İstanbul BAM 44. HD 2024/749 E. 2024/1087 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/749
2024/1087
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/749 Esas
KARAR NO: 2024/1087
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/01/2024
NUMARASI: 2022/162 E. - 2024/28 K.
DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Pazarlama A.Ş.'nin (“... Mobilya”), ... Grubu şirketlerinden biri olup, ...'dan aldığı “franchise hakkı” çerçevesinde Türkiye'deki ... mağazalarını işlettiğini, müvekkil ... Mobilya'nın, ... ile franchise anlaşması yaparak Türkiye perakende sektörüne önemli bir dünya markasını kazandırmış olduğunu, müvekkilinin mağazalarında binlerce çeşit ürünü tüketicilere sunduğunu, müvekkilin bu ürünlerinden birinin de "..." isimli ağırlıklı battaniye ürünü olduğunu, müvekkilinin, davalı yanın müvekkiline ve avukatlık bürosuna gönderdiği e-postalar ve İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdindeki 2022/47 D.İş numaralı delil tespiti sonucu davalının ... sayılı faydalı modelinden haberdar olduğunu ve davalının haksız lisans taleplerine karşılık, "..." ürünlerinin davalının ... sayılı faydalı modeline tecavüz etmediğinin tespiti için iş bu menfi tespit davasını açmış olduklarını, müvekkilinin "..." ürününün ... sayılı faydalı modele tecavüz etmediğinin gösterilmesi amacıyla davalıya ait faydalı modelin tek bağımsız istemi olan 1. istemi unsurlarına ayrılarak tablo halinde sunulduğunu ve akabinde bu unsurların "..." ürünün unsurları ile detaylı karşılaştırılmasının yapıldığını, bu karşılaştırmanın yapılması patent ve faydalı model hukukunun temelinde yer alan bir zorunluluk olduğunu, "..." ürününde ... sayılı Faydalı Modelin 1. İsteminin F2, F3.2, F4, F5.1, F5.2 unsurları bulunmamakta olduğunu, davalıya ait faydalı modelde insan sağlığına yararlı taşlar yer almasına rağmen, müvekkilinin satışını yaptığı üründe PET plastik pellet/topakların kullanıldığını, davalının patenti yedi katmandan oluşmasına rağmen müvekkilinin ürünün 5 katmandan oluştuğunu belirterek, davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlüğüne, müvekkilinin ürünün davalının faydalı modeline tecavüz etmediğinin tespitine, davada verilecek karar kesinleşinceye kadar davalıya ait ... sayılı faydalı modelin müvekkile karşı ileri sürülmesinin tedbiren önlenmesine, üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, SMK madde 154 uyarınca müvekkile ait ... ürününün ... sayılı faydalı modele tecavüz etmediğinin tespit edilmesini, Davalı yanın ... sayılı faydalı modeline ait işlem dosyasının araştırma, inceleme raporlarını ve bunlar sonucunda faydalı model hakkında yapılan değişiklikleri içerecek şekilde Türk Marka ve Patent Kurumu'ndan celbedilmesini, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyada davacının ... sayılı faydalı modele ilişkin bir hükümsüzlük istemi bulunmamakta olduğunu, davacının hükümsüzlük istemi olmamasına rağmen, itiraza konu 06/07/2022 taihli ihtiyati tedbir kararının gerekçesinde "davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlüğüne," yazılarak taleple bağlılık ilkesi aşılarak ... sayılı faydalı model dava konusu olmamasına rağmen üçüncü kişilere devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu ve diğer taraftan davacının tecavüzün vaki olmadığının tespiti talebi doğrultusunda dosyada herhangi bir teknik bilirkişi raporu olmamasına rağmen 30.000,00 TL karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, marka ve patent hukukuna ilişkin davalarda da, ilk derece mahkemeleri tarafından istikrarlı bir şekilde, dosyada herhangi bir uzman görüşü yahut bilirkişi raporu olmadan ihtiyati tedbir kararları verilmemekte olduğunu, nitekim uyuşmazlıkların esasının genelde teknik incelemeyle aydınlığa kavuşmakta olup, HMK'nın 266. maddesi uyarınca çözümünün hukuk dışında teknik bilgiyi gerektirmekte olduğunu, davacının taleplerinin teknik bir bilgi ve incelemeyi gerektirmesine rağmen herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, davacının soyut beyanlarıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini, üstelik davacı tarafın dava dilekçesinde İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/47 D. İş numaralı dosyadan bahsettiğini, işbu davayı açmasının gerekçesi olarak anılan dosyada yaptırılan delil tespiti dosyasını gösterdiğini, yine davacı tarafından sunulan mail yazışmalarında, 2022/47 D. İş numaralı dosyada bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda tecavüzün vaki olduğunun tespit edildiğinin yazılı olduğunu, davacıdan sadır olan tüm bu bilgilere rağmen, mahkeme tarafından Anad. 2. FSHHM 22/47 D. İş numaralı dosya incelenmeden, dosyada bulunan tecavüzün vaki olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun görmezden gelindiğini ve aleyhe dayanaksız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, davacının bir hükümsüzlük talebi olmamasına rağmen, sanki hükümsüzlük talebi varmışçasına dava konusu olmayan ... sayılı faydalı model üzerine üçüncü kişilere devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı konulduğunu, müvekkili adına tescilli faydalı model belgesini ve buradan kaynaklı haklarını devretmek gibi bir düşüncesi olmamasına rağmen, söz konusu sicilin açık kaynaklardan ulaşılabilecek durumda olup, hali hazırda müvekkilinin faydalı model belgesine dayanarak üçüncü kişi firmalarla akdettiği sözleşmeleri tehlikeye atmakta olduğunu, müvekkilinin dava dışı firmalarla lisans sözleşmeleri mevcut olup, bu durumun dava dışı üçüncü firmalar nezdinde tedirginliğe sebep olduğunu ve aradaki güven ilişkisini sarsmakta olduğunu, tüm bu milyonlarca liralık tehlikeye ve riske rağmen somut olayın özellikleri düşünülmeksizin ve orantısız bir şekilde 30.000,00 TL teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin faydalı modelindeki tüm unsurların "..." ürününde bulunmadığı, bunlardan birinin dahi bulunmaması halinde tecavüzden bahsedilemeyeceğini, buna dayanak olarak da tarafı bulunmadığı bir dosyada alınan bilirkişi raporunu dayanak gösterildiğini, anılan bilirkişi raporunun sadece makina mühendisi bir kişi tarafından kaleme alınmış olup, bilirkişi raporunda ise tekstil uzmanı bir bilirkişi ve marka vekili bir hukukçunun yer aldığını, davacının dayandığı bilirkişi raporunda müvekkiline ait ürünün fiziksel olarak incelenmemiş, 22/47 Değişik İş numaralı dosyada alınan bilirkişi raporunda ise hem davacının hem de müvekkilinin ürünü fiziki olarak incelenmiş olduğunu, davacı taraf her ne kadar, müvekkilin faydalı model istemlerinde yer alan unsurların, davacı müvekkilinin ürünü "..." isimli üründe bulunmadığından bahsetmişse de 22/47 Değişik İş numaralı dosyadan alınan bilirkişi raporunda isabetle belirtildiği üzere tecavüz unsurunun, müvekkilinin ürününde kullanılan tekniğin aynen kullanılması olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin faydalı model unsurunda yer alan yeniliği şifalı taşlara indirgemeye çalışıyorsa da, ağırlığın "Şifalı Taşlar Veya Cam Küreciklerle" sağlanması amaçlandığını, müvekkilinin ürünü yalnızca doğal taşlı olmasıyla yenilik unsurunu içermemekte olup, aynı amaca hizmet ettiği açık olan poliüretan maddeden üretilmiş parçalarla yorganın ağırlaştırılmasının da, buluştaki istemin öngördüğü işlev ile eş işlevi aynı yolu izleyerek gösterdiği ve aynı teknik sonucu yarattığından tecavüz bulunduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin adına faydalı modelde tescilli unsurlardan en önemlilerinden birisi ağırlığın yorgan üzerindeki hücreler marifetiyle homojen bir şekilde yayıldığını, davacı tarafın ürününde de aynı tekniğin kullanıldığını ve müvekkilinin ürününün kötü bir şekilde taklit edildiğini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davacının ticari hacmi ve davacı şirketin büyüklüğü ile ihtiyati tedbir konulan faydalı model belgesine dayalı müvekkil şirketin pek çok akdinin bulunması ve bu ihtiyati tedbir kararının anılan akitleri tehdit etmesi dava dışı üçüncü kişiler nezdinde müvekkile olan inancı ve ticari güveni ağır bir şekilde zedelemesine ve şirketin ticari itibarına ciddi zarar vermesine rağmen orantısız ve haksız bir şekilde belirlenen 30.000,00 TL Tutarındaki teminatın en az 1.000.000,00 TL olarak belirlenmesine bu yolla ihtiyati tedbir kararında belirlenen teminata karşı itirazın dikkate alınarak teminatın yeniden belirlenmesine karar verilmesini bilirkişi raporu gereği davacının müvekkilin sinai mülkiyet haklarına tecavüz ettiği sabit olduğundan davanın reddine, davacıya karşı, tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile bundan kaynalı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle karşı dava açmak üzere tarafımızca İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... dosyası ile arabuluculuğa