SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2024/643 E. 2024/1096 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/643

Karar No

2024/1096

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/643

KARAR NO: 2024/1096

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 08/01/2024

NUMARASI: 2023/239 E. - 2024/8 K.

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirket ile davalılardan ... arasında, diğer davalının kefil olarak yer aldığı, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde, Beşiktaş ...Noterliği'nde düzenlenen 02/05/2007 tarih ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını teminen bir kısım bonoların davalılar tarafından imzalandığını, davalılarca sözleşmeden kaynaklanan bakiye borçların ödenmemesi üzerine temerrüde düştüklerini, borcun ödenmesi yönünde keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için davalılar aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takip dosyasına istinaden zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli İstanbul 13.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/313 esas sayılı dosyasından görülen davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu ilamın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, icra takibinin açılması ile TBK madde 156 gereği borç senetle ikrar edildiği ve icra takibi itiraza uğramadığından işleyecek zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğunu, böylece zaman aşımına uğramış bir alacak bulunmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında müvekkilinin takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu 17.686-Euro asıl alacak ve ferilerinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usül yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; müvekkilleri tarafından faktoring sözleşmesine konu borcun ödendiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "...Huzurdaki davada talebin; aynı icra dosyasına dayalı kambiyo senedine dayalı alacak olarak ifade edildiği, senedin dayanağının 02/05/2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı 31/10/2008 tarihli ihtarname olduğu belirtilmişse de talep sonucunun kambiyo senetlerine dayandırıldığı 2009, 2010, 2011 vade tarihli senetlere karşı 10/04/2023 tarihinde açılan dava hakkında zamanaşımının dolduğu, ayrıca finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı ihtarname ile başlayan temerrüt tarihinin üzerinden yine TBK 156 gereği 10 yıllık sürenin de geçtiği anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi..." şeklindeki gerekçeleri ile;"Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, verilen bonolar bu sözleşme kapsamında doğacak borçlara karşılık verildiğini, bonoya konu borcun da işbu sözleşmeden kaynaklandığını, tarafların finansal kiralama sözleşmesinden doğan borçlarında zamanaşımı konusunda 6361 sayılı Kanun’da hüküm bulunmadığı için TBK’nun 146. maddesindeki genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, bu sebeple zamanaşımına uğramış bir alacağın bulunmadığını, T.B.K. 154. Maddesinde ve T.T.K. 750 maddesinde sayılan haller borç ilişkisinde mevcut olduğundan, ortada zamanaşımına uğramış bir alacağın bulunmadığını, girişilen icra takibi ile zamanaşımı süresinin kesildiğini ve yeniden işlemeye başlandığını, ancak yeni zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, zamanaşımı kesen sebepler ile birlikte, tarafların ticari defter ve kayıtları da incelendiğinde müvekkilinin davalı taraftan alacaklı olduğunun tespit edilebileceğini, nitekim taraflar arasında akdedilen finansal kirama sözleşmesinin 53. Maddesinde de ''kiracı ve kefiller, sözleşme tarafları arasında çıkacak tüm ihtilaflarda, yargı, icra ve iflas yollarında kiralayanın muhasebe ve defter kayıtları ile işbu sözleşme ve eklerinin HUMK'nun 287. Maddesi gereğince münhasıran kesin delil olacağının kabul ve taahhüt etmişlerdir.'' maddesini bulunduğunu, davacı aleyhine başlatılan icra takibiyle birlikte 10 yıllık zamanaşımı süresi kesilmesine karşın ilk derece mahkemesi hatalı şekilde 31.10.2008 tarihli ihtarname tarihi üzerinden zamanaşımı süresi dolduğu değerlendirmesi yaparak usul ve yasaya aykırı şekilde davayı reddettiğini ve bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın kambiyo senedine dayanarak başlatmış olduğu takipte zamanaşımı süresi vadeden itibaren işlemeye başladığını, bu tarihten sonra senet kambiyo vasfını yitirdiğini, TTK m.749/1 amir hükmü gereğince "Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." denildiğini, davacı tarafından talep edilen bono alacakları 10.05.2011 tarihinde takibe konulduğunu, takibin başlatılmasından sonra dosya işlemsiz bırakıldığından takibin düştüğünü, 05.05.2014 tarihinde yenilendiğini ve 11.06.2014 tarihinde haciz işlemi uygulanarak sonrasında dosyanın tekrar işlemsiz bırakıldığını, dosya 3 yıldan fazla işlemsiz bırakıldığından söz konusu bonolar açısından zamanaşımı süresi dolmuş olmakla, davacının söz konusu bonolara dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını, davacının talep ettiği alacağa dayanak olarak kambiyo senetlerini dayanak gösterdiğini başlatmış olduğu icra takibinde finansal kiralama sözleşmesine dayanmadığını, dolayısı ile iddia edildiği gibi 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasına imkan oluşmadığını, davacının her ne kadar dava dilekçesinde "...TBK madde 156 gereği borç senetle ikrar edilmiş ve icra takibi itiraza uğramamış olmakla işleyecek zamanı artık 10 yıl olmaktadır." şeklinde iddialarda bulunmuş ise de davacı yan müvekkillerinin aleyhine takip başlatırken kambiyo senetlerine dayandığını, kambiyo senetlerinde uygulanacak zamanaşımı süresi ise kanunun amir hükmünde açıkça belirtildiği üzere 3 yıldan ibaret kaldığını, davacının bu husustaki iddialarını kabul etmemekle birlikte davacının açmış olduğu icra takibinde ve davalarda talep ettiği alacak açısından finansal kiralama sözleşmesine dayanmamakla, finansal kiralama sözleşmesinin 2007 tarihinde akdedilmekle bu hususta daha önce talepte bulunulmadığından 10 yıllık zamanşımı uygulanacak olsa bile zaman aşımının dolmuş durumda olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin kararında hukuka ve yasaya aykırı bir husus bulunmamakla davacı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesinin onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 33/a maddesi gereğince açılan alacak davası olup, davacı tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında müvekkilin takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu 17.686. Euro (takip tarihi kuru 2,2458 TL=39.719,22 TL) asıl alacak ve ferilerinin davalıdan tahsili davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas (eski numara ...) sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya istinaden 09/05/2011 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/313 Esas 2021/781 Karar sayılı dosyasında icra dosyası 3 yıldan fazla işlemsiz bırakılması sebebiyle takibin İİK 71/2 İİK 33/a maddeleri uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. İşbu kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 21. Hukuk Dairesinin 2021/3948 Esas 2022/1560 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz edilmesi neticesinden Yargıtay 12. HD 2022/8198 Esas 2023/799 Karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür. İİK 33/a-2 fıkrasına göre alacaklı icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğini kendisine tebliğinden sonra zaman aşımının baki olmadığının, ispat sadedinde 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabileceği, aksi takdirde icrası istenen ilamın zaman aşımına uğradığı hususun kesin hüküm teşkil edeceği belirtilmiştir. Somut olayda takip dayanağı belge, kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan 6102 sayılı TTK.nun 778/1-h. (6762 Sayılı TTK.nun 690.) göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK. nun 661/1. maddesi gereğince poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) ve onun gibi sorumlu olan aval verene karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır. Takibin kesinleşmesi sonrasında 3 yılı aşan süre takibin işlemsiz kalması nedeni ile zaman aşımı gerçekleşmiştir. TBK 146.maddeye göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zaman aşımına tabidir. Zaman aşımının kesilmesi sebepler TBK 154.maddede düzenlenmiş olup, borçlu borcu ikrar etmiş ise özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuş ise ya da yemin vermiş veya kefil göstermiş ise, alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuş ise icra takibinde bulunmuş ise ya da iflas masasına başvurmuş ise zaman aşımı kesilir.TBK 156.maddeye göre zaman aşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senet ile ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman 10 yıldır. Somut olayda davacı tarafından icra takibi başlatılırken finansal kiralama sözleşmesine dayanmadığı, kambiyo senedine dayandığı, bu nedenle 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması mümkün değildir. Kaldı ki finansal kiralama sözleşmesi tarihinin 02/05/2007 tarihi olduğu, sözleşmede senetlere doğrudan bir atıf bulunmadığı, sözleşmeye göre ödeme tarihlerinin 25/04/2007 ile 03/04/2012 tarihleri arasında olduğu, dava tarihi 10/04/2023 tarihi olduğu, 10 yıllık zaman aşımı süresinin de geçtiği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. İcra müdürlüğünce başlatılan takip zaman aşımı süresini keser ise de finansal kiralama sözleşmesinde doğrudan kambiyo senedine dayalı atıf bulunmadığından davacının icra takibini zaman aşımı süresini kestiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2024 tarih ve 2023/239 E., 2024/8 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınFinansal(Alacak)SayılıkonusuesastanistinafreddineKaynaklanandereceistanbulvedilekçesireddine"kararıKanunundanFinansmanKiralama,6361istinafaŞirketleriFaktöringhükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim