SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1092 E. 2024/1041 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1092

Karar No

2024/1041

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1092

KARAR NO: 2024/1041

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/04/2021

NUMARASI: 2020/421 E. - 2021/368 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yeni unvanı ...Ticaret Limited Şirketi, eski ünvanı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olarak görev yaptığını, takibe konu senetlerde müvekkilinin de borçlu olarak gösterildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, senetlerde müvekkili tarafından açığa atılmış imza bulunmadığını, kaşe dışında müvekkiline ait herhangi bir bilgi bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili adına iptalini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senetlerde ilgili şirketin ve işletmesinin devri karşılığında her biri 50.000 TL bedelli 30 adet sıralı senet verildiğini, davacının müvekkiline senetlere karşılık bir lira dahi ödeme yapmadığını, devamında şirketi senetlere kefil olarak imza atan ...'a devrettiğini, taraflar arasında muvafakat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında senetlerden birinin ödenmemesi halinde kalan senetler yönünden takip açılacağının kararlaştırıldığını beyan ederek, davacının kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, bir süre yeni ticaret unvanı ...Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan eski ticaret unvanı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olarak görev yaptığını, icra dosyasına dayanak senetler için yapılan icra takibinde müvekkili davacının da borçlu olarak gösterildiğini, Müvekkilinin bahse konu senetler sebebiyle davalı yana karşı hiçbir şahsi sorumluluğu, avali veyahut kefaleti de bulunmadığını, davacının bahse konu senetlerde açığa attığı bir imza bulunmadığını, davalının kötü niyetle müvekkili davacıyı da icra takibinde borçlu gösterdiğini, davacının iki imzasının da takibe konu bononun keşidecisisi olan şirketin kaşesi üzerine atıldığını, davacının senedin herhangi bir yerinde adı, soyadı, TC Kimlik numarası, adresi yazmadığını, davacının senet üzerinde iki imzası bulunmakta olup işbu iki imzanın da şirket kaşesinin üzerine atıldığını, davacının şirket kaşesi dışında bir imzası olmadığını, davacının avalist olmadığını, kambiyo evrakında şirket temsilcisinin borçlu olarak sorumlu tutulabilmesi için şirket kaşesinden ayrı olarak açığa imza atılmış olması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/12-480 E. 2011/598 K. Sayılı ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2018/9989 E. 2019/579 K. Sayılı 21.01.2019 tarihli kararında "Özetle şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için kasesi dışında ayrı bir imzasının bulunması yeterlidir. Her iki imzanın da kaşe üzerinde bulunması halinde ise yetkili temsilcinin sorumluluğundan bahsedilemez. Bir diğer ifade ile senetteki her iki imza da şirket kasesi üzerine atılmışsa, burada artık aval olgusundan söz edilemez." denildiğini, hal böyle iken davacının bahse konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski esas no: ... E.) sayılı dosyasından ve işbu takibin dayanağı olan 30.07.2017 vade tarihli 50.000-TL bedelli ve 30.06.2017 vade tarihli 50.000-TL bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığını, davalı yanın sunmuş olduğu sözleşmeleri kabul etmediklerini, ilgili sözleşmelerden davacının işbu senetlere ilişkin olarak veyahut başka bir şekilde şahsi olarak borçlu olduğuna ilişkin bir anlama çıkmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibin dayanağının, 30.06.2017 vade tarihli 16.11.2016 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli senedi ve 30.07.2017 tarihli 16.11.2016 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli bonolar olduğu görülmektedir. Davacı; bonolar üzerinde iki imza bulunduğunu, her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde olduğunu, ayrıca şahsi olarak veya aval sıfatıyla bir sorumluluğu bulunmadığını iddia etmiş, bonolar incelendiğinde, şirket kaşesi üzerinde iki imza bulunduğu görülmüştür. Temsile yetkili olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzalayan kişi ile temsil yetkisini aşar biçimde poliçe imzalayan kişiler, poliçeden dolayı kişisel olarak sorumlu olurlar (TTK.m.590). Bono borçlusunun tüzel kişi olması halinde, yetki belgesinde firmayı temsile yetkili şahısların bonoyu imzalamış olmasına ve usulünce kaşe basılmış olmasına dikkat edilmelidir. Bu durumda, poliçeden doğan sorumluluk doğrudan doğruya temsil edilen tüzel kişiye aittir. Ancak taraflar arasında işyeri devir sözleşmesi yapıldığı, dava konusu bonoların da ilgili şirketin ve işletmesinin devri karşılığında verildiği, 16.11.2016 tarihli Devir sözleşmesi aslı incelendiğinde, ... İşletmeleri Turizm inşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hisselerinin tamamının 1.900.000,00TL bedelle davacı ...’a devredildiği, kalan bakiyenin 30.06.2017 itibariyle aylık 50.000,00TL senetler halinde devreden ... ve ...’e ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yine 16.11.2016 tarihli Muvafakat sözleşmesinde, dava konusu senetlere açıkça atıfta bulunulduğu, senetlerin davacı ... tarafından davalı ...’e verildiği, senet üzerinde imzası bulunan borçluların tamamının senetlerden birinin ödenmemesi halinde sorumlu tutulacağının düzenlendiği, her iki sözleşmede de davacı ...’ın imzasının bulunduğu, bu nedenle davacının bonolar nedeniyle sorumlu tutulmasında bir hata bulunmadığı, Mahkemece menfi tespit davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2021 tarih ve 2020/421 E. 2021/368 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınistinaf(KambiyoTespitreddinederecesebepleriistanbulSenetlerindenkonusuhükümMenfiesastangerekçeKaynaklanan)kararımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim