İstanbul BAM 44. HD 2021/1178 E. 2024/1048 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1178
2024/1048
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1178 Esas
KARAR NO: 2024/1048
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/03/2021
NUMARASI: 2021/187 E. - 2021/61 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu ve İstanbul'da 9000 m2 kapalı alanda faaliyet göstermekte olduğunu, Uluslararası tescilli "..." markası ile 28 ülkeye ihracat yaptıklarını, geniş ticaret hacmine sahip olduklarını, davalının dava konusu "..." markasının müvekkilinin tescilden doğan haklarını ihlal ettiğini, davalı yanın kullanımlarının müvekkiline ait marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve iltibas yarattığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta ve aynı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, karıştırılma tehlikesi olduğunu, davalının müvekkilinin bilinirliğinden faydalandığını belirterek öncelikle davalı adına tescilli ... sayılı sayılı ... ibareli marka tescil belgesinin olası devrinin dava sonuna dek önlenmesi için sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı adına tescilli ... sayılı "..." ibareli markanın, müvekkili şirkete adına tescilli ... sayılı ... Şekil ibareli marka ile iltibas yaratıyor olması nedeni ile tescilli olduğu 01.sınıfta yer alan emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve tescilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... kod numaralı tescilli ... markasının başvurusunun 13/04/2012 tarihinde yapıldığını ve 07/11/2014 tarihinde tescil edildiğini, davacı yanın bu başvuru ve tescile sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, söz konusu markalar arasında benzerliğin bulunmadığını, söz konusu markaların hitap ettiği ilgili kesimin bilinçli tüketici olduğunu, markaların bu gerekçeler ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacı yanın "..." adlı markasını kullandığını ispat yükümlülüğü içerisinde bulunduğunu, işbu sebepler ile haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame edilmiş olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve kullanmama def'inde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne,Davalı yana ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 1. sınıftaki "sanayide kullanılan kimyasallar ve kırtasiye tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde bu emtialar yönünden sicilden terkinine, sair emtialar yönünden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Katılma yoluyla gelen davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin markasında yer alan ve kullanılmadığı belirtilen emtialara ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda detaylı inceleme gerçekleştirilmediğini, örneğin, kimyasal boyalar ve yapıştırıcılarda kullanılan markanın suni reçineler bakımından da kullanılacağının açık olduğunu, kaldı ki bir an kullanımın olmadığı varsayımında dahi müvekkilinin kullanımı olmadığı iddia edilen emtiaların kullandığı emtialarla bağlantılı ve ilişkilendirilebilir olduğunu, Davalının kullanmama defi ileri sürdüğü 1. sınıfta yer alan "gübreler, topraklar, işlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler, yangın söndürücü maddeler" emtiaları açısından da markasını tescil ettirmesi mümkün olmayacağını, zira gerekçeli karardan da anlaşılacağı üzere markalar arasında görsel, işitsel ve sınıfsal benzerlik bulunduğunu, davalının işbu emtialarda markasını kullanmasının iltibasa neden olacağını, somut olayda davalının hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik değerlendirme neticesinde oluşturulduğunu, markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin gereklerine uygun bir şekilde yapılmadığını, markalar bir bütün olarak korunmakta olup tüm unsurlar değerlendirildikten sonra markaların benzer olup olmadığına kanaat getirilebileceğini,Markalar arasında görsel benzerlik söz konusu olmayıp markaların başlangıç kısımlarının farklı olduğunu, markaların birbirlerinden farklı şekillerde oluşturulduğunu,Markaların işitsel olarak da birbirinden farklı olduğunu, markaların sonunun aynı şekilde bitiyor olmasının tek başına benzerlik olduğu anlamına gelmediğini, markalara bakıldığında başlangıç kısımlarının farklı, sondaki seslerin aynı olduğunu, fakat, bu hususun markaların benzer olduklarına hükmedilmesi için yeterli olmadığını, markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin bütünsel olarak yapılması gerektiğini, Müvekkili şirkete ait ... ibareli marka ile davacıya ait ... ibareli markanın herhangi bir anlama gelmediğini, bu doğrultuda markaların görsel, sessel ve anlamsal olarak tüm açılardan değerlendirmeleri neticesinde benzer olmadıklarını, Davacının şirkete ait markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği 01. sınıfa konu emtialar bakımından karışıklık yaratacak düzeyde benzerlik olup olmadığı irdelenirken, öncelikle tüketici kesiminin kim olduğu ve bilinç seviyesinin tespiti gerektiğini, ilgili emtialar nazara alındığında ilgili bir kesime ait bir kısım ürünlerden bahsedildiğini, herkesin günlük hayatta kullandığı, karşılaştığı ürünlerin söz konusu olmadığını, belirli bir kesime hitap eden ürün grubu söz konusu olduğundan bilinçli bir tüketici ile karşı karşıya kalındığını ve bu tüketici grubunun oldukça dikkatli olup senelerdir iki farklı marka arasında herhangi bir ilişki kuramadığını, ilgili tüketici kitlesinin yapı malzemeleri satıcı olduğundan bunların algılama düzeyinin sıradan tüketiciye göre daha yüksek olduğunu, Davacı tarafın kullanmadığı markalarına dayanarak hükümsüzlük davası açtığını, kötüniyetli olduğunu, davacının kendi adına tescilli bulunan ... markasını müvekkiline ait ... markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği emtialar bakımından kullandığını ispat edemediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hükümsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Dosyaya celbedilen TPMK kayıtlarına göre, davacı yana ait, ... tescil numaralı ''...'' markanın 0l. 02. ve 35. sınıflarda, davalı yana ait, ... tescil numaralı ''...'' markanın ise, 01. 16. ve 25 . sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmaktadır. DAVALI MARKASININ 07.11.2014 tarihinde tescil edilmiş olması, eldeki davanın ise 10.10.2019 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında, henüz 5 yıllık sürenin dolmadığı anlaşıldığından, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin somut olayda uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır.Davacı davalı markasının 01.sınıfta yer alan emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların marka unsurlarının ... ve ... ibarelerinden oluştuğu, markaların asli unsurlarının bu ibareler olduğu, işitsel yönden benzer oldukları, davalı markasının, davacı markasının başına yalnızca bir harf eklenmek sureti oluşturulduğu, her iki markanın da ortak bir şekilde 01.sınıfta tescilli olduğu, tarafların faaliyet gösterdiği sektör dikkate alındığında, davalı markasının tanımlayıcı nitelikte olmadığı ve seçiminde bir zorunluluk bulunmadığı, davalının pek çok seçenek özgürlüğü varken davacı markasına yakın bir marka oluşturmuş olmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı, markaların belirtilen yönleriyle benzer olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan, davalı yan kullanmama definde bulunmuş, Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacı tarafın söz konusu markasını "sanayide kullanılan kimyasallar ve kırtasiye tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar" emtiaları hariç tescilli olduğu diğer emtialarda ciddi bir şekilde kullanmadığı gerekçesiyle, davalı yana ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 01. sınıf içerisinde yer alan "sanayide kullanılan kimyasallar ve kırtasiye tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de; markanın aynı sınıf içinde, davacının kullandığını ispat ettiği emtialar ile diğer emtialar arasında ilişki bulunup bulunmadığının raporda değerlendirilmediği, ayrıca marka kayıtlarının dosyaya getirtilmediği anlaşılmakla, marka kayıtları getirtilerek ve dosyaya rapor sunmuş olan bilirkişi heyetine bir kimya mühendisi bilirkişi eklenmek suretiyle, markanın aynı sınıf içinde, davacının kullandığını ispat ettiği emtialar ile diğer emtialar arasında ilişki bulunup bulunmadığı değerlendirilip, varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekmesine rağmen, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/03/2021 tarih, 2021/187 E. 2021/61 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45