İstanbul BAM 44. HD 2021/1506 E. 2024/1026 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1506
2024/1026
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1506
KARAR NO: 2024/1026
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/06/2021
NUMARASI: 2020/84 E. - 2021/99 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... markasının yaratıcısı ve gerçek sahibi olduğunu. Bununla ilişkili bir çok tescilli markası olduğunu. Davalıya ait ... numaralı ... markasının tescilli olduğu 43. Sınıfta yer alan Hayvan Bakım Evleri Hizmetleri ve 44. Sınıfta yer alan Veterinerlik ve Hayvancılık ile ilgili hizmetler ile Tarım, bahçecilik ve Ormancılık ile ilgili hizmetler bakımından 5 yıllık süre içerisinde kullanılmadığı, bu hizmetler yönünden kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak süresinde cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının 43. Sınıfta yer alan "hayvan bakım evleri hizmetleri" ile 44. Sınıfta yer alan " veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler, tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler" bakımından kullanılmama nedeni ile bu hizmetler bakımından kısmen iptaline," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 10/03/2020 tarihinde açıldığını, salgın hastalık nedeniyle 16/03/2020 tarihinden itibaren 3 ay bir süreyle tam kapanma yaşandığını, gerekçeli kararın müvekkile tebliği ile birlikte huzurdaki davadan haberdar olunduğunu, bu süreç ve kullanmama nedeniyle iptal davalarında davalı tarafın sunduğu, sunacağı deliller dışında davalı ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılması için müvekkiline herhangi bir müzekkere gönderilmeksizin davanın karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya cevap verilmemesinin davanın inkarı olduğunu, ortada davanın kabulü gibi bir durum olmadığını, dolayısıyla müvekkiline kullanım ile ilgili ticari defter ve kayıtlarını sunması için ihtaratta bulunup bu ihtarata yönelik cevaba veyahut sunulmama durumuna göre dava ile ilgili hüküm kurması gerektiğini, davacı tarafın işbu davayı açma hususunda hukuki yararı olmadığını, davacı tarafından 29. Sınıfta ... ibareli tescilli markası bulunduğunun belirtildiğini, oysa huzurdaki davada davacı tarafından müvekkil markasının 43.sınıfta yer alan "Hayvan Bakım Evleri Hizmetleri" ve 44. Sınıfta yer alan "Veterinerlik ve Hayvancılık ile ilgili Tarım, Bahçecilik ve Ormancılık ile ilgili hizmetler" bakımından iptalinin talep edildiğini, davacının faaliyet gösterdiği 29.sınıf ile iptali istenilen hizmetlerin benzer veya bağlantılı olmadığını, davacının bu nedenle hukuki menfaati olmadığını, 10.01.2022 tarihinden önce açılacak bu tür davaların reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf dilekçesinde hiçbir somut delil ve hukuki gerekçe sunmadığını, ... markasının yaratıcısı ve gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalının usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermediğini, duruşmalara katılmadığını, dava konusu markanın kullanımını gösterir hiçbir delil veya cevap sunmadığını, mahkemenin ispat yükü kendisinde olan davalıya ticari defter ve kayıtların incelenmesi için ayrıca bir ihtarda bulunmasının gerekmediğini, gerekçeli kararın tebliği ile davadan haberdar olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, pandemi nedeniyle durdurulan sürelerin 16.06.2020 tarihi itibariyle işlemeye başladığından davalının cevap dilekeçsini 30.06.2020 tarihine kadar mahkemeye sunması gerektiğini, kullanmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükünün davalıya ait olduğunu, dava konusu markanın kullanımını gösterir hiçbir delil ve belge sunulmadığını, hakimin tarafların öne sürmediği hususları dikkate almayacağını, onları hatırlatabilecek davranışlarda bulunmayacağını ve kendiliğinden delil toplamayacağını, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle kısmen iptaline yönelik mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davacının davayı ikame etmekte hukuki menfaati olduğunu, davalının 10.01.2022 tarihinden önce kullanmama nedeniyle iptal davalarının açılamayacağı yönündeki iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının 43 . sınıfta ... Hizmetleri ve 44. Sınıfta yer alan Veterinerlik ve Hayvancılık ile ilgili hizmetler ile Tarım, Bahçecilik ve Ormancılık ile ilgili hizmetler bakımından kullanılmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir. Davalıya ait ...tescil numaralı ... markasının 10, 18, 25, 32, 38, 39, 41, 43, 44. sınıflarda tescilli olduğu, davacı tarafça davalı markasının tescilli olduğu 43.sınıfta yer alan “Hayvan bakım evleri hizmetleri” ve 44.sınıfta yer alan “Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler; Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler” bakımından kullanmama nedeniyle kısmi hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Davacı adına ... tescil numaralı ... markasının 29.sınıfta tescilli olduğu görülmektedir. Mahkemece "davacı tarafından ... numaralı başvurunun davalıya ait davaya konu ... numaralı ... markası nedeni ile rededildiği, , hukuki yararının mevcut olduğu, kullanılmama nedeni ile iptal davalarında ispat yükü davalıda olup, davalı şirkete dava dilekçesinin, tensip zabtının, duruşma zabıtlarının gönderildiği buna rağmen davaya cevap veya beyanda bulunulmadığı , delil sunulmamış olması nedeni ile markayı kullanma hususunun ispatlanamadığı," gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, davanın 10 Mart 2020 tarihinde açıldığını , 16 Mart 2020 tarihinden itibaren tüm dünyada 3 aylık bir tam kapanma yaşandığını , gerekçeli kararın tebliği ile birlikte huzurdaki davadan haberdar olunduğu beyan etmiş ise de, kapanma nedeniyle sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar durdurulduğu, bu tarihten sonra cevap sunma olanağı olmasına rağmen , davalı şirkete yargılama süresince gerekli tebligatların usulüne uygun şekilde yapıldığı, davalı yanca cevap verme süresinin uzatılmasına dair talepte bulunulmadığı, yaşanan pandemi nedeniyle yapılan tebligatlarla ilgili cevap verme, delil sunma gibi usuli işlemlerin yapılamadığına dair mücbir sebep oluşturan bir neden ileri sürülmediği ,eski hale getirme talep edilmediği , ön inceleme duruşmasının 16.02.2021 tarihine bırakıldığı, davalıya tebligat yapıldığı mazeretsiz şekilde ön inceleme ve sonraki duruşmaya iştirak edilmediği dikkate alındığında davalı vekilinin davadan gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olunduğuna dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı şirketin 44. sınıfta yer alan hizmetler ... ibareli marka başvurusu davalıya ait marka nedeniyle reddedilmiş olup, eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu açıktır. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesine göre , marka sahibinin markayı tescilinden itibaren fiilen kullanması yükümlülüğü vardır. Aksi taktirde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükü markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir.HMK nın Taraflarca Getirilme İlkesi başlıklı 25. Maddesi " Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. " hükmüne haizdir. Taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu davalarda, dava malzemesinin toplanması ve mahkemeye sunulması taraflara aittir. Bu nedenle ticari defterlerin sunulması konusunda ayrıca tebligat yapılması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Somut olayda , ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından markanın tescilli olduğu sınıflarda markanın işlevine uygun olarak ciddi şekilde kullanıldığı ispat edilememiştir. Diğer yandan markanın sahibi tarafından kullanılma yükümlülüğünün 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9.maddesi ile düzenlendiği ve kullanmama halinin iptal yaptırımına tabi tutulduğu, 6769 sayılı SMK'nın yürürlüğe girdiği 10 Ocak 2017 tarihinden önce kullanmama nedeniyle markanın iptalini düzenleyen 556 sayılı KHK'nin 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesince iptali gerekçesi düzenlemenin yasa ile yapılması gerekirken Kanun Hükmünde Kararname ile yapılmasına ilişkin olduğu, iptal kararı 06 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmış, SMKnın yürürlüğü ile arada 4 gün için yasal boşluk oluşmuş ise de, 6 Ocak 2017 tarihine kadar yasal düzenleme eksikliği bulunmadığı dava konusu marka sahibinin markayı kullanma yükümlülüğünün önceki yasal düzenleme ve devamında yürürlüğe giren SMK ile de aynen mevcut olduğu KHK'nın iptal yaptırımını düzenleyen 14.maddesinin yerine koşulları farklı önceden mevcut olmayan yeni bir yükümlülük getirilmediği bu nedenle sürenin yeniden başlatılması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Sonuç olarak , kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/84 E., 2021/99 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45