SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1461 E. 2024/1064 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1461

Karar No

2024/1064

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1461

KARAR NO: 2024/1064

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 08/07/2021

NUMARASI: 2018/1331 E. - 2021/548 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, muhatabı ... Bankası Gazipaşa Bulvarı Adana Şubesi, keşidecisi ... olan, 72.590,00 TL değerindeki 20/12/2017 tarihli çeki Adana ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiğini, çekteki ciro silsilesinin müvekkilinin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı şirket tarafından davaya konu icra takibine konu edilen çekte yer alan müvekkili şirket cirosunun müvekkilinin imzasının ve kaşesinin taklit edilerek kullanılan sahte ciro olduğunu, dava konusu yapılan bu çeklerde yer alan keşideci, lehtar ve cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari bağının bulunmadığını, çekte gerçek bir imzası bulunmayan müvekkili şirketin bu çekte yer alan hiçbir kişiye, şirkete ve bu arada davalı bankaya da borcu bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 08/07/2021 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında müvekkili bankaca Adana ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, açılacak herhangi bir menfi tespit davasına bakmaya yetkili mahkemenin Adana Mahkemeleri olduğunu, takip dayanağı ve dava konusu çekin müvekkili bankanın Gatem/Gaziantep Şubesi müşterisi .... Tic. Ltd. Şti' nin müvekkili bankaya tahsil edilmek ve tahsil edildiğinde kullanmış olduğu krediye mahsup edilmek üzere vermiş olduğu bir çek olduğunu, davacı banka tarafından çekteki kaşenin ve imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, müvekkili bankaya müşterisi tarafından tahsil edilmek üzere verilmiş olduğu ve çekte bulunan imzaların cirantalara veya keşideciye ait olup olmadığının müvekkili bankaca kontrolünün mümkün olmadığı ve bu şekilde hukuken bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı tarafından takip konusu çek ile ilgili olarak borçlu bulunmadığı ve imzanın kendisine ait olmadığı iddialarının lehtara ileri sürülebilecek iddialardan olduğunu, borçlu ile çek lehine düzenlenen arasındaki ilişkiden dolayı borçlu bulunmadığının çek hamili 3. Kişi olan müvekkili bankaya karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 08/07/2021 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, çek aslı, ilgili yerlerden gelen müzekkere cevapları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine Adana ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı takip dosyası ile çeke dayalı takip başlatıldığı, takibe dayanak çekin incelenmesinden; çekin ... Gazipaşa Bulvarı/Adana Şubesi'ne ait ... seri numaralı çek olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının ..., keşide yerinin Adana, keşide tarihinin 20/12/2017 ve çek bedelinin 74.000,00 TL olduğu, çekin ciro silsilesinde ilk cironun lehtara, ikinci cironun davacıya ait olduğu ve çekin dava dışı şirket tarafından davalı bankaya ibraz edildiği anlaşılmış, eldeki davada davacının çekte yer alan cironun kendileri tarafından yapılmadığı iddiasıyla imza inkarında bulunması nedeniyle davacı şirket temsilcisinin mukayeseye elverişli imzalarının bulunduğu belge asılları celp edilmiş ve şirket temsilcisinin imza örnekleri de alınarak dosya imza incelemesi yapılmak üzere konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ve bilimsel metotlara göre hazırlanması nedeniyle hükme esas alınan rapora göre çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirketin temsilcisine ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmış, davalı tarafından duruşmada bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de alınan raporun dosya kapsamına ve bilimsel verilere uygun olması nedeniyle itiraz yerinde görülmemiş ve çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle çekten dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak menfi tespit davasının kabulüne..." şeklindeki gerekçeleri ile; "1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacının davalıya Adana .... İcra Müdürlüğü'nün ... Takip numaralı dosyasına konu ... Gazipaşa Bulvarı/Adana Şubesi'ne ait keşidecisi ..., keşide tarihi 20/12/2017, keşide yeri Adana ve lehtarı ... olan 74.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine.." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Usul yönünden; Menfi tespit davasında yetkili mahkemenin genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmışsa takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi (m. 72/VIII) olduğunu, davacı hakkında müvekkil bankaca Adana ... İcra Müdürlüğünün ... E.Sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını menfi tespit davasına bakmaya yetkili Mahkemenin Adana Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın öncelikle yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Esas yönünden ise; müvekkil bankanın senedi alırken gerçek ve ya sahte olduğunu incelemesi yapmasının mümkün olmadığı gibi, hukuken de böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığını, etik değerlere uyarak tarafsız şekilde, dürüstlük ve doğruluk ilkelerine uygun, bilimsel kabul gören değerler kullanılarak inceleme yapılmasını, doğal olan ve olmayan varyasyonların tespitini, karşılaştırma belgelerinin tarihsel sıraya konularak varyasyonların takip edilmesini, imzaların tetabuk edip etmemesini, gerçek imza içeren belgelerin diğer yönlerden sahtelik içerip içermemesini, kaçış emarelerinin bulunup bulunmamasını, imzaların ters yan konumda atılmış olup olmamasını, yazı unsurlarının değerlendirilmesini, imzaların paraf imza olup olmamaları dikkat edilmesi gerektiğini, mahkemeye sunulan bilirkişi raporundan, hüküm kurmaya yönelik birçok metodların uygulanmadığını, sadece imza örnekleri büyütülerek mukayese yapılması ile yetinildiğini, fotokopi belgelerle mukayese yapıldığını, ulaşılan sonucun maddi dayanaklarının denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını, bu nitelikteki bir bilirkişi raporunun taraflarınca hukuken kabulünün mümkün olmadığını, etik değerlere uyarak tarafsız şekilde,dürüstlük ve doğruluk ilkelerine uygun, bilimsel kabul gören değerler kullanılarak inceleme yapılmasını, doğal olan ve olmayan varyasyonların tespitinin, karşılaştırma belgelerinin tarihsel sıraya konularak varyasyonların takip edilmesini, imzaların tetabuk edip etmemesinin, gerçek imza içeren belgelerin diğer yönlerden sahtelik içerip içermemesinin, kaçış emarelerinin bulunup bulunmamasının, imzaların ters yan konumda atılmış olup olmamasının, yazı unsurlarının değerlendirilmesinin, imzaların paraf imza olup olmamaları dikkat edilmesi gerektiğini, genellikle ayakta ve baştan savma atılan imzalar, kişilerin özenle atmış oldukları imzalarındaki kaligrafik hususiyetlerinin pek çoğunu içermediğini, Bu sebeple de bu tür imzaların kişilere aidiyetinin tespit edilmesinin kolay olamayacağını, imzayı inceleyen uzmanların bu tür belgelere atılan imzaların atılmış olduğu koşullarıda incelemelerinde dikkate almaları gerektiğini, itiraza konu belge asılları ve yöntemince toplanmış karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde, açıklanan yöntem ve ilkelere uygun olarak, imza karşılaştırmasının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya konusunda uzman üç kişilik Bilirkişi Kurulu tarafından Yargıtay kararlarında belirtilen şekle uygun yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bidayetten itibaren yapmış oldukları açıklamalar ile icra takibine konu çekte yer alan müvekkilinin cirosu, müvekkilinin imzası ve kaşesi taklit edilerek kullanılan sahte ciro olduğunu, bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu buna ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda da bulunulduğunu, müvekkilinin çeklerde yer alan diğer cirantalarla hiçbir ticari bağı olmadığını, ne bankaya ne de cirantalara karşı hiçbir şekilde borcunun bulunmadığını, bu husus yapılan bilirkişi incelemesi ve ilk derece mahkemesi kararı ile de kanıtlandığını, tüm bu sebeplerden ötürü davalı vekilinin istinaf taleplerinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından Adana ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın ve kaşenin taklit edildiğini belirterek, icra dosyasında borçlu olmadığını tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Adana .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası alacaklı ... Bankası A.Ş tarafından borçlular ... , ...Tic. Lt.Şti aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine konu çekte keşidecinin ..., lehtarın ..., davacının ciranta olduğu, çekin yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilidği, karşılığının çıkmadığı belirtildiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Prof. ... adli tıp uzmanı, adli bilimler uzmanı, belge uzmanı tarafından belirlenen raporda, icra takibine konu çekteki davacı kaşesi üzerinde ciranta imzasının karşılaştırma belgelerindeki imzalara kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı taraf menfi tespit daasında yetkili mahkemenin takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmış ise takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin Adana İcra Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür.İİK 72/8. fıkraya göre; menfi tespit ve istirdat davaları takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacağı gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. Somut olayda Adana İcra Müdürlüğünden çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, alacaklının ikametgahının da yetkili olduğu anlaşıldığından, davalının yetkiye ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Bilirkişi raporunda, incelemenin belge analizinde el yazısı ve imza tetkiklerinde kullanılan tersim şekli, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, alışkanlıklar, baskı derecesi, ritm, stil, örgüleniş gibi imzanın kişiselliğini oluşturan grafolojik ve grafometrik tanı unsurlarının tümü dikkate alınarak ve büyüteç, stereo mikroskop, Forensic XP 4010 Hyperspektral Belge İnceleme Cihazı ve Digital Görüntü Analiz Cihazı donanımlı Belge İnceleme Laboratuvarı'nda yapıldığı, incelemenin Yargıtay Uygulamalarına göre yapıldığı anlaşıldığından ayrıca bilirkişi heyetinden rapor aldırılması zorunlu olmadığından, davalının bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Somut olayda, bilirkişi raporunda mukayese belge asıllarının incelendiği ve bilirkişi raporunda icra takibine konu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih ve 2018/1331 E., 2021/548 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.054,94 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.263,73‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.791,21‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KambiyoTespitkonusuMenfiesastanKaynaklanan)Senetlerindenistinafkabulünereddinedereceistanbuldilekçesikararıistinafahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim