SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1311 E. 2024/1056 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1311

Karar No

2024/1056

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1311 Esas

KARAR NO: 2024/1056

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 16/07/2020

NUMARASI: 2018/596 E. - 2020/247 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 180 yıldır, tıbbi ve sıhhî ürünler de dahil olmak üzere güzellik ve kişisel bakım ürünleri, temizlik ürünleri, tüketim malzemeleri, kumaş ve ev bakımı ve temizliği, bebek bakımı, havlular, kağıt mendiller, yiyecek ve içecekler gibi pek çok sahada faaliyet gösterdiğini, 180'den fazla ülkede faaliyet gösteren müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi, dünyaca meşhur ve yüksek tanınmışlık seviyesine ulaşmış pek çok markası mevcut olduğunu, sağlık ve kişisel bakım ürünlerinin ana ürün yelpazesine dahil olduğu müvekkilinin pek çok meşhur markasından birisinin de ... olduğunu, müvekkilinin,TPMK nezdinde ... ibaresi için, diğerlerinin yanı sıra başta tıbbi ve sıhhî merhem ve ilaçlarının bulunduğu 3. ve 5. sınıfları kapsayan, ... ibareli ..., ... ve ... sayılı; ... ibareli ..., ... ve ... sayılı; ... ibareli ... ve ... sayılı;... ibareli ... ve ... sayılı; ve ... ibareli ... sayılı tescillerin sahibi olduğunu, müvekkilinin ayrıca tek başına ... ibaresi için 1954 yılından beri geçerli olan ... sayılı tescilin de sahibi olduğunu, aynı şekilde ... ibareli ... sayılı ve diğer ... sayılı, ... ve ...sayılı tescillerin de sahibi olduğunu, ...ve ... markalarının tamamen ve ilk kez müvekkili tarafından yaratılmış son derece farklı ve ayırt edici markalar olduğunu, davalının, ... ve ... markaları ile üretip/ürettirip satışa sunduğu mentollü merhem ürünleri ile müvekkilinin ..., ... ve ... ibareli markalarını ve bu ürünlerin piyasaya sunuluş şekli, renk kombinasyonu dahil iç ambalaj tasarımı, ürün boyutu ile gramajı, şişe şekli, şişe ile kapakta tercih edilen renkler ve dış ambalaj kompozisyon ve dizayn özellikleri itibarıyla ...ürününe ait ticari takdim şeklini taklit ederek ürettiğini ve sattığını, davalı tarafın 1 no. ile gösterilen mütecaviz ürünü üzerinde, müvekkilinin tanınmış ... markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer bir ibare olan ... ibaresi kullandığını, davalının tercih ettiği ibareler tek tek incelendiğinde ise, müvekkilinin ... markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer "..." ibaresinde yer alan ve Türk alfabesinde bulunmayan ".." harfinin, fonetik olarak "..." harflerinin karşılığını oluşturduğu görüldüğünü, bu bağlamda davalı tarafından tercih edilen "..." ibaresi "..." olarak algılandığını, "-.." harfinin markaları birbirinden ayırt edici bir özelliği bulunmadığını ve hatta söz konusu ibarenin müvekkilinin ... markasına daha da yaklaşmasına sebep olduğunu, davalının kullandığı ... ibaresi ise, müvekkilinin ... markası ile görsel ve işitsel olarak tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer hatta neredeyse aynı olduğunu, ... ibaresi, görsel, işitsel ve kavramsal yönden sahip olduğu benzediği de dahil, bir bütün itibariyle müvekkilinin ..., ... ve ... markaları ile iltibas yarattığını ve müvekkilinin tanınmış markalarına tecavüz ettiğini, davalı yanın gerek ... ibaresi ile satışa sunduğu buharlaşan merhem ürünlerinde gerekse ... ürünlerinde kullandığı dış ambalaj da iç ambalajı gibi yeşil ve mavi renk kombinasyonu itibarıyla müvekkilinin... ürünü için kullandığı dış ambalajın taklidini teşkil ettiğini, davalının dava konusu ... ve ... ürünleri, bir bütün itibarıyla da müvekkilinin ... ürünü ile aynı boyutta, aynı tonlardaki renk kombinasyonunu içerir şekilde olduğunu ve genel izlenim itibarıyla müvekkilinin ürünü ile karıştırmaya yol açacak derecede benzediğini, davalı yanın ... ibareli ürününe ilişkin müvekkilinin ticari takdim şekli ve markalarını taklit eder fiilleri Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/8 D.iş sayılı dosyası ile tespit edilmiş olup, delil tespit raporunun ekte sunulduğunu, davalı tarafın halen bu haksız fiillerine devam ettiğini, mütecaviz ürünleri üretip/ürettirip şişeleyerek etiketlediğini ve sattığını ve bu kullanımı açıkça haksız rekabete ve müvekkilinin itibarı ve sınai haklarından haksız kazanç sağlanılmasına, bununla birlikte müvekkilinin markasının ayırt ediciliğinin zedelenmesine de sebep olduğunu iddia ederek, dava konusu etiketli ya da etiketsiz ... ve ... ibareli ürünleri ve benzerlerini üretmek, şişelemek, ambalajlamak, etiketlemek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, dağıtmak, reklam ve tanıtımını yapmak, her tür ticari amaçla elde bulundurmak suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun ayrı ayrı hükmen tespitine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, söz konusu ürünlerin ve benzerlerinin aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama dahil her tür ticari kullanımının önlenmesine, her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyerlerinden ve ticari amaçla bulundukları her yerden toplanmasına ve imha edilmesine, internet sitesi içeriğinden ... ibaresi de dahil olmak üzere ... ve ... ibareli ürün görselleri ve bunun diğer renklerindeki versiyonları dahil tüm kullanımların çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde sitelere erişimin engellenmesine, tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde anlatılan hususların kabul edilmediğini, dilekçede belirtildiği gibi taraflarınca TPMK'ya "..." markalı ürününün tescili için müracaat ettiklerini ancak, davacının itirazı üzerine taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde bir anlaşmaya varıldığını ve anlaşma gereği taraflarınca bu isimli markayı kullanmayacağını 28/10/2016 tarihinde taahhüt ettiklerini, bu taahhüdü gereği anılan marka adı altında üretim yapmadıklarını, hemen bütün sabunların şekilleri ve ambalajlarının aynı olduğunu, kullanılan birkaç renk olduğunu, hemen bütün diş macunları aynı şekil ve ambalaj ile sunulduğunu ve piyasadaki pek çok krem yada bu tür ürünler benzer şekillerde piyasaya sürüldüğünü ve bunların hiçbir karışıklığa sebep olmadığını, aynı mahiyette olan ürünleri üreten değişik firmaların ekli ürün ambalajlarının incelenmesinden de anlaşılacağı gibi buharlaşarak geniz açan bu tür merhemlerde kullanılan ambalaj ve kutu renkleri mahiyetleri icabı birbirine benzer ve yakın olduklarını, aynen sabun ve diş macunlarında olduğu gibi, bu benzerliklerin iltibasa mahal verecek şekilde taklit olarak nitelendirilemeyeceğini, ayrıca, "..." adlı ürünün üretileceği bilgisi davacı tarafa verildiğini, davacı tarafın herhangi bir itirazı olmaması üzerine bu isim ile üretime başlandığını, yani davanın konusu olan markalardan biri ile 2016 tarihinden bu yana üretim yapılmadığını, diğerinin ise davacının bilgisi dahilinde kullanıldığını, dava dilekçesinde belirtilen davalının internet adresinde ...ile ilgili herhangi bir satış vs bilgisi yada reklamı bulunmadığını, ... isimli ürünün ise satışta olması sebebiyle internet adreslerinde de görüldüğünü beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, Davalı tarafından üretilip piyasaya sunulan "..." ibareli ürünlerin davacıya ait tescilli markalar (..., tanınmış ...) ile ürünü, ambalajı, ticari takdim şekli itibarı ile markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması talepleri yönünden dava tarihi itibarı ile davalı kullanımının tespit edilemediği anlaşılmakla, bu yöndeki taleplerin reddine, muhtemel tecavüzlerin (benzerlerini üretmek, şişelemek, ambalajlamak, etiketlemek, depolamak, satışa arz etmek -internet üzerinden satış dahil olmak üzere-, dağıtmak, reklam ve tanıtımını yapmak, dahil her türlü kullanımın ve internet üzerinden kullanımlar yönünden ilgili site içeriklerine erişimin) önlenmesine, Davacının "..." ibareli ürüne ilişkin açmış olduğu markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı davanın reddine,Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin traji en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsusu ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi’nin “...” ibareli ürünler bakımından verdiği kararın, delillerin ve vakıaların değerlendirilmesinde hata yapılmış olması sebebiyle, ortadan kaldırılması gerektiğini, Müvekkili tarafından bir asırdan daha uzun zaman önce kullanılmaya başlanmış olan ... markasını taşır ürünün, ilk günden itibaren her zaman mavi kavanoz ve yeşil bir kapaktan oluşan iç ambalaj ile piyasaya arz edilegeldiğini, ... markasını taşır ürünlerin ticari takdim şekli, renk kombinasyonu ve şişe tasarımının Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde vaporub ibareli ... sayılı ve ''...'' ibareli ... sayılı tesciller ile koruma altına alındığını, yeşil-mavi renk kombinasyonunun ilk olarak müvekkili tarafından kullanıldığını ve bu bağlamda müvekkilinin ... ürünü ile özdeşleştiğini, müvekkilinin tescilli markasında olduğu şekilde mavi ve yeşil renk kombinasyonunun davalı tarafca kullanımının ihlal teşkil ettiğinin kabulü gerektiğini, Delil tespit raporu, TPMK kararları, ihtarnameler ve verilen taahhütnameye rağmen, davalının, kapak ve kavanozun renklerini sadece yer değiştirmek ama taklit renk kombinasyonunu tutmak suretiyle ihlal konusunda ısrarcı olduğunu gösterdiğini, Davalı şirketin müvekkili markalarından haberdar olduğunu, dava konusu ürünleri hayata geçiren tasarımcının önünde sınırsız seçeneğe sahip olduğunu ve müvekkilinin markalarından esas itibariyle farklı ambalajlar tasarlayabileceği göz önüne alındığında davalı şirketin mütecaviz kullanımlarının kötü niyetli olduğunu, ... ürünü bakımından markaya tecavüz ve haksız rekabet yönündeki taleplerinin yeşil-mavi renk kombinasyonunu haiz iç ambalaj şekli ile sınırlı olduğunu, davalı yanın söz konusu ambalaj/kavanoz şeklinin, müvekkilinin vapo ... ibareli ... sayılı ve ''mavi şişe yeşil kapak ibareli ... sayılı tescilleri ile karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, bu bakımdan, davadaki taleplerinin tescilli haklara dayandığını,Huzurdaki davanın, markanın ayırtedici karakterinin zedelenmesi ve tanınmışlık nedeniyle haksız kazanç sağlama hallerinin tipik bir örneği olduğunu, Davalı yanın ... ibareli ürünü için kullandığı ambalajın, müvekkilinin ... ürünü için kullandığı tescil numaraları yukarıda belirtilen yeşil-mavi renk kombinasyonundan oluşan şişeler ile aynı görüntüye sahip ambalaj olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, renk kombinasyonu bir bütün olarak değerlendirilmek yerine kapak ve şişenin renklerinin ayrı ayrı değerlendirildiğini, oysa davalı yanın ürünü bir bütün olarak ele alındığında müvekkilinin tescilli markalarıyla karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin ticari takdim şeklinin hiçbir teknik zorunluluk veya ticari teamülden kaynaklanmayan, ilk defa müvekkili tarafından kullanılan ve ... markasıyla özdeşleşmiş yeşil-mavi renk kombinasyonundan oluştuğunu, davalı yanın ürününün ise benzer boyutlarda aynı tasarıma sahip şişe ve kapaktan oluştuğunu, renklerinin ise yeşil-mavi değil mavi-yeşil kombinasyonundan oluştuğunu, davalının mavi yeşil renk kombinasyonunu değiştirerek kullanmasının iltibasa neden olacağını, sözcük unsurlarının farklı olmasının ise tecavüzü ortadan kaldırmadığını, Söz konusu ürünlerin reçetesiz satılmaları sebebiyle eczane dışı satış kanallarıyla da satışının yapılabileceğini, bu sebeple eczane dışı ortamda müşteriye doğrudan satışa sunulması durumunda hedef kitlenin ortalama tüketici kitlesi olduğunu, Dosyaya sunulan internet ekran görüntülerinden görüleceği üzere, ... ürününün “...” ibaresi eşliğinde satışa sunulduğunu, tüketici yorumlarında ürünün davacı ürününe benzediğinin belirtildiğini, bu durumun ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi doğurduğunu, Müvekkilinin çok tanınmış markasına davalı tarafından tecavüz edildiğini, markanın imajının zedelendiğini, uzun ve pahalı bir yatırım ve tanıtım sürecinde oluşturulan marka imajının zedelenmesi nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü, itibarının zedelendiğini, takdir edilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin gerçek zararı ve en azından davalının yukarıda söz edilen ve sonu gelmeyen ısrarlı ve agresif taklit fiilleri sebebiyle uğradığı manevi zararının çok altında olduğunu, Her ne kadar gerekçeli kararda ... ürünlerine dava tarihi itibariyle rastlanılmadığı belirtilmişse de, dava öncesi yapılan delil tespiti ile işyeri adresinde 300 adet mütecaviz ürün bulunmuş olup, bu hususun rapor altına alındığını, Tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden iki ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, Davalı lehine gerekçeli kararın 6 no.lu bendi uyarınca hükmolunan toplamda 7.910 TL vekalet ücreti yönünden verilen Yerel Mahkeme kararının haksız, usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Aynı şekilde, Yerel Mahkeme tarafından, dava kabul/red oranı gözetilerek 3.088,90 TL yargılama giderinin yalnızca 1.749,38 TL tutarındaki miktarın davalı tarafından müvekkiline, 50,00 TL posta giderinin ise 25,00 TL tutarındaki kısmının müvekkili tarafından davalıya verilmesine karar verilmiş olup, markaya tecavüz ve haksız rekabetin kabul edilmiş