İstanbul BAM 44. HD 2024/534 E. 2024/1076 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/534
2024/1076
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/534
KARAR NO: 2024/1076
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17.01.2024
NUMARASI: 2023/775 D.iş
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz isteyen 19/12/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Toplam 100.000,00 TL alacaklı olduğunu vadesinde borçlunun borçlarını ödemediğini, borçluların borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İtiraz eden ... Mim. Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili 29/12/2023 tarihli dilekçesinde; Mahkemenizce verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve uygulandığını, ödeme emrinin müvekkili şirkete henüz tebliğ edilmediğini, müvekkilinin bankalarda işlerinin olması sebebiyle hesaplardaki blokeleri görüp ihtiyati haciz kararını öğrendiğini, müvekkili adına Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/610 E. Sayılı dosyası ile çek iptali ve ödeme yasağı talebi ile dava açılmış olup dosyanın halen derdest olduğunu, şu haliyle bu çekin müvekkilinin borçlu olduğunun haiz olmadığını, dolayısıyla böyle bir belgeye istinaden de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin, alacaklı görünen ... A.Ş ve ... isimli şahıs ile aralarında hiç bir ticari ilişkinin olmadığını, müvekkili adına verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin ülke çapında tanınmış şirket olduğunu, açılan icra takibi ve verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilini çok zor duruma düşürdüğünü, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkilinin araçları,taşınmazları ve banka hesaplarının haczedildiğini, müvekkillinin zarara uğradığını belirterek iş bu itirazlarının kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, icra takibine itiraz etmeleri ve alacaklıya karşı tazminat ve menfi tespit davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davalarının sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz eden ... Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti.vekili 05/01/2024 tarihli dilekçesinde; Çeke dayalı İhtiyati Haciz isteminin borçlunun ikametgahının bulunduğu yerlerdeki genel mahkemede ve muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından buradaki İcra dairesinde ve ayrıca çekin keşide edildiği yerdeki İcra dairesinde başlatılması mümkün olduğunu, anılan İhtiyati Haciz kararının ise bu yetki yerlerden hiçbirinde açılmamış olup yetkili mahkeme olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetkiye itirazlarının kabulü ile müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi açısından verilen ihtiyati haciz kararının muvakkaten iptali ve kaldırılmasına, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine sair itiraz ve şikayet haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. İtiraz eden ... San. Tic. Ltd. ŞTi. Vekili tarafından 05/01/2024 tarihli dilekçesinde; Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve uygulandığını, ödeme Emrinin müvekkili şirkete henüz tebliğ edilmediğini, müvekkilinin bankalarda işlerinin olması sebebiyle hesaplardaki blokeleri gördüğünü ve ihtiyati haciz kararını öğrendiğini, müvekkili adına Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/610 E. Sayılı dosyası ile Çek iptali ve ödeme yasağı talebi ile dava açılmış olup dosyanın halen derdest olduğunu, bu haliyle bu çekin müvekkilinin borçlu olduğu haiz olmadığını, dolayısıyla böyle bir belgeye istinaden de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin alacaklı görünen ... A.Ş ve ... isimli şahıs ile aralarında hiç bir ticari ilişkinin olmadığını, müvekkili adına verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin ülke çapında tanınmış şirket olduğunu, açılan icra takibi ve verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilini çok zor duruma düşürdüğünü, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkilinin araçları,taşınmazları ve banka hesaplarının haczedildiğini, müvekkillinin zarara uğradığını belirterek haksız yere konulan ihtiyati haczin kaldırılması ve mahkeme nezdinde depo edilmiş bulunan teminat tutarının alacaklıya iadesini önlemek üzere teminat üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan 22/01/2024 tarihli ek kararı ile; "İhtiyati hacze itiraz eden ... San ve Tic. Ltd. Şti. ve ... San ve Tic. Ltd. Şti. Vekili tarafından, ihtiyati hacize konu edilen çek hakkında Adana 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/610 sayılı dosyasında çek iptali ve ödemeden men yasağı konulduğu bu sebeple ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ettikleri, ihtiyati hacze konu edilen çek hakkında zayi nedeniyle çek iptali davası, çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, çekin süresi içerisinde ibraz edildiği ve ödenmediği bu sebeple ihtiyati haciz şartlarından olan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği anlaşıldığından her iki şirket vekilinin bu yönüyle yapmış oldukları itirazın ayrı ayrı reddine, yine her iki şirketin yetkiye itiraz ettikleri, ihtiyati hacze konu edilen çekin muhatap bankanın İzmir olduğu, çekin keşide yerinin İzmir olduğu anlaşıldığından ... İnş. Taah. Mimarlık Mühendislik San ve Tic. Aş.'nin yetkiye yapmış olduğu itirazın kabulüne, ... San ve Tic. Ltd. Şti yapmış olduğu itirazın