İstanbul BAM 44. HD 2021/1504 E. 2024/1068 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1504
2024/1068
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1504
KARAR NO: 2024/1068
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/07/2021
NUMARASI: 2019/962 E. - 2021/697 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya karşı hiç bir borcu bulunmadığından dolayı iş bu menfi tespit davasının açılmasının zaruri olduğunu, davalının icraya konu etmiş olduğu kambiyo senedindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, aralarında hiç bir ticari ilişki olmadığını, davalı yanın müvekkilinin imzasını taklit ederek sahte bir senet düzenlediğini, icra takibi başlattığını, iş bu icra takibinde müvekkilinin ... ... Köyü ... Ada ... Parsel ... nolu bağımsız bölümde bulunan intifa hakkına haciz şerhi işlendiğini, söz konusu taşınmazın müvekkilinin ablası ... ait olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazın kira gelirinden başka bir geliri olmadığını, icra takibinin teminatsız bir şekilde durdurulması kararı verilmesini, müvekkilinin davalı tarafın gerçeğe aykırı beyanlarından ötürü Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/288 esas sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı yargılanıp beraat ettiğini, davalı tarafın ise aynı dosyada nitelikli dolandırıcılıktan dolayı cezalandırıldığını, arz ve izah olunan nedenlerle icra takibinin teminatsız şekilde geçici olarak durdurulmasını, müvekkilinin davalıya karşı bir borcunun olmadığının tespitinin yapılmasını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yanın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olup davacının yargılamayı sürüncemede bırakmak ve ödeme yapmaktan kaçınmak amacında olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin daha önce sanık sıfatı ile yargılanmış olduğunu ancak henüz kararın kesinleşmediği ceza dosyası üzerinden yanıltıcı beyanlarla müvekkiline suç isnat etmekte ve mahkemeyi yönlendirmekte olduğunu, Bakırköy 4. İcra Mahkemesi'nin 2018/2684 Esas sayılı dosyasının ihtiyati tedbir kararı ile durdurulması için kanunda aranan şartlar sağlanmadığından talebin reddinin gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ile ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "...Davacı ... 1 ve 2 nolu duruşmalara katılmış olup davaya konu senedi imzalamadığını beyan etmiştir. Bunun üzerine diğer deliller toplandıktan sonra konusu uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. ... 17/06/2021 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ... olan 31/08/2017 tanzim, 31/01/2018 ödeme tarihli, 190.000,00-TL bedelli senetteki ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında, imzaların tersim tarzı, başlangıç, gövde ve bitiş formları, ebatı, eğimi, hızı, seyri, istifi, işlekliği, baskı derecesi, alışkanlıklar, form ve hatların birbirine olan konumları bakımından benzerlikler bulunmadığını, davacının eli ürünü olmadığını belirtmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm tüm dosya kapsamına göre; davalı - alacaklı tarafından icra takibine konu edilen bonoda bulunan borçlu imzalarının davacının eli ürünü olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın kabulü ile, davacının Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu alacaklısı davalı ... borçlusu davacı ... olan 31/08/2017 tanzim, 31/01/2018 ödeme tarihli 190.000,00-TL meblağlı bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine..." şeklindeki gerekçeleri ile; "1-Davanın KABULÜ ile; davacının Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu alacaklısı davalı ... borçlusu davacı ... olan 31/08/2017 tanzim, 31/01/2018 ödeme tarihli 190.000,00 TL meblağlı senetten kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyada mevcut ve hükme esas alından bilirkişi raporuna taraflarınca itiraz edildiğini ve güvenilirliği konusunda tartışma bulunmayan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin yerel mahkeme tarafından kabul edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in elinin ürünü olmadığı kanaatini bildirdiklerini, davacının dava konusu senetteki imzayı müvekkilinin ve başka tanıkların gözü önünde attığını, imzanın davacının elinin ürünü olmadığı kanaatini kabul etmediklerini, zira; bilirkişi raporunda davacının farklı tarzda imzalar kullandığını, celp edilen mukayese imzalarının dahi birbirine benzemediğinin anlaşılmakta olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamedeki imza ile celp edilen mukayese imzaları dahi genel görünüş itibariyle birbirine benzemediğini, davacının kötüniyetli olduğu gibi dürüstlük kuralına da aykırı davrandığını, açıklanan bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması sonucu davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülerek, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün incelenerek kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan rapor ile de senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının sabit hale geldiğini, müvekkilinin aleyhine sahte imza ile senet düzenleyerek söz konusu senet üzerinden icra takibine geçen davalı ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ilgili savcılık dosyalarında halen 2019/126507 CBS Sorusturma Dosyası ile derdest durumda olduğunu davalının vekilince sunulan istinaf gerekçelerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, yargılamayı uzatma gayesinde olduğunu, yerel mahkemenin de belirtiği gibi dosyadaki mübrez bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor olduğunu, senetteki imza ile müvekkilinin imzaları arasından çıplak gözle bakıldığında dahi fark edilecek şekilde farklılıklar mevcut iken tekrar rapor aldırmanın hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığını, bu sebeple de davalı yanın yeni rapor talebi sayın mahkemece red olunduğunu, davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve ilk derece mahkemesince verilen kararın onanmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72.maddeye göre Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaya istinaden açılan menfi tespit davasıdır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu bono da keşidecinin ..., Lehtarın ... olduğu, bonon 190.000,00 TL bedelli olduğu 6102 sayılı TTK'nın 776.maddesine göre kambiyo senedi vasfına haiz olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Adli Tıp Uzmanı-Adli Belge İnceleme Uzmanı tarafından düzenlenen 17/06/2021 tarihli raporda özetle; icra takibine konu senetteki ... adına atılı imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda, inceleme konusu alacaklısı ... borçlusu ... olan 31/08/2017 tanzim, 31/01/2018 ödeme tarihli, 190.000/ Yüzdoksanbin TL meblağlı senetteki ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları üzerinde; düz ışık, ters işık, U.ışık lup, mikroskop, HS-525 document dedector ve diğer optik aletlerden faydalanarak kaligrafik, grafolojik ve grafometrik yöntemler ışığında karşılaştırmalı olarak inceleme yapıldığı, incelemenin Yargıtay içtihatlarınca oluşturulan kriterlere uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından Ayrıca Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmasına gerek bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/288 Esas 2019/496 Karar sayılı ilamında suçun Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık olduğu davanın taraflarının bu dosyada sanık olduğu ve dava konusu senet ile ilgisi bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafından icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 tarih ve 2019/962 E., 2021/697 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.978,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.244,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.734,18 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45