başvurduğumuzdan ve 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 15. fıkrasında ve İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinin 17. fıkrasında arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede, zamanaşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceği belirtildiğinden son tutanağın düzenlenme tarihine kadar karşı dava açmak için tarafımıza süre verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti masraflarının davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Bu hüküm gereği faydalı model yönünden Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda menfi tespit talebini içerir dava ikame edebileceği düzenlenmiş, ancak bu davanın açılmasının öncelikle hakkı korunan tarafın görüşünün sorulması üzerine verilen olumsuz cevap verilmesi ya da cevabın talep eden tarafça kabul edilmesi halinde ikame edileceği şartına bağlanmıştır. Bu açıklamalar karşısında davacı tarafça kendisine ait "..." ürününün davalı tarafa adına tescilli ... sayılı Faydalı Model koruması altında bulunan ürün yönünden tecavüz oluşturmadığının tespitinin talep edildiği, bu talebin SMK'nın 154. Maddesinde belirtilen menfi tespit talebinde bulunulabilmesi için öncelikle tescil sahibi kimseye noter aracılığıyla bir ihtarname gönderilerek tescil sahibinin görüşünün alınması gerektiği şartına bağlandığı, dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafın aleyhine tespit talep edilen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/47 D. İş sayılı dosyası ile haberdar olduğu, bu ıttıla sonrası davalı tarafa başvuru yaparak görüşünü sorduğuna dair bir delilin dosyada mevcut olmadığı dikkate alındığında dava şartı niteliğindeki bu yasal gerekliliğe riayet edilmeksizin davanın ikame edildiği, bu durumun Yargıtay 11. HD'nin 2011/8414 E. Ve 2012/15636 K. Sayılı ilamında da dava şartı olarak kabul edildiği kabul edilerek davanın reddine," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dava dosyasının, müvekkiline ait ... isimli ağırlıklı battaniye ürünlerinin davalı adına tescilli ... sayılı faydalı modele tecavüz teşkil etmediğinin tespiti, karar kesinleşinceye kadar davalıya ait ... sayılı faydalı modelden doğan hakların müvekkiline karşı ileri sürülmesinin önlenmesine ve davalıya ait ... sayılı faydalı modelin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebi ile ikame edildiğini, 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkiline ait ... ürünlerinin davalıya ait ... sayılı faydalı modelden birden fazla unsur ile farklılaştığını ve bu sebeple de faydalı modele tecavüz etmediğini tartışmasız bir şekilde ortaya koyduğunu, davalarının müvekkilinin menfi tespit davasını açmadan önce noter aracılığıyla hak sahibine bir ihtarname göndererek tecavüze ilişkin görüşünün sorulmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddedildiğini, ancak menfi tespit davası açılmadan önce hak sahibinden tecavüze ilişkin görüşünün sunulmasının bir dava şartı olmadığı SMK madde 154'ün açık lafzında dahi yer aldığını, ilk derece mahkemesinin, SMK madde 154 hükmünü hatalı bir şekilde somut olaya uyguladığını, hukuka aykırı olarak hak sahibine bildirim yapılmasını dava şartı olarak değerlendirdiğini ve menfi tespit davalarının reddine karar verdiğini, -İlk Derece Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sonucunda davalarının haklılığının ortaya konduğunu, istinaf mahkemesi tarafından davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait ... isimli ağırlıklı battaniye ürünlerinin davalıya ait ... sayılı faydalı modeline tecavüz etmediğinin tespiti talebiyle açılmış olan işbu menfi tespit davasında, 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkiline ait ... ürününün davalıya ait ... sayılı faydalı model belgesinin 1 nolu istemindeki birden fazla unsuru içermemesi sebebiyle faydalı model belgesinin koruma kapsamında kalmadığının tespit edildiğini, 05.