reddine," karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında 19.01.2024 tarihli ek kararla ''ihtiyati hacze itiraz eden ... Şirketinin ihtiyati hacze yetki yönünden itirazının kabulüne, mahkememiz tarafından verilen 27.12.2023 tarihli kararın bu borçlu yönünden kaldırılmasına'' hükmedildiğini, itirazın kabulü yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini, dosya konusu işlem için İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, Emsal Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere dosyaya konu çekin alacağı götürülecek borç niteliği kazandığını, bir diğer hususun ise müvekkili şirket ile akdedilen Faktoring Sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerini ve İcra Müdürlükleri yetkili kılınmış olması olduğunu, HMK m.17'ye göre "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." somut olaya ilişkin düzenlenmiş bulunan faktoring sözleşmesinin 14. Sayfasında Çeşitli Hükümler başlığının 26. maddesinde ''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 maddesi ile düzenlenen genel yetki kuralının geçerliliği saklı kalmakla birlikte taraflar, işbu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda, (i) İstanbul (çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri, (ii) İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri, (iii) İstanbul Bakırköy ve İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğunu açıkça kabul ettiklerini, söz konusu sözleşmenin taraflarının da tacir olmakla birlikte yetkiye ilişkin mutabakat da sözleşme içeriğinde mevcut olup davalının yetkiye ilişkin itirazı somut olaya uygun düşmediğini, -alacaklı müvekkilinin bir factoring şirketi olup işlemlerini fatura karşılığı gerçekleştirdiğini, Finansal kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik madde 22/2 aynen; "Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler." şeklinde olduğunu, Müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin faturalar aracılığı ile teyit edilmesi akabinde borçlu ... ile factoring sözleşmesi imzalanarak çek alındığını, tüm işlemlerin usule, mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, tüm itiraz edenlerin itirazının reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, çeke dayalı olarak yapılan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, borçlulardan hacze itiraz eden ... Şirketinin vekilinin yetki itirazında bulunduğu, mahkemenin yetki itirazlarının kabulüne karar verildiği, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz isteyen taraf çeke dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup, dayanak çekin keşide yerinin ve muhatap bankanın bulunduğu yerin İzmir olduğu, yine itiraz eden şirket adresinin İzmir olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz ve ihtiyati hacze itiraz 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. vd maddelerinde düzenlenmiştir. İhtiyati hacizde hangi mahkemenin yetkili olduğunun İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.’nci maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 50.’nci maddesi uyarınca belirlenmesi gerekir. Anılan maddenin birinci fıkrası "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri (HUMK.'nun 9-27) kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." hükmünü haiz bulunduğundan, bu hususta Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin kurallarının göz önünde bulundurulması gerekir.Çekten kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, ödeme yeri, ödeme yeri gösterilmemişse muhatap bankanın bulunduğu yer, çekin keşide yerinde, keşide keşide yeri gösterilmemiş ise keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde ihtiyati haciz isteyebilecektir. Dairemizin değişen görüşüne göre, ödeme vasıtası olan ve aranacak borçlardan olan çekin ibrazından sonra çek niteliği ve kambiyo hukukundan kaynaklanan alacağın niteliği değişmez, kısacası ibraz sonucunda çek borcu götürülecek borca dönüşmez. Bu nedenle çek hamili alacaklının ikametgahı yer mahkemesi yetkili olmaz. Çeke dayalı alacaklarda çek ibraz edilse ve karşılıksız kalsa dahi zamanaşımına uğrayana kadar çekin sağladığı üstün hakları muhafaza etmektedir. Yani ibrazı halinde dahi aranılacak alacak vasfını kaybetmez. Aksi takdirde TTK'nın çeke sağladığı hakların uygulanması mümkün olmaz. Çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Bu nedenle; alacaklının ikametgahı Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiası doğru değildir. Somut durumda, ihtiyati haciz talep eden, taraflar arasında factoring sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmede taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığına dair kayıt bulunduğunu savunmuş ise de, HMK'nın 17 maddesinin uygulanması mümkün değildir. Zira ihtiyati haciz talep eden alacaklının dayandığı sözleşmede, ihtiyati haciz talep edilen karşı taraf taraf değildir. Sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle yetki sözleşmesi, ihtiyati haciz talep edilene karşı ileri sürülemez. İstinafa gelen tarafın, esasa ilişkin olarak yapmış olduğu açıklamaların ise İİK 265. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sebeplere dayanmadığı anlaşıldığından yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde, mahkemece itirazın kabulü ile, itiraz eden yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.01.2024 tarih ve 2023/775 D.iş sayılı kararına karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45