olduğu düşünüldüğünde, yargılama giderinin tamamının davalıya hükmedilmemiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Davalının, müvekkilinin marka ve ürünlerini ısrarla farklı şekillerde taklit ediyor olması sonucunda müvekkilinin ve tanınmış markalarının itibarının davalının devam eden mütecaviz fiilleri sebebiyle yargılama sonuna kadar uğrayacağı zararın telafisi mümkün olmayacağından ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep ettiklerini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının istinaf başvurusunun süresinden sonra yapıldığını, ... markalı ürünün üretiminin yapılmadığını, bu hususta davalıya taahhüt verildiğini, bu nedenle bir manevi zarar oluşmadığını, hükmedilen manevi zararın da yüksek olduğunu, ortada bir tecavüzün söz konusu olmadığını, bu nedenle zarar da bulunmadığını, Mahkeme kararında ... ürünü ile ilgili olarak zaten herhangi bir ibareye rastlanmadığının mahkemenin de kabulünde olduğunu, müvekkili tarafından da üretiminin sonlandırıldığının 2016 yılında zaten belirtildiğini, Mahkemece erişimin önlenmesine yönelik kararın hangi sayfalar için verildiği, sitenin tamamının mı erişime kısıtlanacağı konusunda kafa karışıklığı oluştuğunu, zira sitede ... ürünle alakalı zaten bir içerik yokken ve ... ürünüyle ilgili bir tevacüz de olmadığına göre sitenin nesinin kısıtlanacağı konusu açıklığa kavuşturulmadığı gibi müvekkil sitesinin mi yoksa ürünlerin satışının yapıldığı siteden mi bahsedildiği konusunda da açıklık olmadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, ref'i haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davalı her ne kadar, davacının istinaf başvurusunun süresinde olmadığını ileri sürmüş ise de, gerekçeli kararın davacı vekiline 04.08.2021 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, sürenin bitiminin adli tatile denk gelmesi nedeniyle HMK'nun 104.maddesi gereğince, sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı, istinaf dilekçesinin 03.09.2021 tarihinde, harcın da aynı tarihte yatırılmış olduğu, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... tescil nolu "kutu şekli" içeren markanın 05.sınıfta, 13/02/2017 tarihinde, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 05.sınıfta 02/10/1970 tarihinde, ... tescil nolu "..." ibareli markanın 05.sınıfta 02/10/1970 tarihinde davacı ... dına tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına sunulan belgelerden; davacı tarafça 06/04/2016 tarihli ihtarnamede; davalı tarafın "... " ürünlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığı, ticari takdim şeklinin kullanılmasının da markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği bildirilerek, karşı taraf (davalının) marka başvurusunun çekilmesi, marka ve ticari takdim şeklinin kullanımına son verilmesi, noter tasdikli taahhütname gönderilmesinin talep edildiği, bu hususların yerine getirilmemesi halinde, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete dayalı dava açılacağı, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulduğu anlaşılmıştır. İhtarnamenin tebliği üzerine, davalı tarafça davacıya 28/10/2016 tarihli taahhütnamenin gönderildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça davalıya Beyoğlu ... Noterliği'nin 12 Haziran 2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiği, karşı tarafın (davalının) internet sitesinde, davalı ürününün davacı adına tescilli şişe şekli, mavi yeşil konseptli ambalajla yer aldığı, ticari takdim şeklini aynı tür ürünlerde kullanıldığının ileri sürülerek, haksız kullanımın sonlandırılması, "... " ve ... ibareli mentollü merhem ürünlerinin imha edilerek imha görüntülerinin paylaşılmasını, noter tasdikli taahhütname gönderilmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde (EK-17) sunulan ekran görüntülerinden; hepsideva.com internet sitesinde 27/12/2018 tarihli görüntüde ürün satışı, hanbaharat.com internet sitesinde ürün 27/12/2018 tarihli ekran görüntülerinde ... ürün tanıtımı yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı adına tescilli ... ibareli markanın ayırt edici olduğu, davalı ürününün ticari takdim şeklinin de ayırt edici olup, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, bu markaya yönelik olarak davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Davalının "... " markalı ürün satışına devam ettiğine dair mahkemece alınan bilirkişi raporunda tespit bulunmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen url adreslerinde ... markalı ürün satışının yapıldığı, bilirkişi raporu 8. Sayfada hepsideva.com internet sitesi ekran görüntüsüne yer verilmişse de, satışı yapılan ürünlerin davalı ile bağlantılı olduğu yönünde tespit bulunmadığı gibi, sitenin davalı ile ilgisinin bulunduğunun da tespit edilemediği anlaşılmakla, dava tarihinde davalının "... " markalı ürün tanıtım ve satışının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında bulunan tespit dosyasından; 20/01/2016 tarihli tespitte, davalının "... " ürününün, davacı markalarına tecavüz ettiği tespit edilmişse de; bu tespitten sonra davacı tarafça davalıya ihtarname gönderildiği, davalının da bu marka ve ticari takdim şeklini kullanmayacağını taahhüt ettiği, davalı markasının tescil edilmediği, taahhütnameden sonra tekrar kullandığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti meni ve refine yönelik davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede, tazminat haklarının saklı tutulduğunun davalı tarafa bildirildiği anlaşılmakla, mahkemece manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olup, davacı tarafça tazminat miktarına yönelik istinaf sebebi ileri sürülmüşse de; tespit raporunda beyaz kapak mavi kutu ambalajından 2 kutuya rastlandığı, "... " markalı üründen kaç tane olduğunun açıklanmadığı, tespit tarihine kadarki kullanımlar yönünden hükmedilen 3.000 TL manevi tazminatın yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf sebebinin ihlalin boyutu ve süresi tespit edilemediğinden yerinde olmadığı, davalının da davacının tanınmış markasını bilmesi gerektiği, tespitte iltibas yaratır ürün ambalajına rastlandığı anlaşılmakla, kusur şartının gerçekleştiği, manevi tazminata yönelik davalı istinaf sebebinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte mahkemece "..." ibareli ürün yönünden markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin tespit, men ve ref taleplerinin "dava tarihi itibarı ile davalı kullanımının tespit edilemediği" gerekçesiyle reddine karar verildikten sonra, "muhtemel tecavüzlerin (benzerlerini üretmek, şişelemek, ambalajlamak, etiketlemek, depolamak, satışa arz etmek -internet üzerinden satış dahil olmak üzere-, dağıtmak, reklam ve tanıtımını yapmak, dahil her türlü kullanımın ve internet üzerinden kullanımlar yönünden ilgili site içeriklerine erişimin) önlenmesine" ve "Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin traji en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsusu ilanına" karar verilmesi hüküm fıkraları arasında çelişki yarattığı gibi, kabule göre de hangi internet sitelerine erişimin engellendiği yönünde açıklık bulunmadığından infazının da mümkün olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesine göre esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/07/2020 tarih, 2018/596 E., 2020/247 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda; 4-Davanın kısmen kabulüne, 5-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 3.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 8/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz / haksız rekabet yönünden 427,60 TL manevi tazminat yönünden 427,60 TL olmak üzere 855,20 TL karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile, fazla alınan 852,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep üzerine davacıya iadesine, 8/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 855,20 peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, olmak üzere 896,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 88,90 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.088,90 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 514,81 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 50,00 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 41,66 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine edilen red edilen markaya tecavüz /haksız rekabet talebi yönünden hesaplanan 25.5000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 9-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;9/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 9/b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,9/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapkaldırılmasınaTazminatkonusuesastanistinafİstemli)reddinedereceistanbulgerekçeMarkasebeplerikararı(Manevikısmenkabulüdosyamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim