SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1160 E. 2024/1047 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1160

Karar No

2024/1047

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1160

KARAR NO: 2024/1047

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 29/06/2021

NUMARASI: 2014/889 E. - 2021/560 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu çekin muhattap bankadan temin edildiğini, çek altında bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının çıplak gözle dahi anlaşılabileceğini, dava konusu çekin 13/03/2014 tarihinde takasa ibraz edildiğini, muhatap bankanın çek fotokopisini müvekkili şirkete gönderdiğini, çek fotokopisi incelendiğinde imzanın müvekkili şirket yetkilisinin el ürünü olmadığının anlaşılacağını, davalının elinde olduğu anlaşılan toplamda 50.000 TL bedelli olarak doldurulmuş çekin, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak kaybettiği/çalındığı çek koçanından olduğunu, başkaca çekler çıkması halinde dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak elinden çıkan çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin onayı dahilinde verilmiş çek de olmadığını, müvekkilinin söz konusu çek koçanlarının kaybolduğunu farkettiğini ve muhatap bankaya gerekli başvuruyu yaptığını, müvekkili şirket tarafından imzasız ve boş olarak kaybedilen ancak sahte imza atılıp şekli unsurları tamamlanan çeklerdeki imzalarının müvekkiline ait olmamasına, müvekkili şirketin bu çekler nedeniyle davalılara herhangi bir borcu da bulunmamasına rağmen çeklerin ihtiyati haciz de dahil olmak üzere takip konusu yapılması ihtimali bulunduğundan yargılama sonuna kadar takibin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, İİK 72/2 maddesi uyarınca icra takibinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dava konusu 14/03/2014 tarihli, 50.000 TL bedelli ... ... nolu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile söz konusu çeklerin müvekkili şirket açısından iptaline, davalıların %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalıların bulunduğu yerin Bodrum olduğunu, çekin keşide yerinin de İstanbul olduğunu, bu durumda Bodrum ve İstanbul Mahkemelinin davaya bakmaya yetkili olduğunu, HMK. 19/2 maddesi gereği birden çok yetkili mahkemelerden Bodrum Maahkemelerini seçerek yetki itirazında bulunduklarını, davada tedbir talebi için uygulanacak hükmün İİK 72/2 maddesi iken HMK 209/1 maddesi gereği ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasanın açıkça yanlış uygulanması olduğunu, HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinin de gözardı edilerek 209/1 maddesinin ihtiyati tedbir talebine ve teminatsız karar vermeye dayanak göstermesinin dikkat çekici olduğunu, bu maddenin senedin ispata dair bir işleme esas alınamayacağını, İcra Müdürlüğünün dava konusu belge ile kambiyo takibi başlatabildiğini, ispat hukuku ile ihtiyati tedbir hükümlerinin ilgisi olmadığını, davacı şirketin başka çeklerini de ödememek için aynı yollara başvurduğu İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/123 sayılı dosyasında ve Bodrum İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/89 sayılı imzaya itiraz dava dosyasında mahkemelerin ihtiyati tedbir konusunda kararlar olduğunu, imzaya itiraz davasında şekli inceleme yapan İcra Mahkemesinin dahi %10 teminat ile takibin durdurulması kararı verdiği bir yargı uygulamasında mahkemenin atipik kararının yersiz olduğunu, davacı tarafın imzaya itiraz yerine özellikle kasten menfi tespit açarak olası soruşturmada Cumhuriyet Savcısını yanıltma planını şimdiden açık ettiğini, davacı ve diğer davalı ... A.Ş. arasındaki sözleşme gereği çekin bizzat davacı tarafından bu davalıya verildiğini, iş bu çekin ... tarafından müvekkili şirkete ciro edilerek verildiğini, müvekkilinin diğer davalıya fatura karşılığı sattığı mallardan doğan alacağına karşılık davalının ciro ettiği çeki aldığını, dilekçe ekinde bu sözleşme gibi ... imzası ve aynı kaşe ile 5 adet sözleşme daha sunulduğunu, sunulan 6 adet sözleşmenin davacı yetkilileri tarafından çalınmaya çalışıldığını, haklarında soruşturma başlatıldığını, tüm bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bodrum Mahkemesine gönderilmesine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına veya en az %15 teminat karşılığında uygulanmak üzere geri alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde Mahkeme tarafından seçilen bilirkişinin daha önce müvekkili şirketin farklı dosyalarında bilirkişi olarak atandığını, bilirkişinin vasfı gereği fotokopi veya eksik belgeler üzerinden inceleme yapmasının uygun düşmeyeceğini bilmesine rağmen eksik ve fotokopi belgeler üzerinden özensiz ve şeffaf olmayan raporlar düzenlediğini, bilirkişinin verdiği bu raporlara karşı itiraz üzerine farklı bilirkişilerden alınan raporlarda bu kere lehlerine rapor düzenlenmesi ve eldeki dosyada dahi raporda fotokopi belgelerden inceleme yaprak özensiz ve taraflı biçimde rapor düzenlemiş olmasının doğru olmadığını, keza huzurdaki davada alınan 22.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun da fotokopi belgeler üzerinden düzenlendiğini, Davaya konu çekteki keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisinin imzasının, çıplak gözle incelendiğinde dahi benzemediğini, bilirkişi raporunda, ulaşılan sonucun maddi dayanaklarının denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını, sadece “uygunluk ve benzerlik” saptandığından, yani, sadece, imzaların muhtemel benzediğinden hareketle, “sözkonusu imzanın, kuvvetle muhtemel ...’ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını,Davalı tarafın çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını kabul ettiğini, davaya konu çek üzerindeki imzaya itiraz hakkında Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi 2014/241 Esas Sayılı dosyadan verilen kararda davanın- imza itirazının kabulüne karar verildiğini, Davacı şirket yetkilisinin imzasının ortasındaki bölümün süreklilik arz eder şekilde düz olarak bitmesine karşın, davaya konu çekteki imzanın altındaki çizginin düz olarak bitmediğini, içeriye doğru kıvrımlandığını, yine, davacı şirket yetkilisinin imzasının ortasında bulunan kısa çizgilerin bütün mukayese imzalarda süreklilik arz eder şekilde, en az üç el hareketinden (küçük çizgilerden) oluşmasına karşın, davaya konu çekteki imzada, tek çizgi bulunduğunu, imzalardaki eğim ve oval çizgilerde de çok ciddi farklılıklar olduğunu,Bilirkişi raporunda, sadece şablon ifadeler kullanıldığını, hiçbir gerekçe ve dayanak gösterilmediğini, davaya konu çekteki imzanın hangi nedenle ...’ın eli ürünü olduğu fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmediğini, bilirkişi raporunun bu yönüyle de, yerleşik yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, raporun bir bilirkişi kurulundan alınması ve tanzim eden kurulda, grafolog ve adli tıp uzmanı bulunması gerekmekte olup, raporun bu yönüyle de usule, yasaya ve yerleşik yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, Davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1224 esas sayılı dosyası ile açmış olduğu aynı nitelikteki dosyada verdiği raporda; “inceleme konusu 4 adet çekte “anı turizm yatırım ticaret ve sanayi anonim şirketi”ne atfen atılı keşideci imzaları, teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, çizgilerden ibaret basit tersimli imzalar olması nedeniyle, aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere, ...’ın eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinin” beyan edildiğini, Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, sadece; “çekteki keşideci imzası ile ...’ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinin” beyan edildiğini, ulaşılan sonucun maddi dayanakları, karşılaştırılan imzaların hangi nedenle aynı kişinin eli ürünü olduğunun, denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını, laboratuvar ortamında optik aletler vasıtasıyla inceleme yapılmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı dava konusu çekteki imzayı inkâr etmiş, Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, yukarıda yazılan nedenlerle davacı yanca istinaf edilmiştir.Davacı yan her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunun fotokopi belgeler esas alınarak düzenlendiğini, bu nedenle usûle aykırı olduğunu ileri sürmüş ve bu iddia kök rapor açısından yerinde ise de, Mahkemece evrak asılları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla dosyanın ek rapora gönderildiği, 09.04.2021 tarihli ek raporda evrak asılları üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığı ve alınan bu raporun hükme esas alındığı anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Dava konusu çek incelendiğinde; ... no'lu, keşidecisi davacı, lehdarı davalı ... şiketi olan, çek arkasında sırasıyla lehdar ve diğer davalı Yarımada şirketi ciroları bulunan 50.000 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.09.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda, ''inceleme konusu belgede ... atfen atılmış imza ile ...'ın dosyada mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzaların başlangıç ve bitiş hareketlerinde benzerlikler, ara gramalarında benzerlikler ve farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgede ... adına atfen atılmış imzanın elde mevcut ...'ın ü 'arına büyük oranda benzerlik gösterdiği, dolayısıyla inceleme konusu belgedeki imzanın ... eli ürünü olduğu kanaatinin'' bildirildiği, diğer yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/176443 soruşturma nolu dosyasında, İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 16.06.2019 tarihli uzmanlık raporunda davaya konu ... çek nolu çekin ... eli ürünü olduğu tespit edildiği, diğer yandan gerekçeli kararda bağlantılı İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/144 Esas 2020/212 Karar sayılı dosyasında verilen kararın maddi vakıa değerlendirmesi olarak hükme esas alınmasında bir hata bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 tarih ve 2014/889 E. 2021/560 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınEvraktanistinafTespitreddinederecesebepleriistanbulkonusuhükümMenfiesastan(KıymetliKaynaklanan)kararımahkemesigerekçecevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim