İstanbul BAM 44. HD 2021/1253 E. 2024/1051 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1253
2024/1051
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1253
KARAR NO: 2024/1051
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/02/2021
NUMARASI: 2015/854 E. - 2021/126 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...’ın, ortağı olduğu ... şirketinin ekonomik sorunlarının çözümünde, arkadaşı ...’den yardım istemesi nedeniyle, ... tarafından kendisine teminat olarak kullanmak üzere çek verildiğini ve karşılığında kendisinden de teminat olarak çek alındığını, ..., tekstil işi ile uğraşmakta olup, Ortadoğu ve Avrupa’da en büyük iç çamaşırı üretici olan ...Tic. A.Ş.’nin ana ortağı ve YK başkanı olduğunu, ... ve ..., .... AŞ. Şirket temsile de yetkili ortağı olduklarını, taraflar tarihsiz protokolle, aralarında çek değiş tokuş yapıldığını, buna göre, ... A.Ş. ...’e 20.06.2014 tarihli çek (... Bankası, Sarıyer Şubesi, Çek no:...-225.000 TL. bedelli) verildiğini, buna karşılık ... de hamiline 28.06.2014 tarihli çek (..., Ümraniye Şubesi, Çek No:..., 225.000 TL. bedelli) verdiğini, anlaşmaya göre, ... 20.06.2014 tarihinde çek bedelini ... ’e ödeyeceğini, bu ödemeden sonra 28.06.2014 tarihi geldiğinde de, ..., ... A.Ş.’ne çek bedelini ödeyeceğini, ancak işlerin düşünüldüğü gibi gitmediğini, Tamtrade kendi çekinin ödeme günü geldiğinde, ödeme yapamayacağını bildirdiğini, bunun üzerine, benzer koşullarda yeni bir yazılı protokol yapıldığını, buna göre, ... ... ’e 31.10.2014 tarihli çek (... Bankası, Sarıyer Şubesi, Çek no:...-280.000 TL. bedelli) verdiğini, buna karşılık ... de hamiline 11.11.2014 tarihli çek (..., Ümraniye Şubesi, Çek No:..., 255.000 TL. bedelli) verdiğini, ancak bu anlaşmanın da düşünüldüğü gibi gitmediğini, ... çekin ödeme günü geldiğinde, yine ödeme yapamayacağını bildirdiğini, 2. anlaşmanın da uygulanamaması nedeniyle yeni bir protokol yapıldığını, buna göre, ..., ...’e 10.01.2015 tarihli çek vereceğini, ... 31.10.2014 tarihli çek (... Bankası, Sarıyer Şubesi, Çek no:...-280.000 TL. bedelli) üzerindeki tarih keşideci şirket yetkililerini imzaları ile değiştirerek, 10.01.2015 tarihli çeki verdiğini, buna karşılık ...'in de hamiline 20.01.2015 tarihli çek (..., Ümraniye Şubesi, Çek No:..., 255.000 TL. bedelli) verdiğini, ancak bu anlaşmanın da düşünüldüğü gibi gitmediğini, Tamtrade'in çekin ödeme günü geldiğinde, yine ödeme yapamayacağını bildirdiğini, 3. anlaşmanın da uygulanamaması nedeniyle, bir kez daha yeni bir protokol yapıldığını, buna göre, ..., ...’e vermiş olduğu 31.10.2014 tarihli çek (... Bankası, Sarıyer Şubesi, Çek no:...-280.000 TL. bedelli) üzerindeki tarihi bir kez daha değiştirerek, 30.03.2015 tarihi yazıldığını, buna karşılık ... de hamiline 15.04.2015 tarihli çeki (..., Ümraniye Şubesi, Çek No:..., 255.000 TL. bedelli) verdiğini, son olarak, ...'in, üzerinde 30.03.2015 tarihi yazılı ... çekinin tahsili için, bankaya gittiğinde, bu çekin yasal unsurları taşımadığını, çünkü üzerinde farklı keşide tarihleri bulunduğu gerekçesi ile kendisine ödeme yapılmadığını, dolayısıyla, davalılar anlaşmalara uymadıkları gibi, bir de verdikleri çekin yasal unsurları taşımaması nedeniyle, müvekkili ihtiyaç duyduğu gerekli teminattan da yoksun kaldığını, çekin arkasında ilgili bankanın kaşesi bulunduğunun görüleceğini, ... bütün bu işlemler sürerken, müvekkilinin, çekin finansman sağlanmak üzere, ... A.Ş.’ne verildiğini ve çekin ... elinde olduğunu öğrendiğini, nitekim ..., sözkonusu protokoller doğrultusunda, müvekkilince daha önce verilen 255.000 TL. bedelli çekin iadesi için bazı işlemler yaptığını, oysa ilk protokolde, çekin üçüncü kişilere devredilemeyeceğinin yazılı olduğunu, müvekkilinin, çekle ilgili herhangi bir yasal sürece de başvurmadığını ve iyiniyetle anlaşma hükümlerine uyulmasını beklediğini, ancak davalılar her seferinde uzatılmasına rağmen, anlaşma hükümlerine uymadığını, müvekkilinin vermiş olduğu 15.04.2015 tarihli ... nolu 255.000 TL bedelli çekin menfi tespit davasına esas olmak üzere, tedbir yoluyla çekin ödenmesinin durdurulmasını için yapılan başvuruda bulunulduğunu, mahkemece tedbir kararı verildiğini, (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/93 D. İş) müvekkilinin 15.04.2015 tarihli ... nolu 255.000 TL bedelli çek karşılığı, davalılara borçlu olmadığını, çekin işleme konulmaması, ödenmemesi ve mahkeme kasasına alınması için tedbir konulmasına ve mevcut tedbir kararının devamına, neticede davanın kabulüne, çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, faktoring işleminin faktoring mevzuatına uygun şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çekin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, bu nedenlerle itirazların kabul edilmesini, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi halde ise esasa ilişkin beyanlarının dikkate alınmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, davacının dava konusu olan 15/04/2015 tarihli ... nolu 255.000,00 TL bedelli çekten ötürü davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında imzalanan faktoring sözleşmesi doğrultusunda müvekkili şirket ile müşterisi faktoring işlemi gerçekleştirildiğini, diğer davalı ... şirketinin, davacı ... borçlusu olduğu 02.01.2015 tarihli faturadan kaynaklanan alacağını müvekkili şirkete devrettiğini ve bu faturanın ödeme vasıtası olarak da dava konusu 15.04.2015 tarihli çeki müvekkili şirkete ciro ile teslim ettiğini, alacağın temlik edilmesi sonrasında diğer davalı faktoring müşterisi ... Şirketinin talebi ile önceki borcuna mahsup işlemi yapıldığını, müvekkili şirketin basiretli tacir olarak usulüne uygun şekilde faktoring işlemi gerçekleştirdiğini, Faktoring Kanunu’ nun 9/3 Maddesi “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” şeklinde olup, müvekkili şirketin yasaya ve yönetmeliğine uygun olarak düzenlenen faktoring sözleşmesine istinaden davaya konu çekleri elinde bulundurduğundan iyi niyetli meşru hamil olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı; senedin hatır için verildiğini iddia ederek, senedi faktoring ilişkisi çerçevesinde iktisap eden davalı faktoring şirketine borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı faktoring şirketi ise, alacağı tevsik edici belgeyle usûlüne uygun bir şekilde devraldığını, şahsi defilerin iyiniyetli hamil olan kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunmuş, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı faktoring şirketi tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu çekin keşidecisi davacı, birinci ciranta davalı ... A.Ş. olup, hamilinin davalı ... A.Ş. olduğu, davacı ile davalılar ... A.Ş., ... ve ... arasında dava konusu yapılan çekin bedelsiz olduğuna ve hatır çeki olarak düzenlendiğine ilişkin 29.01.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, gerek bu sözleşme, gerek dosyaya sunulan teslim belgesi, gerek davalı ... isticvap için duruşmaya katılmamış olması nedeniyle teslim belgesi ve sözleşme altındaki imzaları kabul etmiş sayılması ve gerekse davalı ... dava konusu yapılan çekin hatır çeki olduğu yönündeki duruşmadaki ikrarı hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin hatır için verildiği ve bedelsiz olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu çekin bedelsiz olduğunun davalılardan ... A.Ş. ile davalı ... karşı şahsi defi olarak her zaman ileri sürülebileceği anlaşılmıştır.İstinafa gelen davalı faktoring şirket her ne kadar, Faktoring Kanunu’ nun 9/3 maddesi gereğince müvekkili şirketin yasaya ve yönetmeliğine uygun olarak düzenlenen faktoring sözleşmesine istinaden davaya konu çekleri elinde bulundurduğunu, iyi niyetli meşru hamil olduğunu, kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ispatlayamadığını iddia etmiş ise de, faktoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 188/1. maddesi uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya (müşteriye) karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Burada 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedi sebebe bağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacaktır. Zira, 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlanmaktadır. Sebebe bağlanan bu alacağın faktoring şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümleri yatmaktadır.Somut olayda, tarafların faktoring ilişkisi içerisinde yer alması dikkate alındığında, şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacağı, söz konusu faktoring işlemi alacağın temliki hükmünde olduğundan, şahsi defilerin davalı hamile karşı da ileri sürülebileceği, böylelikle dava konusu bedelsiz senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih ve 2015/854 E. 2021/126 K. sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.419,05-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.354,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.064,29-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45