İstanbul BAM 44. HD 2024/577 E. 2024/1077 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/577
2024/1077
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/577
KARAR NO: 2024/1077
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/02/2024
NUMARASI: 2024/24 D.iş
DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesi ile; Müvekkili şirketin 1999 yılında İstanbul'da kurulduğunu, boya sektöründe marka bilinirliği sağlamış ve piyasada talep oluşumunu sağlayan bir firma olduğunu, müvekkilinin "..." esas unsurlu bir çok marka tescili olduğunu, aleyhe tespit istenilen tarafın internet adresleri ve sosyal medya hesapları üzerinden müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ederek müvekkiline ait taklit ürünlerin tanıtımını, satışını ve reklamını yaptığını, karşı tarafın müvekkilinin tanınırlığından yararlanarak haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenlerle dilekçede sunulan internet adresleri, sosyal medya hesapları ve dosyaya sunulan ürünler üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak karşı tarafın müvekkilin markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitini ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. Aleyhe tedbir istenen davalı vekili de duruşma beyanları ile; Dava konusu "..." ibaresi üzerinde her iki tarafın da hak iddia ettiğini, marka hükümsüzlüğüne dair Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinde iki tarafında karşılıklı açtığı davalar bulunduğunu, ayrıca karşı tarafın müvekkilinin markalarına olan tecavüzü ve haksız rekabeti nedeniyle Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde de kendilerinin açtığı dava bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yeterince delil toplanmadığı iddiasına dayalıysa delillerini sunmak üzere süre verilmesini, aksi halde tedbir kararının reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 2023/138 Değişik iş ve 10/10/2023 Tarihli karar ile, "Taraf markalarının tescil başvuru tarihlerine göre markaların ilk olarak hangi tarafça kullanıldığı ve buna bağlı olarak gerçek hak sahipliği hususu yargılama gerektirdiğinden bu haliyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," dair karar verilmiştir.Dairemizin 28/12/2023 tarihli kararı ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih, 2023/138 D.iş 2023/136K. Sayılı Kararının " Karşı tarafça, tespit istemi ve rapora itiraz dilekçesinde, 07/08/2020 tarihinde ... başvuru numaralı ... markasının tescil ettirildiği, ... ibareli markanın 2019 yılı öncesinde kullanıldığı ve önceye dayalı hak sahibi olduğunu, tedbir talep edenin müvekkilinin markasına tecavüzü bulunduğunu ileri sürerek 2019 yılına ait faturaların sunulduğu anlaşılmıştır. Aleyhine tedbir istenen tarafın ürün etiket tasarımını tescil ettirmek için TPMK'ya yapmış olduğu başvurunun, tedbir talep edenin itirazı üzerine reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tedbir talep eden tarafın ... başvuru numaralı şekil+... markasının tescil başvuru tarihinin 12/06/2020 tarihi olduğu, tedbir talep eden yönünden yaklaşık ispat gerçekleştiği anlaşılıyorsa da, karşı yanın önceye dayalı kullanım savunması, önceki kullanıma dair sunmuş olduğu faturalar ile ürün ambalaj ve etiketinde öncelik hakkının değerlendirilmesi yargılamayı gerektirdiğinden, marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, orantılılık ilkesi uyarınca, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 159/2-c maddesi gereğince, karşı tarafa tedbir talep edenin uğrayabileceği zararların tazmini yönünden teminat yatırtılmasına karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, ancak Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı gibi, sunulan delillerin de değerlendirilmediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği ve Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/24 D.İş sayılı ve 22/02/2024 tarihli kararı ile ters teminat ile tedbir yönünden kabul kararı verildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2024/24 D.İş sayılı ve 22/02/2024 tarihli kararı; " ...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı ve özellikle marka tescilinin hükümsüzlüğü istemiyle taraflar arasında derdest dava bulunması gözetilerek talep edenin ihtiyati tedbir talebinin SMK 159/2-c bendi uyarınca taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi gözetilerek talep edenin muhtemel zararlarının tazmini bakımından karşı tarafça 500.000,00 TL teminat verilmesine, aksi takdirde talep edenin dilekçesinde belirttiği ihtiyati tedbir taleplerinin dosyanın yeniden ele alınıp değerlendirileceğine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Müvekkilin "..." markasını karşı taraftan çok daha öncesinde kullandığına dair ayrıntılı açıklama yapıldığını, -Her iki tarafın da markasının TPE üzerinden kayıtlı, müvekkili ...'nın kayıtlı markası "...", ... A.Ş.'nin markasının ise "..." olduğunu, Firma adı...'ın İtalyanca karşılığı olan ...'yı Marka olarak boya sektöründe öncelikli olarak ilk kullanan, yerel - bölgesel - ulusal bazda toptan düzeyde satan-pazarlayan- tanıtımını yapan olduğunu, boyanın çok ilgi görmesi üzerine tedbir talep eden firmanın boya markasını satın almak için 3 kez girişimde bulunmuş olduğunu, fiyatta anlaşılamadığından dolayı müvekkili firmayı "biz reklam için çok masraf yaptık, marka bize aittir" mantığıyla yıldırmak adına hukuki ve cezai müracaatlarda bulunduğunu, taraflarca markanın hükümsüzlüğüne dair karşılıklı davalar açıldığını, taraflar arasında mevcut hukuki ve fiili şartlar altında tedbir verilmesini gerektirecek bir konum olmadığını, -Müvekkili şirketin ticari faaliyetlerine, ... markasını halka tanıtması akabinde, müvekkili firma yetkilisi tarafından önerilen fiyatın yüksek gelmesi neticesinde farklı tarih ve kademelerde "sol tarafında boya fırçası izi yanında ana marka "..." olarak tescil edilmesine karşılık müvekkilinin kullanmış olduğu aynı yazı karakterleriyle "..." olarak satışa sunularak açık marka tecavüzünde bulunulduğunu, Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/138 D.iş numaralı tespit davasında alınan bilirkişi raporunda da bizzat karşı tarafça yapılan marka tecavüzünün açık belgesi niteliğini kazandığını, tarafların hangi markaları, hangi kullanım sahaları adına, hangi sembol ve yazı karakterleri ile kullandıkları ve karşı tarafın müvekkilinin tescilli markasını kendi tescilli markasının kullanımı dışında kullandığı tespit edildiğini, "..." markasının müvekkiline ait 2019 dan bu tarafa fiilen, 2020 Ağustos ayından itibaren "boya" sektöründe kullanılması tescil edilmiş yazı karakterleri açık ve net bir boya markası olduğunu, ancak boya fırça izi imgesi yanında farklı yazı karakterli "..." Haziran 2020 tarihinde tescil edilmiş bambaşka bir marka olduğunu, -Müvekkili şirketten sözkonusu markayı satın almak isteyip, teklif edilen rakamı çok bulmasının ardından işleyen sürecin hukuki olmadığını, Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşlerin ortak noktaları 556 Sayılı KHK, 6769 Sayılı SMKnın ilgili hükümleri uyarınca tescili yapılmamış marka üzerindeki hakkın iktisabı ve korunması o markayı piyasada bilinir hale getiren kişiye ait olduğu ve gerçek hak sahipliğinin önceki kullanımdan kaynaklandığının ifade edildiğini, tüm resmi tescil belgesi, 2019 da dahil geçmiş tarihli fatura kayıtları, noter tasdikli 2020 yılından önceki tarihli ilan, reklam, bildirimler, boya sektöründen satıcı tanıklar da dahil olmak üzere ilgili hususlar somut delillerle müvekkili şirket tarafından "..." önce kullanım hakkına dayalı olduğunu, karşı tarafın "..." markasının hükümsüzlüğü için Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri Ve Sinai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla) 2023/390 E. sayılı dosyaya karşı dava dilekçesi sunmak kaydı ile hükümsüzlük davası açıldığını, sunulan bilirkişi raporundaki tüm karşı taraf ürünlerine bakıldığında karşı tarafın müvekkilinin tescilli markası olan "..."yı "..." şeklinde kullandığının açıkça görüleceğini, davacı yanın tescilli markası "..." olmasına rağmen tüm ambalajlarında ve satış ilanlarında müvekkiline ait "..." markasını kullandığını, karşı tarafın müvekkili tescilli markasını kendi markası gibi kullanmasına ve önceki kullanıma ait fatura kayıtlarına rağmen ilk derece mahkemesinin müvekkili aleyhine teminat kararı vermesinin hukuk aykırı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkilinin 6 farklı markasına tecavüzüne ve haksız rekabete ilişkin birçok delil Bilirkişi raporu ile tespit edilmesine rağmen, Yerel Mahkeme anlamsız bir şekilde davacının adına tescilli "..."markası (müvekkilin "..." marka tescilinden sonraki tarihli tescil) olduğuna yönelik beyanına itibar ederek, davacının sadece müvekkilinin "..." markasına değil "...”, “...”, "...", "...","..." markalarına da tecavüz ettiğinin hem talep dilekçesinde hem de Bilirkişi raporunda yer aldığını gözden kaçırarak önce 2023/138 D. İş sayılı dosyasından tedbir taleplerini reddettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2023/1796 E. 2023/1737 K. Sayılı dosya ile tedbirin reddine ilişkin karar kaldırılmış, bunun üzerine Yerel Mahkeme 2024/24 D.iş sayılı dosyasından SMK'nun 159/2-c maddesi gereği karşı tarafın 500.000 TL. Teminat yatırmasına karar verildiğini, İstinaf talebinde bulunan karşı tarafın, müvekkilinin 6 farklı markasına tecavüz ve haksız rekabet içeren eylemleri sebebiyle Gerede Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/2693 soruşturma numaralı dosyasından başlatılan soruşturmada, Gerede Sulh Ceza Mahkemesi 2023/937 D. İş Sayılı dosyasında karşı taraf adresinde arama/elkoyma kararı verildiğini, davacının bu karara itirazı Bolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2023/2577 D.iş sayılı dosyasından reddedildiğini, Gerede Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma dosyası deliller ile birlikte Bilirkişiye tevdi edildiğini ve 26.11.2023 tarihli Bilirkişi raporu ile; karşı tarafın müvekkilinin diğer markalarını aynısı olacak şekilde kullanmasının tüketici nezdinde iltibasa neden olacağı, yine ... ibaresinin de müvekkili adına tescilli ... markasının aynısını ön plana çıkaracak şekilde kullanılanlar tüketici nezdinde müvekkiline ait seri marka olarak algılanabileceğini ve iltibasa neden olacağı tespit edildiğini, Gerede Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/196 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını ve 27.03.2024 tarihli celse de iddia makamının cezalandırılması yönünde mütalaa verdiğini, Davacı tarafça, taklit ürünler üzerinde birebir aynı formda kullanılarak, sosyal medtya hesaplarında, ürün tanıtımlarında kullanılarak tecavüze uğradığını, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli olan tüm markaları Sınai Mülkiyet Kanunu gereği marka korumasına sahip olduğunu, müvekkilinin tüm markaları ile ilgili aynı hak ve yetkilere sahip olduğunu, sonradan davacı adına tescil edilmiş ... markasına ilişkin olarak taraflarınca Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/390 E. Sayılı hükümsüzlük davası açıldığı gibi, karşı tarafın önceye dayalı kullanım iddiasının dayanağı da müvekkili tescilinden ortalama 2 ay önce düzenlediğini bildirdiği çok çok cüzi miktarlı ve bedelli 10 taneden bile az adette fatura olduğunu, her ne kadar yakın tarihli, az adette, düşük miktarlı birkaç fatura Sınai Mülkiyet Kanunu gereği karşı tarafa hak sahipliği sağlamıyor ve önceki tescil sebebiyle bu markanın sahibi de müvekkili ise de; dosyaya klasörler halinde sunulmuş ve 2016 tarihinden itibaren yoğun kullanımı ispatlar yüzlerce fatura ve fiyat listeleri ile dosyada mübrez Büyükçekmece ... Noterliği'nin 22.12.2023 tarih ... yevmiye nolu