SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1546 E. 2024/1074 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1546

Karar No

2024/1074

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44 HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1546

KARAR NO: 2024/1074

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/02/2021

NUMARASI: 2017/672 E. - 2021/60 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Holding yönetim kurulu başkanı olduğunu, ... bünyesinde birçok şirketin Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika, Hindistan, Avrupa ve Amman’da inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türkiye’de ise ... bağlı olarak 2011 yılında kurulan ...Anonim Şirketi’nin alüminyum, paslanmaz çelik, bakır, çinko, titanyum ve benzeri hammaddelerle yangına dayanıklı panel ve benzeri dış cephe malzemelerinin üretimi sağladığını, dünya genelinde tanınmış “... markası ile Türkiye piyasasında yer edinmek ve Türkiye ’ye gerçekleştirilen yatırımlar çerçevesinde “.... ” markasını kendi adına tescil etmek istediği ancak TPE nezdinde yapılan inceleme sonrasında, davalıya ait “...” ibaresinin tescilli olması nedeniyle davacının yapmış olduğu başvurunun reddedildiğini, kapatılan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi nezdinde 2014/76 E. Sayılı dosyası üzerinden açmış oldukları iptal davasının 556 sayılı KHK m. 14 hükmünün AYM iptali kararı sebebiyle reddine karar verildiğini ve taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, bahsi geçen dosya kapsamında iki ayrı bilirkişi raporu düzenlendiğini, tespit olunan hususlar yönünden kısmen çelişki bulunduğunu, 14.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda “..davalı yanın dava konusu markayı kullanımı sadece kompozit panel kaplama emtiasına ilişkindir; tescilli olduğu diğer ürünlerde markanın kullanıldığını gösteren herhangi bir delil dosya kapsamında yer almamaktadır." ifadesine yer verilmesine karşın 6. sınıfta yer alan bazı emtialar bakımından ciddi kullanımın gerçekleştiği yönünde tespitte bulunulduğunu yalnızca 3 şirket ile gerçekleştirilen ticari ilişki neticesinde, davalının markasını "... " için kullandığını söylemenin hakkaniyete aykırı olduğunu, itiraz üzerine yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verildiğini, 29.05.2017 tarihli Bilirkişi Raporunda ibraz olunan deliller kapsamında davalının ciddi bir biçimde kullanım yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunda görüş bildirildiğini, davalı tarafça sunulan "Kompozit Panel” yönünden kesilen faturaların ciddi kullanım olarak kabul edilip edilemeyeceğini, bu açıdan da teknik bilirkişi tarafından belirtildiği üzere bu emtianın da 19. sınıfta tescilli "Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar" emtialarına karşılık geldiği hususu da dikkate alınarak gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi neticesi ile kullanımın ciddi bir kullanım olup olmadığının tespiti gerektiğini, davalının markasını ciddi anlamda kullanmadığını iptali gerektiğini, davanın 18.08.2017 tarihinde 6769 sayılı Kanun m.9 hükmü çerçevesinde ikame edildiği, kanunun geçici maddelerinde iptal yetkisi her ne kadar Türk Patent ve Marka Kurumu'na verilmiş olsa da yürürlüğün 7 yıl ertelendiğini, iptal talebinin Mahkemelerde ileri sürülmesi bakımından kısıtlayıcı herhangi bir hükmün bulunmadığını, HMK md.141/1 hükmü kapsamında iddialarını genişletme hakkını kullanarak, davalı markasının iptalinin mümkün olmaması halinde, hükümsüz kılınmasını talep ettiğini belirtmiş, davalı taraf adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile kayıtlı “..." markasının kullanmama nedeniyle iptalini, aksi takdirde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 14. madde hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden, davalının hak sahibi olduğu markasını SMK yürürlüğünden evvel kullanma yükümlülüğü bulunmadığını, bu yükümlüğün ancak SMK'nın yürürlük tarihi itibariyle geçerli olacağını, davacı tarafından 556 sayılı KHK döneminde davalı aleyhine ikame edilen İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/76 E. Sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, anılan dosyada davalının markayı aktif bir şekilde kullandığının sübut bulduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin 556 Sayılı KHK döneminde kullanma yükümlülüğü olarak düzenlenen 14. Madde hükmünü iptal etmekle; ciddi biçimde kullanmamadan doğan halin yaptırımı olan hükümsüzlük