler dikkate alınmadan veya uyap sistemi üzerinden sorgulama yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, davacıya "bir haftalık kesin süre ihtarlı davetiye gönderilir" şeklindeki yasanın amir hükmününe uyulmadan verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığını, bu sebepler ile ilk derece mahkemesince kurulan hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve lehe hüküm kurulmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. Maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğun nedeniyle TTK 5/A ve HMK 115/2 maddesi uyarınca reddine karar verildiği iş bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde ise "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde olup madde ile arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak kabul edilen davalarda, arabulucuya başvurmadan dava açılması hâlinde yapılacak işlem düzenlenmiştir. Somut olayda; menfi tespit davasının açılması için arabuluculuğa başvurulması dava şartı olup davacı tarafından dava tarihi 16/02/2024 tarihinden önce 08/02/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, anlaşamaya varılamadığına ilişkin tutanağın 23/02/2024 tarihinde tutulduğu anlaşılmakla mahkemece Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hükmüne göre, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." Düzenlemesi uyarınca davacı vekiline buna ilişkin muhtıra düzenlenmeden davanın usulden reddine karar verilmesi hukuken yerinde olmadığı gibi 6100 sayılı HMK 115/son a göre dava şartı eksikliği yargılama aşamasında tamamlandığından artık davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilemez. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2024 tarih, 2024/155 E. 2024/169 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45