marka devir sözleşmesinin karşı tarafın gerçek hak sahipliği iddiasını da çürüttüğünü, 32 sayfadan oluşan Uzman Görüşü dosyada mübrez olduğunu, karşı tarafın taklit ürünlerinin müvekkilinin orijinal ürünleri ile karıştırılacağının muhakkak olduğunu gösterir görseller ve taklit ürünlerin satışının yapıldığı ... isimli sitede müşterinin "...'nun reklam yaptığı ...?" sorusuna satıcı "..." şeklinde cevap verilerek müvekkil ürünü gibi tanıtım ve satışının yapıldığı ve şikayetlerin olduğuna dair delillerle haksız kullanımın ispatlandığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda ihtiyati tedbir talep eden taraf; karşı tarafın, davacı şirket adına TPE nezdinde tescilli olan "...”, “...”, "...", "...","...", "..." dan oluşan toplam 6 adet markayı, müvekkilinin tescil ve kullanımından çok sonraki tarihlerde ürünleri üzerine aynı formda yazarak, sosyal medya hesaplarında etiket olarak kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ve müvekkilinin markalarının da yer aldığı orijinal ürünlerin etiket, plastik ve kutu ambalajlarını, aynı ebatta, aynı renk kombinasyonu ve fotoğraf/marka yerleşimiyle, ipin rengi dahi aynı olacak aynı kutu tasarımıyla Türk Ticaret Kanunu'nunda haksız rekabet sayılacak şekilde üreterek sattığını beyan ederek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20/09/2023 tarihli raporda sonuç olarak, "bilirkişi olarak görevlendirildiğimiz dosyada, aleyhinde tespit istenen kullanıcı adı “...” (https://www.instagram.com/.../) olan Instagram sosyal medya hesabının hesabında “...” ibareli görselinin profil fotoğrafı olarak kullanıldığı, profil künyesi bölümünde “... Yerel İşletme www...com.tr...“ şeklinde bilgilere yer verildiği, Https://www. instagram.com/p/... ve Https://www. instagram.com/.../ URL adresinde “...” kullanıcı adlı Instagram hesabından 05.01.2021 tarihinde kamuya arz edilen görselde ve görseldeki “Tavan iç cephe boyası” ve “silikonlu plastik boyası” adlı ürünler üzerinde “...” ibareli ve görsellerinin yer aldığı, hesabın karşı tarafça işletildiği anlaşıldığı, “her yeri her şeyi değiştir” ve “yeni nesil dönüşüm boyası” ibarelerinin kullanılmakta olduğu, “...” ibaresini içerir bazı kullanımlarda, kelime unsurunda yazım karakteri olarak farklılık ve ayrıca şekil unsuru olarak farklılık söz konusu olmakla birlikte, mevcut kullanımın markasal nitelik arz ettiği, Markaya tecavüz ve Haksız Rekabete ilişkin hususların değerlendirilmesi davanın esasına ilişkin olduğundan Markaya tecavüze ilişkin nihai değerlendirmenin tarafların sunacağı tüm deliller kapsamında esas yargılama içinde yapılabileceği, aleyhinde tespit istenen adı “... Boya” (https://www.facebook.com/...) olan Facebook sosyal medya hesabının hesabında “... su bazlı saf akrilik boya” ibareli görselinin profil fotoğrafı olarak kullanıldığı, görselinin yer aldığı, profil künyesi bölümünde “... www...com.tr...“ şeklinde iletişim bilgilerine yer verildiği, https://www.facebook.com/... ve https://www.facebook.com/.../ URL adresinde 05.01.2021 tarihinde paylaşılan görselde ve görseldeki ürün üzerinde “... Renklendir Hayatı” ibareli ve görsellerinin yer aldığı, hesabın karşı tarafça işletildiği anlaşıldığı, “...” ve “...” ibarelerinin kullanılmakta olduğu, “...” ibaresini içerir bazı kullanımlarda, kelime unsurunda yazım karakteri olarak farklılık ve ayrıca şekil unsuru olarak farklılık söz konusu olmakla birlikte, mevcut kullanımın markasal nitelik arz ettiği, Markaya tecavüz ve Haksız Rekabete ilişkin hususların değerlendirilmesi davanın esasına ilişkin olduğundan Markaya tecavüze ilişkin nihai değerlendirmenin tarafların sunacağı tüm deliller kapsamında esas yargılama içinde yapılabileceği, www.hasyildizboya.com.tr alan adlı web sitesi ana sayfasında üst bölümündeki ana menüsünde https://...com.tr/.../ adresli “...” ibareli linkin yer aldığı, https://...com.tr/.../ URL adresinde “... SİLİKONLU”, “... SİLİKONLU A-BAZ” ve “... TAVAN BOYASI” olmak üzere, ve görsellerine sahip 3 adet ürünün tanıtımının yapıldığı, www...com.tr alan adının yapılan Whois sorgusunda alan adının 24.09.2013 tarihinde tescil edildiği, alan adının ... SAN VE TİC LTD ŞTİ (karşı taraf) adına kayıtlı olduğu, “...” ibaresini içerir kullanımda, kelime unsurunda yazım karakteri olarak farklılık ve ayrıca şekil unsuru olarak farklılık söz konusu olmakla birlikte, mevcut kullanımın markasal nitelik arz ettiği, Markaya tecavüz ve Haksız Rekabete ilişkin hususların değerlendirilmesi davanın esasına ilişkin olduğundan Markaya tecavüze ilişkin nihai değerlendirmenin tarafların sunacağı tüm deliller kapsamında esas yargılama içinde yapılabileceği, @... kullanıcı adlı Instagram sosyal medya hesabı ile https://...com.tr/ alan adının tespit isteyen ... SAN VE PAZ A.Ş tarafından işletildiği, aleyhinde tespit istenen linkler incelendiğinde, karşı tarafa ait “...” isimli Instagram hesabında gönderiler içinde “#...”, “#....” şeklinde hashtag (etiket) kullanıldığı, aleyhinde tespit istenen tespit talep dilekçesinde yer verilen online pazaryeri (...com, ...com, ...com) sitelerine ait 97 adet URL adresinin tamamında dosyaya konu “...” ibaresinin görsellerde yer alan boya ürünü ve ürünün kutusu üzerinde kullanıldığı tespit edildiği, söz konusu linklerin tamamı incelenmiş olup dava dışı ... (Şehir: Zonguldak Vergi Kimlik Numarası: ...), ... (Şehir: Bolu Vergi Kimlik Numarası: ...) , ... LİMİTED ŞİRKETİ (Şehir: Bolu Vergi Kimlik Numarası: ...) , ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Şehir: Zonguldak Vergi Kimlik Numarası: ...), ... (Şehir: Zonguldak Kep Adresi: ...@hs01.kep.tr Mersis Numarası: ... Vergi Kimlik Numarası: ...), ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Şehir: Zonguldak Mersis Numarası: ... Vergi Kimlik Numarası: ...) gerçek ve tüzel kişilerce satışlarının gerçekleştirildiği, “...” “...” ve “...” ibarelerinin kullanılmakta olduğu, “...” ibaresini içerir kullanımda, kelime unsurunda yazım karakteri olarak farklılık ve ayrıca şekil unsuru olarak farklılık söz konusu olmakla birlikte, mevcut kullanımın markasal nitelik arz ettiği, Markaya tecavüz ve Haksız Rekabete ilişkin hususların değerlendirilmesi davanın esasına ilişkin olduğundan Markaya tecavüze ilişkin nihai değerlendirmenin tarafların sunacağı tüm deliller kapsamında esas yargılama içinde yapılabileceği," belirtilmiştir. Dosya kapsamı ile yapılan incelemede, Davacı adına TPE nezdinde tescilli bulunan "...”, “...”, "...", "...","..." markalarının kullanmasına ilişkin olarak markaya tecavüz edildiği ve davacı ürünlerini, markaların konumlandırma biçimleri, renk kombinasyonu, etiketleri, etiket üzerinde kullanılan fotoğraflar, plastik ve kutu ambalajlar, kutu ambalaj üzerindeki ip detayı dahil olmak üzere taklit ederek ürünlerinin davacı ürünü ile karışmasını sağlamak için eylemlerde bulunarak haksız rekabet oluşturulduğu iddiası ile tedbir talebinde bulunulduğu, tedbire itiraz eden tarafça "..." markası üzerinde gerçek hak sahipliğine dayalı istinaf isteminde bulunulmuş ise de, tedbire konu durumun sadece "..." markası olmayıp, davacı ürünlerini, markaların konumlandırma biçimleri, renk kombinasyonu, etiketleri, etiket üzerinde kullanılan fotoğraflar, plastik ve kutu ambalajlar, kutu ambalaj üzerindeki ip detayı gibi hususlarda da tecavüz istemine ilişkin olduğu, karşı yanın önceye dayalı kullanım savunması, önceki kullanıma dair sunmuş olduğu faturalar ile ürün ambalaj ve etiketinde öncelik hakkının değerlendirilmesi yargılamayı gerektirdiğinden, marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, orantılılık ilkesi uyarınca, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilerek, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/02/2024 tarih ve 2024/24 D.iş sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45