kararlarını engellediği, buna göre 556 Sayılı KHK döneminde kullanma yükümlülüğü yasal olarak kaldırılmakla SMK yürürlüğü ile getirilen kullanma yükümlülüğünün ancak ve ancak SMK'nın yürürlük tarihi itibariyle geçerli olacağını, "...” numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptalinin talep edildiği dikkate alındığında, davacının hukuki menfaatinin bulunduğu kabul edilmemekle birlikte eğer davacıya hukuki menfaat atfedilecek ise sadece 6. sınıf için atfedilebileceğini, çünkü davacı markasının tescilli olduğu diğer sınıflar bakımından davacının herhangi bir tescil müracaatı bulunmadığından hukuki menfaatten de bahsedilemeyeceğini, davacının SMK md.9 uyarınca kullanmama nedeniyle iptal davası açtığını beyan etmekle dava talebini belirlemiş olduğu, bu noktada kullanmama nedeniyle iptal davasının esasına geçildiğinde iptal edilebilirlik şartları oluşmamış ise davacı tarafın iddia ettiği gibi hükümsüzlük incelemesinin yapılması mümkün olamayacağını, davalının, dava konusu marka ile uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, markayı yurt içi ve yurt dışında kullandığını, markaya ciddi anlamda yatırım yaparak reklam ve tanıtım faaliyetinde bulunduğunu, davacının Türkiye piyasasına girdikten sonra davalı tarafından yaratılan tanınmışlıktan faydalanmak için huzurdaki davayı ikame ettiğini belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı, TPMK kayıtları, önceki tarihli kararlarda alınan bilirkişi raporu ve son olarak mahkememizce alınan heyet raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bir markanın iptalinin istenebilmesi için haklı bir sebep olmadan Türkiye'de tescilden itibaren 5 yıldır ciddi bir şekilde kullanılmamış olması veya kullanımına 5 yıl süreyle ara verilmiş olması gerektiği, izahı yapılan mevzuatın marka iptaline ilişkin hükümlerinin yayım tarihinden geriye doğru da etki doğurduğu, bilirkişi raporunda da tespit olunduğu üzere dava tarihinden geriye doğru son beş yıl için yapılan incelemede, “... Marka Kompozit Panel” açıklaması ile 82.130,00TL (KDV hariç) miktarında 2013 ve 2014 yıllarında marka kullanımı yapmış olduğu, 2015-2016-2017 yıllarında marka kullanımı yapılmadığı, davalı tarafın dava tarihinden geriye doğru son beş yıl içindeki toplam satışları içinde ise %.017.oranında dava konusu markayı kullandığı, Mal ve hizmetin türü, özellikleri, fiyatı, kullanım miktarı, kullanım süresi ve sıklığı dikkate alındığında, davalı ... marka kullanımlarının tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından pazar payı yaratacak yahut var olan pazarı korumayı amaçlayacak şekilde ve yoğunlukta, markanın temel işlevlerine uygun, ciddi bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmakla davacının kullanmamaya dayalı iptal talebine ilişkin sübut bulan davasının kabulü..." şeklindeki gerekçeleri ile;-Davanın KABULÜ ile; davalı adına TPMK nezdinde ... no ile tescilli' ...'' ibareli markanın kullanmama nedeni ile İPTALİNE, sicilden TERKİNİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın açıldığı tarihin 2017 olduğunu, SMK 9.madde uyarınca uyarınca 5 yıllık sürenin başlangıcının 2012 olduğunu, SMK 9.madde uyarınca markanın iptaline karar verilebilmesi için 5 yıllık sürede, diğer bir deyişle 2012-2017 tarih aralığının tümünde ciddi ve yoğun marka kullanımının bulunmaması gerektiğini, müvekkilinin ise 2013-2014 senelerinde ciddi şekilde "..." markasını kullandığını, 5 yıllık sürede markanınkesintisiz kullanılmaması şartının somut olay bakımından gerçekleşmediğini, müvekkilinin 7, 17, 19, 20. mal ve hizmet sınıflarında faaliyet gösterdiği "..." markasının somut olay ile bağlantısı bulunmadığını, somut olay açısından değerlendirildiğinde, müvekkilinin ... sayılı marka yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süre SMK'nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinde başladığını, henüz 5 yıllık sürenin dolmadığını, dolayısıyla işbu davanın zamansız açılması nedeniyle reddi gerekirken, davanın kabulüne verilmesinin hukuka aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... ’in yönetim kurulu başkanlığını yapmakta olan müvekkilinin, aynı zamanda Holding bünyesinde ve dünya genelinde gerçekleştirilen yatırımlara öncülük ettiğini, ... Holdings bünyesinde birçok şirket Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, Amerika, Hindistan, Avrupa ve Amman'da faaliyet gösterdiğini, söz konusu şirketlerin inşaat sektöründe faaliyetlerini sürdürdüğünü, Türkiye’de ise ... Holding’e