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyan dilekçelerinde de bilirkişi heyetinin isabetli bir şekilde, müvekkiline ait ... ürünü ile davalıya ait faydalı model belgesinin bağımsız istemindeki unsurları kıyasladığını ve tecavüzün mevcut olmadığının tespiti için müvekkilinin ürününün faydalı modelden yalnızca bir unsurla farklılaştığının tespiti dahi yeterliyken, ... sayılı faydalı modelin birden fazla unsurunun müvekkilinin ... ürününde yer almadığını net bir biçimde teyit ettiğini, davalı yan tarafından farklılaşan unsurlara ilişkin olarak teknik açıdan geçerli ve esaslı hiçbir itiraz sunulamadığını, davalı tarafa son beyanlarını sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş ise de; bilirkişi raporuna itirazları reddedilen davalı yan tarafından ek bir beyan sunulmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporu ile de haklılığı tespit edilen menfi tespit davalarının kabulü ile müvekkiline ait ... ürününün davalıya ait ... sayılı faydalı modele tecavüz etmediğinin tespitine ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, SMK'nın 154. maddesi kapsamında faydalı modele tecavüzün mevcut olmadığının tespiti talepli olup, davacı tarafa ait yorgan ürününün davalı adına tescilli ... Y tescil numaralı faydalı model yönünden tecavüz oluşturmadığından bahisle menfi tespit davasıdır. ... sayılı faydalı model belgesinin "Doğal Taşlı ve Ağırlık İçeren Bir Yorgan" ismiyle anıldığı, Davacı taraf; "..." ürününde ... sayılı Faydalı Modelin 1. İsteminin F2, F3.2, F4, F5.1, F5.2 unsurları bulunmamakta olduğunu, davalıya ait faydalı modelde insan sağlığına yararlı taşlar yer almasına rağmen, davacının satışını yaptığı üründe PET plastik pellet/topakların kullanıldığını, davalının patenti yedi katmandan oluşmasına rağmen davacının ürünün 5 katmandan oluştuğunu belirterek, davacının ürünün davalının faydalı modeline tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre, Buluş başlığının, Doğal Taşlı Ve Ağırlık İçeren Bir Yorgan olduğu, ... Y Doğal Taşlı ve Ağırlık İçeren Bir Yorgan Buluş Başlıklı Faydalı Model Belgesinin içeriği:En az bir dış kumaş katmanı (101) sahip, bahsedilen dış kumaş katmanlar (101) arasında konumlandırılmış astar katman (102) ve elyaf katmanlar (103) içeren yorgan (100) olup, özelliği; bahsedilen katmanlar arasında konumlandırılmış üzerinde insan sağlığına faydalı taşlar (202) içeren bir ağırlık katmanı (200) içerdiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi 2022/47 Değişik İş numaralı dosyasında yaptırılan bilirkişi raporu ile davacıya ait ... ürününün ... yapılan incelemede; "..." isimli ürünün davalının faydalı model belgesinden kaynaklanan haklarını ihlal ettiği tespit edilmiştir.03/08/2023 tarihli Bilirkişi heyet rapor içeriğine göre; Davacıya ait ... marka ibareli ürünün davalıya ait ... FM belgesinin 1 no’lu istemindeki tüm unsurları içermemesi sebebiyle FM belgesinin koruma kapsamında kalmadığı tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava 6769 sayılı SMK'nın 154. maddesine dayalı tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin olup, anılan maddede , menfaati olan herkesin, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebileceği, bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibinin, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabileceği düzenlenmiş, devamında ise bildirimin yapılmış olmasının, açılacak davada dava şartı olarak aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.Somut olayda da, davacı tarafça davalıya bildirim yapılmadan dava açılmış ise de yukarıda belirtildiği üzere bu husus dava şartı olmadığı gibi yasada bildirim yapılmamasına başkaca da bir sonuç bağlanmamıştır. Davacının, bildirim yapmadan da dava açma hakkı bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, SMK 154/1 madde hükmü, mahkemece, dava şartı olarak görülerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıda yer alan açıklamalar gereği, bildirimin yapılmış olmasının, açılacak davada dava şartı olarak aranmayacağı hüküm altına alınmış olduğundan, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi 2022/47 Değişik İş dosyası ile aldırılan rapor ve Mahkemece 03/08/2023 tarihli Bilirkişi heyet rapor içeriğinin çeliştiği, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilerek, davanın esası hakkında tarafların gösterdikleri delillerin değerlendirilerek, buna göre mahkemece işin esasına girilerek ve tarafların bu konudaki delilleri toplanılarak, sonucuna göre karar vermesi gerekirken, hiç bir delil değerlendirmesi yapılmadan, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden usul ve yasaya aykırı olarak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kararın kaldırlmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarih, 2022/162 E. 2024/28 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45