İstanbul BAM 44. HD 2021/1555 E. 2024/1070 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1555
2024/1070
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1555
KARAR NO: 2024/1070
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/07/2021
NUMARASI: 2018/1215 E. - 2021/569 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... A.Ş. Şirketi adına açılmış bulunan ... Bankası Sultanbeyli Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen 30.04.2018 tarihli; ... çek no ve 100.000.00TL bedelli çek müvekkilin işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında çalınmış ve çekin davalının elinde bulunduğu tespit edildiğini, bilgileri verilen çek, bilinmeyen kişi/kişilerce müvekkilin bilgisi ve ticari ilişkisi bulunmayan davalı ...'a ciro edilmiş göründüğünü, ilgili çeke İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/951 E. sayılı dosyası ile çek iptali talebi ile dava ikame edildiğinin, tedbiren ödemeden men kararı verildiğinin ancak çekin davalı elinde ortaya çıkması üzerine iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkil şirketin davalı şirket ile hiçbir ilgisi bulunmamakla beraber hamilin elinde iken kaybolan ve davalı şirketin eline geçen çekin davalıya nasıl ulaştığı konusunda da hiçbir bilgi ve görgüsü olmadığını, zira davalı ve davacı arasında herhangi bir ticari ilişkide bulunmadığı gibi çekin keşide tarihinde de tahrifat yapıldığını, davalı şirkete borçlu bulunmadıklarının tespiti, ilgili çekin istirdadı ve ... Bankası Sultanbeyli Şubesi ... nolu hesabından keşide edilen gerçek tarihi 30.04.2018 olan ... çek no ve 100.000,00TL bedelli çek hakkında davalı veya üçüncü kişiler tarafından icra takibi yapılmaması, çeklerin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve ödeme yasağı konulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "...İstirdat davasını, kıymetli evrak rızası hilafına elinden çıkan meşru hamil açabilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zayiinin ortaya çıktığı sırada, senet üzerinde hak sahibi kim ise, o kişi istirdat davası açabilir. Dolayısıyla, keşideci kaybolan veya çalınan çekin istirdat davasını açamaz. Bu durumda keşideci ancak borçlu olmadığının tespiti davası açabilecektir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/152527 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada, davacının hırsızlık sonucu işyerinden çalındığını iddia ettiği çekin arka yüzündeki iptal yazısının kendisine ait olduğunu ve kendisinden sonraki ciroların sahte olup ciroları bulunan ... ve ... tanımadığını belirterek şikayette bulunsa da, Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı şirket yetkilisinin işyerinde yapıldığını iddia ettiği hırsızlık şikayetine ilişkin beyanında daha sonra şikayet konusu yaptığı çekin çalındığına ilişkin bir beyanının olmaması ve yine daha sonraki şikayetinde çekte cirosu bulunan ... tanımadığını beyan etse de, ... soruşturma dosyasına sunduğu watsapp çıktıları ve hesap ekstresinde birbirlerini tanıdıkları, yine hesap ekstresinde aralarında yoğun bir para trafiğinin bulunduğuı, dolayısıyla bu durumun bu kişiler arasında geçmişe dayalı sosyal ve ticari bir ilişki olduğunu ortaya koyduğunun tespit edildiği, bu tespitlere göre dava konusu çekin, davacının rızası dışında, şikayet konusu yaptığı çekin arka yüzünde iptal yazısından sonra cirosu bulunan ... eline geçtiğine dair delil bulunmaması sebebiyle takipsizlik kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi karşısında, davacının dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığı ve meşru hamil olduğu iddiası ispatlanamadığından ,meşru hamil olduğu iddiası dinlenmemiş olup istirdat davasını meşru hamil açabileceğinden, davaya konu çekin keşidecisi olan davacı istirdat davasını açamayacağından davacının istirdat talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. Aynı zamanda davacı dava konusu çekin keşide tarihinin 30.04.2018 iken 30.07.2018 olarak değiştirildiği ve tahrifat yapıldığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunsa da, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/951 Esas sayılı dosyasında, ilgili mahkemece dava konusu çekin verildiği bankaya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ekinde gönderilen yine dosyamıza konu olan çek fotokopisi incelendiğinde, çekin 30.07.2018 keşide tarihli olduğunun görüldüğü, yetkili hamil olduğu iddia edilen davacının vekilince, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 07.08.2018 tarihli dilekçe ekinde 30.04.2018 tarihli çek suretinin sunulduğu ve sunulan surette çekin arka yüzünde davacı şirket yetkilisinin savcılık beyanında kendisine ait olduğunu iddia ettiği iptal yazısının olmadığı, iptal yazısı ve imzasının 30.07.2018 keşide tarihli çekin arka yüzünde olduğu görülmekle davacının keşide tarihinde tahrifat iddiası dinlenmemiş olup, ispatlanamayan davanın reddi..." şeklindeki gerekçeleri ile;"Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından her iki tarafın ticari defterlerinin celbi ve defter ve kayıtlar ile birlikte çekte tahrifat iddiası ve iptal yazısının kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırması zarureti mevcut iken afaki olarak çekte oynama yoktur gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı düştüğünü, nitekim çekin gerçek tarihinin belirlenmesi evrakın kıymetli evrak olup olmamasını doğrudan etkileyeceğini, bu anlamda olarak "Y12HD. 08.10.2009, 2009/9567, 2009/ 18359 sayılı kararına "…Takibe dayanak yapılan çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı, 12.07.2006 iken 12.07.2008 olarak düzeltildiği ve bu çekin 14.07.2008 tarihinde bankaya ibraz edildiği, dolayısıyla çekin tahrifat sebebiyle süresinde bankaya ibraz edilmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda TTK.nun 708 ve 720. maddeleri uyarınca alacaklı müracaat hakkını kaybettiğinden borçlu hakkında bu çekten dolayı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamaz. " şeklinde içtihat ettiğini, yine huzurdaki dava konusunun olay ile neredeyse birebir aynı olan bir olayda uyuşmazlığın çözümünde izlenecek yola ilişkin olarak Yargıtay 12 HD verdiği 26/01/2009 tarih ve 2008/21624, 2009/1386. Sayılı kararda " Somut olayda; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilen çekin keşide tarihinde düzeltme yapıldığı gerekçesiyle dayanak belgenin kambiyo senedi vasfı taşımadığı iddiasıyla takibin iptali talep edilmiş, Mahkemece bu yönde parafsız düzeltme bulunduğundan bahisle istem kabul edilmiştir. Ancak Mahkemece bu konuda bilirkişi raporu alınmadan, keşide tarihinde değişiklik yapılıp yapılmadığı ve düzeltme öncesi keşide tarihinin tesbiti yapılmadan sonuca gidilmesi doğru değildir. Alınacak bilirkişi raporuna göre çekin TTK.nun 708 ve 720 madde şartlarında yasal süresinde ibraz edilip edilmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereklidir. Yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir. …” yönünde karar verildiğini, kısaca dava konusu evraka ilişkin olarak öncelikle tahrifat iddialarının çözülmesi ve bunun içinde teknik bilirkişi incelemesi yapılması etkin ve adil yargılanma için muhakkak şart olduğunu, izah edildiği üzere yerel mahkeme tarafından karar tesis edilirken müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar incelenmeden, tahrifat iddiası bakımından yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan müvekkilinin savunma hakkı kısıtlar şekilde delilleri toplanmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme tarafından yanılgılı bir hukuki değerlendirme ve eksik ve yetersiz inceleme ile davanın reddine dair verilen karar açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olup usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davacı tarafından 30/04/2018 tarihli ... çek numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin müvekkilin işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde çalındığı, çekin keşide tarihinde tahribat yapıldığı belirtilmek suretiyle dava konusu çekin istirdadı davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespiti ve çeke istinaden icra takibi yapılmaması için ihtiyatı tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.30/07/2018 keşide tarihli ... A.ş'ye ait çekin ... Ltd Şti adına düzenlendiği, çek numarasının ... olduğu lehtarın imzasından sonra yer alan şirket ismi üzerinde iptal kaşesinin yer aldığı, ... ...'ın ciranta olduğu, çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/951 Esas sayılı dosyasından verilen ödemeden men kararına istinaden işleme konulduğunda ödeme yapılamadığının belirtildiği görülmüştür.Davacı şirket yetkilisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/152527 soruşturma dosyasında; 01/03/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, suç konusunun aynı çeke ilişkin olduğu, soruşturma kapsamında müşteki ..., çekin çalındığı ve ... ve ... tanımadığını beyan etmiş ise de; Kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararda, ... sunduğu Whatsap çıktıları ve hesap ekstresinde birbirlerini tanıdıklarının ve aralarında yoğun bir para trafiğinin görüldüğü, bu durumun taraflar arasında geçmişe dayalı olarak sosyal ve ticari ilişki olduğunu ortaya koyduğu belirtilmiştir.... , İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/152527 soruşturma numaralı dosyasında vermiş olduğu beyanında, çek arkasındaki iptal yazısının kendisine ait olduğu, iptalden sonraki ciroların sahte olduğunu belirtmiştir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/951 Esas sayılı dosyasının banka tarafından verilen müzekkere cevabında, çekin bankaya ibraz edildiği haldeki keşide tarihinin 30/07/2018 tarihi olduğu, çek üzerinde herhangi bir tahrifatın söz konusu olmadığı, davacı şirket yetkilisi tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/152527 soruşturma numaralı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığının karar verildiği, davacı şirket yetkilisi tarafından çekin arka yüzünde yer alan iptal kaşesinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 16/08/2018 tarihinde alacaklı ... tarafından kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığı, alacaklının en son yetkili hamil olup, davacı tarafından yetkili hamil olduğunun ve iddialarının dosya kapsamında ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2021 tarih ve 2018/1215 E., 2021/569 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45