bağlı olarak 2011 yılında ... Anonim Şirketinin kurulduğunu, alüminyum, paslanmaz çelik, bakır, çinko, titanyum ve benzeri hammaddelerle yangına dayanıklı panel ve benzeri dış cephe malzemelerinin üretimi sağlamakta olan şirketin, dünya genelinde tanınmış olan “....” markası ile Türkiye piyasasında yer edinmek istediğini, Türkiye’de yapılan yatırımlar çerçevesinde dünya genelinde tanınmış olan “ ....” markasının Türkiye piyasasına giriş yapabilmesi bakımından müvekkilinin menfaatinin bulunduğunu, Türkiye’de kurulmuş olan şirketin amaç ve konusu da bu şekilde belirlendiğini, 24 Aralık 2012 tarihinde yayımlanan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde kurulan şirketin amaç ve konusu açık bir şekilde yer aldığını, buna göre müvekkilin açılan davada menfaatinin bulunmadığını belirtmenin yerinde olmadığını, mal ve hizmetin türü, özellikleri, fiyatı, kullanım miktarı, kullanım süresi ve sıklığı dikkate alındığında, davalı ... marka kullanımlarının tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından pazar payı yaratacak yahut var olan pazarı korumayı amaçlayacak şekilde ve yoğunlukta, markanın temel işlevlerine uygun, ciddi bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle davaya konu markanın iptaline ilişkin verilen kararın yerinde bir karar olduğunu, bu anlamda usul ve yasaya aykırı bir karardan da bahsedilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün onanmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davalı adına tescilli markanın kullanmama nedeni ile iptali davasıdır. TPMK kayıtlarına göre; ....'nin 11/07/2013 tarihli ... numaralı “...” markasını 11.sınıfta; .... 'nin 15/07/2013 tarihli 2012 53166 numaralı “... u.s.a. aluminium composite panels” markasını 11. Sınıfta; ...'nin 11/06/2007 tarihli ... numaralı “...” markasını 06, 07, 17, 19, 20.emtia sınıflarında tescilli olduğu görülmüştür. İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/76 E. dosyasında iş bu dava konusu iptali talep edilen ... sayılı markanın tanınmışlık, kullanmama ve kötü niyet nedenlerine dayalı İptal/hükümsüzlük davası olduğu, mahkemece "Kötüniyet nedeni ile hükümsüzlük talebi açısından tescil tarihinde yürürlükte bulunan 556 Sayılı KHK’de öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının hak iddia ettiği ve Türkiye’de tescili bulunmayan ... markasının tanınmış marka olduğuna ve davalının bu markayı kötü niyetle tescil ettirdiğine dair yeterli delil sunulmadığı, davanın açıldığı tarihte 556 Sayılı KHK 14. madde kapsamında değerlendirmeye girilmiş ise de ilgili maddenin Anayasa Mahkemesinin kararı ile iptal edildiği, davanın yasal dayanağının kalmadığı ve yasal boşluğun Medeni Kanun 1. Maddesi uyarınca doldurulamaması gerekçelerine dayanarak davanın reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf yoluna başvurulmadan 08.09.2017 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,25/09/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı taraf kayıtlarında dava tarihinden geriye doğru son beş yıl için yapılan incelemede, “...Marka Kompozit Panel” açıklaması ile 82.130,00TL (KDV hariç) miktarında 2013 ve 2014 yıllarında marka kullanımı yapmış oluğu, 2015-2016-2017 yıllarında marka kullanımı yapılmadığı, Davalı tarafın dava tarihinden geriye doğru son beş yıl içindeki toplam satışları içinde ise %.017.oranında dava konusu markayı kullandığı, Mal ve hizmetin türü, özellikleri, fiyatı, kullanım miktarı, kullanım süresi ve sıklığı dikkate alındığında, davalı ... marka kullanımlarının tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından pazar payı yaratacak yahut var olan pazarı korumayı amaçlayacak şekilde ve yoğunlukta, markanın temel işlevlerine uygun ciddi bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği ve markanın kullanmama sebebiyle iptali koşullarının oluştuğu, belirtilmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)'nın 9/1.maddesinde yer alan "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. 2-Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fikra anlamında markayı kullanma kabul edilir: a)Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b)Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. 3-Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun koyucu markalar sicilini kullanılmayan markalardan arındırma amacını güttüğü anlaşılmaktadır. Mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 42/1-c ve 14.maddesinde de en az beş yıldır kullanılmayan markaların, hükümsüzlük/iptal davaları ile sona erdirilmesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır. Mülga 556 sayılı Marka KHK henüz yürürlükte iken, 42/1-c maddesinin AYM’nin 09.04.2014 ve 2013/147-2014/75 sayılı, 14.maddesinin ise 14.12.2016 tarih ve 2016/148–189 sayılı kararıyla iptal edildiği, ikincisinin Resmi Gazete’de yayın tarihinin 06.01.2017 olduğu ve bu tarih itibariyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük/iptal davalarına ilişkin mülga KHK’da yer alan yasal dayanak ortadan kalkmış ise de markanın son beş yıllık süre içerisinde kullanılmaması bu tarihten önce TBMM tarafından kabul edilen 22.12.2016 tarihli 6769 sayılı SMK’nın 9, 19, 25, 26 ve 27.maddelerinde, iptal ve def’i sebebi olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.Kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de, TBMM’nin geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmamaktadır. Her ne kadar 6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve def’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Resmi Gazetede yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmakta ise de, Kanunun Resmi Gazetede yayın tarihinin 10.01.2017, kabul tarihinin ise 22.12.2016 olduğu dikkate alındığında, mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 14.maddesinin iptaline dair AYM kararının 06.01.2017 tarihinde R.G.’de yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14.maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nin kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22.12.2016 tarihinde ortaya çıktığından, Kanun Koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce, yürürlük konusunda öngörülemeyen AYM kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması gerektiği (Numan Sabit SÖNMEZ,” 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa Göre Markanın Kullanılmaması Neticesinde Ortaya Çıkan Sonuçlar” İHFM,S.76(1), s.283 vd., erişim: https://dergipark.org.tr/download/article-file/545172), sonuç olarak 6769 sayılı SMK’nın yürürlük tarihinden önceki dönemi de kapsayacak şekilde kullanmamaya dayalı iptal şartlarının değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/06/2019 T. 2019/1765 E. 2019/4421 K sayılı kararı) Markanın kullanılmadığı gerekçesiyle açılan iptal davalarında ispat yükü davalı üzerindedir.Somut olayda davacı tarafından davalıya ait markanın kullanılmaması sebebi ile iptalinin talep ve dava edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da davalının kullanımının dava tarihinden geriye doğru son beş yıl içindeki toplam satışları içinde ise %.017.oranında dava konusu markayı kullandığı, Mal ve hizmetin türü, özellikleri, fiyatı, kullanım miktarı, kullanım süresi ve sıklığı dikkate alındığında, davalı ... marka kullanımlarının tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından pazar payı yaratacak yahut var olan pazarı korumayı amaçlayacak şekilde ve yoğunlukta, markanın temel işlevlerine uygun ciddi bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceğinden ciddi kullanım olmadığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.6769 sayılı SMK 26/2 bendine göre, iptal davasını ilgili kişi açabileceğinden Ticaret sicil kaydında davacının ... Şirketinin yetkilisi olduğu, ilgili kişi sıfatı ile dava açabileceğinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı istinafında her ne kadar 556 sayılı KHK nin 14. maddesinin AYM tarafından iptal edildiği 6769 SAYILI SMK hükümlerinin yürürlük tarihinden sonra değerlendirme yapılması gerektiği ve dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmadığını ileri sürmüş isede; 6769 Sayılı Kanun'un 9.maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Beş yıllık sürenin hesabında 6769 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesi yerinde olup; davalı tarafın mahkemece davanın kabulüne karar verilen ürünler yönünden markayı tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle kullanmadığı ve somut olayda "kullanmamanın haklı nedene dayalı olduğu" da ispat edilemediğinden, mahkemece verilen karar isabetli olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2021 tarih ve 2017/672 E., 2021/60 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karr ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptaline(MarkakonusuesastanKaynaklanan)sönmez”sayılıreddinedereceHükümsüzlüğündenistanbulMarkadilekçesiihfmsterkinine"gereğikabulüistinafahükümdüşünüldüdavamahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim