SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1433 E. 2024/1058 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1433

Karar No

2024/1058

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1433 Esas

KARAR NO: 2024/1058

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 08/06/2021

NUMARASI: 2018/356 E. - 2021/262 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı dava dilekçesinde özetle; Muris ... ‘... ’ ve ' ...' müstear isimlerini kullanarak birden çok eser meydana getirdiğini, davalının 20.01.2011 tarihli Telif Sözleşmesi-davalı tarafından gönderilen telif sözleşmesinde murisin imzasının yer almadığı sayfaların mevcut olup murisin imzasının bulunmadığı sayfalar dikkate alındığında, sözleşmenin hangi eserlere ilişkin olarak akdedildiğinin tespitinin mümkün olmadığını ve geçerli bir devir sözleşmesinin varlığından bahsedilemeyeceğini, yine ‘... ' ve " ...’ isimlerinin, muris ... ait müstear isimler olduğunu, söz konusu müstear isimlerin ilk kez muris tarafından kullanıldığını, Davalı şirket tarafından tescilli olduğu tespit edilen ... No’lu '...' ve ... No’lu ‘... ' markalarının kötü niyetli tescil edildiğini iddia ederek davalı adına ... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğünü, ayrıca ... adı ile yayınlanan "... 3 cilt ", " ... müsteher adı ile yayınlanan sahabe hayatından hidayet öyküleri 3 cilt" ,"kuran ayetlerinden vahiy öyküleri 3 cilt" , " peygamberimizin hayatından seçilmiş asrı saadet öyküleri 3 cilt", "..." , "...", "..." , "...", "..." , "..." , "...", "...", "...", "..." isimli eserlerin izinsiz kullanıldığı iddiasıyla FSEK 68 madde kapsamında şimdilik 1.000 TL maddi, her bir davacı için 5.000 TL'den 20.000 TL manevi tazminatın tahsili tecavüzün ref'i ve men'ini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisinin eserlere ilişkin haklarını müvekkiline sözleşme ile devrettiğini, sözleşmenin geçerli olduğunu herhangi bir alacağın söz konusu olmadığını, ayrıca müvekkilinin ... ibarelerini tescil ettirmek için 2010 yılında Türk Patent Enstitüsüne başvurduğunu, bu süreçte müteveffanın hiçbir şekilde TPE nezdinde itirazda bulunmadığını, tescilden sonra da hiçbir şekilde marka hükümsüzlük davası açmadığını, bu kadar uzun süre markasını kullanmamasının sessiz kalması anlamına geleceğinden sessiz kalması nedeniyle hakkını kaybedeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mali hakların devrine ilişkin geçerli bir sözleşme bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin ilk sayfasında tarafların imzasının yer almamasının sözleşmeyi geçersiz kılmayacağı şeklinde bir görüş belirtilse de Telif Sözleşmesi'nde yazılılık şartının gerçekleşebilmesi için mali hakların eser sahibinin kişiliğiyle sıkı ilişki içerisinde olması nedeniyle imza şartının sözleşmenin her sayfasında bulunması gerektiğini, bu nedenle "sayfalar arasında bağlantı bulunması halinde her sayfada imza aranmasının gerekmeyeceğine" yönelik kararın ancak zorunlu şekil şartı aranmayan sözleşmelerde değerlendirilebileceğini, dosyada sunulan Telif Sözleşmesinde tarafların imzasının yer almadığı ilk sayfanın sözleşmenin hangi eserleri kapsadığı, devre konu mali hakların neler olduğu gibi sözleşmenin asli unsurlarının yer aldığı sayfa olduğunu, aksi takdirde müvekkillerde bulunmayan sözleşmede yer alan imzasız sayfalara davalı şirket tarafından istediği kadar eser ekleyebilme imkanı sağlanacağını, mahkemece müvekkillerinin dosyada sunulu sözleşmenin geçersiz olduğunu ispatla yükümlü olduğu ve delil sunmadığı yönünde karar verilmiş ise de , davalı tarafça sunulan sözleşmenin özel şekil şartını taşımadığından ayrıca ispat gerekmediğini, taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunduğunu ve eserlerin bu sözleşme kapsamında kullanıldığını ispat yükünün "geçerli bir sözleşme bulunduğunu," savunan davalı üzerinde olduğunu, davacılar murisi ile davalı arasında FSEK m.18 kapsamına giren bir iş ilişkisi söz konusu olmadığını, SGK kayıtlarının iş ilişkisini kanıtlamadığını, varlığı kabul edilse dahi FSEK m.18/2'de gösterilen "işin mahiyetinden aksinin anlaşılıp anlaşılmadığı" hususunun araştırılması gerektiğini, murisinin onlarca kitabın yazımını hiçbir telif sözleşmesi ve ücret olmadan yalnızca aylık asgari ücret alınarak üretmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerin murisinin davalı tarafa iş sözleşmesi kapsamında eserlerini devretme gibi bir iradesinin olmadığını, hayatın olağan akışına uygun olanın bu eserlerin işçi işveren ilişkisinin bir sonucu olarak değil yazar-yayıncı ilişkisi sonucu olarak piyasaya sürüldüğü olduğunu, FSEK m.18 kapsamında devrin ancak metin yazarlığı, reklam yazarlığı gibi işçi-işveren ilişkisinin belirgin olduğu hususlarda geçerli kabul edilebileceğini, ancak tüm hayatı boyunca gelir elde edilmesi beklenen kitap yazarlığının asgari ücret üzerinden devam eden iş ilişkisi ile devredildiğinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu markaların davacıların murisinin müstear adları olup kötü niyetli tescil edilen markaların hükümsüz olduğunu, yerel mahkeme davalı şirketin kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığını iddia etse de yazarların kendi isimlerini taşıyan marka tescillerinin yayın kuruluşu hak sahipliğiyle gerçekleştirilmesi hususunda bir sözleşme bulunmadığı gibi yazarın kariyeri boyunca ve somut olayda olduğu gibi mirasçılarının kullanacağı ismine ilişkin haklarını yayın kuruluşuna devretmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin murisinin böyle bir tescilden bilgisi olmadığını, bu konuda da ispat yükünün kimin üzerinde olduğu konusunda hatalı değerlendirme olduğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunduğu kabul edilse dahi marka tescil konusunun sözleşmeden bağımsız olduğunu ve her surette davanın bu talep yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin murisin izni, bilgisi ve onayı olmaksızın murisin müstear adlarını marka olarak kendi adlarına tescil ettirdiğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, aksi kabul edilse dahi SMK m.6/6 ile başkasına ait bir ismi konu alan marka başvurusunun itiraz üzerine reddedileceğinin açıkça belirtildiğini, mahkemece davacıların murisinin müstear adlarının marka olarak tescilinin hükümsüzlüğüne karar vermesi gerekirken kötü niyetli marka başvuruları bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybı def'inin kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, ... No’lu '...' ve ... No’lu ‘...' markalarının hükümsüzlüğü ve davacılar murisine ait eserlerin izinsiz kullanılması nedeniyle tecavüzün ref'i ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. ... nolu ... markasının 16,41.sınıf için 5.8.2010 tarihinde tescil edildiği, ... nolu ... markasının aynı emtia sınıfında 29.12.2011 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; FSEK 68 yönünden; 20.01.2011 tarihli sözleşmeye konu kitaplar için sözleşme kapsamında mali haklar devredilmiş olduğundan davacıların talep edebileceği herhangi bir telif alacağının söz konusu olmadığı, sözleşmede yer almayan kitapların ise davacıların murisinin davalı şirkette SGK'lı çalışan olduğu dönemde oluşturulmuşsa - ki dosyaya gelen SGK yazısından net olarak davalı şirkette çalışıp çalışmadığı anlaşılamamaktadır, FSEK 18/2 hükmü doğrultusunda telif bedeli talep etmelerinin söz konusu olamayacağı, Hükümsüzlük Talebi Yönünden; Davalı tarafın marka başvuruları yapılırken davacıların murisinin 2017 yılında vefat edinceye kadar yanlarında çalışmaya devam ettiğini ve marka başvuru süreçlerinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, Mahkemece davalının kötüniyetli olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde markaların hükümsüzlüğüne karar verilebileceği aksi halde ise SMK 25/6 gereğince süre yönünden hükümsüzlük talebinin reddi gerekeceğini belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda; dava konusu kitapların FSEK 2. Maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri vasfında olduğu, 20.01.2011 tarihli sözleşmeye konu kitaplar için telif alacağının söz konusu olmadığıı, murisin 22/09/2001-13/12/2009 yılları arasında çalıştığının görüldüğünü, davacıların murisinin iş sözleşmesi ilişkisi sırasında meydana getirmesi halinde sözleşmede belirtilmeyen kitaplara yönelik davalı ile yazılı bir sözleşme yapıp eser üzerindeki mali hakların kendisi üzerinde kaldığı ve telif bedeli alacağına yönelik bir sözleşme bulunmadığı müddetçe davacıların söz konusu eserler üzerinde telif bedeli talep etmesinin söz konusu olamayacağının belirtildiği, hükümsüzlük talebi yönünden kök rapordaki tespitlerin tekrar edildiği görülmektedir.Mahkemece davacıların taleplerinin tümüyle reddine karar verilmiş ise de, Eser sahibi ile davalı arasında düzenlenen 20.01.2011 tarihli telif sözleşmesinde, ... müstear ismiyle eser üreten ( ...) eser sahibi, ....TİC. LTD. ŞTİ. de yayıncı olarak yer aldıkları, Telif Sözleşmesinin bir kısım sayfalarında muris imzasının bulunmadığı ve imzasız sayfaların telif sözleşmesinin kapsamında bulunan eserler ve telif sözleşmesi ile devredilen haklara ilişkin olduğu, imzasız sayfalardaki imza eksikliğinin esaslı noktalara ilişkin olması nedeniyle, devredilen haklar ve eserler yönünden sözleşmenin geçerli olduğunun ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu anlaşılmakla, mahkemece ; "2 sayfalı sözleşmedeki ikinci sayfada imza bulunduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre metin, içerik, anlam ve devam eden maddelerin bir bütünlük taşıması kaydıyla birden çok sayfada oluşan yazılı sözleşmelerdeki tüm sayfaların taraflarca imzalanma zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü ve sözleşmede; sözleşmenin iki nüsha olarak düzenlendiği, bir nüshasının davacıya verildiği, davacı tarafça imzalı diğer nüsha sunulmadan sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddeye aykırı olduğu" açıklanmışsa da, belirtildiği üzere, bu konuda ispat yükü davalıda olup ispat yükünün ters çevrilmesi yerinde olmamıştır.Sözleşmede yer almayan kitaplar yönünden ise, murisin davalı şirketteki iş tanımına kitap yazmanın dahil olup olmadığı, davalı şirketteki görevi araştırılmadan ayrıca kitapların sigortalı olunan dönemde yazıldığına yönelik somut delil bulunmadığı gözetilmeksizin FSEK 18/2 maddesi gereğince çalışanca/muris meydana getirilen eserlerin telif hakkının davalıya ait olduğunun kabulü de yerinde görülmemiştir.Ayrıca Mahkeme karar gerekçesinde; murisin 12/09/2017 yılında öldüğü, 6 yıl boyunca davalıya yönelik telif hakkı kapsamında bir talepte bulunulmadığı ve sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmediği açıklanmışsa da, ihlal tarihlerinden başlayacak zamanaşımı süreleri içerisinde hakkın ileri sürülmesi mümkün olup, murisin ölümünden itibaren geçen sürenin sessiz kalındığı şeklinde davacılar aleyhine yorumlanamayacağı kanaatine varılmıştır.Mahkemece ... isimli eserin 01/04/2003 tarihli sözleşmeye istinaden her türlü hakkın sınırsız süre ile davalı yayıncıya ait olduğu, bandrol talep formunun 22/06/2009 tarihinde talep edildiği açıklanmışsa da, izinsiz kullanıldığı ileri sürülen eserler yönünden Kültür Bakanlığından dayanak belgeler getirilerek inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir.Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşıldığından esasa ilişkin sair hususlar incelenmeksizin davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, sonucuna varılmıştır. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılması bakımından dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1.fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih, 2018/356 E. 2021/262 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinSanatSahipliğinden(FikirkabulügönderilmesineistanbulVekaldırılmasınaTazminatkonusudosyaEserleriKaynaklanan)mahkemesireddine"hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim